Mübarek Ramazan ayına girmiş bulunmaktayız. İbadetlerin arasında oruç ibadetinin pek çoğumuzun gönlümde yeri çok ayrı. Açları ve açlığı anlamanın en güzel hali… Nefse hâkim olmanın en güzel hali...

Ramazan ayında tam manasıyla sağlığı geliştirecek yönde oruçtan faydalanabilmek için, oruç tutarken gösterdiğimiz nefis iradesini iftar sofralarında da göstermeliyiz. Tüm gün aç kalarak iftar vakti dilediğimiz besini tüketebilme düşüncesi oruca tam manasıyla uymamaktadır. Açları ve açlığı anladığımız bir ibadette sınırsızca ve gönlümüzce yemek yemek sağlımızın için risk teşkil etmektedir.

Ramazan’da 15 saat kadar bir açlık süreci içerisine girmekteyiz. Midemiz çok kısa zaman da bu sürece adapte olmaktadır. İştah metabolizmasında önemli rol oynayan midemiz bazı önemli hormonlar salgılamaktadır.

Ghrelin hormonu etkisi

Bunlardan bir tanesi ghrelin hormonudur. Ghrelin hormonu iştah artırıcı ve besin alımına yöneltici etkisi söz konusudur. Ve mide hacmimiz ne kadar büyükse ghrelin hormonu o kadar fazla salgılanır. Bu durumda da daha fazla besin tüketilmesine yol açar.

Ancak oruç gibi açlıkların yaşandığı süreçlerde mide hacmimiz küçülür ve beraberinde iştahımız azalır. Ramazan orucunda açlıkla beraber mide hacminin de küçülmesi istenen bir durumdur. Ancak iftar, iftar sonrası veya sahurda fazla hacimlerde besin tüketmek gün içerisinde küçülen mideminiz genişlemesine neden olur. Bunun önüne geçebilmek için mutlaka iftar ve sahurda mide hacminin 2/3 gibi sadece bir kısmını dolduracak hacimde besin tüketilmedir.

Bu nedenle iftarda birkaç yudum su ile başlanır, biraz çorba içtikten ve kısa bir ara verdikten sonra, 5-6 yk ana yemek ve 1 kase salata gibi bir öğün tercih edilebilir. Yemekle birlikte çok fazla su içilmemeli. Su tüketiminin azar azar olacak şekilde 2,5-3 litreye kadar iftar sahur arasındaki zaman dilimine dağıtılması gerekir.

Tüketilen besinin hacmi kadar içeriği de oldukça önemli. Gün boyu açlık durumunda vücudumuz dinlenir ve yenilenir. Bu süreçte ona yardımcı olacak yeterli ve dengeli besin tercihinde bulunmamız gerekir. Eğer ki fazla yağlı, çok tuzlu, çok şekerli besinler tüketilirse vücudun onarım ve yenilenme süreci olumsuz etkilenecektir.

Taze mevsim sebzelerinde yapılan yeşil salatalara iftar ve sahurda mutlaka yer verilmelidir. Mevsim meyveleri iftar sahur arası zamanda ölçülü olarak tüketilebilir. Protein ihtiyacını karşılayabilmek için ana yemekte et grubu ya da kuru baklagiller grubundan besinlere yer vermek önemlidir. Ayrıca 1-2 su bardağı kadar yoğurt ya da kefir tüketilebilir.

Ekmek, pide tüketimini sınırlandırmak gerektiği unutulmamalıdır. Tatlı olarak daha çok sütlü tatlılar şerbetli tatlılar yerine tercih edilebilir. Uzun süre tok tutması ve biyoyaralanımı çok yüksek bir protein kaynağı olması sebebiyle 1-2 adet yumurta sahurda tüketilebilir. Ekmek pide yenilecekse ölçülü tüketilmelidir. En önemlisi 2-3 litre kadar su iftar ve sahur arası zamanda muhakkak tüketilmelidir.

Ramazan’da azın hissiyatını hem ruhen hem bedenen kavramaya çalışmak gerekir. Bu da az ve öz, yeterli ve dengeli iftar ve sahur öğünleri ile sağlanmalıdır.

Hayırlı Ramazan’lar dilerim…