Akçaabat Galinima Deresi’nin oğluydu.

 

On yol geçti ölümünün ardından. Çok şey öğretti bize.

 

Siyasi sohbetlerin; inanç ve milliyet üzerinden değil sınıf mücadelesi üzerinden sürdürülmesi gerektiğine dair ısrarcıydı.

 

O’nun rahle-i tedrisatından etkilenerek, düşünme ve yorumlama gayretlerimize yön verdik diyebilirim.

 

Sovyetler Birliği’nin dağılması ile ilgili bir sohbetimizde “Biz Sovyetler Birliği’nden önce de sosyalizmi savunuyorduk, sonra da savunacağız” biçimindeki belirlemesi halen daha kulaklarımızda çınlıyor.

 

İnanç özgürlüklerine vurgu yaparken, inançların siyasallaşarak toplumu yönetme çabalarına karşı mücadelenin gerekliliğinde kararlıydı.

 

Özellikle Eczacı İsmail Gümrükçüoğlu ile yaptığı sohbetlere katılmak için deyim yerindeyse can atardım.

 

Bu sohbetlerde benim yaptığım basın açıklamalarını, verdiğim demeçleri, kendi düşünce süzgeçlerinden geçirir, ulusalcı ya da liberal savrulmalara karşı acımasızca uyarırlardı.

 

Kanser illetine yakalandığında Çapa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Kılıç Arslan, özel aracıyla Ankara’ya giderek taşımıştı O’nu çalıştığı hastaneye. Yol arkadaşlığı böyle bir şey. O’nu ameliyat ettirdiğinde beni telefonla arayıp, “Benden Mehmet Durmuş ağabeyime 5 yıl” demişti. Mehmet Durmuş’ta 5 yıl 4 ay direnebildi.

 

Ve 8 Eylül 2012’de soluğu durmuş 10 Eylül’de O’nu uğurlama vakti gelmişti.

 

Cenaze törenine Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu da katılmıştı. Bekaroğlu konuşmasında, Mehmet Durmuş’u anlatırken, “Hepimize ait bu dünyadan hepimizin eşit yararlanmasını savunuyordu” diyerek özetledi koca çınarı.

 

Tam 10 yıl geçti aradan. Zaman zaman Mehmet Durmuş şöyle demişti demekten kendimizi alamıyoruz.

 

Mezarından doğrulsa da “Oğul hayat nasıl gidiyor” diye sorsa kavgamız sürüyor, sürecek diyebilirim.

 

Ancak yoldaşları soracak olursa boğazımın düğümleneceğini söyleyeyim. Ve cevabım Erich Maria Remarque’nin dediği gibi, “Tel örgünün ardındaki son yoldaşlarda ölüyor, Garp Cephesi’nde yeni bir şey yok” diye tamamlardım sözlerimi.