NEDEN YÜZDE ON BİR KIRIM?

Büyükşehir belediyesi ile ilgili yazınca, haliyle arayanımız da çok olmakta…

Telefonda arayanlardan birisi,  işte bu birisi üstelik AK Parti’nin içerisinde aktif siyaset yapan bir isim…

O isim de herkes gibi kafayı yeni yapılacak otogar projesine takmış!

Öncelikle  ‘Otogarın yapılacağı yer’ yanlış diyor.

Sonra, otogarın o yere yapılmasına nasıl karar verilmiş bunu anlamak mümkün değil diyor.

Daha sonra şunu söylüyor, “Bu zamana kadar ihalelerde yüzde 15 kırım yapana veriliyordu, bugün otogar ihalesi yüzde on bir kırımla verildi, neden acaba?”

Bakınız bunları biz söylemiyoruz, bunları söyleyen, AK Partinin içerisinde aktif siyaset yapan bir isim.

O isim bunları söylüyorsa, biz daha ne söyleyelim?

Yine de soralım!

Sahi otogar ihalesi  yüzde on bir kırımla neden verildi?

Belki Büyükşehir belediyesi bu sorumuza cevap vermeyebilir.

O zaman bizim adımıza bu soruyu Büyükşehir belediyesine Ali dayımın sormasını rica ediyoruz.

İYİ Kİ KONUŞUYORLAR YOKSA!

Oktay Söğüt, evet Söğüt’ü siyaset ile uğraşan Trabzon’da herkes ama öyle ama böyle tanır, ben yine de Söğüt’ün CHP belediye meclis üyesi olduğunu belirteyim.

Söğüt’ün kendisiyle bugüne kadar dişe gelir ne bir sohbetimiz olmuştur nede bir selam vermişliğimiz?

Ancak hal böyle olmasına rağmen, Oktay Söğüt’ün kendisini hem basından hem de sosyal medyadan sıkı takip edenlerden birisiyim.

Oktay Söğüt sizi bilmem ama bana göre Trabzon’un ve Trabzonlular’ın konuşan sesi olmuştur.

Burada yeri gelmişken Davut Çakıroğlu’nun da hakkını teslim etmek istiyorum.

Çakıroğlu da, Söğüt gibi, Trabzon’un yaşadığı sorunları söyleyen ve her platformda konuşan önemli bir siyasi figürüydü.

Çakıroğlu’nun neden susturulduğu hala kafamda soru işaretidir.

Şu an Çakıroğlu’ndan oluşan boşluğu da Söğüt neredeyse tek başına göğüslemektedir.

İyi ki Oktay Söğüt var diyorum.

Söğüt de olmasa, Büyükşehirde yanlış ve hatalı dönen lastiklerin şehir ve şehir insanına verdiği vereceği zararı inanın kimse gündeme getirmeyecek!

Hemen belirteyim Belediye Meclisi üyesi Oktay Söğüt öyle böyle konuşmuyor, tabiri caizse kitabın tam ortasından konuşuyor.

Büyükşehir Belediyesi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir şey takip edecekseniz, benim sizlere tavsiyem mutlaka Oktay Söğüt’ü takip etmeniz olacaktır.

Ben Büyükşehir belediyesi ile ilgili şehir ile ilgili önemli her şeyi Oktay Söğüt’ten takip etmekteyim.

PARA ALINDI MI BİRDAL ÖZTÜRK BEY?

Geçen hafta sonu Efsane Turnuvası adı altında Beşirli Spor Salonunda iki maç yapıldı.

Bayram değil seyran değil diyerek, Pandemi nedeniyle bunun yanlış zamanlama olduğunu söylemiştik.

Hala neden yapıldığını anlamış değiliz?

Belli ki işin içerisinin ekonomik etkenler falan filan vardır.

Zira organizasyonun ticari boyutunu maçların oynandığı salona girdiğinizde hemencecik anlamışsınızdır!

Spor salonunda turnuvanın organizatörü reklam için her türlü tanıtımı çeşitli firmalar adına yaptı.

Şimdi soruyoruz. Müdür Vekili Birdal Öztürk beye, Gençlik Spor Bakanlığının reklam yönetmeliğinde yer alan reklam bedelini il müdürlüğü almış mıdır?

Almış ise makbuzları var mıdır?

Şayet almamış ise bunu nasıl açıklamaktadır?

Şayet almamışsa, Spor Bakanlığı kendi tesisinde reklam bedeli almayan il müdür vekili için ne düşünür?

Ayrıca Özkan Sümer adının kullanılmasına rağmen sorduk soruşturduk ailesinden kimse bulunmamış yapılan turnuvada!

Yoksa davet almadılar mı?

Ah Birdal Öztürk bey, sana vedayı şöyle yapmak istiyorum, Trabzon sporu mu senle başarı yakalayacak?

Trabzon sporu seninle başarı yakalasın, yemin billah ben bu mesleği bırakacağım, sana söz!

Bak Tokyo Olimpiyatlarında altın madalya alan kızımız Busenaz Sürmeneli’nin hocası Cahit Süme bile teşekkürünü Ordu Spor İl Müdürüne yapıyor.

Buradan varın düşünün Trabzon sporunun Birdal Öztürk’le gelecek olduğu yeri!

Bu arada Cahit Süme ve Busenaz kızımızı kutluyorum, başarıların devamını diliyorum.

ÖNCELİK KİME GİTMELİ?

Merakımı gidermek için yazıyorum.

Elbet bir Müslüman cevap verir diye düşünüyorum

Trabzon’a spor ile ilgili gelen bir bürokrat.

Ya da ne bileyim üst düzey bir yönetici olsun.

O kurumun müdürü gelen üst düzey yöneticiyi kime getirmelidir?

Bana gelen bilgi ne kadar doğru bilmiyorum, ahan ben buradan soruyoum.

Spor İl Müdürlüğüne gelen üst düzey bir yönetici, o kurum müdürü tarafından öncelikle şehrin valisine mi yoksa Büyükşehir belediye başkanına mı götürülür?

Dedim ya bana gelen bilgide Spor İl Müdürlüğüne gelen üst düzey yönetici, İl müdürü Birdal Öztürk tarafından önce Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğu’na götürülüyormuş!

Daha sonra diğer protokoldeki isimler ziyaret ediliyormuş.

Eğer ki hal böyleyse, durumdan şunu çıkarabiliriz!

Anlayacağımız, Birdal Öztürk ile Murat Zorluoğlu hala Elâzığ ve Van sendromundan kurtulamamışlar!

ALİ DAYIMI ÇOK SEVİYORUZ

Belli ki Ali Savaş dayımı yazdıklarımdan dolayı çok üzmüşüm!

Aldığım son haber de, Ali dayımın üzüntüden yataklara düştüğü yönünde!

Telefon ile kendisini arıyorum, dayıma bir türlü ulaşamıyorum.

Dayımdan haber alan!

Dayıma ulaşan kim varsa ne olur beni mutlaka bilgilendirsin.

Ali dayımın asla üzmek istemeyiz ve üzüntüsüne dayanamayız!

Ne olur Ali dayım buradan sana sesleniyorum, kantarın topuzunu sana karşın kaçırdıysak bizi affet!

Bak iki günlük dünya, zaman su gibi akıp gidiyor.

Yeğeninin seni ne kadar sevdiğini iyi bilirsin!

Senin nelerine katlanmıştır bu yeğenin?

Bak ne diyor şair?

Yıl 1350 şeytana uydum!

Sebep oldu şeytan bir cana kıydım!

Ya Ali dayım ya!

ÖZGÜRCE YAZIYORUZ

Asla karışmaz.

Asla yazdıklarımız için bizlere bir kelam etmez, bugüne değinde etmemiştir.

Özgürce yazdık hala da öyle yazıyoruz!

Günebakış gazetesinin imtiyaz sahibi Ali Öztürk’ten bahsediyorum.

Neredeyse, iki yıla yakın Günebakış gazetesinde yazıyorum, bir gün olsun Ali Öztürk şahsıma  “Ne yazdın, ne yazıyorsun?” demedi!

“Bir gün şunu yaz, bu konuyu işle” diye de söylemedi.

O nedenle diyorum ki, kimse havanda boş yere su dövmeye kalkmasın.

Kimse “o yazdırıyor” diye de ahkam kesmesin.

Evet her yazdığım yazının altına aslanlar gibi ben imzamı attım, atıyorum.

Son söz,  hadeyin başka kapıya!