Bursa merkezli Olay TV’nin yayınına ara vermesi ilginç bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Kanalın sahibi Cavit Çağlar Olay TV’nin yayıncılıkta fazlaca HDP tarafına kaçtığından dolayı bir denge tutturamamaktan yakındı. Oluşturmak istediği dengeye “Trabzonlu ortağım” dediği Hüseyin Köksal karşı çıkmış. Çağlar da daha fazla dayanamayıp kanalın yayınlarını durdurmuş.

Yayıncılıkta kurumun sahibinden çok en yetkili yöneticisine bakmak gerekir. Yani yayın kuruluşunun başındaki isme… Olay TV’nin başında Nuri Çolakoğlu varmış. Çolakoğlu’nun başında bulunduğu TV kanalının HDP’ye sıcak bakması garipsenemez. Can Dündarlar’ın, Hasan Cemal’lerin HDPKK’ya verdiği desteği garipseyen var mı? Esasen, Çolakoğlu’nu TV’nin başına oturtup sonra da ‘Yayınlar HDP’ye kaydı’ diye şikayet garipsenmeli. Cavit Çağlar sahibi olduğu kanalın yayın anlayışını şöyle özetliyor… “Tüm partilerin grup toplantılarından birer bölüm verilirken HDP’nin toplantısının tamamı yayınlanıyordu.”

Bu yayın anlayışı zaten kendisini ortaya koyuyor.

Çağlar’ın yayınına ara verdiği kendi TV kanalı ile ilgili yayınları, “HDP yanlısı bir televizyona dönüşmüştü” diyerek yorumlaması CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i rahatsız etmiş. Bakın iki partinin genel başkanları neler demiş; Kılıçdaroğlu: “Ülkemiz bu karanlığı haketmiyor. Aydınlığı mutlaka getireceğiz.” derken Akşener; “Özgür medya, demokrasimizin vazgeçilmez bir unsurudur. Ve Türk milleti her zaman demokrasisine el uzatanların bileğini bükmeyi bilmiştir. Olay TV’yi kapatarak demokrasimize el uzatanlar bu gerçeği akıllarından çıkarmasın.” demişler. Bir anlamda olay TV’nin HDP propagandasına devam etmesini istemişler.

Gerek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve gerekse İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e göre Olay TV’yi hükümet kapattı!.. Bir yayıncı olarak yayıncılığa bu bakışı anlamakta güçlük çekiyoruz. Bir eski TV sahibi olarak mevzuatına hakim olduğumuz bu konuyu yorumlamak istiyoruz. Trabzon’da yayın yapan eski Gökkuşağı TV’nin sahibiydim. TV’lerin tüm geliri reklamlarıdır. Bunun dışında cepten para verirseniz döndürebilirsiniz. Başkaca hiçbir gelir kalemi yoktur. Yani hükümetle hiçbir alakası yoktur. Bu arada vergi, SGK, RTÜK payı ve uydu kiranızı da ödeyeceksiniz. Hükümet TV’lere resmi ilan ve reklam vermiyor.

Şimdi merak ediyoruz. Hükümet TV’lere ilan ve reklam veriyordu da Olay TV’den ilanı mı kesti? Ya da Olay TV’ye reklam veren işadamlarının defterlerini incelemeye mi almış?..

Cavit Çağlar; “Ben en fazla Meral Hanım’a yakınım. Lakin televizyonumda en fazla HDP haberleri veriliyordu” demiş. Şu tabloya bakar mısınız?.. Meral Hanım kimi savunuyor? Cebinden para ödeyip HDP yayıncılığı yapmadığı için Cavit Çağlar’ı suçluyor. Para Çağlar’ın… Kanal Çağlar’ın… Eziyeti de Çağlar çekiyor!.. Lakin muhalefet liderleri; “Niye kapattın? Bir gün mutlaka aydınlığı getireceğiz” diyor. Verin cebinizden, kurun TV ve gazete… Getirin aydınlığı o zaman!..

Bir diğeri ise; “Olay TV’yi kapatarak demokrasimize el uzatılmıştır” diyor. O zaman şunu sormak lazım. Bursa’da biri CHP’li, diğeri İYİ Partili iki işadamı birleşsin… Olay TV’yi satın alsın, yayın yapsınlar. Bu işin en kolay ve tartışmasız yolu budur. Yoksa başkasının her ay ödeyerek TV yayıncılığı yapmasını istemek siyaset yapmak değildir.

Basındaki el değiştirmeler hep böyle çarpıtılarak yorumlanmıştır. Son örneğini yine Trabzon’dan verelim… Yakın zamanda yerel gazetelerden birisi el değiştirdi. Tamamen ekonomik… Hatta gazetenin yayın anlayışı bile değişti. Şimdi CHP İl Başkanı çıkıp; “Gazete neden satıldı? Bir gün bu baskıları bitirip aydınlığı getirebiliriz” diyebilir mi? Buna hakkı var mı? Bir gazeteci ekonomik olarak daha fazla dayanamadığı için gazetesini satmış. Böyle bir irade siyaset malzemesi yapılabilir mi?

Gazetenin resmi ilanı kesilmemiş. Bayide satışı engellenmemiş. İstediği matbaada basılabiliyor. Lakin gazete dönemiyor. Reklam bulamıyor. Gazetenin sahibi satışı eleştiren siyasilere (Bursa örneği üzerinden ve sadece varsayımla konuşuyoruz) “Ayda şu kadar reklam verseniz gazetem el değiştirmez!” deseydi acaba gidenin yarısını verirler miydi? Örneklemeler fark etmez! Ha Bursa, ha Trabzon!.. Cavit Çağlar’ın cebinden para verip yürüttüğü kanalın hesabını Kılıçdaroğlu ile Akşener soruyor. Gariptir HDP’liler susuyor!..

Bize göre gerek Kılıçaroğlu ve gerekse Akşener’in tepkileri kanalın yayınına ara vermesiyle alakalı değil. Kanalın yayın politikasıyla alakalı. HDP bir propaganda aracını kaybetti. HDP’nin propaganda aracını kaybetmesi Millet İttifakı’nın kaybetmesi anlamına geliyor. Zira HDP Millet İttifakı’nın ocağına odun taşıyor. Çünkü o odunlar olmasa ocak aleve almıyor. Dert ne özgür basın, ne demokrasi… Dert, bir propaganda aracından olma derdi. Gerisi hikaye…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.