Doğduğu toprakları dün de unutmadı bugün de unutmuyor yarın da unutmayacak.

Hani güzel bir atasözü vardır ya, “Bülbülü altın kafese koymuşlar ah vatanım…”  demiş.

Mehmet Yiğit Alp her daim,  “İlle de memleketim” der ve demiştir.

Nasıl bir memleket sevdalısıysa?

Nasıl bir aşk ile memleketine bağlıysa?

Doğduğu topraklar için yapamayacağı hiçbir şey yoktur.

Bir dönemler Trabzonspor’un basketbol takımıyla haşır neşir olup, o takımı Türkiye Basketbol Ligi’nde Süper Lig’e çıkartmıştı…

Daha sonra Trabzonspor yönetimlerinde başkan yardımcısı ve asbaşkanlık görevlerinde bulundu.

Yeri gelmişken yazmasam Yiğit Alp’e haksızlık etmiş olurum. O dönem Trabzonspor başkanlığı kendisine teklif edilmesine rağmen, başkan olmayı kabul etmeyip aynı ekipte asbaşkan olarak yönetimdeki görevine devam etti.

Sorarım size başkanlık teklifini kim elinin tersiyle itip, “Hayır ben asbaşkan olarak göreve devam edeceğim” der veya diyebilir.

İşte Mehmet Yiğit Alp ego yapmayıp bunu diyebildi.

Çünkü onun için öncelik Trabzonspor’du.

Çünkü onun için öncelik Trabzonspor’un başarısıydı.

Çünkü onun için koltuk değil kurum önemliydi.

Bugün Trabzonspor kurumsal olarak bir şeylere imza atmışsa...

Bugün Trabzonspor başarıyı yakalamışsa…

Bugün Trabzonspor doğru yolda gidiyorsa…

Bu yaşananlarda Mehmet Yiğit Alp’in kulübe, dolasıyla takıma yaptığı katkılar asla inkar edilemez, edilmemelidir de…

Belki bazılarınız diyebilir, “O ki Mehmet Yiğit Alp’e başkanlık teklif edildi, neden kabul etmedi?”

Ya da “Alp’e başkanlık teklif edildiğini sizler mi uyduruyorsunuz?”

Öncelikle şunu belirteyim Alp’e başkanlık teklif edildiğinde o ana şahit olanlar var.

O ana şahit olanlar şu an kulübün önemli kurullarında görev yapmaktadırlar.

Mutlaka zamanı, vakti gelince o süreçte yaşananlar kamuoyuyla buluşacaktır.

Neyse buradan nereye varmak istiyorum?

Dedik ya doğduğu topraklara sevdalı diye.

Dedik ya doğduğu topraklar için ne yapabilirimin derdini kendisine dert edinmiş olan Mehmet Yiğit Alp, bu kez memleketinin her köşesinde Karadeniz dizisi olan “Asiye”yi çekecek.

Alp’in memleket sevdası işte böyle bir şey…

Biraz “Asiye” dizisinden bahsedelim...

NTC Medya tarafından Fox TV ekranlarında yayınlanacak, yeni sezon için çekilecek Karadeniz dizisi ‘Asiye’ Ekim ayının ilk haftalarında ekranda olacak.

Yeni sezonda Mehmet Yiğit Alp’in patronu olduğu NTC Medya yeni bir diziyle sezona başlamış olacak…

NTC Medya’nın yeni dizisinin adı ‘Asiye’ olurken bir Karadeniz dizisi olacak Asiye’nin yönetmen koltuğunda bol ödüllü usta yönetmenlerden Cemal Şan oturacak. Fox TV’de yayınlanacak yeni dizi Asiye’nin başrol oyuncusu, yani ‘Asiye’ yi kim canlandıracak? İşte bu da epeyce merak konusu olmuştu.

Dizinin konusu ne?

Oyuncu kadrosunda kimler var?

İşte ‘Asiye’ dizisinin başrolü ve merak edilenleri…

Fox TV’nin yeni sezon Karadeniz dizisi ‘Asiye’yi canlandıracak isim sonunda belli oldu…

Selin Şekerci, ‘Asiye’ dizisinin başrol oyuncusu oldu.

Karadeniz Dizisi ‘Asiye’nin konusuna gelince…

Senaryosunu Onur Koçal’ın kaleme aldığı dizide hem kültürlü hem de yöresel hayatına devam eden dik başlı bir kadın olan Asiye’nin hayatı ekranlara taşınacak. Karadenizli bir kız olan Asiye’nin hayatının konu edildiği dizide 30’lu yaşlarında kulağında kulaklıklarıyla müzik dinleyip çay toplayan çok güçlü, yardımsever ve özel bir kadının etkileyici hikayesi anlatılacak.

Dizinin hikayesi mükemmel ve etkileyici…

Öyle zannediyorum ki “Asiye” yeni sezonun en çok seyredilen dizilerinden birisi olacak.

Şimdiden başarılar dileyim NTC yapıma.

Ve “Asiye” ye reytingi bol seyirler diliyorum.

YILMAZ VE  ÖZCAN’DAN SORULAR

Bugün ki yazımda Teoman Yılmaz ile sevgili Nazım Özcan’ın ilgili birimlere ve yetkili kişilere yönelttikleri sorularına cevap arayacağız.

‘Yılmaz ve Özcan’ın sorduğu sorulara cevap veren olur mu?’ derseniz, onu bilemem!

Ben bu konuda bize düşen görevi yerine getiriyorum, gerisi ise ilgili ve yetkili kişilerin işi…

Önce Teoman Yılmaz’ın sosyal medya hesabında paylaştığı  ve yaptığı bu paylaşımında Büyükşehir Belediyesi’ne yönelttiği sorulara yer verelim…

Noktasına virgülüne dokunmadan bakalım ne sormuş Teoman Yılmaz?

SORULAR

Bazı iddialar bize ulaştı. Sorular cevap bekliyor.

1-N...S firmasına Yomra ilçesi beton yol işleri pazarlık usulü ile verilmiş midir?

2-Bu firmaya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri’nin abisinin Özdil'deki evine giden yol ve harmanı döktürülmüş müdür?

3- Yol sadece genel sekreterin abisinin evine mi gitmektedir?

4- Burası ve Özdil Mahallesi’ndeki diğer yollar ihale yapılmadan N…S firmasına döktürülmüş müdür?

5-Bu yollar Büyükşehir yol ağında mıdır?

6-Özel kapıya giden ve çıkmaz olan yolun parasını kim ödemiştir?

7- Eğer bahsi geçen kişiler yolun parasını ödemişse bile davetiyeli ihale ile yol döken firmaya bu işi yaptırmak şaibe yaratmaz mı?

8-Yol ihalelerinin tamamına yakını davetiye ve pazarlık usulü ile verildiğinden kurum içi ayaklanma yaşandığı doğru mudur?

9-Memur arkadaşların ihalelere imza atmak istemedikleri bu yüzden sadece imza atanların görevlendirildiği doğru mudur?

Soruyorum ve cevap bekliyorum… Kamuoyuna net ve şeffaf açıklama yapılmasını beklemek hakkımız.

Belki biz yanlış duyum aldık. Yine sessizliğe gömülmeyin...

Not: Firma ismi bilerek gizlenmiştir.

Nokta…

Evet siyaset yapıp da, yaptığı siyasette tertemiz kalan ya da siyaseti bitirdiğinde yaptığı siyasetten arkasında hiçbir şaibe bırakmadan tertemiz çıkan Nazım Özcan’ın sorup da cevap beklediği soruları sizlerle paylaşıyorum…

İşte Nazım Özcan’ın yönelttiği soralar...

1-Turizm polisi var mıdır, nerededir, ne iş yapar?

2-Turizm zabıtası var mıdır, nerededir, ne iş yapar?

3-Maliyenin turizm müfettişleri var mıdır, nerededir, ne iş yapar?

4-Turizm Müdürlüğü ve personeli var mıdır, nerededir, ne iş yapar?

5-Trabzon Ticaret Odası ve Esnaf Odaları Birliği’nin turizmle ilgili eğitim, denetim ve düzenleme ile ilgili bir gayreti, çabası var mıdır, olmuş mudur?

6-Karayolları ve Belediyeler sezon öncesi bir hazırlık yapmış mıdır?

7-Birkaç aylığına Trabzon’a gelerek oto kiralamadan al da emlak işine varıncaya kadar birçok sektörde para kazanan kayıt dışı hatta kanun dışı kişilere yerli esnafı korumak için kim ‘dur’ diyecek.

Yine Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yapmış İsmail Kansız bir değerlendirmelerde bulunuyor;

Turizmin bu kent için vazgeçilmezlerin başında geldiğinin anlaşılıp sektörün varlığı "kazanç kapısı" olduğu bilinci yerleşmeye başladığından bu yana yeni “turizmciler" türemeye başlamış anlaşılan.

Bunlara gezici/geçici turizmci diyebiliriz.

Gezicidirler onları bazen Ege'de bazen Akdeniz’de, bazen Karadeniz'de bazen GAP bölgesinde görürsünüz.

Yatırım yapmazlar.

Günübirlikçidirler.

Kazanır giderler.

Bir de geçici turizmciler vardır.

Onlar da fırsatı kollar altyapısı olmadan turizme kapısını, evini, odasını açar ve kazancını da vergilendirmeden mevsimi bitirip keyfine bakar...

Bir çeşit daha var onlar da yüzdeciler... Turizm dilinde buna hanutçuluk derler... "Ben de şu kadar turist var ne verirsin abi"ciler de denir bunlara. Turizmde güveni de kaliteyi de düşüren geleneksel bir yapıdır bu...

Turizmde kayıt dışıya çok dikkat etmek gerek.

EN BÜYÜK FAVORİDİR

Kim ne der?

Kim ne düşünür?

Kim ne yazar?

Kim ne söyler?

Bilemem arkadaş!

Benim bildiğim.

Benim gördüğüm şudur.

“Görünen köy klavuz istemez” ya, henüz ligin ikinci haftasında şampiyonluğa oynayan takımların içerisinde seyrettiğim kadarıyla bu sezon da benim favorim Trabzonspor’dur.

Hem de kayıtsız şartsız şampiyonluğun en büyük adayıdır.

Yeter ki hocamız hata yapmasın.

Yeter ki hocamız oyuncu seçimlerinde eksiklik etmesin.

Daha ligin başı deyip de kimse yalandan yere martaval okumasın.

İki maçta takımların oynadığı futbolun ve oyuncu kadrolarının röntgenlerine baktığımızda, Trabzonspor her yönüyle diğer takımlara göre çok önde…

O zaman hariçten gazel okumaya gerek var mıdır?

HER ŞEY KOPENHAG MAÇINA BAĞLI

Doğrudur, nokta transferler yapıldı.

Doğrudur, oyuncu kadrosunun kalitesi yükseltilmiştir.

Doğrudur, alternatifi olan bir kadro kurulmuştur.

Doğrudur, Trabzonspor son yılların en iyi kadrosunu oluşturmuştur.

Ama her şey…

Ama başarı…

Ama kulübün geleceği…

Ama bütünlük ve birliktelik…

Ama ekonomik yapı…

Ama borç, harç…

Ama istikrar…

Ama devamlılık…

Ama siz ne anlarsanız anlayınız!

Bütün bunların karşılığı bugün oynanacak Kopenhag maçına endekslidir.

Allah göstermesin alınacak kötü bir sonuç.

Veya karşılığında Şampiyonlar Ligi’ne veda etmek…

Düşünmek bile istemiyorum.

Hatta yazmaya elim varmıyor.

O yaşanacak olumsuzluklardan sonra Trabzonspor hiç istenmeyen ve istemediğimiz duruma düşer ki, Allah korusun o düşülen durumdan çıkması hiç de kolay olmaz.

O nedenle diyorum ki Trabzonspor için olmazsa olmaz maçıdır Kopenhag maçı.

Hem orada hem de ikinci maçta kulübümüzün dolayısıyla Trabzonspor’umuzun yanında olmalıyız.

Şurayı bir geçelim.

Şuradan bir çıkalım.

Şampiyonlar Ligi’ne bir ‘merhaba’ diyelim.

Sonrası mı?

Orayı hallederiz be!

DERELİOĞLU DOĞRU BİR İSİM

Nihayet sonunda karar verebildiler.

Nihayet kanayan yaraya müdahale edebildiler.

Nihayet doğru olanı buldular.

Geç alınmış bir karar ama yine de şükür edilmeli.

Alt yapıda sessiz sedasız üst düzey değişiklik yaşandı.

Alt yapı sorumluğuna scout ekibinin de sorumlusu olan İhsan Derelioğlu getirildi.

Trabzonspor’un alt yapısında yaşanan bu değişiklik spor severler tarafından da olumlu karşılandı.

Ben şahsen Derelioğlu ile birlikte alt yapıda kanayan yaranın duracağına inanıyorum.

Tecrübesiyle…

Deneyimiyle…

Bilgisi ve becerisiyle…

Trabzonspor’un alt yapısını sırtlayıp taşıyacak teknik adamlardan bir tanesidir İhsan Derelioğlu.

Bakınız, gözleyiniz kısa sürede alt yapıda yaşanan bu değişim, Trabzonspor’un her departmanına nasıl sirayet edip yansıyacak?

Bu vesileyle İhsan hocaya başarılar diliyorum.