Ne yazalım abi?

Daha doğrusu maçta yazacak kayda değer ne var?

Sakın yanlış anlamayın. Trabzonspor’un karşısında rakip olmayınca yazacak ne var diye yazıyoruz.

Elbette Trabzonspor için yazacak çok şey var.

Bir boks maçını düşünün.

İki rakip ringde.

İki rakipten birisi diğeri karşısında o kadar güçlü ki.  O güçsüz olan rakip, güçlü rakibinden etkili yumruk yiyip nakavt olmamak için kapanır ya, dün akşam Malatyaspor’da Trabzonspor karşısında aynı boks maçında olduğu gibi köşesine çekilmiş güçsüz rakip gibiydi.

Trabzonspor  her taraftan saldırıyor, Malatyaspor ise geriye yaslanmış Trabzonspor’dan gelen etkili saldırılara ve yapılan gol hamlelerine maç boyunca  karşı koymaya çalışmaktaydı…

Trabzonspor’un yakaladığı  o kadar gol pozisyona rağmen, maalesef istediği skoru yakalayamadı.

Buna forvet hattındaki oyuncuların beceriksizliği mi diyelim.

Yoksa futbol şansının Malatyaspor’un yanında olduğunu mu söyleyelim.

Açıkcası Trabzonspor skoru bir türlü farka taşıyamadı.

Halbuki yapılan transferlerin heyecanı ile tribünlerle bütünleşince Akyazı Medikal Park Stadyumu’nda bambaşka bir ambians oluştu maç boyunca.

Bir gerçek var o da Trabzonspor, Malatyaspor karşısında bugüne değin oynadığı maçların en rahatını oynadı diyebiliriz.

Uğurcan hariç bütün oyuncular maç boyunca Malatyaspor yarı sahasının içerisindeydiler.

O nedenle diyorum ki, sahada Trabzonspor’a karşı koyup, atak geliştirecek bir takım olmayınca, o maç için yazacak çok şeyde olmuyor.

Dün akşam bizler sahada böyle bir maç izledik.

Yine de ikinci yarının ilk maçında lige üç puanla başlamak moral ve motive yönünden önemli bir adımdır.

Rakip kim olursa olsun, bunun hiç önemi yoktur.

Sonuçta oynadığınız bir lig maçıdır.

İnancım odur ki Trabzonspor, bu galibiyet ile gelecek hafta Sivas’ta oynayacağı Sivasspor maçına çok daha rahat çıkıp oynayacaktır.

Bu da kendisine avantaj getirecektir.