Trabzonspor’un içerisinde geçmişte ne özel yöneticiler vardı?

Öyle özel yöneticiler vardı ki kulübün içerisinde, o özel yöneticilerden yaşayanların hepsine buradan selam olsun.

Ölenlere ise rahmet diliyorum.

Hani ya bu gün de kulübün içerisinden o özel yönetici diye tabir ettiğimiz kişiler olabilseydi!

O özel yöneticilerin kimileri kulübe parasını.

Kimileri mesaisini.

Kimileri ise emeğini verdi.

Neler yapmadı ki o özel yöneticiler Trabzonspor için?

Peki, hepsi mi böyleydi o dönemin yöneticilerinin ahvalleri?

Tabi ki hayır?

O özel yöneticilerin içerisinde ebetteki kendi menfaatlerini koruyan, kendi şirketlerinin durum ve ikbalini kurtaran özelin de özeli olan yöneticiler görev yapmıştı!

Personel ve muhasebe daire başkanlıklarının dili olsa da konuşsa!

Ya da oradaki bilgiler dışarı bir sızsa!

Ah ahhh ne aksiyonlu sahneler seyretme imkânı yakalarız o vakit!

Merakımdan sorarım, ‘Acaba yapılacak o sızmalardan sonra sosyal medyada feyk atıp racon kesmeye çalışan o özelin özelindeki yöneticiler! feyk attıkları o sosyal medyada bir saniye durabilirler mi?’

Kimse kalkıp ta öyle işkembeden boş yere atmasın?

Kimse de klavye kabadayılığı yapmasın!

Nelere şahit olmadık ki?

Neler görmedik ki?

Sadece bizler mi?

Elbette ki hayır…

Hadi birisi çıksın şu yazdıklarıma yalan desin!

Yalan deme şansları var mıdır?

Eğer ki yazdıkların yalan desinler, bu kez yazıyı dar alandan geniş alana doğru çekmek zorunda kalırız ki, işte o an iş yandı keten helvaya döner, ondan sonrası mı? Allah muhafaza!

Durun bir dakika özelin özelindeki yöneticilerin, faal dönemlerindeki yaptıkları önemli icraatları daha bitirmedik!

Dedik ya, öyle özelin özelinde yöneticiler gördük ve tanıdık ki, kendi şirketlerinden personel devşirene mi, Ali babanın çiftliğine özenenlerimi? Bağ-bahçe işiyle uğraşana mı ? Kendi yönetimi ne de olup kendisine üç- beş ay yönetici dayanmayan mı?  Ne ararsanız kulübün içerisinde özelin özelindeki yöneticilerde hepsi mevcuttu!

Mübarek kulüp egolu özelin özelindeki yöneticiler yüzünden, spor kulübünden çıkartılıp, eş -dost ağırlama yerine dönüştürülmüştü!

Bunları unuttuğumuzu mu zannediyor kendisini özelin özelinde yönetici zannedenler?

Daha unutmadıklarımız da var elbette!

Otel lobilerinde yapılan pazarlıklar!

Seçim dönemlerinde iste alışverişinde bulunanları şimdilik pas geçiyoruz.

Ben yine de Trabzonspor’da adam gibi yöneticilik yapıp Trabzonspor’un çıkarlarını menfaatlerini koruyup kollayan, başkanlara, asbaşkanlara, genel sekreterlere, genel saymanlara selam olsun diyorum.

Unutmayın ki, tarih hangi dönemde kimlerin nasıl yöneticilik yaptığını yazıyor,  yazmaya da devam edecektir.

AH BENİM AĞAMOĞLU!

Demek ki istenildi mi oluyormuş!

Demek ki nokta transfer yapılabiliyormuş!

Demek ki teknik adamın işine karışmayınca doğru işler yapılabiliyormuş!

Ah benim Ağamoğlu ne gerek vardı kafamızda bir sürü keşke soru işareti yaratmaya?

Ahan transfer edilen oyuncular ortada.

Alınan bu oyunculara itirazı olan var mı?

Alınan bu oyuncular kötüdür diyen var mı?

Alınan bu oyuncuların alınmasında şaibe vardır diyeni duydunuz mu?

Alınan Bu oyuncular şu menajerlerden geldiğini diyen olabilir mi?

Ah benim Ağamoğlu ah…

Sezon başı bir çuval inciri neden berbat ettin?

Neden kendini bu kadar tartışmaya açıverdin?

Neden kendin hakkında bu kadar dedikodu yapılmasına imkân verdin?

Neden Ağamoğlu neden?

Ah Ağamoğlu ah…

Hem kendine yazık ettin, emde Trabzonspor’a (Trabzonspor’a derken giden Euro ve Dolarları kastediyorum)

Ah beni Ağamoğlu…

Sakın alınan sonuçlardan kendine pay çıkarma?

Sakın ‘Bunda da benim hakkım var’ deme?

Sen treni kaçırdın Ağamoğlu.

Ne diyor şair?

Gözüm yolda gönlüm darda
Ya kendin gel ya da haber yolla
Duyarım yazmışsın iki satır mektup
Vermişsin trene halini unutup
Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez
Dumanın savurur halimi görmez
Kan dolar yüreğim gözyaşım dinmez

TRABZONSPOR HABERLERİ İÇİN TIKLAYIN.

BÖYLE YAPILMALI

Trabzonspor ara transferde önemli oyuncuların işini bitirdi.

Transfer edilen bütün oyuncular Trabzonspor’a katkı sağlayacak oyunculardır!

Hepsi bilinen seyredilen oyuncu oldukları için, bu kanıya varıyoruz.

Abdullah avcı istedi, Başkan Ağaoğlu aldı!

Doğru olan da buydu!

Yapılması gereken de.

Artık Trabzonspor bu ara transferden ders çıkarıp almalı!

Bundan sonrada bu yol izlenmeli!

Niyet iyi olunca!

Nokta atış yapılınca!

İş ehline bırakılınca!

Kimse işe karışmayınca!

İşe sadece işin başındakiler müdahil olunca!

Her daim!

Her zaman doğru işler yapılacaktır!

Temennimiz transfer politikası, Trabzonspor’da Abdullah Avcı’yla birlikte bundan sonra böyle devam eder!

Menajerlerin, onun ve bunun oyuncağı olmaz diyorum bundan sonra Trabzonspor!

KAÇAN BALIK BÜYÜK OLUR

Ulaş Özdemir ve Can Karyağdının dikkatine!

Neden bu iki ismi verdim?

Çünkü medya tarafına bakan bu iki isim olduğu için…

Daha doğrusu yazdıklarımızı okuyup, ilgili yerlere ulaştıracak kişiler oldukları için…

Serkan Asan için yazıyorum, Ulaş’la Can’ın dikkatine sunuyorum.

Bak benim güzel kardeşim Serkan.

Yaşın kemale ermiş.

Bundan sonra sana teknik heyetin, ayak içi nasıl vurulacağını, ayak üstü nasıl pas atılacağını, rakibi nasıl markaj edeceğini, defans nasıl yapacağını, nerede nasıl durulacağını, hangi pozisyonda nasıl yer alacağını, topa nasıl basacağını, yere düştüğün zaman en çabuk ayağa nasıl kalkacağını, rakibe nasıl baskı kuracağını, pozisyon gereği rakibin neresinde duracağını, pozisyon gereği hangi ayağını kullanacağını, rakibi önüne nasıl alacağını öğretecek hali olmasa gerek.

Senin yaşındaki oyuncular bundan sonra teknik direktörlerinden kendilerine verilecek teknik-taktik anlamında alacak olduğunu alırlar.

Bak benim güzel kardeşim!

Abdullah Avcı sana hocalık değil, babalığın babalığını yaptı!

O formayı sırtına gözü kapalı verdi.

Üstelik yanında etrafında arkanda kim varsa hepsini bertaraf ederek verdi.

Sana alternatif olacak hiçbir oyuncuyu bırakmadı.

Kafanı rahat ettirdi.

Açıkçası sana güvenerek bunları yaptı.

Bak benim güzel kardeşim.

Şu an Trabzonspor’un en zayıf halkası sensin!

Kulağını taraftara verdiğin zaman, duyacak oldukların belki senin moralini ve motiveni bozmuş olabilir.

Aleyhinde söylenen sözler moralini bozmak yerine seni motive etmelidir.

Bak benim güzel kardeşim.

Unutma kaçan balık büyük olur.

Sen yakaladığın bu balığı kaçırmak üzeresin haberin ola.

Bu gün belki değil ama yarın mutlaka sana alternatif bir oyuncu kadroya katılacaktır.

Azıcık kafanı yukarı kaldır ve şöyle kendinle bir empati yap!

Ben neyim de?

Ben nasıl oynuyorum de?

Ben ne yapmalıyım de?

Bak çok uzağında değil, yanında Turgay Semerci gibi Türk futbolunda marka olmuş bir ağabeyin var.

Git ondan biraz feyiz al.

Bu ayıp değil.

Eksiklik de olamaz!

Ben Turgay hocanın sana mevkiinle ilgili anlatacak çok şeyi olduğuna inanlardanım.

Git benim güzel kardeşim.

Kafana talih kuşu kondu, benden söylemesi bu konan kuşu sakın kaçırma!

Son söz.

Çok eksiğin var!

Saçını dalgalandırmayla bu işlerin olmadığını Turgay hocan sana söyleyecektir.

Zahmet olmazsa, git bir dinle hocanı .

TRABZONSPOR HABERLERİ İÇİN TIKLAYIN.

ESER AVCI’NINDIR

Süper Kupa maçın sonrası, hocasıyla birlikte kameralar karısana geçen Abdulkadir Ömür’ü dinleyenlerin, Abdullah Avcı’nın bu takıma neler kattığını çok rahat anlamışlardır diye umuyorum.

Ömür takım olmaktan bahsetti…

Ömür ‘Hocamızı çok seviyoruz’ dedi…

Ömür ‘Biz bir aile olduk’ dedi…

Ömür ‘Hocamıza inanıyoruz’ dedi.

Ömür dedi de dedi…

Sadece Ömür mü dedi?

Beşiktaş maçından sonra da kaleci Uğurcan, Ömür’ün sözlerini teyit eder nitelikte açıklamalar yaptı.

Cidden Abdullah Avcı geldikten sonra takımın her şeyi değişti.

Sanki takıma Avcı hoca sihirli bir değnek değdirdi!

Bu gözle açık seçik görülüyor.

Sahada birlikte oynamayan, koşmayan, mücadele etmeyen, ne oynadığı belli olmayan bir Trabzonspor gitti, sahaya mücadele eden, skoru doksan dakika kovalayan, birlikte oynamak isteyen maçın genelinde bunu uygulayan, koşan, üreten, gol atan bir takım geldi.

Yakalanan bu başarı tamamen Abdullah Avcı’ya aittir.

Ortaya çıkan eser onundur.

Bunun başka lamı-cimi yoktur.

ALİ DAYIMIN İSTEĞİ!

Dayı, marjinal olma akıllı ol..!

Ali Dayım, yani Ali Savaş meslek hayatı boyunca hep marjinal olmayı yeğlemiştir…

Ters analizcidir..

İlginç fikirler ortaya atacağım diye ara sıra kulvar şaşar!

Ali dayı şimdi tutturmuş, ‘Süper Kupa ile Türkiye Kupası

Meydan Parkında sergilensin.”

İlahi Ali dayım şu zamanda olacak iş mi bu?

Allah sana akıl fikir versin!

Buradan Sağlık İl Müdürü Hakan Usta’ya çağrı yapıyorum…

Ali Dayı’yı gemi zincirine vurun…

Dayının dediğini Trabzonspor yapmaz da, yaparsa pandemi şehirde pik yapar.

Neymiş efendim, milleti Meydan Parkına toplayacaksın...  Kupayı göreceklermiş.

Hay Allah’ım, Ali dayımın isteğine bakar mısınız?

O zaman maçlar da seyircili oynansın..,

Öyle ya, arasında ne fark var?

Ali Dayı, pandeminden evde kala kala olmayacak duaya amin demeye çalışıyor…

Hani,  bozuk saat iki kere doğru zamanı gösterir ya… Bazen de bozuk saat gibidir Ali dayım..

Ali Dayım iki kere doğru zamanı göstermese de, bir kere mutlaka gösterir.

Ama Ali dayımın hakkını bir konuda teslim etmek gerek.

‘Kupalar Meydan Parkında sergilensin’ demesinde, ne kadar hatalıysa,

Egemen Korkmaz’ın Trabzonspor yedek kulübesinden rakibe tahrik altında olsa da saldırmasını eleştirmesinde de o kadar haklıdır dayımız!

Bak Ali dayı bu konuda sana haklısın diyorum!

Egemen kardeşimiz, Süper Kupanın güzelliğine tartışılır bir hareket ile iyi yapmamıştır.

Egemen’e tavsiyemiz, Ali dayı’nın dediği gibi olsun…. Şişşt şişşt sakin ol.. Sinirlerine hakim ol…