CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çıktığı bir TV yayınında ittifakın hemfikir olması halinde Cumhurbaşkanlığına aday olabileceğini söyledi. Böyle bir şeyin mümkün olamayacağını bile bile…

Bize göre 1: Kemal Kılıçdaroğlu hiçbir şartta Millet İttifakının adayı olmaz. Dolar 25 lirayı bulsa… 1 çuval un 250 lira olsa… Yağ 4 katını aşsa da Kılıçdaroğlu Recep Tayyip Erdoğan’ı yenemez. Zira Türkiye’de mezhepsel keyfiyet, toplumun kahır ekseriyeti için tercih meselesidir. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olması bize göre mümkün değildir.

Bize göre 2: Meral Akşener, Millet İttifakı liderleri içinde Cumhurbaşkanı adayı olabilecek en iyi isimdi. Ancak Kürt oyları Akşener’i benimsemedi ve benimsemez. Hal böyle olunca Akşener ikinci bile olamadan yerine döndü. Akşener bir daha aday olmaz.

Bize göre 3: Millet İttifakı üç ismi tartışacaktır. Ekrem İmamoğlu, Abdullah Gül ve Ali Babacan… İmamoğlu’nun diğer isimlere göre tek avantajı HDP dinamizmidir. Zira HDP en çok İmamoğlu’nu istemektedir. (Bu boyutu çok garipsiyoruz. İmamoğlu’nu ne gariptir ki en çok HDP ve Meral Hanım istemektedir. Zıtların İmamoğlu’nda buluşması hayli ilginçtir.) HDP ile adeta iç içe geçen ve PKK yandaşlarını belediyeye almakta beis görmeyen İmamoğlu, HDP etrafındaki oylardan fire vermeyebilir. Ancak bunun bir de karşıtı olacaktır. Bırakınız MHP’deki Milliyetçi oyları, İYİ Parti’deki milliyetçi oyların önemli bir bölümü de bu nedenle İmamoğlu’na gitmeyecektir. Meral Hanım istediği kadar güzelleme yapsın… İmamoğlu’nun HDP ile oluşturduğu iç içelik hukuku seçmen tarafından o süreçte ülkenin bütünlüğü açısından tehlike olarak nitelendirilecektir. Cezaevine girip çıkan PKK’lıları İstanbul belediyesinde başlatan ve arkasından savunan İmamoğlu, milliyetçi-muhafazakar kitlelere bu bağlamda güven vermemektedir.

Abdullah Gül isminin hiçbir artısı yok. Ne HDP’li Kürtler için İmamoğlu kadar değerli!.. Ne muhafazakarlar için önemli!.. Ne de vatandaş için gerekli…

Abdullah Gül, yalnızca Saadet Partisi lideri için önemli gözüküyor. Ancak süreç şunu gösterecek ki Abdullah Gül ismi karşılık bulmayacaktır. Hele hele ‘Müzmin sol’ sonuna kadar karşı çıkacaktır. Her şeye rağmen Abdullah Gül’ü, İmamoğlu’ndan daha şanslı görüyoruz. Zira kararsız muhafazakarlar İmamoğlu’nun çok uzağına düşmüştür. Ya da İmamoğlu Milliyetçi muhafazakar oyların…

Ali Babacan… Daha önce de iddia ettiğimiz gibi ABD ve İngiltere’nin adayı Ali Babacan’dır. Millet İttifakı kimi önerirse önersin ABD ve İngiltere Babacan’ı istemektedir. Babacan’a HDP karşı çıkmaz. Muhafazakar kitleler sempatiyle bakmasa da en önemli artısı ekonominin kötü oluşudur. İnsanlar artık bireysel beklenti ve geçimlerini, değerlerin önüne geçirmiştir. Evdeki işsiz bir yana geçim sıkıntısı tercihleri ciddi olarak etkileyecektir. Bir anlamda seçimleri ekonomi belirleyecektir. Babacan da bu bağlamda Erdoğan’a rakip olabilecek en şanslı gördüğümüz isimdir.

1-    Kürt oyları… 2- Muhafazakar oylar… 3- Ekonomi endeksli oylar…

2-    Bu üç tercihte de Babacan garipsenmeyecektir.

Babacan’ın hiç mi eksisi yok? Elbette var. Yine bize göre Millet İttifakı liderleri arasından Babacan ismi çıkmayacaktır. Babacan ismi ancak ABD ve İngiltere diretirse onay alabilir. Bu tezimizi şu bağlamda dillendiriyoruz. Bugün anketler DEVA Partisi’ni 4-6 bantlarında gösteriyor. Şayet Babacan Cumhurbaşkanı adayı olursa milletvekili oylamasında %5’lerde kalmaz. Cumhurbaşkanlığında Babacan’a oy veren kitleler milletvekilliği seçiminde de Babacan’ı tercih edebilir. Hal böyle olunca gerek CHP ve gerekse İYİ Parti böyle bir tabloyu kabullenmeyebilir. Zira oylar DEVA’ya kendilerinden gidecektir. Bu açıdan Millet İttifakı liderleri Babacan ismini kabul etmeyecektir. Geriye ABD ve İngiltere’nin kuracağı baskı kalıyor. Bu gerçeği herkes biliyor ama kimse dillendiremiyor. Bugüne kadar yalnızca Hatay’ın CHP’li Belediye Başkanı Lütfi Savaş söyleme cesareti gösterdi. Savaş ne dedi; “Cumhurbaşkanı adayı ulusal ve uluslararası karar vericilerin işaret edeceği birisi olacaktır!”