Belki de ilk kez oluyor!

Belki de olmuştur biz mi acep atlamış olduk!

Ben bu yaşıma kadar hiç mi hiç şahit olmadım bir caddeye, bir sokağa davullu, zurnalı açılış yapıldığına.

Hatırlayınız, Uzun Sokak da trafiğe kapatılıp yaya trafiğine açılmıştı.

O dönemde Uzun Sokağın trafiğe kapatılması çokça gündem olmuştu.

Kapatılmasına kimler karşı çıkmamıştı ki?

Nihayetinde o dönemin Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, STK’larla birlikte ortaya koyduğu iradeyle Uzun Sokağı trafiğe kapatıp yaya trafiğine açmıştı.

Ancak Uzun Sokağa, Kahramanmaraş Caddesi’nin açılışı gibi davullu, zurnalı, görkemli bir açılış yapmamıştı!

Bu zamanda!

Yaşanan bu ekonomik krizde!

Bu kadar abartılı bir cadde açılışı yapmak bana göre olsa olsa akıl tutulması yaşamaktan başka bir şey değildir…

Ne yani Maraş Caddesi yeni mi keşfedildi?

Ne yani ilk kez mi Trabzonlular bir caddeyle buluşuyor!

Ne yani bu zamana kadar bir şey görmemiş miydi Trabzonlular!

Abartıda ve israfta Büyükşehir Belediyesi’ni tutana aşk olsun!

BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU

Devam ediyoruz Kahramanmaraş Caddesi’nden…

Maraş Caddesi’nin açılışına Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, siyasi parti temsilcileri, bürokrasi ve vatandaşlar davet edildi!

Davet edilenlerin çoğu Maraş Caddesi’ndeydi.

Hem de en ön saflarda.

Buradan nereye gelmek istiyorum?

Maraş Caddesi’nin açılışına sosyal medyadan muhalif kanattan o kadar yorum yapıldı ki…

Kimi yorumlarda “Hayırdır fabrika mı açıldı?”

Kimi yorumlarda “Bu kadar abartıya gerek var mıydı?”

Kimi yorumlarda “Ne gerek vardı, israf değil mi? yazık, günah harcanan paraya”

Kimi yorumlarda ise “Vatandaş bir dilim ekmeğe muhtaçken, bu kadar şatavata ne gerek vardı” dendi…

Üstelik bunları paylaşanlarda AK Parti karşıtı olan muhalif partililer…

Yani İYİ Partililer başta olmak üzere CHP’liler çoğu paylaşımları yapmışlar…

Alanda verilen fotoğrafa bakıyoruz… İYİ Parti İl Başkanı Azmi Kuvvetli ile bir iki yöneticisini ön saflarda görüyoruz…

O zaman İYİ Partililere şunu söyleme hakkı doğmaz mı “Ey başkan bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Ortada yapılan ne var ki? sen bizleri temsilen açılışa koşa koşa gittin”

Yeri gelmişken şunu da belirteyim, belirtmesem ‘Azmi başkana haksızlık etmiş oluruz’ diye düşünüyorum.

Çünkü sıkça şehirde bu sözler dillendiriliyor...

Neymiş efendim Azmi başkan Çaykaralı olduğundan dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Zorluoğlu’nun davetlerine ilgi gösterip sürekli icabet ediyormuş!

Neymiş efendim ikilinin Çaykaralı oluşlarından dolayı Zorluoğlu’nun yaptığı eksiklikleri, hataları, yanlışları Azmi başkan görmemezlikten gelip eleştirmiyormuş!

Bu konularda benim fikrim ve zikrim, İyi parti il başkanı Azmi Kuvvetli’nin konuşulduğu gibi şehirde siyaset yapmadığı yönündedir.

Ne biliyim işte elin ağzı torba değil ki büzesin, şehirde konuşulan bunlar…

Acaba diyorum, bu konuşulanları Azmi başkan duymuyor mu?

SAHİ NE OLURDU?

Maraş Caddesi törenle, haliyle lay lay lom ile açılmasaydı ne olurdu ki?

Sahi ne olurdu?

Başkan Zorluoğlu görevden mi alınırdı?

Başkan Zorluoğlu’nda bir eksiklik mi olurdu?

Başkan Zorluoğlu itibar kaybına mı uğrardı?

Başkan Zorluoğlu saygınlığını mı kaybederdi?

Başkan Zorluoğlu en kötü belediye başkanı mı ahdedilirdi?

Başkan Zorluoğlu’nun siyasi hayatı mı biterdi?

Sahi ne olurdu?

HADİ GELİNDE İMRENMEYİNİZ

Hadi böyle yatırımlar yapın bizler de sizleri omuzlarımızda taşıyalım.

Sadece bizler mi?

Tabi ki hayır bütün Trabzon halkı sizleri omuzlarında taşısın.

Bırakın cadde, sokak açılışlarını bir tarafa...

Kafanızı kaldırın hemen yanı başımızda olan şu Ordu’ya bir bakıverin...

Daha geçen hafta devasa bir yatırımı hizmete açtılar.

Öyle 13 milyon harcayıp, bir Allah’ın kuluna istihdam yaratmayan Maraş Caddesi gibi değil yaptıkları yatırım.

Tam tamına 75 milyon euroya yapılan yatırımla MDF üretim tesisini açtılar.

Üstelik açtıkları tesisle birlikte 250 kişiye de istihdam yarattılar.

Buna rağmen adamlar 75 milyon euro yatırımla açtıkları MDF tesislerinin açılışında halay çekmediler!

Buna rağmen adamlar böyle bir tesis kurduk diye kimseye hava çaka atmadılar!

Buna rağmen adamlar bir kuruşlarını israf etmediler!

Helal olsun adamlara…

Gelin de şimdi böyle devasa yatırım yapanlara gıpta ile bakmayınız.

Gelin de böyle yatırımların hayata geçmesi için koşup çalışıp emek harcayanları avuçlarınız patlarcasına alkışlamayınız…

Kim ne derse desin Ordu bu işi iyi beceriyor.

Ve de iyi yapıyorlar.

Daha önce DOKAP VE KOSGEB’in destekleriyle hayata geçirdikleri “Çalışan Ordu’nun üreten kadınları” projesi kapsamında çikolata parkı ve yöresel ürünler satış merkezlerini hayata geçirdiklerini de unutmadan hatırlatalım…

Ordu bunları yaparken, Trabzon mu ne yapıyor?

Lütfen nankör olmayınız!

Trabzon daha ne yapsın?

Cadde açılışı yapıyor ya!

KİM DUR DİYECEK?

Bir başka alternatif bulunamıyor mu?

Başka bir çözümü yok mudur?

İlla o yol sahilden mi geçmeli?

İlla o güzelim sahil bir yol için yok yere heba mı edilmeli?

Maalesef öyle bir şehirde yaşıyoruz ki, Trabzon için yapılan her proje ister ilim ve bilime uysun, ister uymasın, ister vatandaşta karşılığı olsun, ister olmasın, o proje tereyağından kıl çeker gibi hayat buluyor.

Yani uygulamaya geçiliyor.

Yahu arkadaş neden sesiniz çıkmaz?

Neden yapılana ‘dur’ demezsiniz?

Ahan Söğütlü Mahallesi’nde yaşanılan durum gözler önünde…

Gözlerimizin içerisine baka baka uygulanmak istenilen proje hayata geçirilmeye çalışılıyor!

Önce yürüyüş ve bisiklet yolu yapılacak diye açıklama yapıldı…

Sonrasında projeye araç yolu eklendi!

Evet efendiler, yok mudur sahillerimize sahip çıkacak siyasi bir irade?

‘Açılış var…’ anonsu geldiğinde koşa koşa gitmektesiniz.

Vatandaş avazı çıktığı kadar ‘sahillerimiz yok oluyor’ diye anons yapıyor.

Bakıyorum da ne duyan oluyor ne de gören?

İş yine benim gariban vatandaşım Zeki Hayırlıoğlu ile Ercan Kaba’ya kalmış.

Zaten iş bunlara kaldıysa, desenize işin sonu “Allah kerim”

DURUŞU NET VE BERRAKTIR YILMAZ’IN

“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” misali…

Doğu Karadeniz Sağlık Turizm Derneği Başkanı Mustafa Yılmaz’ın durumu da aynı sözdeki gibi…

Yılmaz, doğruları konuşmasına rağmen maalesef  “ne İsa’ya ne de Musa’ya” yaranabiliyor?

Her defasında dokuzuncu köyden gönderilmek için arkasından bin tane senaryo yazılıyor...

Gerçi Başkan Mustafa Yılmaz’ı dokuzuncu köyden gönderseler de o yine yeniden bir köy inşa edip, onuncu köyü kurup, yine doğruları konuşmaya devam eder…

Mustafa Yılmaz’ı seversiniz ya da sevmezsiniz!

Orası bizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor!

Ancak Mustafa Yılmaz’ın hakkını teslim etmekten biz yeri geldi mi de, asla imtina etmeyiz.

O an “Taşı gediğine sokarız”

Bu böyle biline…

Bir kere Yılmaz’ın duruşu net ve berraktır.

Oyunu dik oynar.

Söyleyecek bir şey var ise karşısında kim olursa olsun evirmeden, kıvırmadan lafını söyler.

Yapılan haksızlık karşısında ‘aman susayım’ ya da ‘yutayım’ deyip dilsiz şeytan rolüne bürünmez.

Mustafa Yılmaz’ın içi ne ise dışı da odur.

Zaman zaman şehrin sorunlarını…

Zaman zaman şehirde yaşanan olumsuzlukları…

Zaman zaman şehirle ilgili pozitif ve negatif yönde oluşan veya gelişen her şeyi kendine görev edinmiş gibi dile getirir.

Kısacası Trabzon’un konuşan dilidir Mustafa Yılmaz.

Tabi ki zaman zaman sivri, yani dik konuşmalarıyla “nalına da vurur mıhına da…”

Ha nasırına da basar...

Ha bam teline de dokunur…

Hadi soruyorum sizlere var mı Trabzon’da Mustafa Yılmaz gibi Trabzon’un yaşadığı sorunlarla ilgili bir başka konuşan.

Hadi var ise söyleyin…

Bizde bilelim…

Mustafa Yılmaz onun, bunun adamı olmadan, o partiye bu partiye bağlı kalmadan Trabzon’a katkı yapacak fikirlerini her ortamda özgürce söyleyen bir Trabzon sevdalısıdır.

İyi ki var…