Kınalı Kuzu ile minik Karganın görüşmesi

Minik Karga ‘gak’ dedi… Kuzu, Karga’ya ‘meee’ dedi... Evet Kınalı Kuzu ile Minik Karga haftalık zirve toplantısını gerçekleştirdiler. Bu haftaki topla...

Minik Karga ‘gak’ dedi…

Kuzu, Karga’ya ‘meee’ dedi...

Evet Kınalı Kuzu ile Minik Karga haftalık zirve toplantısını gerçekleştirdiler.

Bu haftaki toplantılarını Alplerde değil Zigana Dağı’nın zirvesinde gerçekleştirdiler.

Ben de sizler gibi merak ediyorum bakalım Minik Karga ile Kınalı Kuzu yaptıkları toplantıda neler konuşmuşlar?

Selamın Aleyküm Kınalı Kuzu…

-Ve Aleyküm Selam Minik Karga…

Kınalı Kuzu ev sahipliğini bu hafta kim yapıyor?

-Minik Karga ikimizde Zigana’nın zirvesinde buluştuk, ikimizde ev sahibiyiz… Sıkıntı yok...

O zaman konuşacak olduğumuz konuları bir irdeleyelim ne dersin Kınalı Kuzu?

-Hemen başlayalım Minik Karga…

Kınalı Kuzu, çok merak ediyorum ben nedenlerini bulamadım belki sen bulursun.

-Neyi merak ediyorsun Minik Karga?

Kınalı Kuzu, yine Trabzon’un Spor İl Müdürü değişmiş, mutlaka haberin vardır bu değişimden. Neden alınmış müdür görevden?

-Evet Minik Karga, haberim oldu. Hiç beklenmedik bir görevden alma oldu bu… Vallahi neden alındığını tam net bilmiyorum. Ancak şunu söyleyebilirim sana Minik Karga, başarılı bir müdürdü… Yazık oldu bana göre kaybeden Trabzon olmuştur. Güzel ve önemli işlere imza atıyordu ve attıkları da vardı.

Kınalı Kuzu, hoş durup dururken Ozan müdürü almadılar görevden. Vardır arkasında mutlaka bir sebep.

-Doğru diyorsun Minik Karga, ne olursa olsun ama bana göre yanlış ve erken verilen bir karar olmuştur. Müdürle bir çalışanın arasında mahkemelik bir durum olmuştu. Bana göre alınmasında büyük ihtimalle olayı tetikleyen konu mahkeme olayı olmuştur.

Kınalı Kuzu tamam bir olaydan dolayı görevden alındı Ozan müdür… Yahu benim aklımın almadığı konu ne biliyor musun? Ozan müdürün yerine Trabzon’dan bu işi yapabilecek bir tane adam bulamadılar damı Balıkesir’den Spor İl Müdürü getirme ihtiyacı duydular… Ayıptır, yazıktır, günahtır yahu…

-Minik Karga sonuna kadar katılıyorum sana haklısın… Spor İl Müdürlüğü’nün kadrosunda kim ne yapmışsa, kimler nasıl oynamışsa kadroyu adeta yok ettiler. Hadi bana idari anlamda bu işi yapacak birkaç isim söyle. Söyleyemezsin…

Kınalı Kuzu ben onu bunu anlamam, bir Ecvet Kurt var her nedense ona da bu şansı bir türlü vermiyorlar. Ecvet Kurt dışında bu görevi yapacak isim zor gibi… Şube Müdürlüğü için Erzincan’dan adam getirtiyorlar Trabzon’a. Olacak şey mi? Antrenörlük yapan Selçuk Yener’i Erzincan’dan getirip spor şubenin başına koydular... Ahan Yener orada gidin bakın bakalım ne yapıyor?

-Minik Karga burada haklısın, bakıyorum da konuyla alakalı dersine iyi çalışmışsın… Ali Dayı iyi yetiştirmiş seni.

Kınalı Kuzu ne bileyim üstadım Ali Savaş ön görüsü müthiş olan birisidir, emeği çoktur ben de… Hemen belirteyim emeği kendimi geliştirip yetiştirme anlamında olmuştur bana.

-Minik Karga geçen ki köşemizde gameti fazla uzatınca, Ali Savaş dayım aradı beni, gameti çok uzattığımızı söyledi, ‘kısa yazın, yoruluyorum okumaktan…’ dedi. O nedenle keselim he ne dersin?

Kınalı Kuzu Ali Dayım öyle demişse, hemen noktalayalım sohbetimizi. Devamını bir dahaki hafta yapar, yazarız.

-Minik Karga hadi mangaldaki etlerimizi yiyip hava kararmadan kalkıp dağdan aşağıya iniş yapmaya başlayalım…

Toparlıyoruz Kınalı Kuzu, herkese iyi günler dileyerek veda ediyoruz.

BU ANLAYIŞLA ZOR!

Sizi bilmem ama Trabzonspor bana Samsunspor maçında oynadığı futbol ile gelecek için hiç mi hiç umut vermedi.

Daha doğrusu ‘ Abdullah Avcı bizlere umut vermedi’ diyelim.

Samsunspor karşısında Avcı’nın ne yaptığını çözmek için herhalde müneccim olmak gerekirdi.

O kadar saçma sapan işler yaptı ki.

Ameliyat olup kampa katılmayan Bartra ile oyuna başlamak bir teknik adamın yapacak olduğu hamle olmamalıdır diye düşünüyorum.

Adam ameliyat olmuş, hazırlık dönemini iyi geçirememiş, sen bu oyuncuyla maça başlıyorsun.

Olacak iş mi?

Sonrasında ise Gbamin sakatlanıyor yerine sol stoper olarak Hüseyin’e şans veriyor.

O da olmuyor bu kez Hugo’yu alıyor sol stopere, Hüseyin’i ise sağ beke çekiyor şampiyon hocamız Abdullah Avcı.

Kısacası Avcı hocanın yaptığı hamlelerden ne bizler bir şey anlıyoruz ne de tribünde olan taraftarlar?

Tabi ki yapılan hamleleri anlayan sadece hocanın kendisi olduğunu düşünüyorum…

O nedenle diyorum, ‘gelecek için umutsuzuz’ diye…

İnşallah biz yanılırız.

NE ZAMAN ŞANS BULACAKLAR?

Lig maçlarında şans bulamayan oyunculara böylesine (Gazozuna) maçlarda neden şans verilmez bunu da anlamış değilim.

Samsunspor ile oynuyorsun, kaleye yine Uğurcan’ı koyuyorsun.

Yani ‘ikinci bir kaleci yok’ demektir bunun anlamı.

Lahtimi diye bir oyuncu aldınız, oynadığı maçlarda olumlu sinyallerde verdi, bu oyuncuya yine bir şans verilmiyor.

En azından Bartra’dan daha fazla takımla birlikte oldu!

Böyle maçlarda bu tip oyuncular şans bulamazlarsa, o şansı ne zaman bulacaklar?

Kupa maçlarında hele de sıradan böyle maçlarda bana göre bu tür oyuncular oynatılmalıdır.

Ne diyelim?

Şunu söylersek herhalde doğru bir söylem yapmış oluruz, ‘bu tür oyunculara şans vermeyen Abdullah Hoca’nın vardır bir bildiği!’

SÖYLEMLERLE EYLEMLER ÖRTÜŞMÜYOR!

Avcı maç sonu konuşmasında bakın ne söylemiş, ‘artık herkesi kendi mevkiinde oynatacağım”

Eyvallah hocam bu söylemine şapka çıkarıyoruz.

Ancak söyleminle eyleminin örtüşmediğini de zatıalinize hatırlatmak istiyoruz.

Bir taraftan ‘herkesi bundan sonra kendi mevkiinde oynatacağım’ diyorsun.

Diğer taraftan ise bir bakıma Fenerbahçe maçının provası olan Samsunspor maçında Trezeguet’i sağ açık… Hüseyin’i önce sol stoper sonra sağ bek, Naci’yi ise sol açık oynatıyorsun.

Yani maalesef söyleminle eylemin yine örtüşmedi!

Zira son dönemlerde hocanın söylemleriyle eylemlerinin bir türlüğü örtüşmediğine sıkça tanık olmaktayız.

Nedendir acaba?

Sakın kimseler öküzün altında buzak aramaya kalkmasın.

Abdullah Hoca’mızın elinin altında kapı gibi üç yıllık sözleşme var.

O sözleşmede de 75 milyon TL yazmaktadır.

Bu da böyle biline!

BÖYLE BAŞA BÖYLE TARAK

Yine yoktun Ağamınoğlu...

Mazeret diyeceksen, söyleyeceğin mazereti ne olursa olsun kabul etmek mümkün değil!

Çünkü sen bunu her daim yapıyorsun!!

Daha bir gün önce Samsunspor maçındaydın.

Bir gün sonra Özkan Sümer’i mezarı başında anma töreninde bizlerin baktığı fotoğraflarda yoktun!

Acaba fotoğrafa mı girmediniz?

Yoksa anma törenine mi katılmadınız?

Ey gidi Ağamınoğlu!

Şampiyon başkan oldun ya, törenlere katılmaz isen kim bir şey diyebilir size?

Ne demişler, ‘Böyle başa böyle tarak’

Biz de bu baş olduktan sonra, daha çok saçımızı fildişi şimşir tarakla taramaya çalışırız!

EKSİKLER DE TAMAMLANMALI!

Bu konumuza da şehrin her yerinde yapılan altyapı, yenileme ve düzenleme çalışmaları takdir ederek başlayalım…

Geçenlerde yolumuz Moloz mevkine düştü. Haliyle Trabzonlu olan herkesin en uğrak ve geçiş güzergahlarındandır Moloz…

Yeni ve modern çehresiyle Trabzon’a kazandırılan Balıkhane’de emeği olan herkesin hakkını teslim etmek gerek. Etrafında yapılan düzenlemeler de tamamlandığında her anlamda dört dörtlük olacaktır.

Bu bağlamda gördüğümüz eksikliği de paylaşmak hem gazetecilik hem de vatandaşlık görevimiz.

Resimde de gördüğünüz gibi balıkhanenin çevre düzenlemesinde eksiklikler var. Görünen alan hem esnaf hem de vatandaş için sorun teşkil ediyor.

Öyle ki kaldırımın yapılmaması vatandaşı sıkıntıya sokarken, yeri geldiğinde görünen alan çöplüğe dönüyor.

Bu konuyu ilgililerin dikkatine sunarız.

Unutmadan… Balıkhanenin ön tarafında serilen banyo fayansını andıran taşlar da bir an önce değiştirilmeli. Yağmurlu havalarda ve zaman zaman balıkhaneden akan sular ile adeta paten alanına dönen bölgede birkaç vatandaşın da kayıp düştüğüne tanıklık ettik.

Aman… Daha ciddi sakatlıklar yaşanmadan o bölgeye uygun taşlar döşenmeli…

İYİKİ VARLAR

Ne bileyim bir fotoğrafa bakınca?

Ne bileyim birine rastlarsan?

Ne bileyim birilerini görünce?

Ne bileyim biriyle veya birileriyle sohbet ederken?

Ne bileyim bir yerlerde otururken?

Ne bileyim geçmişi yad ederken?

Ne bileyim fotoğrafları karıştırırken?

Ne bileyim birileriyle maziyi irdelerken?

Hani deriz ya “nereden nereye” diye…

Bugün sizlerle paylaşacağım bu fotoğrafta bizlere bunu söyletiyor.

Sahi fotoğrafa bakınca “nereden nereye” dememek mümkün mü?

Fotoğrafa bakınca geçmiş fotoğraftan fışkırıyor.

Fotoğrafa bakınca anılarla beraber “Anılar” şarkısı akıllara geliyor.

Fotoğrafa bakınca sevgi ve saygıyı görüyorsunuz.

Fotoğrafa bakınca dostluğun arkadaşlığın ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini anlıyorsunuz.

Bir zamanlar Trabzon futbolunda dolayısıyla A.Sebatspor’da meşin yuvarlağın peşinde koşan ağabeylerimizi böyle fotoğraflamak bize nasip olurken, hepsine sağlıklı, mutlu ve huzurlu uzun ömürler diliyorum.

İyi ki varlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Miraç Özağcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 61Medya Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 61Medya hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler 61Medya editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 61Medya değil haberi geçen ajanstır.

01

Gys - Kuzum, Trabzonda spor il mudurlugu yapabilecek en az 50 tane adam bulabilirsin unutma ki Trabzonda spora gönül vermiş spor sevdalısı birsuru spor adamı, beden egitimi ve spor bilimci mevcut. Lakin bir konuya açıklık getirmekte fayda var...genclik ve spor ilce müdürleri tıpkı il müdürleri gibi siyasi iradeyle atanmış kişilerdir.lakin sube mudurlugu devlet memurları kanunu, ihale kanunu is kanunundan tutunda genclik, spor ve yurt kanun yonetmelik genelgelerine kadar kitapları hatim etmiş yazılı sinava girmiş 81 ilden aldığı puana göre tercih yapmış ve atanmış kişilerce yapılan bir makamıdır. Umarım anlatabildim.Yani sube mudurleri ilce müdürleri gibi atanmazlar.. Kulvarlar farklıdır kuzum çok farklı....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 21:22