Emekçilerin ikinci yüzyıl vizyonu

Ülkemizde emek üreten için çalışanlarla, emek üretmek için iş arayanların ve emeklilerin durumu hepimizin malumu. Bunun nedenleri arasında hükümetin...

Ülkemizde emek üreten için çalışanlarla, emek üretmek için iş arayanların ve emeklilerin durumu hepimizin malumu.

Bunun nedenleri arasında hükümetin aldığı tutarsız araç ve yolcu garantili yatırımların getirdiği borç ödemeleri yükümlülüğünün bütçeyi son aşamaya getirmiş olması gibi bir sürü neden sayabiliriz.

Keyfi olarak kullanılan kredilerin tükenmesi ile iç piyasadaki durgunluğun devasa boyutlara ulaşması da bunun sonucu.

Ekonomideki iç durgunluğun istihdamı etkilemesi ile işsizliğin fevkalade artmış olması bir sonuç. Ekonomide dışa bağımlılığının artması sonucunda enflasyonun yüzde 200’lere ulaşması da bu sonuçlardan birisi.

Hükümet bir yandan dolar olarak borçlanırken, öte yandan doları frenlemek için kur garantili mevduata yönelmesi ise sermayenin işleyiş kurallarına aykırı garip bir yaklaşım olarak bütçeye yeni yükler getirmiş durumda.

CHP’nin ikinci yüzyıl vizyonu olarak açıkladığı uluslararası ve ulusal sermayeye daha şeffaf, daha güvenilir, savurganlığı önleyici ve belirli sermaye gruplarını kayırmayan önerileri ile bu kesimlere sadece güven tazeliyor.

Bu vizyon; vergi sisteminde değişiklik önerileri sunarken, daha çok kazanandan daha çok vergi alınacağı, düşük gelirliden ise vergi alınmayacağı konularında öneriler sunmuyor.

Açıklanan vizyon belgesi Türkiye’nin daha çok borçlanmasına olanak sağlayacak ve sonuç olarak ülkemizin dış borcu artacak. Böylesi bir ortamda yoksullara yönelik beklentilere erişmek yanıltıcı olacaktır.

Hükümet, yoksul kesimlere yönelik, yoksullukta eşitlik politikaları uygularken, yeni vizyon belgesinde zenginlikte eşitlik alternatifi gibi en azından sosyal demokrasiyi çağrıştıran öneriler bulunmamaktadır.

Yoksul kesimler ise, grev ve toplu sözleşmeli sendika, düşünme ve örgütlenme özgürlüğü ve fiili mücadelenin mümkün olacağı demokratik ortamın oluşturulması ile ekonomiden alacakları payı büyütebilirler.

Katma değer oluşturacak sanayi yatırımları ülke bütçesine ekonomik girdi oluşturulmalı, bu kaynaklar haklarını arayan kesimlere aktarılmalıdır.

Aksi halde dışardan sağlanacak yeni ekonomik kaynakların, uluslararası şirketlerle, yerli ortakları tarafından paylaşılacağı aşikardır.

TÜİK’in milli gelir istatistikleri; emekçilerin milli gelirden aldığı payın yüzde 25’lere gerilediğini gösteriyor. Buna karşılık bankalarla birlikte büyük şirketlerin paylarının devasa biçimde büyüdüğünü gösteriyor.

İktidarın Türkiye’nin büyüdüğüne dair sürekli övündüğü iddiası esasında doğrudur. Ancak bu büyümenin yoksul kesimlere yansımadığı da bu raporlarla da sabittir.

Bankaların, şirketlerin büyümesi ile hepimizin büyümüş sayılması yutturmacadan başka bir şey değildir.

Çözüm olarak emekçilerden dolaylı vergi alınmasına son verilerek, emekçilerin gelirleri artırılmalıdır.

En zengin kesimlerden yüzde 1 civarında servet vergisi alınarak bütçe gelirleri artırılabilir

Ayrıca sermaye sınıfına tanınan vergi muafiyeti kaldırılarak, bütçeye trilyonlarla ifade edilen kaynak sağlanabilir.

Bunlara toplum yararına olmayan tiksindirici borçların bir kısmının ya da tamamının yok sayılması gibi uygulamalarla bütçe yükünün azaltılması eklenebilir.

Tüm bunlar örgütlü ya da örgütsüz toplum kesimlerinin söz ve karar süreçlerine katılmasıyla gerçekleştirilebilir.

Aksi halde bu vizyon, sermaye sınıflarının ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gültekin Yücesan - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 61Medya Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 61Medya hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler 61Medya editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 61Medya değil haberi geçen ajanstır.