E kolay değil zirvede olmak.

E kolay değil zirvede kalmak.

E kolay değil Kınalı Kuzu olmak.

Nerede ne varsa?

Nerede ne yaşatılıyorsa?

Nerede kıble kaçığı olmuşsa?

Nerede sorun var ise?

Nerede lay lay lom yapılıyorsa?

Nerede abudik gubidik işler çevriliyorsa?

Nerede takdire şayan bir şey yapılmışsa?

Bilin ki kınalı kuzumuz oradadır.

Bilin ki olumlu olumsuz yaşanan bir şeyi en ince ayrıntısına kadar araştırmacı gazeteciliğini konuşturup kamuoyuyla paylaşır.

Kınalı kuzum için görev kutsaldır!

Kınalı kuzumun hilesi hurdası, adam kayırmacılığı, benim adamım, onun adamı diye bir derdi de yoktur.

Bugüne kadar spor sathında üzerine düşen ve görevlendirildiği her olayın üstesinden başarı ile gelmiştir.

Zira kınalı kuzumu zirvede tutan da budur.

İyi ki var.

İyi ki bizimle beraber…

Neyse gameti fazla uzatmadan asıl konumuza gelelim…

Murat Zorluoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı olduğundan beri kurduğu kadroyla, yaptığı icraatlarla ve yaptırdığı ihalelerle hep tartışıldı, tartışılmaya da devam ediyor.

Hal böyle olunca, araştırmacı ve ilkeli gazeteciliğine çok güvendiğim kınalı kuzumu devreye sokmak zorunda kaldım.

Kuzumu kırlarından geri çağırarak, kendisinden Büyükşehir Belediyesi ile ilgili bir araştırma yapmasını istedim.

Kınalı kuzum kendisine verilen görevi alır almaz, karargâhını muhtelif yerlere kurarak araştırmasına başladı.

Kınalı kuzumun araştırması üç gün, üç gece sürdü.

Nihayetinde dün kınalı kuzum ile çok gizli bir yerde buluşarak dağarcığında daha doğrusu torbacığında neler olduğunu kedisine sordum?

Bakın kınalı güzel kuzum neler neler anlattı bize Büyükşehir Belediyesi ile ilgili.

Hoş geldin güzeller güzeli kınalı kuzum.

-Hoş gördük ne var ne yok?

Biz de bir şey yok, sen de ne var neler getirdin bizlere güzel kuzum?

-Ben de öyle şeyler var ki, neresinden başlasam bilemiyorum, eski Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu zamanında da Büyükşehir Belediyesi’ne gidiyordum. İnanın belediye binasında bir hareketlilik vardı, makama kolayca gidiyordun, daire başkanları ve genel müdürlerle istediğin an görüşebiliyordun, bugün ne makamı görebiliyorsun ne de birisiyle görüşebiliyorsun, Büyükşehir Belediyesi birasında in-cin adeta top oynuyor…

Kınalı kuzum doğrumu söylüyorsun, koskoca Büyükşehir Belediyesi’nde kimse olmaz mı, bir iş, bir ziyaret için bir Allah’ın kulu da mı gitmiyor oraya?

-Yalan mı söylüyorum, araştırmamı yaparken orada muhtar arkadaşlardan birisine rastladım, başkan ile görüşmek istiyordu ama öyle bir ağ ördüler ki makama, başkanla görüşemeden geri dönmek zorunda kaldı, üstelik başkan Zorluoğlu’nun daveti üzerine gitmişti makama muhtar. Muhtarın görüşemediği yerde vatandaş nasıl görüşecek?

Kınalı kuzum o kadar da değildir, belediyeler hizmet yeri olduğu kadar millet kapısıdır.

-Oooo siz nerede kaldınız, siz Büyükşehir Belediyesi ile Ortahisar Belediyesi’ni karıştırdınız, o görüşmeler Ortahisar Belediyesi’nde oluyor. Gidin bakın Ortahisar Belediyesi’nde başkan Genç’in özel kalemi Hasan Selim ile Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Yusuf Keskin, Başkan Ahmet Metin Genç ile görüşmek isteyen bir tane vatandaşı makamdan geri çeviriyorlar mı....?

Kınalı kuzum sanki burada biraz duygusal takıldın!

-Ne alaka ne duygusallığı sen beni bilmez misin, benim kimseye hatırım olmaz neyse odur? Ahmet Metin Genç’in makamı her gün dolup taşıyor, bu neden biliyor musunuz? Metin Genç’e vatandaş veya misafir ulaşana kadar geçtiği makamlarda karşılama, ağırlama ve uğurlamanın en alakasını gördükleri için Genç’in makamı boş kalmıyor. Siz devamlı yazıyorsunuz ya, devir eski devir değil, seçmen eskisi gibi olaylara bakmıyor, yok ceketimi atarım seçimi alırım görüşü artık tarihe karıştı. Sahada olacaksın, vatandaşa dokunacaksın. Hatta Trabzon’un en önemli siyasi figürü Ahmet Metin Genç’tir diye defalarca yazmıştınız. Bu yazdıklarınızın altına imzamı atarım.

Kınalı güzel kuzum ben gördüğümü yazıyorum, benim de kimseye hatırım yok, ne görüyorsak ne yaşıyorsak onu dile getiriyoruz Ahmet Metin Genç Trabzon’un en önemli siyasi figürüdür. Genç’i; CHPli, İYİ Partili, Saadet Partili, Doğru Yol Partilisi hep destekledi ve destekliyor. Genç, Trabzon’da bana göre siyaset üstü bir siyasi figüre dönüşmüştür. Biz caddede sokakta bunu görüyoruz.

-Aynı dilden konuşuyoruz bir sıkıntı yok bunda. Biz yine Büyükşehir’e dönelim, tam belediyeden çıkıyordum daha önce belediye meclis üyeliği yapan AK Partili önemli bir isme kapı çıkışında birisiyle konuşurken denk geldim, konuşmalarına kulak misafiri oldum. AK Partili önemli isim karşısındakine, “Allah aşkına böyle bir şey olur mu? Başkan ile görüşemiyoruz. Daire Başkanları da başkan gibi kendilerine set örmüşler, kimseyle görüşmüyorlar. Ey gidi eski dönem böyle miydi? Oturur çayımızı söylerdiler, dertlerimizi dinlerdiler. Bu nasıl belediyecilik anlayışıdır? Kaybeden ne yazık ki AK Parti oluyor… “Adam doğru söylüyor, hizmet kapısı rant kapısına dönmüş gibi. Ahan Atatürk Köşkü ve Çal Mağarası’ndan gelen hasılatların başkanın baş danışmanı Adnan Gül’ün uhdesine geçeceği konuşuluyor. Buradan gelen paralar direk belediyenin kasasına giriyordu. Şimdi ise şirketin kasasına girecek, işte mal ortada, çoğu kimse hesap kitap derdinde...

İlahi kuzum iş çıkarma, rant diyorsun, ne rantı var Büyükşehir Belediyesi’nde?

-Kafamı yapıyorsunuz benle, şu söylenenleri, şu yazılanları, şu ortaya atılan iddiaları görmüyor, duymuyor musunuz? Oğul şirketi, pazarlık usulü verilen ihaleler diyorlar. Van’dan gelen firmalar diyorlar, sorarım sizlere bu iddialar yenilir, yutulur cinsten mi? Yapılması gereken tek şey ortaya atılan iddiaların araştırılması için Büyükşehir Belediyesi’ne müfettişlerin gelip inceleme yapmasıdır. Ben Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yerinde olsam, kendim iç İşleri Bakanlığı’ndan müfettiş çağırıp bütün her şeyimi incelettiririm…

Kınalı kuzum burada da sen attın şimdi, hem de ne attın? Çağırır mı Zorluoğlu müfettiş, böyle bir hamle yapar mı?

-Vallahi ister yapsın ister yapmasın, ben en doğru yolun bu olduğuna inanıyorum, bakın gözden kaçan bir şey daha var. Böyle gitmesi halinde Büyükşehir Belediyesi’nin başarısızlığının faturası seçimlerde Ortahisar Belediyesi’ne çıkacaktır. Bunu yaşayıp göreceğiz, çünkü Büyükşehir’in yıkıp döktüğü çoğu yer Ortahisar Belediyesi’nin alanları içerisinde.

Doğru söylüyorsun güzel kuzum, tam bam teline dokunmuşsun!

-Neyse bu mevzuyu gelecek günlerde çok konuşur tartışırız, ben yine bir şeye dikkat çekmek istiyorum… Önce danışman olarak belediye bünyesine İstanbul’dan getirilip katılan sonra genel müdürlüğe terfi ettirilen Emre Gülseven dosyasını açacağım. Bu genç arkadaşımızın nasıl bir torpili var ki, Belediye’de dediği dedik olmaktadır… Konuşulan akçeli işleri ise şimdilik pas geçiyorum…

Benim güzeller güzeli kınalı kuzum yine frenini patlatmışsın, nereden nereye atladın? Ne Emre’si ne akçeli işleri, ne torpili? Konu epeyce uzadı kapalım istersen ne dersin?

-Ahhhhh konuyu kapatalım da, ben bir şeye atlamadım, Belediye koridorlarındaki konuşulanları sizlere aktarıyorum. Henüz bu anlattıklarım işin dörtte biri, devamı var… Neyse ha deyin bana eyvallah...

Acelen ne kınalım? İstediğin an devam ettiririz konuları, hadi sana güle güle…

HELAL OLSUN ONLARA

Vay be insanın inanası gelmiyor.

Sporun değil ama futbolun kirlendiği bu son dönemlerde, sporun ve futbolun içerisinde aklıselim hareket edip sağduyulu düşünenlerde olabiliyormuş.

Bunlar çok güzel hareketlerdir.

Bunlar takdir edilecek hamlelerdir.

Bunlar övgüye mazhar olacak düşüncelerdir.

Samet Aybaba Adana Demirspor’dan ayrıldı, daha doğrusu ayırdılar. Ayrılmasından dolayı tazminat hakkı olmasına rağmen, Aybaba karşı taraftan bir kuruş tazminat talep etmedi.

Konuyla ilgili sorulan soruya ise Aybaba, “Çalıştırmadığım dönemin parasını neden alayım? oldu…

Zira Samet Aybaba, bunu bugüne kadar çalıştırdığı her takımda uygulamaktadır.

Beşiktaş’ın teknik direktörü Sergen Yalçın da, çıktığı bir televizyon programında kendisine sorulan, “Neden hep tek yıllık sözleşme yapıyorsun?” sorusuna bakın nasıl cevap verdi?

“Neden sözleşmemi fazla yapayım, neden kulübümü bağlayayım, neden kulübüme hak etmediğim bir parayı ödeteyim? Zaten başarılı oldum mu, kulübüm benle devam edecek. Üç yıl sözleşme yaptığımı düşünün, başarısız olduğumda, kulübüm beni göndermek isteyecek, o zaman gönderdiği zamanda bedelini ödemek zorunda kalacak”

Adamdaki düşünceye bakar mısınız?

Adamdaki kulüpçülüğü görüyor musunuz?

Adamda olan hak ve hakkaniyeti düşünebiliyor musunuz?

Kim yapar Sergen Yalçın’ın yaptığını?

Masa tenisinde olimpiyat şampiyonu olan Abdullah Öztürk’ün Trabzonspor’a yaptığı ziyarette, Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun, “Bizden bir isteğin, bir talebin var mı” sorusuna Öztürk’ün, “Ben sizden şampiyon olmanızı istiyorum” şeklinde verdiği cevaba ne demeli?

Dedim ya bunlar da spor adamı ve sporcu.

Helal olsun hepsine diyor, böyle spor adamlarını ve sporcuları canı yürekten alkışlayıp, tebrik ediyorum…

Ve inşallah diğer spor adamları ve sporculara örnek olurlar diyorum….

NEYİ, NEDEN BEKLERSİNİZ?

Neden suskunlar?

Neden konuşmaktan kaçınıyorlar?

Neden bir şey söylemiyorlar?

Neden, neden?

Yoksa bizlerin bilmediği perde arkasında farklı bir şey mi var?

İyi Parti İl Başkanı Azmi Kuvvetli’nin, Büyükşehir Belediye Başkanı Zorluoğlu ile aynı ilçeden oldukları için Zorluoğlu’nu koruduğu, kolladığı ve bundan dolayı da Büyükşehir Belediyesi ile ilgili sorunlara eleştiri yapmadığı söyleniyor.

Ben buna asla ihtimal vermiyorum ama diğer yandan gazete arşivlerine bakıyorum… Sevgili başkan Kuvvetli’nin, Büyükşehir Belediyesi ile ilgili ele avuca gelen bir söylemini, eleştirisini göremedim…

‘Acaba’ demek de istemiyorum, ancak yaşananlardan dolayı benim de kafamda soru işaretleri oluşmuyor değil!

CHP İl Başkanı Ömer Hacısalihoğlu’nun söylemleri ise aynı “saman alevi gibi” bir yanıp, peşi sıra hemen sönüveriyor…

Tabiri caizse kimseden ses çıkmadığı için Trabzon sanki değneksiz köye dönüşüvermiş!

Sokaklar, caddeler sorun yumağına dönmüş!

Bir tane proje hayat bulamamış!

Muhalefet partilerinin il ve ilçe başkanları olup bitenlere maalesef bizler gibi kenardan seyirci kalınca!

Trabzon neden değneksiz köy statüsüne dönüşmesin?

Yahu kardeşim ortalık yangın yerine dönmüşken!

Sizler, vatandaşın önüne çıkmak için daha neyi beklersiniz?

Yaşanan sorunları dile getirmek için sizlere birilerinin icazet vermesi mi gerek?

Yapmayın Allah aşkına… Daha ne olacak, daha ne yapacak Büyükşehir Belediyesi?

Büyükşehir Belediyesi, sizler gür ses çıkarmanız için sizlere her türlü malzemeyi altın tepsiyle sunarken, sizler herhalde sunulan malzemeden bihabersiniz!

Bakınız, Trabzon elimizden yavaş yavaş kayıp gidiyor, bu tarihi ve kadim şehir, neredeyse büyük köy statüsüne geçecek duruma getirilmek üzere!

Size bakıyorum siz kılınızı kıpırdatmıyorsunuz!

Neden acaba?

Yapmayın, etmeyin… Biz geldik, gidiyoruz ama çocuklarımız için yarın her şeye çok geç kalınmış olunabilir!

Ve yarın bu günleri çokkk ararsınız çok!

Ne demişler? “Son pişmanlık fayda etmez”

SİZİN ZORUNUZ NE?

İstanbul medyası vuruyor!

Zaten onların işi vurup yok etmek!

Diğer taraftan danışman ve şeytan kılıklı adamlar vurmak için bahane arıyorlar!

Ve de bahaneyi bulup iyi vuruyorlar!

Ya size ne oluyor?

Sizlere batan ne?

Sizlerin derdi ne?

Şenol Güneş, Milli Takım’ı bıraksa, sizlerin eline ne geçecek?

Sizler ne kazanacaksınız?

Hani halk dilinde söylenir ya “vurmayanın nikâhına zararı var” diye…

Güneş’e vurmayanın da nikâhına zararı var!

Şenol hocanın teknik adamlığını bırakmadınız.

Trabzonsporluluğunu ise tartışmaya açtınız!

Ya siz kimsiniz?

Siz nesiniz?

Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?

O eleştirdiğiniz Şenol hoca bu gün gurur duyduğunuz takımınızın kaptanlığını yıllarca yaptı.

O takımla şampiyonluk kupaları kaldırdı.

O takımla birlikte milli takım forması giyerek Trabzonspor’u ve bizleri temsil etti.

Siz ne yaptınız?

Size göre Şenol hoca Trabzonsporlu değilmiş!

Şenol hoca teknik adam değilmiş!

Sevsinler sizin futbol bilginizi…

Siz futbolu yediniz, içtiniz ya, hoca beğenmiyorsunuz!

Hocayı kaç maçtır satıyorlar.

Kaç maçtır adamlar içten içe hocanın altını oyuyorlar.

Onlara bir tek laf etmeyeceksiniz!

İşinizi gücünüzü bırakıp, Şenol Güneş’i itibarsızlaştırmak için her türlü entrikayı yapacaksınız!

Yok ya!

Sizler istediğiniz diye…

Şenol Güneş teknik adamlığı bırakacak öyle mi?

Güzel bir sözdür, “Çakallar istedi diye köpekler ölmez”

Kıssadan hisse… Kısa ve öz, üzerine alan alsın!

SELAM OLSUN

Abdurrahim Karakoç ne güzel söylemiş?

Şu sözlerdeki anlama bir bakar mısınız?

Beden ölür çürür, cana bakın siz.

Kim kiminle yürür, ona bakın siz.

Bırakın dönsün dönme dolaplar.

Haktan, hakikatten yana bakın siz.

Haktan, hakikatten yana olanlara selâm olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.