Trabzonspor camiasında hemen herkes değişimin ayak izlerinin Abdullah Avcı ile başladığını ve devam ettiğini söylüyor! İyi, hoş da sezon başından beri biz ne diyorduk?; “Edward Newton çok büyük yanlıştır, yapılanma aynı şekilde felakettir. Bu yapısı ile Trabzonspor umut vermiyor!” Dediklerimizin tümü gerçekleşti ama, bugünlerde birkaç galibiyet peş peşe gelince başta Ahmet Ağaoğlu olmak üzere yine milletin dili çözüldü! İyi de kardeşim, yaptığınız o feci yanlışları eleştirdiğimiz zaman bizi suçluyordunuz!!! Bunları unuttunuz mu yoksa? Ben sizin yerinizde olsam biraz susar ve konuşmayı teknik adama bırakırım. Ne kadar çok laf varsa, o kadar çok gaf vardır! Gördüğünüz mikrofona atlamayın.

Demek ki neymiş? Trabzonsporlu sağduyu sahiplerinin söyledikleri, ikazları doğru imiş! Kimse de Trabzonspor düşmanlığı yapmıyor. Bu saçmalıklardan da vazgeçin. Bu sözlerime kim alınıyorsa muhatap odur!

Gelelim maça; Trabzonspor Avcı ile kesinlikle bir ivme yakaladı. Her ne kadar Başakşehir’in geleneksel sıkıcı, 1 - 0 ya da 2 - 1’lik klasik skorlarını yakalayıp maçı bitiriyorsa da Trabzonspor’a şu an için iyi oyundan ziyade skor gerekli olduğu için bu kabul edilebilir bir durum… Elbette öne geçince 2’ci ve sonrasının gollerini bulmadıktan sonra her maç sıkıntılı geçecektir. Avcı buna alışıktır ama, taraftar galibiyete sevinse de hemen her maçın son anlarına kadar resmen işkence çekiyor!

Dün yine aynısı oldu. Tatminkar bir oyun sergilenmesine rağmen net pozisyonlar değerlendirilemedi. Böyle olunca da rakip Göztepe ne kadar eski gücünde olmasa bile her an bir sürpriz gol yeme ihtimalini uzak tutmamak gerek. Nitekim maçın uzatma anlarında Uğurcan eski halini hatırlamış olacak ki mutlak bir gol şutunu köşeden çıkarıp galibiyete katkıda bulundu.

Trabzonspor skor ne kadar kısır olsa da hemen her maç üzerine koyarak oynuyor. Kazanıyor ve kazandıkça futbolcuların özgüvenlerini artıyor. Mesela dün takımda kötü oyuncu yoktu. Hemen her hattı ile daha uyumlu bir Trabzonspor izledik. Nwakaeme’nin, Ekuban’ın mutlak gollük şutları vardı ama, karşıda da İrfancan diye çok iyi genç bir kalecinin varlığını unutmamak gerek.

Dün bana göre Djanini de çok yeterli olmasa bile şimdiye kadar en etkili oyununu çıkardı. Golde katkısı büyüktü. Savunma tümüyle oyuna motive olmuştu. Hatalar yapsalar da maçın son dakikaları hariç rakibe pozisyon vermediler. İki Abdulkadir, Baker geçmişe göre daha canlı idiler. Baker belki de ilk kez ön liberoluğunun hakkını verdi.

Elbette bunlar yetmez ama, Abdullah Avcı ile bu takımın birkaç takviye ile daha da gelişeceğini söyleyebiliriz. 10 günlük ara bunun için bir fırsat olacaktır.

Sonuç olarak Trabzonspor bir korku tünelinden geçiyor. 7 - 8 hafta önce hiç umut yokken bu aşamaya gelmek sevindiricidir. Keşke bunu daha önce yapabilmiş olsalardı. Yani Abdullah Avcı’yı sezon başında bu takımın başına getirmiş olsalardı! Bu süreç için arada lastik patlayabilir. Bunu da normal kabul etmek gerekir. Şimdilik bekleyip, sabredeceğiz. Dünkü 3 puan can simidi oldu denebilir.

Göztepe ne geçen sezonki, ne de sezon başındaki takım… Kaleci İrfancan takımın farklı yenilgiden kurtaran isimdi. Halil eski gücünde değildi. Takım olarak düşüş içindeler. Bayağı sıkıntı çekecekler gibi… Hakem Cüneyt Çakır belki de en rahat maçlarından birini yönetti. İki takım oyuncuları da hem hakeme, hem birbirlerine karşı sayılı idiler. Böyle olunca hakem de sıkıntıya girmedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.