İşte bu.

İşte cesaret.

İşte öz güven.

Yok öyleydi.

Yok böyleydi.

Yok, arkadaşlarıma danışayım.

Yok, camia isterse olurum demeden…

Hiç evirmeden…

Hiç kıvırmadan vede gevelemeden Trabzonspor başkanlığına “Adayım” dedi.

Kimmi dedi?

Trabzon futboluna önemli hizmetleri ve katkıları olan Münir Koçhan dedi.

Koçhan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trabzonspor’a aday olduğunu açıkladı.

Adaylığını açıklayan Münir Koçhan’ı aradım.

Kendisine “Hayırdır nereden çıktı başkan adaylığı” diye sordum.

Münir Koçhan’ın bana telefonda aktardıklarını noktasına virgülüne dokunmadan aynen sizlere aktarıyorum.

“Öncelikle şunun altını iyi çizeyim,Allah’a şükür iş hayatım iyi gidiyor, yani batmadım, Trabzonspor’a birileri gibi kendimi kurtarmak , iş hayatımda avantaj sağlamak, gemilerimi yüzdürmek, ihale almak, Trabzonspor başkanlık makamını kullanmak, transferlerde abudik-gubidik yapmak için başkanlığa aday olmuyorum. Son dönemlerde Trabzonspor’a aday olup başkan olanların iş hayatlarını, ekonomik yapılarını bir irdeleyin bakalım nereye varacaksınız?”

Münir Koçhan’ın anlattıklarına bakılırsa, Koçhan kimseyi ayırt etmeden nalına da mıhınada vurduğunu görüyoruz.

Münir Koçhan konuşmasına şöyle devam etti: “Birkaç gün önce Hasan  Al sosyal medya hesabında Ağaoğlu’na birkaç soru sordu. Al’in sorduğu sorulara Ahmet Ağaoğlu’nun cevap verildiğini ben bir yerde göremedim. Belki gözden kaçmıştır. Alın sorduğu soruları ben buradan tekrar soruyorum.

1-Ahmet Ağaoğlu,başkan olduğunda şahsi olarak ne kadar borcu vardı?

2-Trabzonspor’un borcu ne kadardı?

3-Şuan Ahmet Ağaoğlu’nun şahsi borcu ne kadardır?

4-Trabzonspor’un borcu ne kadardır?

Ve devam ediyorum,  Al,  bu sorularının sonuna satılması gündemde olan Uğurcan Çakır ile ilgilide şu cümleyi kullandı. ”Bu sorular cevabını bulmadan Uğurcan’ın satışına onay verilmemelidir.”

Hasan Al’ın başkana yönelttiği  bu sorular sadece bana göre değil, camiaya göre çok anlam taşımaktadır.Evet başkandan bu sorulara cevap vermesini bekliyoruz.”

Belliki genel kurul kazanı bu kez çok ateşli kaynayacak.

Kaynayan kazanın ateşine odun atan bu kez  çok olacağa benziyor!

Hasan Al’ın gündeme getirdiği soruları ve Münir Koçhan’ın söylemlerinden daha şimdiden kazan fokur fokur kaynamaya başladı bile!

Hadi hayırlısı!

HERKESİN HAKKI AMA…

Önceki yazımda belirtmiştim,eğerki Trabzonspor başkanlığına aday olacak olanlar,adaylıklarından zaman içerisinden vazgeçmedikleri takdirde,Aralık’ta yapılacak genel kurul çok renkli fotoğraflara sahne olacağı gibi,aksiyonununda bolca olacağı kaçınılmaz gibi görünüyor.

Baksanıza Münir Koçhan ‘Adayım’ dedi.

Basketbol şubesinin eski başkanlarından olan AbişHopikoğlu çalışmalarına başladı bile.

Eski asbaşkanlardan Hayrettin Hacısalihoğlu camiada başkan adaylığı için yoklama çektiğini verdiği demeçlerde beyan etti.

Mevcut yönetimde başkan yardımcısıyken, Ahmet Ağaoğlu’yla şike süreci nedeniyle ters düşüp istifa eden Önder Bülbüloğluda yakın çevresiyle başkan adaylığı için istişareler yaptığını bilmeyen yok.

Şimdi diyeceksiniz ki,buda neydi iş işportayamı düştü?

Şimdi diyeceksinizki bu kadar başkan adayı olurmu?

Şimdi diyeceksinizki Trabzonspor’da her şey güllük gülistanlıkmı ki, herkes rahat bir şekilde aday olduğunu açıklayabiliyor.

Bir kere şu unutulmamalıdır.

Trabzonspor’a üye olup başkan adaylığı için o kriterleri taşıyan her üye demokrat hakkını kullanıp Trabzonspor’a başkan adayı olabilir.

Bunda bir sakınca yok.

Amma velakin şuda unutulmamalıdır ki, Trabzonspor sıradan bir lig takımı değildir.

Amatör takım ise hiçmi hiç değildir.

Yeri gelmişken buradan sorayım, birkaç ismi tenzih ediyorum mevcutta olanların yanında birkaç dönemdir Trabzonspor’un yönetim kurularında yöneticilik yapanlara  bir bakın, bırakın ligde olan takımlara yönetici yapmayı, amatör takımların hangisine onları yönetici olarak alıp o kardeşlerimize görev veririsiniz?

Sahi görev verirmisiniz?

Nasılsa o şunun çocuğu, şu onun kardeşi, bu onun ekibinden,onlar oy vermede bizlere lazım olur diye listeler yapılmıyormu?

Son yazdıklarım, ağır oldu ama şimdi zamanıdır diye de yazmak zorunda kaldım.

Üstüne alanlar alsın, yapacak bir şeyim yok!

Kısa ve öz.

Ayrıca net.

Trabzonspor’a başkan adayı olmayanı,

Trabzonspor’a yönetici olmayanı neredeyse dövecek hale gelindi!

Yani iş, yani Trabzonspor’da yönetici olmak bu kadar ucuzladı!

PAPATYA FALI AÇMAYA DEVAM

O kadar başkan adayı yazdık da,yönetim kurulu içerisinde aday olacak veya aday olmak için varyasyon yapanları unuturmuyuz!

Orada da başkanlık ve asbaşkanlık için ne papatya falları açılıyor!

Başkanlık ve asbaşkanlık rütbesini kapmak için herkes kendine göre senaryo yazmaya çalışıyor.

Peki ne oluyor yönetim kurulunun içerisinde,kimler aday olmak istiyor?

Bir kere mevcut başkan Ahmet Ağaoğlu aday gibi duruyor, Trabzon’da bazı isimlerle temas halinde olup adaylığı için yoklama çekiyor. Bunu bir kenara koyalım.

Yönetim kurulunun içerisinde yazılan ikinci senaryo ise şöyle; Ağaoğlu tekrar ’Adayım’ demezse yönetimde kendisine en yakın mesai arkadaşı olan Ertuğrul Doğan’ı başkanlığa aday göstereceği yüksek sesle seslendiriliyormuş.Yapılan  bu seslendirilmeyede kimse karşı çıkmıyormuş.  Karşı çıkmamalarının nedeni ise aman yönetimde olalımda kim başkan olursa olsundanmış!

Bir üçüncü senaryo ise Ahmet Ağaoğlu’nun aday olup başkan seçildiğinde, altı ay sonra sağlık nedenlerini öne sürüp, o sebepten ötürü  istifa edip yerine Ertuğrul Doğan’ı getirmesi düşünülüyormuş.

Tabi burada başkan adaylığı için ister-istemez  gözler Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp’e çevriliyor.

Öyle ya,Alp’inde isminin başkan adaylığı için geçtiğini bilmeyen duymayan kalmamıştır!

Ancak Alp cephesinde ne adayım nede aday olurum gibi bir söz bu güne kadar ne duyduk ne de aldık!

Bu kez adaylık konusunda bir şey alırız diye,Alp’in Yakın çevresine girdik, herkesin bu konuda ketum olduğunu gördük…

Demem oki,papatya falını açmaya devam edeceğiz.

Bakalım, ekim yada kasım ayına kadar papatya falında kimlerin ismi çıkacak?

***********

NE GEÇİYOR ELİNİZE?

Neden müdahil olunur?

Neden duru su bulandırılmaya çalışılır?

Neden ayrışma yapmak için tekere çomak sokulur?

Neden ayrıştırılır?

Neden karşı mahallenin iç işlerine karışılır?

Neden?

Neden üstünüze vazife olmayan işe balıklama girersiniz?

Tasası gamı kederi sizi mi aldı?

Bırakın adamlar kendi seçimini kendileri yapsınlar!

Size ne kardeşim?

Size ne?

Bırakın adamlar hür iradeleri ile kendi başkanları kendileri seçsinler!

Genel kurula Müdahil olmak zorunda mısınız?

O başkan adayı sizin kardeşiniz, sizin arkadaşınız da…

Diğer başkan adayı kim?

Yapmayın etmeyin, bunu her zaman her seçimde yapıyorsunuz, yapmaya da devam ediyorsunuz?

Allaha aşkına bırakın grupçuluk yapmayı.

Paylaşılamayan ne?

Paylaşamadığınız nedir?

İlla sizin adamınız mı olacak?

Bırakın TÜFAD seçimini yapsın, kim başkan olmuşsa herkes o başkanın etrafında bütünleşsin.

Var mı sevgili Cahit başkan bu yazdıklarımda bir kıble kaçığı?

Alooooo…

Alooooo

Sesüm gelir mi?

ASKF Başkanı Cahit Erdem ve olaya müdahil olanlara sesleniyorum.

Şehrin her tarafında taraf olduğunuz açık açık seslendiriliyor.

Bu seslendirilme hem sizi hem de kurumunuz yıpratıyor.

Haberiniz ola.

Unutmayınız sayın başkan ve arkadaşları “çalma kapımı çalarlar kapını.”

Unutmayınız “keser döner sap döner, bir gün gelir hesap döner”

Unutmayınız “Ne ekersen onu biçersin”

Unutmayınız “Bu gün bana yarın sana”

Bilmem anlata bildim mi?

Her iki başkan adayına başarılar diliyorum.

HANİ VERİMLİ TOPRAKTI?

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ne anlamlı sözler değil mi?

Dinlemeyi bir kenara bırakın, insan okuyunca bile bir tuhaf oluyor!

Mehmet Akif Ersoy’un bu şiiri ile neden başladım biliyor musunuz?

Şiirde tüylerimizi diken diken eden “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!” cümlesi geçiyor ya. Bu cümle bana Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın söylediği sözleri hatırlattı.

Hani ya Abdullah Avcı Trabzon futbolu için “futbolcu tarlası, verimli topraklar” demişti ya.

”Toprağı sıksan fışkıracak şüheda, toprağı sıksan fışkıracak futbolcu” çağrışımını bana getirdiği içindir ki sözlerde böyle bir karşılaştırma yaptım.

Peki Avcı bahsettiği verimli toprağı sıkabildi mi?

Sizi bilmem ama bana göre sıkamadı!

Görünen köy de, Avcı’nın sıktığı toprakta ne şüheda çıktı ne de bir tek futbolcu!

Böyle gitmesi halinde çıkacak gibi de değil.

O zaman “Allah Trabzonspor’un yardımcısı olsun”, demekten başka yapacak çok şeyimiz de yok.

HİÇ DE DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ DEĞİL!

Ön yargılıymışım!

Ortada hiçbir şey yokken eleştiriyormuşum!

Ne olur haksızlık etmeyin!

Durup dururken neden Ağaoğlu’nu eleştireyim?

Ağaoğlu’nun başkanlık yaptığı ilk dönemine bakın, yazdığım yazıları iyi irdeleyin , bir tane eleştiri bulabilir misiniz?

Eğriye eğri.

Doğruya doğru dedik.

Ya bu gün Ahmet Ağaoğlu’nun yönettiği Trabzonspor’a  bir bakın.

Ama iyi bakın!

Geçen sezonki transferleri masaya yatırın.

Nasıl alındıklarını iyi inceleyin.

Newton’la nasıl devam edildiğinin derinliklerine inin.

Yönetimsel olarak neler yaptığını araştırın.

Yemin billah ediyorum geçen sezondan beri kendisiyle ilgili yazdığım yazılarda fazlalık değil eksiklik olduğunu rahatlıkla göreceksiniz!

Yazmadığımız dünya kadar da konu var.

Bugün Ahmet Ağaoğlu var, yarın olmayacak.

Ya bırakıp giderken yaptığı tahribatı kim nasıl tolere edecek?

Biz bu pencereden baktığımız için Trabzonspor elbette Ahmet Ağaoğlu’nun yaptığı yanlışları dibine kadar yazacağız.

O kırılacak.

Bu üzülecek yazdıklarımızdan dolayı, hiç de önemli değil.

Aslolan Trabzonspor’dur.

Gerisi teferruattır.

AKLIMA MUKAYYET OL ALLAH’IM!

Ulan okuyunca deliresim geliyor!

Aklımızla alay mı ediyorlar?

Veya kendileri akıl tutulması mı yaşıyor!

Olacak şey değil delirmemek!

Genel Sekreter Ömer Efendi  Bey kardeşim, konuştu. Bakın ne demiş Efendi Bey kardeşim ”Avcı ile hedefleri yolunda fikirlerinin örtüştüğü, alt yapı için kendisinin bir şans olduğunu, birlikte önemli başarılar elde edeceğiz” dedi.

Ve devam etti Sağıroğlu Efendi Bey kardeşim: ”Avcı ile uyumlu çalışıyoruz”

Allah’ım sen aklıma mukayyet ol!

Daha dün yönetim kurulunda Avcı için oylama yapılırken Ömer Efendi Bey kardeşimin eli kaosa kalkan gurupta değil miydi?

O kaldırdığı elle Abdullah Avcı’yı oylamadı mı?

Ulan gel de söyleme  “Neyine güveneyim yalan dünya”

Doğrudur Efendi Bey kardeşim belki şunu diyebilir ”Dün dündür, bugün bugündür”

Hade burayı geçtik.

Abdullah Avcı’nın altyapı için bir şans olduğunu söylüyor.

Yahu kardeş, Abdullah Avcı ve senin kimler için şans olduğunu şimdi burada yazmak istemiyorum, zamanı gelince yazarım.

Altyapı için şans olan Avcı’nın altyapı için neler yaptığını anlatın da bizler de öğrenelim.

He ne dersin Ömer Efendi Bey kardeşim?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.