Geçen hafta kınalı kuzum ile yaptığım sohbet yemin billah gündem belirledi.

Eeee bizlerde boş yere kınalı kuzumuza methiyeler dizmiyoruz.

Kim ne derse desin güzel kınalı kuzumun hakkını asla ödeyemeyiz.

Bugüne değin bizlerin başını hiçbir zaman yere eğdirmemiştir.

Hiçbir zamanda altı doldurulmayacak iddialarla karşımıza gelmemiştir.

Getirdiği bütün bilgilerin dayanağı vardır.

O nedenle asla kınalı kuzumu kimseye yedirmem, kimsenin de onu kesmesine müsaade etmem.

Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Hoş gelmiş benim güzeller güzeli kınalı kuzum.

-Hoş gördük hoş bulduk…

Ne var ne yok kınalım, geçen hafta Gazeteciler Cemiyeti’ni yazdık, cemiyet üyelerinden onlarca telefon aldık.

-Var mı yazdıklarımızda bir hata, bir eksiklik bir yanlış?

Ne hatası ne eksiği kınalı kuzum, bilakis senin nezdinde herkes beni tebrik etti. Hatta şunu söylediler ‘kuzunuz az bile anlatmış cemiyet ile ilgili yazılanları sizlere…’

-Evet, üstadım, sizi bilmem ama benim adamım falan olmaz, neyse iş odur. Evirmem kıvırmam, zira bunları yapsam bana yakışmaz. Bakın konu cemiyetten açılmışken oradan devam edelim. Benim bildiğim daha önceki dönemlerde bir dönem başkanlık yapan, bir sonraki dönemde görevi ya yönetimden birisine bırakıyordu görevi ya da bir başkasına… Bu dönem ne oldu ki mevcut başkan ikinci kez devam etmek istiyor?

Kınalı kuzum yine derin konulara girdin?

-Ya üstadım girmeyeyim de ne yapayım? Yalan mı söylüyorum, bir de mevcut başkan için şunu söylüyorlar, ‘Cemiyeti baştan aşağıya yapmış, sorunlarını gidermiş…’ Ya kardeşim cemiyeti cebinden para ödeyerek mi yapmış? Sağ olsun Süleyman bakan, onun sayesinde yapılmış, bunu benim külahlıma anlatsınlar… Sonra sorunları çözmesini anlatıyorlar, önceki başkanlar demek ki basiretsizmişler ki sorun çözememişler ya da önceliği kendilerine ayırmışlar, cemiyeti kendileri için kullanmışlar. Önceki dönemlerin çok günahı var neyse oralara şimdi girmeyelim.

Güzel kuzum biz bu günlere bakalım.

-Anlatıyorum ya üstadım… Ağır ağabeyler var ya, bugünkü başkan onlara üst kurullarda görev verince, onlar da mevcut başkana övgüler diziyor.

Kim bu ağır ağabeyler? İsim ver, kimseyi töhmet altında bırakma.

-Kim olacak Murat Taşkın, Ergun Ata… İkisi şuan başkanı istediği gibi evirip çeviriyorlar.

Yapma benim güzel kuzum, bu iki isim seçimlerde bana destek verdiler, günahlarını alma onlar etliye sütlüye karışmazlar, uzaktan izlerler yapılanları…

-Yahu üstadım ben de bir şey demedim ki, adamlar işlerini götürüyorlar helal olsun.

Kınalı kuzum bu konuyu geçelim istersen…

-Asla geçmem üstadım, ip inceldiği yerden kopsun. Ben doğruları söylüyorum, ha senin bunlarla dostluğun var orası beni ilgilendirmez. Ben koymuşum o havaya…

Güzel kuzum koy da biraz da ahde vefa gösterelim ne dersin?

-Üstadım ben iş konusunda babamı bile tanımam. Bundan sonra iki gözüm ve kuzu kulağım cemiyetin üzerinde olacak. Bak cemiyetle ilgili proje dedik onlarca insan aradı. Başkan hangi projeleri yaptı, hangi projelerden ne alındı, nereye harcandı? Bunları açıklamalıdır.

Açıklamasa ben bu işin peşini bırakmayacağım, proje konusunda cemiyette neler konuşulduğunu herhalde başkanda biliyordur. Ağır olacak ama geçen hafta söylemiştim, iradesini kimseye vermesin başkan. Başkalarının güdümünde olmasın, onları da biliyoruz onları da anlatacağız. Hiçbir şey gizli kalmayacak.

Kınalı kuzum senin de benim gibi frenim patlamış…

-Fren mi patladı, balatamı sıyırdı bilmiyorum ben doğruları söylüyorum. Yine geçen hafta genel müdür ve danışmanlardan bahsetmiştim…

Bakınız yaptığım araştırmalarda genel müdür mü diyeyim, idari müdür mü diyeyim Nevzat Yılmaz abimiz var. Cemiyette kendisini sevmeyen yoktur. Onu da şöyle bağlamışlar, ‘sakın aday falan olma, ahan sana genel müdürlük’ Sorarım sizlere şu cemiyete başkanlık yapmak Nevzat Yılmaz’ın hakkı değil midir? Neden şuan görevde olanlar ‘abi gel sen başkan ol’ demiyorlar ona. Nevzat başkan hile bilmez, dubarayla da işi olmaz, projelerle hiç uğraşmaz, cemiyeti adam gibi yönetir ama Nevzat Yılmaz’ı istemezler. Neymiş? ‘o yapamazmış’

Vallahi önceki başkanların ve şimdiki mevcut başkanın yaptığı yerde Nevzat başkan babalar gibi yapar gazeteciler cemiyet başkanlığını.

Sahi güzel kuzum neden yapmıyorlar, neden teklif etmiyorlar Nevzat Yılmaz’a başkanlığı?

-Ne bileyim üstadım, aslında hakkı, hadi mevcut yönetim ve Yılmaz’ın etrafındakilerin samimiyetlerini görelim. Kalkıp desinler ki ‘abi gel sen başımıza geç şu duvarda senin resmin de başkan olarak asılsın’ Bunu diyebilirler mi? Hadi samimiyetlerini görelim. Sorarım sizlere Nevzat Yılmaz’ın dokunmadığı bir kimse kalmış mıdır gazeteciler cemiyetinde?

Belki de başkanlık teklifini yaparlar he kınalı kuzum?

-Ya güldürme beni üstadım… Mevcutlar yani başkan dahil yönetimden bazıları, baş danışman ve danışmanlar kurulunun cemiyeti nasıl kullandıklarını ben bugün sizlere anlatmayayım da sonra anlatırım. O zaman millette öğrenir.

Çok iddialısın kınalı kuzum!

-Aynen öyle üstadım, geçirmişler cemiyeti ellerine istedikleri ciriti atıyorlar. Sanki millet bunları bilmiyor. Dedim ya bundan sonra karargahımı gazeteciler cemiyetine kuracağım..

Neyse kınalı kuzum dönelim Trabzonspor’a...

-Doğru diyorsun da nasıl dönelim? Aslında alt yapıyla ilgili bir şeyler yazacaktık. Çok önemliydi ama şu an piyasada Trabzonspor yönetiminde olacak bazı isimler dolaşıyor onlara değinelim. Daha önce babalar ve oğullarını yazmıştık. Bu proje hayata geçecek… Yani babalarından sonra oğullar Trabzonspor’da görev alacak. Ha ‘olur mu?’ derseniz ben de ‘neden olasın?’ derim sizlere ama yine de şunu söyleyeyim. Şampiyonluğa giden bir sezonda oğullar için erken diyorum…

Kınalı kuzum birileri olacaksa onlarda olsun ne olur?

-Vallahi üstadım ben bir şey demiyorum ama henüz onlar için erken diyorum. Yedek yöneticilikle başlayabilirler. Benim burada aklıma takılan tek şey var o da Zeyyat Kafkas’ın tekrar yönetici yapılması. Daha önceki dönemde Kafkas ismi siyasi irade tarafından çizilmemiş miydi? Anlayacağınız kabul görmemişti. Bugün aldığım bilgilere göre Zeyyat Kafkas’a yeni yönetimde Asbaşkanlık görevi verilecekmiş. Yahu kardeşim aylardır kulübün her şeyi ile Genel Sekreter Ömer Sağıroğlu ilgilenmektedir. Bunu da sağır sultan biliyor. Asbaşkan olacaksa Ömer Sağıroğlu olmalıdır. Sağıroğlu işin içerisinden gelmedir, futbolcunun dilinden de anlar derdinden de… Sonra iki dönemdir genel sekreterlik yapmaktadır, kulübün her işlevine hakimdir. Sağıroğlu’ndan daha iyi asbaşkan kim olabilir? Mesaisini de gece-gündüz veriyordur, başkaları gibi işin havasında, cakasında da değildir. Bana göre asbaşkan banko Ömer Sağıroğlu olmalıdır. Zeyyat bey asbaşkan yapılırsa Ömer Sağıroğlu’na büyük haksızlık yapılır diye düşünüyorum.

Kınalı kuzum bu bilgi kesin mi ki böyle konuşuyorsun…

-Ne yalan söyleyeyim, bilgi kaynağım sağlamdır. Bir de Zeyyat beyin gözü hep önemli mevkilerdedir, Trabzonspor’da ne zaman görev alsa hedefi hep önemli koltuklar olmuştur.

Dur bakalım kınalı kuzum seçime daha var, bu köprünün altından çok daha sular akar.

-Doğru diyorsun üstadım da ben bu işin peşini bırakmayacağım…

Bırakma kınalı kuzum, ben de seninle beraberim, diğer isimleri de bir değerlendirelim.

-Araştırıyorum ama şunu belirteyim alt yapı işini daha savsaklamayalım, orada dönen dönme dolapları kamuoyuyla paylaşalım.

Tamam kınalı kuzum söz bir dahaki yazımızın konusu alt yapı olsun.

-O zaman bana hadi eyvallah.

Güle güle kınalı güzel kuzum.

Dip not; Buldog köpeğim kuzumun takibin de, en son Kuzum Buldog’u, Büyük şehir belediyesine bağlı hayvanat barınağında görmüş, bakalım onunla ilgili ne getirecek bizlere?

NE YAPAR, İCRAATLARI NEDİR?

Ne kurullarmış da haberimiz yokmuş!

Baksanıza o kurullara girmek için millet neredeyse birbirini kıracak!

Daha düne kadar varlıklarından kimsenin haberi yoktu.

Bugün ise iki adaylı seçime girilecek duruma getirildi.

Müze ve Arşiv Kurulu’nun seçimi ilk kez bu kadar öne çıktı.

Mevut başkan Mehmet Salih Uzun ile başkanlığa aday olan Osman Can seçimi alabilmek için var güçleriyle sahada çalışmaya başladılar bile...

Sahi Müze ve Arşiv Kurulu’nda bizim ve genel kurul üyelerinin bilmediği ne var?

Kurulun gücü nedir?

Ne yapar?                                                                                    

İcraatları nedir?

Yönetim kuruluna mı bağlıdır?

Yoksa özerk midir?

Ya da kurulu önemli kılan özellikleri nedir?

Öyle ya bugüne kadar adı-sanı, ismi-cismi çok önde olamayan kurala bugün neden insanlar talip oluyor?

ONUN ADAMINA, BUNUN ADAMINA BAKILMAMALIDIR

Aslında bu gibi kurullara eski yöneticilerden bir-iki isim koyulsa daha güzel olmaz mı?

En azından o eski yöneticiler onure edilmiş olurlar.

Mesela eskiden bir-iki dönem yöneticilik icra etmiş olanlara görev verilebilir.

Nasıl ki divan kurulu eski yöneticiler ile birlikte divan kurulu üyeliğini kazananlar harmanlanıp divan kurulu yönetimi oluşturuluyorsa diğer kurullarda da bu yapılabilir.

Trabzonspor’a ekonomik anlamda zamanında önemli katkıları olan Kenan Sönmez neden bir kurulda değerlendirilmez?

Adam yöneticilik yaptığı dönemlerde Trabzonspor’a işinden, aşından vermiş. Her nedense kimsenin aklına gelip ‘haydeyin Sönmez’in kapısını çalalım’ demiyor!

Nedendir acaba?

Ahde vefa yok mudur bu gibi işlerde?

Sadece Kenan Sönmez’in mi kapısı çalınmalı?

Tabi ki hayır, Sönmez gibi onlarcası var Trabzonspor’da.

Burada bana göre sık eleyip ince dokunmalıdır.

Onun adamı, bunun adamına bakılmamalıdır.

KAZINIYOR MU ONA BAKIN!

Önemli olan kazanmak…

Tamam, burada bir sıkıntı yok.

Amma velakin kim istemez ki kazanırken de iyi oyun oynanmasını?

Maalesef bu olmuyor Trabzonspor’da.

Bir gerçek var o da Trabzonspor’un iyi oynamadığı.

Bir gerçek var o da Trabzonspor’un bireysel oyuncuların yetenekleriyle kazandığı.

Bir gerçek var sistemsiz oynaması.

Bir gerçek var o da Trabzonspor’un birlikte oynamaması.

Ancak bir gerçek daha var o da Trabzonspor’un her şeye rağmen kazanması ve açık puan farkıyla lider olması.

O nedenle iyi futbol konusunda fazla ayrıntıya girmeye de gerek yok.

Yapmamız gereken mi?

Masamıza ne koyulursa gidilen bu yolda onu yemekten başka çaremizin olmadığını bilmek…