KINALI KUZUM’DAN “YALANCISIN İNANAMAM OSMAN AĞA”TÜRKÜSÜ

 

 

Ortalık toz duman olunca…

Veya ortalığı tozu dumana katanlar olunca yine her zaman olduğu gibi iş benim Kınalı Kuzum’a düşüyor.

Haliyle bizler de kınalı kuzumu göreve çağırıyoruz.

Var olsun Kınalı Kuzum ne görev verirsem hiç sıkıntı etmeden aldığı her görevi harfiyen yerine getiriyor.

Bir kez daha Kınalı Kuzum ile gurur duyuyorum.

Geçen hafta Kınalı Kuzum ile yoğun bir mesai yapmıştık.

O yaptığımız yoğun mesaide bizim mahallede yaşanan ve yaşanmakta olan konuları masaya yatırmıştık.

Ve masaya yatırdığımız konuları güzel kuzum araştırıp yeni bilgilerle bizlere getirdi.

Bakalım Kınalı Kuzum ne getirmiş bizlere?

Hoş geldin güzel kuzum

-Hoş gördük üstadım.

Güzel kuzum lagara lugara yapmadan hemencecik masaya yatırdığımız konulara girelim.

-Olsun üstadım, önce Trabzonspor’da medya birim değişikliğinde yaşananları, konuşulanları bir anlatayım...

Bak Kınalı Kuzum ne varsa kitabın ortasından anlat, hiçbir şeyi yarım bırakmayalım. Herkes bizden yazacaklarımızı bekliyor, hayal kırıklığı yaşatmayalım okuyucularımıza…

-Eyvallah üstadım, ben her zaman kitabın ortasından konuşurum. Biliyorsun benim hiçbir konuda hatırım olmaz. Oymuş, buymuş da bakmam ne varsa yazarım.

Sağol benim güzel kuzum, biliyorum senin öyle bir kimliğe sahip olduğunu.

-Üstadım, Murat Taşkın medya biriminin başına Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Şimdi ise kadrosunu oluşturmaya çalışıyor.

Ne kadrosu oluşturuyor Kınalı Kuzum, medya biriminde çalışanlar o işi kotaramıyorlar mı?

-Kotarmaz olurlar mı üstadım… Hepsi teknolojiyi yemiş yutmuş arkadaşlar. Taşkın’ın alacağı veya ismi geçenlerin teknolojiyle yakından uzaktan ilgilisi var mı?

Mesela Kınalı Kuzum?

-Haluk Ayyıldız, Genel Koordinatör Yardımcısı olarak başlayacakmış medya biriminde.

Eeee ne yapacakmış orada?

-Üstadım sıkıntı da burada… Haluk arkadaşımız ununu elemiş, eleğini asmış, adam emekli olmuş. Şimdi cemiyette Kırıkkale Tüfeği’yle nöbet tutuyor. Birisi kendisine iş teklifi getirsin diye. Hatta zaman zaman bir yerde işe başlamak için araya adam soktuğunu da iyi biliyorum. Murat Taşkın başa gelince, Haluk Ayyıldız otomatik olarak devreye girmiş.

Kınalı Kuzum anlattıklarında bir sıkıntı yok değil mi?

-Üstadım moralimi demoralize ediyorsun, bana inanmıyor musun? Haluk kardeşimiz orada burada kapı arkalarında ‘bana teklif getirdiler, düşünme süresi istedim onlardan’ diyormuş. Güler misin ağlar mısın… Yahu Murat Taşkın henüz göreve başlamadan iş kotarılmış hem de Tanjant Karakullukçu Apartmanı’nda. Kim ne anlatıyor, Haluk Ayyıldız’ın ne özelliği var? Ahan buradan soruyorum… Birisi bir özelliğini çıksın söylesin bana… Unutuyordum önemli bir özelliği var… O da şimdilik ben de kalsın.

Kınalı Kuzum yine freni patlattın!

-Üstadım ne freni patlaması söylediklerim yalan mı? Haluk Ayyıldız işe başlamasıyla birlikte Trabzonspor’dan maaş almaktan başka ne yapacak? Dedik ya teknoloji diye… Şu an çark böyle dönüyor.

Güzel kuzum Haluk Ayyıldız’ın üzerine fazla gidiyorsun. Sadece Haluk Ayyıldız mı?

-Üstadım neden başka birileri değil de Haluk Ayyıldız… Bizim bilmediğimiz ne var? Murat Taşkın’ın buna cevap vermesi lazım. Bakın Murat Taşkın’a sözüm yok ama kuracak olduğu ekibe çok olacak. Çünkü liyakatli genç bir ekip kurmuyor. Sonra içeride çalışan onlarca insan var. Bu isimleri aldıklarında onlar ne yapacak? Kısacası bu konuda kazanı sürekli kaynatacağız. Yok öyle onun adamı, bunun adamı… Kimin nereye nasıl geldiğini ben çok iyi biliyorum…

Güzel kuzum biraz zamana ihtiyaç var fotoğrafı görmek lazım.

-Üstadım fotoğraf belli kimse kimseyi kandırmasın. Zaman diyorsun da ne zamanı? Bir de senin Ali dayının ismi geçiyor...

Ali Savaş dayım mı?

-Aynen öyle Ali Savaş olsa hadi yine bir şey söylenmez adamın üreticiliği var, adam proje adamı… Adam yol haritacısı, adamda ne ararsan var…

Güzel kuzum onları biliyoruz Ali Savaş dayımın ismi sadece Trabzonspor için mi geçiyor?

-Üstadım Trabzon Üniversitesi için de geçiyor, Murat Taşkın’dan boşalan Ticaret Borsası için de geçiyor. Bilmeyenlere hatırlatalım Ticaret Borsası Başkanı Eyüp Ergan, Ali Savaş ile İl Genel Meclisi’nde beraber çalıştılar, ayrıca iyi dostturlar.

Ne o Kınalı Kuzum, Ali dayım rüşvete mi bağladı seni, habire onu övüyorsun?

-Üstadım biz olanları söylüyoruz… Ali Savaş’ın ismi birde Büyükşehir Belediyesi için geçiyor ama olur mu olmaz mı onu ben bilemem.

Kınalı kuzum Ali dayım yetenekli ve özellikli adamdır ancak onunda kıble kaçıkları vardır. Yiğidi öldür hakkını teslim et, ismi geçtiği kurumları Ali dayım uçurur… Çok adam alacağına bir tek Ali dayımı al yeter de artar bile...

-Üstadım bunu gel de millete anlat… Neyse Trabzonspor’un medya birimini takip etmeye devam edeceğiz. Biz biraz da Trabzon Gazeteciler Cemiyeti ile ilgili yaşananlara değinelim.

Allah Allah nereden nereye geldik Kınalı Kuzum?

-Üstadım yalandan yere atıp tutan meşhur sahte klavye kabadayısı var. Ona Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sosyal medyasında bir gönderme yaptı…

Kınalı Kuzum konuya yabancıyım biraz daha açar mısın?

-Üstadım, bu sahte ve çakma klavye kabadayısı var ya, yine aklınca suyu bulandırmak istiyor. Cemiyet Başkanı Ersen Küçük’e önce sosyal medya hesabından bel altı vurmaya çalıştı, sonrasında Ersen başkan kendi sosyal medya hesabından “Çakma AK Partili kaşınma… Trabzon’da herkes seni tanıyor. Haddini aşma…” yazınca çakma klavye kabadayısı her zaman olduğu gibi yine kıvırıp olayı farklı bir boyuta taşımaya çalıştı.

Kınalı Kuzum kim bu çakma klavye kabadayısı AK Partilimi?

-Üstadım güldürme beni, sanki sen bilmiyorsun kim olduğunu! Senin müptezelin bu klavye kabadayısı... Bu müptezel, çakma klavye kabadayısı belediyede çalışan hanım kızımıza cemiyet ödül vermeyince, başkanın vurguladığı gibi çakma AK Partili cemiyet yönetimine o zamandan beri sarmaya başlamış ve kendi sosyal medya hesabından aklınca başkana vurmaya başlamış!

Kınalı Kuzum beni işin içerisine çekme? Ne müptezeli ne çakma AK Partilisi?

-Üstadım işin içerisine çekilmekle ne alakan var? Anlatıyorum konuyu sana, başkanın söylediği gibi çakma AK Partili, şimdi de hanım kızımıza baskı kurarak cemiyetin düzenlediği turnuvaya müdahale ettirmiş!

Ulan ne işe kaldık Kınalı Kuzum… Yahu adam işi gücü bırakmış uğraştığı şeylere bakar mısınız! Adam adeta civa gibi elde tutulmuyor!

-Üstadım yeri gelmişken sana şunu söyleyeyim. Sen neden anılarını yazmıyorsun, yaz bir kitap ne olacak? Yemin billah kitabın satış rekorları kırar. Ne yaşanmışlıklar ne anılar vardır sende!

Kınalı Kuzum iş çıkarma, gaza da verme beni. Daha düne kadar şahit olduklarım var… Telefonumun hafızası yerinde, onları yazdırma bana. Bir de şu sözü kimse unutmasın, “Ne ekersen onu biçeceksin” bu kuraldır...

-Üstadım sana da üzülüyorum kimlere destek oldun, kimlerin bir yere gelmesi için neler yaptığının hepsini biliyorum… Hepsi arkandan hançerledi seni.

Boş ver güzel kuzum bak biz dimdik ayaktayız… Belki kısa zamanda arkadan hançerleyenler kazandı ama zaman içerisinde bizler kazanacağız bunu da bir yerine yaz. Hep birlikte yaşar görürüz inşallah,,,

-Ben ne yazayım üstadım yazacak olanlar yazsın. Neyse konuyu dağıtmayalım, hanım kızımızın yüzünden yaşananlara bakar mısın… Keşke cemiyet ödülü verseydi bu hanım kızımıza. Duyduğuma göre hanım kızımız çalıştığı kurumda da esip gürlüyormuş…Hanım kızımızın çalıştığı kuruma ansızın gitmeyi düşünüyorum, orada da malzeme boldur ! Ben yine de bugün ki yazımızı moral olsun diye yazımızı şöyle bitirmek istiyorum…

Sabah olsun çarsıya giderim

Sabahlara dayanamam Osman Ağa

Yalancısın inanamam Osman Ağa…

Eyvallah benim güzel kuzum hadi sana güle güle...

 

 

 

ETKİLİ BİR YOL GÖSTERİCİDİR

 

Kendisi belki mecliste partisiyle değil ama bana göre İYİ Parti’nin en önemli siyasi figürlerinden (Mihenk taşlarından) birisidir.

Siyasette kullandığı üslup…

‘Bana mısın’ diyen siyasetçilerden inanın daha etkili ve yol göstericidir.

Zira Kuleyin’i sosyal medya hesaplarından takip ederseniz bunu çok rahat gözlemleyebilirsiniz.

İYİ Parti GİK üyesi Şükrü Kuleyin de öyle bir enerji...

Öyle bir sinerji var ki, bu sinerji ve enerjisini partisi için kullanmaktan asla imtina etmez, bugüne değin de etmemiştir.

Aynı zamanda İYİ Parti Kurucu üyesi olan Şükrü Kuleyin, parti kurulduğundan beri genel başkanlık makamına da çok yakındır.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener tarafından da kabul görüp sevilen Kuleyin, yaklaşan genel seçimlerde partisinin saha çalışmalarında önemli isimlerinden birisi olması kaçınılmazdır.

Siyaset ve sporda ele-avuca sığmaz bir kişiliğe, kimliğe sahip olan Şükrü Kuleyin’in dokundukları kendisinden kolay kolay kopamaz.

Kısacası Kuleyin çok çok iyi huylu müthiş bir virüstür.

Virüs olarak Girdiği yerde önce sevgiyi, saygıyı tesis eder, sonrada gönülleri zapt eder…

Bir siyasetçide aranan en önemli özelliklerinden birisi “İkna yeteneği” dir.

‘İkna yeteneğinden mi bahsettiniz?’  hemen söyleyeyim Şükrü Kuleyin de kimsede olmadığı kadar fazlasıyla mevcuttur.

Kısacası çok çok özellikli bir kişidir Şükrü Kuleyin.

Son söz, Trabzonspor’a söz ettirmeyecek kadar da Trabzonsporludur.

 

 

 

 

YA İKİSİDE OLMASAYDI

 

İyi ki varlar.

Ya olmasaydılar!

Ya onlar da işin havasında, çakasında olsaydılar.

Veya bir başkaları gibi işin havasını, çakasını atmak için fotoğraf çektirip paylaşma yarışı içerisine girseydiler ne olacaktı?

Para lazım olacak Ertuğrul Doğan’ın kapısı çalınacak.

Transfer yapılacak yine Ertuğrul Doğan’dan hamle beklenecek.

Kulübün başka işleri hallolacak bu kez Şemsetdin Hancı devreye sokulacak…

Dedim ya iyi ki varlar.

Yoksa “yandı keten helva”

Şimdi böyle yazdım diye birileri mutlaka alınganlık gösterecektir!

Benim için hiç de önemli değil alınganlık göstermeleri.

Sonra kim ne gösterirse göstersin?

Sorarım alınganlık göstereceklere “Görünen köy klavuz ister mi?”

Çanta taşımayla…

Yağcılık yapmayla…

Maaş almayla…

Fotoğraf çektirmeyle…

Yöneticilik yapılmıyor…

Hele de Trabzonspor’da…

 

 

 

EMİCEM SEN BENİ SEVİRMİSİN?

 

Emice onu bunu bırak!

Var mısın eteğimizdeki taşları dökmeye!

Seni bilmem ama eteğimdeki taşları ben zamanı gelince dökeceğim ...

Şimdiden haber vereyim sana!

Yarın kızmaca darılmaca yok!

Diyorsun ya…

O beni sevmiyormuş!

Diğeri hiç hazlanmıyormuş!

Emicem hani ya Kurtlar Vadisi dizisinde Zaza dayı vardı ya, o Zaza dayı ne diyordu dizide? “Memati sen beni sevirmisin?”

Sahi Emicem, “Sen beni sevirmisin?”

Bak doğruyu söyle!

Ben seni çok sevirem, sevmeye de devam edeceğim karayağız Emicem!

Bakıp göreceksin benim sevmem ne benzeyecek diğerlerinin sevmesine!

 

HANGİSİ BAŞARILI?

 

Hep birlikte gelin bir şeytanın avukatlığını yapalım.

Peşinen söyleyeyim şahsım Ünal Karaman’ın teknik adamlığını hiç beğenmemiştir.

Trabzonspor’u çalıştırdığı süreç içerisinde kimi zaman oldu eleştirdim kimi zaman oldu hakkını teslim ettim.

Karaman’ın nasıl şartlarda teknik adamlık yaptığına hepimiz şahidiz.

Transfer tahtası kapanmış, Trabzonspor transfer yapamıyor, Onur ve Burak kadro dışı bırakılmış.

Yani Ünal hocanın elinde hiçbir şey kalmadığı gibi eksikleri de tamamlayamıyordu.

Alt yapıdan Yusuf, Abdülkadir’ler, Uğurcan ve Hüseyin gelmişti.

Bu oyuncularla ligde mücadele etmeye başlamıştı.

Hatta daha ileri gidersek alt yapıdan gelen genç oyuncular içinde “Bu bebelerle mi ligde mücadele edeceğim” demişti.

Bebeler dediği oyuncularla Ünal Karaman takımını müthiş oynatıyordu.

O dönemde Trabzonspor’un ne oynadığını biliyor ona göre yorumlarımızı yapıyorduk.

Demem o ki Konyaspor maçına kadar Trabzonspor bütün taraftarları ortaya koyduğu oyunla haz verip mutlu ediyordu.

Nokta.

Gelelim bugüne Abdullah Avcı 3 oyuncu istedi, yetmedi 6-7 oyuncu daha alındı, bu da yetmedi 10-12 oyuncuyla transfer tamamlandı.

Şu an her şey ortada açık bir şekilde görülmekte.

Oynanan oyun da alınan futbolcular da!

O zaman soralım… Abdullah Avcı’nın Ünal hocadan farklı ne? Ne özelliği var ki, ‘büyük hoca, başarılı hoca’ söyleniyor kendisine.