Zaman zaman anket firmalarının tahminlerinde yanıldığı gibi Kınalı Kuzum da yanılmaktadır.

Mesela güzel kuzum, Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde Suat Hacısalihoğlu’nu seçimin favorisi olarak ilan etmişti.

Erkut Çelebi’ye hiç şans tanımamıştı.

Cumartesi günü yapılan seçimde Erkut Çelebi ezici bir çoğunlukla ipi göğüsleyen başkan oldu.

Yani sandıktan yani guruplardan çıkan 50 delegeyi Erkut Celebi aldı 29 delege ise Suat Hacısalihoğlu’nun oldu.

Kınalı Kuzum yaptığı seçim çalışmalarında bunun tam tersi bilgi vermişti bizlere.

Demek oluyor ki Kınalı Kuzum da zaman zaman yanılabiliyor.

Neyse fazla teferruata girmeden Kınalı Kuzum ile muhabbetimize devam edelim.

Hoş geldin güzel kuzum.

-Hoş gördük Üstadım.

Kınalı Kuzum, Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde yanıldın, söylediğinin tam aksine bir sonuç çıktı.

-Üstadım ben asla yanılmadım ve yanılmam...

Allah Allah Kınalı Kuzum işte sonuçlar meydanda.

-Üstadım sonuçlarda sıkıntı yok, seçimde çıkan sonucu iyi irdele, bak bir-iki oyla kaybedilen guruplar var. Buradan anlaşılacağı üzre Suat başkan ve ekibi tam saha çalışması yapamamışlar. Biz çalıştıklarını gözlemliyorduk, demek ki yeterli çalışmamışlar. Allah var Erkut Celebi ve ekibi iyi organize olup iyi çalıştı.

Neyse güzel kuzum kazanana ‘hayırlı olsun’ kaybedenlere ‘geçmiş olsun’ diyelim.

-Üstadım iş henüz bitmemiş, pazarlıklar yapılıyor Meclis Başkanlığı için. Ayrıca kulisler atılıyor… Bir de Türkay Gümüş’ün kendi sosyal medya hesabında paylaştığı bir yazı var onu okudun mu?

Okudum güzel kuzum… Gümüş der ki Erkut Celebi herkesi kucaklamalı ayrıca Suat Başkan’a Meclis Başkanlığı teklifi getirmeli…

-Üstadım bu sence olur mu? Bence olmaz… Erkut Celebi yola çıkarken Meclis Başkanlığı için verdiği sözler var. Sonra arkasında bir ekip var o ekiple bu yolları yürüdü. Böyle bir hamlenin ekibi tarafından olumlu karşılanması mümkün olabilir mi?

Kınalı Kuzum burada sana katılıyorum, Gümüş biraz üst perdeden yazmış. Biliyorsun KTÜ Rektörü Hamdullah Çuvalcı, Türkay Gümüş ve Erkut Celebi bir ekiptirler. Bu üç isim Almanya’da da birlikte eğitimlerine devam ettiler. Yani ön lisans yaptılar.

-Üstadım, şunun da altını çizmek lazım Türkay Gümüş bir şey yazıyorsa altı mutlaka doludur. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, bekleyip görelim bakalım neler olacak?

Güzel Kuzum her şeye rağmen bizler işimizi yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. O kazanmış, bu kazanmış bizim için hiç de önemli değil. Bizim için önemli olan Trabzon’dur bizim için önemli olan Ticaret ve Sanayi Odası’nın göstereceği performanstır.

-Üstadım burada harfiyen söylediklerine katılıyorum. Hiçbir sıkıntı yok söylediklerinde. Ben de zaten bu pencereden bakıyorum konuya. Verilen sözlerin, ortaya koyulan projelerin takipçisi olacağız…

Güzel kuzum, hayırlı olsun temennisinde bulunduk, bir başka konuya geçelim.

-Geçelim benim sevgili üstadım… Üstadım, zamanı değil ama geçen hafta senin eski köpeğin buldog için kulağıma o kadar kötü şeyler geldi ki?

Yahu Kınalı Kuzum, durup dururken nereden çıkardın bu buldog köpeğim? Bizleri bırakıp terki diyar etmişti buraları. Ne oldu nerede görüldü? Yine olur olmaz bir işler mi yaptı?

-Üstadım, senin buldog köpeğin sürekli dürüstlükten, haktan hukuktan bahsedip dururdu...

Evet ne olmuş güzel kuzum, buldog köpeğim yanlış bir şey mi yapmış.

_Üstadım buldog köpeğin senin kapından ayrılmadan önce öyle abudik gubidik işlere bulaştı ki, sana hep farklı yüzünü göstermiş demek ki.

İlahi kuzum eveleyip geveleme, ağzındaki baklayı çıkar.

-Üstadım ne evelemesi gevelemesi, buldog köpeğin tam bir kan emici çıktı…

Kınalı Kuzum, Buldoğ köpeğim vampir rolüne mi soyundu, bunu mu kastediyorsun, kimin kanını emmiş?

-Üstadım, kan emici diyorsak hani teşbihte hata olmaz deriz ya, biz o pencereden bakıyoruz. Geçenlerde buldog köpeğinin çok yakın bir arkadaşına hayvan barınağında rastladım...

Kınalı Kuzum senin ne işin var hayvan barınağında?

-Sevgili Üstadım ben kuzu değil miyim? Kuzu hayvan değil midir? Gittim işte o, zamanında birlikte yaylarda, kırlarda gezdiğim arkadaşlarımı ziyarete. Ne var bunda?

Güzel kuzum bir şey yokta, olayı getirdin nerelere bağladın? Ben buldog köpeğimi unutmuştum, onunla daha işim olmaz. Yani kapıma daha bağlamam buldoğumu?

-Haklısın Üstadım, işte ilk sahibi sen olunca, buldoğu görenler veya ne yaptığını bilenler seni bulmazlarsa beni buluyorlar.

Güzel kuzum konuya gelelim.

-Üstadım ben çok iyi biliyorum sen buldog köpeğini çok iyi bakıyordun. Kendisini hayvan barınağına bırakırken bile veterinerlerden faydalansın diye kendisine hayvanlara uygulanan sigortadan yaptırmıştın. Bu senin buldog senden ayrıldıktan sonra kendisini hayvanlara uygulanan sigortadan düşürmüş. Hal böyle olunca da veterinerlerden faydalanamıyormuş. Ama gizli gizli Ortahisar Belediyesi’ne ait Beşirli’deki hayvan bakım evinden hizmet alıyormuş. Üstelik aylık erzağını da gizli gizli oradan temin ediyormuş...

Kınalı Kuzum neden gizli gizli?

-Üstadım hakkı olmamasına rağmen işini gizli görüyormuş ama en sonunda yakayı ele vermiş. Her şeyi yüzüne gözüne bulaştırmış. Oradan da kovulmuş.

Kınalı Kuzum, buldog köpeğim bu kadar mı düştü, işi gücü hep film mi olmuş? Vay be üzüldüm köpeğime. Biz nasıl bakıyorduk kendisini? Bir eli yağda bir eli balda, günde üç öğün yemek veriyorduk. Yetmedi komşudan alıp veriyorduk. O da yetmedi devletin bizlere tanıdığı imkanları kendisine sunuyorduk. Vay be Allah kimseyi buldog köpeğimin durumuna düşürmesin.

-Üstadım hani bir türkü var ya, “Kendim ettim kendim buldum” diye… Senin buldog da türküdeki gibi oldu, kendi etti…

Öyle deme benim güzel kuzum, ne şirin köpekti, ne uysaldı? Biraz şizofrenliği vardı ama onu da idare ediyorduk. Bir daha öyle köpek bulamadım. Zaten buldoğumdan başka köpeği de kabul etmem. Biliyorsun buldogdan sonra bir iki köpek almıştık ama olmadı. Onlarla yapamadık onları da sahiplerine geri teslim ettik. Ne biliyim ki bundan sonra bir köpek daha alırım.

-Üstadım yerden göğe kadar haklısın, buldog köpeğinin yerini hiçbir köpek tutamaz. Ne yapalım başka konulara devam edelim mi?

Yazı çok uzadı güzel kuzum, diğer konuları başka zamana bırakalım.

-Olsun be Üstadım hiç sıkıntı değil, diğer konularda önemliydi ama..

Güzel kuzum günler bitmiyor ya yazarız… Bak benim Kınalı Kuzum, şunun altını çizelim, buldog köpeğimle ilgili yaşadığımız bir konuyu okuyucularımızla paylaştık. Burada kimseyi kastetmedik, kimseyi hedefe koymadık. Bir kere bu böyle biline, şimdi çıkar birileri öküzün altında buzak aramaya çalışırlar biz buradan uyarımızı yapalım.

-Üstadım doğru diyorsun, şimdi kalkar birisi der ki, bunu bana yazdı, burada şunu kastetti. Sana acıyorum, köpeğinle ilgili bir şey yazacak olsan, hemen birileri dedikodusunu yapıyor. Boş ver seni bilen biliyor.

Kınalı Kuzum biz uyarımızı yapalım da kim ne bilirse bilsin.

Hadi sana güle güle.

İYİKİ VARLAR

Pazar günü yine Söğütlü Fatih Camii’nin çay ocağındaydık.

Bu kez sohbet ekibimiz bir önceki ekibimizden daha fazlaydı.

Yine de bu kadar kalabalık olmamıza rağmen ekip başı irfan Kani Bayram (namı değer Canko) abimizdi.

Malumunuz Canko abimizle bir araya geldiğimizde  konu mecburen Trabzonspor olmaktadır.

Canko abi bana dönerek ‘bu kez beni konuşturma Hacı Zeki Bayram ile Hacı Zeki Hayırlıoğlu konuşsun’ dedi.

Ben de kendisine Sezon Aksu’nun hit olmuş parçasıyla cevap verdim.

Kendimden kaçak

Yarim keskin bıçak

Nerde bende o yürek

Yardan cayacak

İki hacı Zeki’ye bu sözleri uyarlarsak…

Kendimden kaçak

Trabzonspor keskin bıçak

Nerde bizde o yürek

Trabzonspor’dan konuşacak…

Demem o ki konuşmak yine Canko abimize kaldı!

Canko abi önce ‘ıh’ etti sonra ‘mıh’ dedi ve ardından bülbül gibi şakıdamaya başladı.

Ve ‘yaz’ dedi Çağatay pardon Miraç, “Bizim takım top oynamıyor. Daha önce de söyledim Abdullah hoca geldiğinden beri Trabzonspor’un öyle şakır şakır futbol oynadığı bir iki maç istisna görmedim. O kadar oyuncu alındı sahaya bakıyorum oynanan futbolda bir şey göremiyorum. Buradan geleceğim nokta şu. Alınan oyuncular o zaman nokta transferler olmamış. Abdullah hoca ne yapıp edip takıma iyi futbol oynatmalıdır, tamam sonuç olarak iyiyiz… Ama iyi futbol olmadı mı zevki kalmıyor. Ben Trabzonspor’un oynadığı futboldan hiç zevk almıyorum. Böyle gitmesi halinde tribünlerde seyirci bulamayacaklar. Abdullah hoca sistemsizlikten takımı acilen çıkarmalıdır, yoksa yazık olacak”

Canko abimiz böyle yorumluyor Trabzonspor’u.

Ve diyor ki iki Hacı Zekiye’de sor bana sorduğun soruları.

İki Hacı Zeki’ye döndük ‘ne diyorsunuz?’ dedik konu hakkında ikisi birden “Canko varken, Trabzonspor’u konuşmak bize düşmez. Bizim pirimiz Canko’dur. Adam 60 yıldır Trabzonspor’u izliyor teknik adam kadar bilgi sahibidir”

İki Hacı Zeki böyle söyleyince, bizler de ‘burası sözün bitiği yer’ diyerek Trabzonspor sohbetimizi bitirmek zorunda kaldık.

İyi ki varsın Canko abi.

İyi ki varsınız iki hacı Zeki abi…

İnanın sizlerle birlikte Söğütlü Fatih Camii çay ocağı neşe doluyor…

AYNI TELDEN KONUŞUYORLAR

Sanki değil bana göre bu sezon lig şampiyonluğu Fenerbahçe’ye yazılmış!

Fenerbahçe maçını anlatan spikere bakıyoruz, “Fenerbahçe şampiyonluk yolunda bir engeli daha aştı” diyor.

Spiker bey neye göre diyor onu bilemiyoruz.

Bu kez TV’deki yorumculara bakıyoruz .

Onların da spiker beyden aşağı kalır yanları olmadığını görüyoruz.

Hadi bunlar böyle diyor, ya bizimkiler ne diyor diye bakıyoruz.

Bizimkilerin, “Kuzuların sessizliği” filmini izlediğini görüyoruz.

Herkese ‘iyi seyirler’ dilemekten başka ne diyelim?

Varsa bir şey diyecek olanlar o söylediklerine bizler de destek olalım…

SİZİN TAKIMINIZ NEDEN YAPAMIYOR?

Avcı, “Bugün rakiple ilgili konuşayım. Ligimizin en deneyimli takımı, en deneyimli hocası, en tecrübeli hocası, iki üç tane önemli oyunları var. En fazla direk oyun oynayan, kenar orta yapan, top rakipteyken adam adama giden, hava topuna çıkan en fazla faul yapan ve bunu iyi kullanan bir takım.”

Eyvallah hocam.

Rakibi o kadar güzel analiz edip anlattın ki.

Bizim buradan anladığımız şu; “Böyle bir rakiple oynadık, zor maçtı ama yendik”

Buna da ‘eyvallah’ hocam.

Her söylediğine ‘eyvallah’ çektik hocam ama şu soruyu da sormadan edemedik.

Sivassporlu oyuncuların sahada yaptıklarını, senin kendi takımın neden yapamıyor ya da uygulayamıyor?

Nerede kıble kaçığı olmaktadır hocam?

Zatıalinizden cevap bekliyoruz hocam!

NEDEN HOCAM NEDEN?

Hocamız devam etti, “Lige start verdiğimizden beri en iyi 15-20 dakikaya başladık. İlk 15-20 dakikası çok büyük keyif aldım. Oyun istediğimiz gibi rakip bize temas edemiyor, basit oynuyoruz istediğimiz opsiyonları çok iyi kullanıyoruz ve orada golü bulduk ve 1-0 öne geçtik.”

Abdullah hocanın bu tespitlerine sonuna kadar katılıyorum.

Şimdi hocamıza tekrar soralım.

Neden 15-20 dakika hocam?

Öyle ya, neden 60-70 dakika değil de 15-20 dakika…

Bunun sebebi mazereti nedir?

Hocam benden söylemesi krediniz git gide düşüyor…