Kınalı kuzum’dan çeşitleme

Öncelikle herkese iyi haftalar diliyoruz Kınalı Kuzum ile birlikte. Sağlıklı, mutlu günleriniz olsun. Hepimizden hepinize kucak dolu sevgiler. Kınalı...

Öncelikle herkese iyi haftalar diliyoruz Kınalı Kuzum ile birlikte.

Sağlıklı, mutlu günleriniz olsun.

Hepimizden hepinize kucak dolu sevgiler.

Kınalı Kuzum ile bu hafta sizlerin huzuruna arzı endam ederken, bu günkü köşemizde piyasada dolaşan veya yapılmak istenen algılardan bahsedelim istedik.

Birde bugün çeşitleme yani her telden çalalım dedik.

Dolayısıyla böyle yola çıkmış olduk.

Evet güzel kuzum hoş gelmişsin…

-Hoş bulduk hoş gördük üstadım…

Güzel kuzum, anlat bakalım piyasada Trabzonspor ile ilgili en son dolaşan dedikodu, algı nedir?

-Üstadım şu an piyasaya sürülen son algı bir kaset olayı…

Allah Allah bir şey anlamadım Kınalı Kuzum nedir bu kaset olayı?

-Üstadım, son dönemlerin Türkiye’sinde biliyorsun kaset olayı pik yapmıştı, kimlerin kaseti yayımlanmadı ki, kimler bu yüzden koltuklarını kaybetmedi ki?

Tamam da Kınalı Kuzum o kasetlerin içerikleri sıkıntılıydı, peki Trabzonspor için artık nerede dolaşıyorsa, dolaşan kasetin içeriği nedir?

-Üstadım, kasete ben henüz ulaşamadım ama söylenenlere göre yayınlanan kasetin içeriğinde Ahmet Ağaoğlu, Ertuğrul Doğan ve Abdullah Avcı varmış…

Hayırdır Kınalı Kuzum, Trabzonspor’u taşıyan üç isimden bahsediyorsun...

-Tamam Üstadım, olamaz mı?

Olur da Kınalı Kuzum, bu üç ismin ne kaseti olacak ki?

-Üstadım, kasetle ilgili yapılan algıya bakarsanız, sözde başkan Ağaoğlu, Asbaşkanı ve hocası için ileri-geri laflar ediyormuş!

Hoppala Kınalı Kuzum daha neler neler?

-Üstadım şaşılacak ne var ki, tabi şuan iddia edilen durum bu, ancak Ahmet Ağaoğlu bu tür lafları her daim kullanmaktaydı… Bunlar asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu zamanında da sonrasında Asbaşkan olan Mehmet Yiğit Alp’in zamanında da oluyordu… Diğer yöneticiler de başkanın ileri-geri laflar kullandığına çokça şahit olmuşlardır.…

Peki Kınalı Kuzum Ağaoğlu, Asbaşkan ve hocayla ilgili çok mu kötü ifadeler kullandı?

-Üstadım, vallahi söylendiği gibi kaset deşifre olursa ki, deşifre edildiği söyleniyor… Sana söyleyeyim Trabzonspor’da olağan genel kurul kaçınılmaz olur.

Kınalı Kuzum durum cidden bu kadar vahim demek istiyorsun. En azından ben öyle anlıyorum…

-Üstadım hepimizin malumu, Başkan Ahmet Ağaoğlu ile Asbaşkan Ertuğrul Doğan’ın eskisi gibi görüşmediklerini, bir birlerine yakınlaşmadıklarını cemi cümle bilmektedir. Anlayacağın film kopmuş gibi. Kısacası ikili uzatmaları oynuyor...

Vay benim Kınalı Kuzum önemli konulara parmak basıyorsun…

-Üstadım, biz her zaman önemli konulara parmak basmaktayız… Biz asla lagara lugara yapmayız… Beni bilirsin.

Kınalı Kuzum bu işi takip et bakalım ardından ne çıkacak?

-Üstadım, takipteyim, ancak bir konu daha var onu da söylemeden geçmeyeceğim.

Nedir o konu güzel kuzum?

-Üstadım üç dört aydır Trabzonspor Medya Birimi cadı kazanı gibi kaynıyor… Birisi gidiyor birisi geliyor, kimileri alt yapıya gönderiliyor kimileri üst yapıya görevlendiriliyor...

Bu konu da kanayan yara oldu Trabzonspor için…

-Üstadım, kanayan yara ne, kangren olmuş. Yav Allah aşkına son gelinen duruma bir bakar mısın?

Nedir o durum Kınalı Kuzum?

-Üstadım, önce Metin Kapıcıoğlu Medya Birimi’nin başına getirildi. Kapıcıoğlu ancak bir ay gidebildi… Sonra onunla yollar ayrılınca, bu kez yerine Selim Çakır getirildi.

Kınalı Kuzum ne var bunda, birileri gidecek birileri gelecek, iş böyle yürüyecek.

-Üstadım sana göre düzen böylede, konuştuğumuz kurum Trabzonspor… Bu kadar genişlik olur mu? Bak ne anlatacağım sana Kapıcıoğlu’un yerine gelen Çakır arkadaş, Yeni Şafak Gazetesi’nden geldi. Bu arkadaşımız Yeni Şafak Gazetesi’nden geldi ama oradaki işini bırakmadı. Hem o tarafı idare ediyor hem de Trabzonspor’u...

Yani Kınalı Kuzum iki taraflı mı çalışıyor?

-Evet Üstadım şu an iki tarafta çalışıyor görünüyor. Sorarım sana Trabzonspor deneme tahtası mı? Bu ne ya, koskoca kurum bu kadar ayağa düşer mi veya düşürülür mü? Gelen arkadaş işini iyi yapabilir, işin ehli de olabilir ama hem Yeni Şafak’ta çalışacaksın hem de Trabzonspor’un Medya İletişim Koordinatörlüğü’nü yürüteceksin! Bir soru daha sorayım sana İstanbul takımlarında böylesine bir uygulama yapılır mı?

Kınalı Kuzum ne uygulaması, kapıyı açmazlar adama! Bak sana bir şey diyeyim, bu işi kim kotarıyorsa hem yanlış yapıyor hem de hata…

-Üstadım, ben onu bilmem 2-3 ay öncesine kadar Trabzonspor’un güzel ve rayında giden bir Medya Birimi vardı. Kim elini bu işe sokmuşsa kötülük yapmıştır Trabzonspor’a. Unutmadan şunu da yazalım, Alpaslan Özdemir’in Trabzonspor’dan ayrılışının hikayesini tamamladım. İnşallah kısa bir süre sonra bu hikayeyi okuyucularımızla buluştururuz.

Güzel kuzum Özdem’in ne hikayesi var?

-Oooo Üstadım uyanda balığa gidelim… Akyazı Stadı’ndan sorumlu müdür Alpaslan abimiz vardı, işini süper yapıyordu, sayesinde Akyazı Stadı’nda kuş uçmuyordu… Stadın çimi için Trabzonspor’a UEFA yetkilileri teşekkür edip neredeyse altın plaket verecekti, ancak ne olduysa Kafkas Zeyyat beyin yönetici olmasıyla birlikte Alpaslan Özdemir’in işine son verildi. Bunun perde arkasını yazacağız. Of anam of yazacak olduğumuz perde arkasında neler var neler?

Kınalı Kuzum, bitirelim artık konumuz çok uzadı…

-Eyvallah Üstadım bitirdik ama bir şey söyleyeyim, en çok neye üzülüyorum biliyormusun? Trabzonspor’un şampiyon olmasından en büyük katkıyı yapan eski bakan Berat Albayrak’a haydeyin bana eyvallah…

Ula bir dur kınalı kuzum, Berat Albayrak nereden çıktı giderayak?

-Üstadım gidiyorum, Berat Albayrak ile ilgili konuyu bir dahaki yazıda anlatırım!

kinali-kizi.jpg

EN ÜSTEN CEZA VERİLMELİ

EN ÜSTTEN CEZA (2)

Olmaz olsun böyle taraftarlık...

Olmaz olsun böyle futbol…

Olmaz olsun böyle bir spor...

Yuh olsun sporumuzu çirkinleştirenlere...

Yuh olsun futbolumuzu kötü gösterenlere...

Yuh osun tribünde çirkeflik yapan taraftarlara...

Yuh olsun, milyon kere yuh olsun.

Altay-Göztepe maçında yaşananlara insanın inanası gelmiyor!

Nasıl bir gaddarlıktır?

Nasıl bir ruh halidir?

Nasıl bir insanlıktır bu?

Yazıklar olsun…

Olayları başlatan ve yaşatanlara insan demeye yemin billah bin şahit lazım.

Arkadaş hiç mi vicdan yoktu bu holigan diye tabir edilip insanlığını kaybetmiş taraftarlarda?

Neyse fazla uzatmaya gerek yok…

Olayları çıkaranlara, olayların çıkmasına kimler vesile olmuşsa en üste perdeden ceza verilmelidir.

Artık bu işin pardonu, o su bu su kalmadı…

Kimsenin gözünün yaşına bakılmadan verin kardeşim en ağır cezayı...

Yoksa yarın ülke futbolu bu gibi taraftar bozuntularından çok çeker…

NEDEN BU KADAR YUKARLARA ÇEKİLDİ?

neden-bu-kadar-yukarilara.jpg

İyi hatırlıyorum Ahmet Ağaoğlu ve yönetim kurulu göreve geldiklerinde transfer bütçeleri 18 milyon euroydu.

Yine iyi hatırlıyorum o dönem Sosa’nın gönderilmesiyle bu rakam 13 milyon eurolara düşmüştü.

Bugün gelinen noktada transfer bütçesi 50-60 milyon eurolara çıkarıldı.

Neden acaba?

Evet… Neden?

Transfer bütçesi yukarılara doğru çekildikçe Trabzonspor’un borç hanesinin ödenmeyecek noktalara ulaştığını bilmeyeniniz olabilir mi?

İşte sonucu…

Gecikmeli ödenen maaşlar.

Ve en önemlisi icra başlatan kulüp ve menajerler.

Durum bu haldeyken, bizler-sizler-onlar ve herkes ‘aman şu oyuncu alınsın’ diye feryat figan etmenin anlamı nedir?

Korkumuz o ki böyle gitmesi halinde Trabzonspor’un oyuncularının “batan geminin” mallarına dönüşecek olmasıdır.

DOĞAN OLMAZSA NE OLACAK?

dogan.jpg

Ertuğrul Doğan vermeseymiş maaşlar ödenmeyecekti!

Her yerde bu konuşuluyor…

Bu doğru ise desenize “Yandı keten helva”

Ertuğrul başkan ‘ben yoruldum oynamıyorum’ dese, diyebilir de Doğan bunu diyebildiği anda Trabzonspor “cıbıldak” gibi kalacak ortada he!

Bunu düşünmek bile istemiyorum.

Trabzonspor bir kişinin omuzlarına bindi gitmeye çalışıyor ama bundan kimselerin haberi yok öyle mi?

Hal böyle ise bu soruyu sormak en doğal hakkımız değil mi?

Trabzonspor’un paraya ihtiyacı olduğunda, sorunu çözmek için neden hep Ertuğrul Doğan’ın kapısı çalınıyor?

Neden Başkan Ağaoğlu ekonomik anlamda katkı yapmıyor? (nasılsa gemileri yüzüyor)

Neden bir-iki istisna dışında diğer yöneticiler ‘sorun var ise biz de buradayız’ demiyor? (Böyle yöneticiliği herkes yapar)

Benim anladığım kadarıyla Trabzonspor’da ekonomik tablo ip üzerinde yürüyen cambazın durumu gibi… Ne zaman ne olacağı belli değil!

Buradan bütün camiaya soruyorum. Böyle bir tabloyla, böyle bir yönetilmeyle Trabzonspor’un koşmasını bırakın bir kenara yürümesi normal olabilir mi?

PERŞEMBE’NİN GELİŞİ ÇARŞAMBA’DAN MI BELLİ OLURDU!

persembeni.jpg

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Celebi ‘hayallerle uğraşmayacağız’ dediği Yatırım Adası için Başkanvekili Ahmet Kazaz, "Yatırım Adası Trabzon'un değil Türkiye'nin projesidir. Yatırım maliyeti 5.5 milyar TL'dir. İnovasyon Merkezi toplam maliyeti 15,6 TL'dir. Amacımız inovatif bir alan yaratmaktır. İzabel üzüm projesi bölgemizin ürünü olan bir meyvenin ekonomiye dönüştürülmesi projesidir. Yatırım değeri 2 milyar 2 milyon euro yatırım yapılırsa ekonomiye dönüşüyor." diye cevap verdi.

Hadi beyler buyurun şimdi cenaze namazına!

Daha dün bir bugün iki… Ticaret ve Sanayi Odası’nda Yatırım Adası için iki farklı görüş ortaya çıktı.

İki farklı görüşü ortaya atanın birisi başkan, diğeri başkan vekili.

Ne dersiniz bu gemi yürür mü?

Konuyla ilgili yazacaklarımızı Cuma gününe bıraktık…

Bizi takip ederseniz neler yazacağımızı öğrenebilirsiniz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Miraç Özağcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 61Medya Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 61Medya hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler 61Medya editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 61Medya değil haberi geçen ajanstır.