Öğrenseniz ne olacak ki?

Öğrenip de ne yapacaksınız Kınalı Kuzum’u?

Sizin başka işiniz!

Sizin başka bir derdiniz yok mu?

Sürekli aynı sorulara muhatap ediyorsunuz beni.

Neymiş efendim “Kim bu Kınalı Kuzu?”

Size ne yahu?

Sonra her yazımda Kınalı Kuzum’un resmini koyuyorum.

Buna rağmen sizler hala “öküzün altında buzak aramaya” çalışıyorsunuz.

Neyse gameti fazla uzatmadan konularımıza girelim.

Kuzum hafta içi öyle bir hışımla gazeteye geldi ki kendisine daha “Hoş geldin” demeden direk bana “Okudun mu bombayı!” dedi.

Kınalı Kuzum ne bombasından bahsediyorsun? Atom bombasından mı, el bombasından mı tüfek bombasından mı?

-Üstadım kafamı yapıyorsun benimle? İşin gücü abudik gubidik yapmak. Oturmuşsun masa başında ahkam kesmeye çalışıyorsun, baksana şu yazılanlara.

Güzel kuzum konuştuğun üslubu hiç yakıştıramadım sana bak seni meslek büyüğümüze şikayet ederim, o meslek büyüğümüz de üsluba çok dikkat eder! Ahan baktım… Nedir bunlar kuzum Allah aşkına?

-Üstadım, geçen yıl gazetemizin imtiyaz sahibi Ali Öztürk, Trabzonspor Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Ekrem Şirin’in, Trabzonspor Kulübü’nün resmi hesaplarından yayınladığı Kemençenin Rüyası videosunu kendisinin yaptığını ancak kendini gizlemek için paravan şirket kullandığını yazmıştı ya.

Eeee Kınalı Kuzum nereye gittin? Ne oldu bir yıl geçmiş aradan?

-Hatırla Üstadım Ali Öztürk yazısında, “Şirin Bey, kendini neden sakladı anlayamadık. Videoyu kendisi yapıyor. Ama İkinci Parti adlı bir şirketi kullanıyor. Önce kendi şirketi Orange İstanbul’dan İkinci Parti’ye fatura kesiyor. İkinci Parti aynı oranda faturayı kulübe kesiyor. Kulüp İkinci Parti’ye parayı ödüyor. İkinci Parti de Şirin Bey’in şirketi Orange İstanbul’a parayı havale ediyor. Kulübün parasını bir yönetici hülle yoluyla cebine indiriyor.”

Vay be Kınalı Kuzum yönetici beye bakar mısın? Eeee devam edelim Kınalı Kuzum

-Üstadım hatırla bu yazının yayınlandığı gün Trabzonspor Kulübü açıklama yayınlıyor. Açıklamasında isim vermiyor ama akıllarınca  Ali Öztürk’ü yalanlıyor. Şirin Bey’in videoyla ilgisinin olmadığı belirtiliyor. Videonun da 184.700 artı KDV karşılığında yapıldığı belirtiliyor. Konu o gün kapanıyor.

Ulan Kınalı Kuzum tarihe ışık mı tutacaksın? Peki bugün niye açıldı bu konu?

-Üstadım geçen hafta twitter’da bir hesap Şirin Bey’in şirketinden 184.700 artı KDV faturanın “Trabzonspor Reklam ve Prodüksiyon Bedeli” karşılığında İkinci Parti’ye kesildiğini yayınladı. Bir yöneticinin kulübün parasını paravan şirket kullanarak cebe indirdiğinin belgesini ortaya koydular.

Vuuuu… Uuuuuu, oy anam oy, Vay anam vaaayy, e kuzucuğum.

-Üstadım bak şimdi. Kulübün açıklamasındaki rakam ne 184.700 artı KDV ya. Şirin Bey’in şirketinden İkinci Parti’ye kestiği faturanın bedeli de 184.700 artı KDV. Rakam ne bir aşağıya ne bir yukarıya…

Güzel kuzum vallahi de pes billahi de pes… Bu ne ya…

-Üstadım şimdi biz özellikle ben bu olayın üzerini kapatmayacağım. Ali Öztürk’ün yazdığı yazıyı o gün yalanlayan kulübün yöneticileri aradan birkaç gün geçmesine rağmen neden hala sessizler. Niye bunu sormak hakkımız değil mi? O gün yemediniz içmediniz bizi yalanladınız da bugün niye tek kelam etmiyorsunuz?

Kınalı Kuzum belki ederler he!

-Üstadım birkaç gün geçti hala kimseden bir tık yok, Allah aşkına bu ne utanmazlıktır, bu ne aymazlıktır. Kim bu Serdar Ekrem Şirin? Kimin ortağıdır, kimin koruması altındadır? Sorarım kamuoyuna bu açıkça kulübü, pardon havuzu bulandırıp dolandırmak değil midir?

Kınalı Kuzum Serdar Ekrem Şirin konuyla ilgili belki bir açıklama yapar ne dersin?

-Üstadım bırak kafa yapmayı, adam kulübün parasını kaşla göz arası şirketine indirmiş. Bu saatten sonra Şirin’in yapması gereken istifa etmesidir. İstifa etmesi için daha ne olacak?

Kınalı Kuzum belge var mı? fatura var mı?

-Olmaz mı üstadım, onları da yayınlayacağız. Bak gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu var işte. Çıktı ortaya... Ali Öztürk’ü yalanlayıp kurtulduklarını zannettiler. Yahu Ali Öztürk emin ve bilgisi, belgesi olmadığı bir şeyi yazar mı? Ali Öztürk’ü sıradan bir gazeteci mi sandınız? Üstadım bir yönetici böyle şeylere niye gerek duyar? Kendi şirketi üzerinden yapıp parayı alsa etik değil ama kim ne diyecek? Kulübe kendi şirketi üzerinden iş yapan yönetici yok mu? Babalar gibi var… Onlar bu işleri açık açık yaparken Serdar Bey neden gizlenme, saklanma gereği duydu? Ne oldu sonu? Rezil oldu hem camiaya hem de kamuoyuna.

Kınalı Kuzum hiç sorma, Şirin bey bir çuval incirin içerisine etti.

-Üstadım kim ne yaparsa cezasını çeksin? Trabzonspor’da tüyü bitmemiş yetimlerin bile hakkı var… Bu konunun takipçisi olacağız.

Neden konuyu kısa kesme gereği duydun Kınalı Kuzum?

-Üstadım al sana bir bomba haber daha… Geçen hafta sonu Akyazı Stadı’nın altında faaliyet gösteren Profesyonel Futbolcular Derneği,  Trabzonspor Genel Sekreteri Ömer Sağıroğlu tarafından kapatılmıştı.

Ne diyorsun Kınalı Kuzum? Ciddi misin, yılın bomba haberi.

-Üstadım neden bu kadar şaşırdın? O derneğin dokunulmazlığı mı vardı? Oranın nasıl faaliyet gösterdiğini ya da faaliyet içerisinde olduğunu bilmeyen mi var?

Allah Allah Kınalı Kuzum… Fazla olayı deşifre etme?

-Üstadım yine Mehmet Abi’nin hikayesine döndük! Kapıda Mehmet Abi, mahallede Ambar Mehmet, yani başkası oldu mu veryansınl edeceğiz. Profesyonel Futbolcular Derneği oldu mu susacağız he, ben doğru neyse onu söyleyeceğim.

Tamam Kınalı Kuzum konuş, lafımı geri aldım…

-Üstadım, Profesyonel Futbolcular Derneği’nin neresini anlatayım, anlatmaya kalksam taş üstünde taş baş üstünde baş kalmaz diye düşünüyorum.

Güzel kuzum, durum o kadar vahim yani!

-Elbette Üstadım, Ömer Sağıroğlu durup dururken neden kapatsın orayı. Hani bir söz vardırya, “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” o misal dernek.

Sonra ne oldu Kınalı Kuzum?

-Üstadım kapanmasının hemen ardından Dernek Başkanı Serdar Bali kulübe çağrılarak kendisiyle bir toplantı yapılır. O toplantıda efsane futbolcumuz, aynı zamanda kulübün danışmanı olan Ali Kemal Denizci de bulunur. Genel Sekreter Sağıroğlu, Bali’ye bir daha o dernekte istenmeyen olaylar yaşandığı takdirde, bu kez açılmamak üzere kapanacak diye son uyarısını yapar… Ve o uyarıdan sonra ayrılırlar.

Kınalı Kuzum desene dernek ipten döndü.

-Aynen öyle Üstadım ama bir gerçek var yönetim kurulu adına Ömer Sağıroğlu’nun dernek için verdiği kapanma kararı çok doğru bir hamleydi. Açıkçası dernek derneklikten çıkmış bir başka hale bürünmüştü. Şimdilik o hale bürünmesinin önüne geçilmeye çalışıldı. Bakalım ne kadar sürecek bu?

Neyse Kınalı Kuzum sen olayı takip et, biz bu günlük bu kadar diyerek, okuyucularımızla vedalaşalım.

-O zaman haydeyin bana eyvallah…

ERDOĞAN’IN GÖZÜ İSTANBUL’DA KULAĞI TRABZON’DA

miraçabi-2

Yavaş yavaş 2023’ün seçim rüzgârına girmek üzereyiz. Seçim fırtınası öncesi, deyim yerinde ise “Önce küçük bir yel havası gelir ardından da büyük bir fırtına kopar” misali şu anda Trabzon’a yel havası vurmaya başladı sayılır.

Art arta Trabzon’a siyasiler ziyaretlerini gerçekleştiriyor. En dikkat çeken ziyaret fırtınası ise AK Parti’de gözüküyor.

Sadece 15 gün içerisinde şehre 4’ü bakan düzeyinde, 10’u genel merkez yöneticisi ve milletvekili seviyesinde olmak üzere 14 ziyaret gerçekleştirildi. 

Bu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon’u ne kadar önemsediğini gösteriyor.

Bu durum Ak Parti Genel Merkezi’nin planı Trabzon üzerinden Karadeniz’i 2023 seçimlerinde dizayn etmek olacak gibi okunuyor. Alınan istihbaratlar ve Başkent kulislerinden yansıyanlara baktığımızda AK Parti içerisinde bir Ahmet Metin Genç rüzgarı kopmuş durumda.

Özellikle hiç TBMM’de yer almamış isimlerle Erdoğan’ın devam edeceği konuşulurken bu durumun gerçekleşmesi demek mevcut vekillerin tamamının yerine yeni isimlerin gelmesi anlamı taşıyor.

Favori isim kulislerde, sokaklarda her yerde Ahmet Metin Genç. Bakalım 2023’ün ocak ayında bu durum nasıl şekillenir.

KİM ‘DUR’ DİYECEK?

Otogarın yapıldığı yer için, “Şöyle yaptık, şunların fikrini aldık, şu fizibilite çalışmalarını yaptırdık, ortak akılla hareket ettik” dediniz, Trabzon halkını ikna etmeye çalıştınız.

Ortaya konulan emarelere pek inanmadık ama yine de filim icabı inanalım dedik!

Buradan nereye geleceğim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, dere yataklarına yapılan binalar için ne demişti?

“Bundan sonra dere yataklarına bir şey yapılmasına müsaade etmeyeceğiz”

Kısacası sayın Erdoğan dere yataklarına bina yapılmasına yasak getirmişti.

Zira doğru olan da sayın Cumhurbaşkanımızın söylediğiydi.

Her nedense Trabzon Büyükşehir Belediyesi Cumhurbaşkanımızın bu söylemine riayet etmedi.

Neden edilmediği veya etmediğini bilmiyoruz.

Deme o ki, hal böyleyken Yomra’da dere yatağını imara açmak neyin nesidir?

Allah göstermesin olası bir felakette sorumlu kim, kimler olacaktır?

Sorarım etkili ve yetkili kişilere… Yomra’da bina yapacak alan ve arazi kalmadı da sıra dere yataklarına mı geldi?

Temennimiz bir doğa felaketinin yaşanmamasıdır TABİKİ…

SESLİ ANOS YAPILMASA NE OLUR Kİ?

Kaç zamandır Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili bir şey yazmıyorduk.

Tarafımıza sürekli…

Neden yazmıyorsun?

Bir şey mi var?

Yazmamanız için talimat mı geldi?

Ya da gazete sahibi Ali Öztürk’mü bir şey söyledi? şeklinde sorular soruldu…

Öncelikle şunu belirteyim yazıp yazmama konusunda çok şanslıyım.

Hiçbir zaman yazdığım bu gazetenin sahibi Ali Öztürk tarafıma “Onu neden yazdın, bunu neden eleştirdin, şunu şöyle yaz, yayın politikamız böyledir” şeklinde bir şey dememiştir demez de.

O yönden yazılarımızı özgürce yazmaktayız.

Hemen belirteyim, elbette ki gazetemizin yayın politikasına veya kırmızı çizgisi neyse onlara uymaya her daim yazı yazarken özen gösteririz.

Ve de göstermekteyiz.

O nedenle yazı yazmada özgürüz...

Geçenlerde bir büyüğüme rastladım.

O büyüğüm bana, “Miraç şu belediye otobüslerindeki kart okuma anonsunu yazsana” dedi.

Otobüslerde bu konudaki sorun şöyle.

Biliyorsunuz 65 yaş üstü vatandaşlarımız otobüsleri ücretsiz kullanmaktadırlar.

Otobüslere binerlerken kendilerine verilen ücretsiz kartları okuturlar.

Eskiden o kartları yaşlı vatandaşlarımız okuturken “Ücretsiz” diye anons yapılmıyordu.

Bugün ise yapılıyor.

Anons sesli olunca, otobüse ücretsiz kartla binen yaşlılarımız ister istemez bundan dolayı bir mahcubiyet yaşamaktadırlar.

Bu konu asla şikayet değil.

Bu konu yaşlılarımızın bir ricası olarak algılanmalıdır diye düşünüyorum.

İnşallah sesli anonstan vazgeçilir.