ttso-6

Ticaret ve Sanayi Odası’nın seçimine şunun şurasında on günlük bir zaman dilimi var.

O nedenle Kınalı Kuzum konuyla ilgili saha çalışmalarına önem verirken diğer yandan çalışma hızını en üst seviyeye çekti.

Kınalı Kuzum siz okuyucularımıza dolayısıyla kamuoyuna yanlış bilgi vermemek için sahada öyle bir çalışıyor ki, aldığı bilgiyi bir başka yerde teyit ettirerek bizlere aktarıyor.

Neyse sözü fazla uzatmadan konuya girelim.

Hoş geldin Kınalı Kuzum…

-Hoş gördük Üstadım…

Kınalım hiç uzatmadan hemen bizlere aktaracağın konulara girelim.

-Üstadım, vallahi Ticaret ve Sanayi Odası’yla ilgili o kadar şeyler anlatıyorlar ki, inan anlatılanlardan dolayı benim kuzu beynim şase yaptı.

Güzel kuzum nasıl yani?

-Üstadım sahada o kadar bilgi kirliliği var ki, herkes bir şeyler söylüyor.

Kınalı Kuzum biz okuyucularımıza sağlam bilgiler aktaracağız, kirli bilgilerden uzak duracağız

-Üstadım o kadar konu var ki ne yapayım lay lay lom mu yapalım?

Haklısın Kınalı Kuzum, kusura bakma devam edelim.

-Üstadım, kusurluk bir şey yok, Suat Hacısalihoğlu’ndan devam edelim… Sahada Hacısalihoğlu’nun yeterli çalışmadığı söyleniyor ama biliyorsun, Suat başkan final adamıdır. Seçimin son haftası finalini yapar sandıktan yine çıkar… Suat başkanın biraz ekibine tepki var… ‘Yine yanında hep aynı isimler var’ diyorlar. Bak peşinen söyleyeyim seçim kıran kırana geçecek…

Güzel kuzum, herkes rahat çalışacağı isimlerle ekibini kurar, normaldir bu gibi tepkiler. Peki diğer adaylar için neler diyorlar?

- Erkut Çelebi’den çok listesinde olan isimler çok tartışılıyor, önceki yazımızda belirttiğimiz gibi ‘KRGİD’ diyorlar, MÜSİAD’dan bahsediyorlar… Ne yalan söyleyeyim ‘Erkut Çelebi ismi üyelerde tedirginliğe mahal olmaktadır” üyeler seçim kulislerinde sıkça ‘Çelebi başkan olursa Ticaret ve Sanayi Odası’na dolayısıyla Trabzon’a yazık olur’ ifadesini kullanıyorlar.

Eee güzel kuzum üyeler bütün adaylara tepkili!

- Üstadım, Ekrem Çapkınoğlu’na fazla bir tepki olduğunu ne gördüm ne de duydum. Ekrem Çapkınoğlu, Suat Hacısalihoğlu ile yönetim kurulu ve meclis başkanlığında anlaşabilirlerse seçimi çok rahat alırlar. Bir kere Çapkınoğlu yıpranmamış isim olduğu için yaptığı çalışmalarda, gittiği yerlerde kendisine müthiş sıcak ilgi ve alaka gösteriliyor.

Kınalı Kuzum, burada taraf oldun gibi geldi bana!

-Ne alaka Üstadım, görünen köy klavuz ister mi? Sen de çık sahaya izle adayları bak bakalım kime teveccüh gösteriliyor? Ben ne diyorsam ona inan Üstadım, ben de yalan da olmaz hilafta…

Güzel kuzum tarafsız gözle değerlendirmeni yapıyorsun değil mi?

-Üstadım, bak yine lastik patlattın, ben ne zaman taraf oldum ki? Sen taraf olabilirsin ben olamıyorum. Çünkü sahada çalışan benim… İnsanlarla yüz göz olan yine benim...

Burada haklısın güzel kuzum.

-Ne zaman haklı olmadım ki Üstadım?

Kınalı Kuzum, bir zamanlar Suat Hacısalihoğlu başkan, Erkut Celebi başkan yardımcısıydı… Ne oldu ki bir anda kopuverdiler?

-Üstadım ben onu bunu anlamam, çok da derin konulara girmek istemiyorum. Yapılan dedikodularda ya da ortaya atılan iddialarda güya Erkut Celebi, Dünya Ticaret Merkezi’nin yerinde Arap şirketin yaptığı otelin dış cephesini yapıyordu, taahhüdünü yerine getirmediğinden dolayı Arap şirketi teminatı yakmışmış da ondan Suat başkanla araları açılmış…

Allah Allah ne alaka Suat başkanla Çelebi’nin yakılan teminatı! Anlam veremedim güzel kuzum?

-Üstadım burada Suat başkanın oğluna top atılmaya çalışılıyor. Ben sana yaşananları kitabın ortasından anlatayım.

Suat başkanın oğlu İngilizcesi iyi olduğu için inşaatın şantiye şefine yardımcı oluyordu. Başkanın oğlunun yatırımcıyla hiçbir bağı yok.

Kınalı Kuzum Erkut beyin teminatı nasıl yanıyor?

-Üstadım teminat-meminatın yandığı falan yok. Mahkemelik olmuşlar, mahkeme de devam ediyor. Erkut bey firmadan işi alırken ‘İşi 9 ayda bitireceğim’ diye de firmayla sabit fiyatlı sözleşme yapıyor. Maalesef işi 2,5 yılda bitirmiyor. Bu arada Erkut bey ‘İş zarar ediyor’ diyerek işi bırakıp firmayı mahkemeye veriyor. Olay bundan ibaret. Aslında Çelebi, firmayı zarara sokuyor…

Kınalı Kuzum bizim duyduklarımız böyle değildi.

-Üstadım, iş bulmaca gibi ama Erkut Çelebi’nin Ticaret ve Sanayi Odası’na başkan olmak istemesinin altında Arap firmasıyla hesaplaşması olduğu da ortaya atılan iddialar arasında…

Bırak Kınalı Kuzum bu kadar da değil hani? Nasıl hesaplaşma yapacak?

-Üstadım, Erkut Çelebi’nin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olduğunu düşün, Arap firması yerine getirmediği taahhüdün hesabını nasıl verecek? Ne yapacak… Çelebi, “Sen benim 8 milyonluk teminatımı yakarsan ben de sana bunu uygulayacağım” diyecek!

Güzel kuzum bunlar iddia… Seçim yapılsın, fotoğrafı görelim ondan sonra konuşuruz. Arap firması damı verdiği taaddüdü yerine getiremedi.

-Üstadım inşaat durmuş, sıkıntı büyük Arap firmasıyla Ticaret ve Sanayi Odası’nın arasında yapılan sözleşmeye Arap firması uyamadı.

Neyse Kınalı Kuzum sen Çelebi’nin ekibiyle Zorlu Otel’de yaptığı kahvaltılı toplantıyı anlat.

-Üstadım Erkut Çelebi, o kadar insanı o kahvaltıda toplamayı başardı.

Kınalı Kuzum, Erkut beyin yaptığı kahvaltılı toplantıya yorum getirenler, “Ticaret ve Sanayi Odası o toplantıdaki insanlardan müteşekkil değil, sadece algı yapıp kazanacağız” diyorlar.

-Üstadım adam çalışıyor, Gökhan Özen öyle söyleyenlere ne diyor biliyor musun, “Ufak at, biraz ufak at da civcivler yesin”

Kınalı Kuzum kim ne atarsa atsın mesela hangi projeleri açıkladı Erkut Celebi?

-Çelebi, Yatırım Adası’ndan girdi turizm ile ilgili konulardan çıktı. Ayrıca üniversitelerle iş birliği yapacaklarını, Trabzon’un sorunlarını bildiklerini, Trabzon için oluşturdukları strateji, vizyon planı için çalıştıklarını da söyledi.

Güzel şeyler söylemiş Erkut Celebi, Kınalı Kuzum...

-Üstadım, söylemler güzel olmasına oluyor da icraata geçmiyor, inşallah icraata geçer bu projeler.

Kınalı Kuzum, Meclis Başkanı Şadan Eren’in de sahada olduğunu duyduk ne dersin doğrumu bu duyduklarımız?

-Üstadım benim bildiğim Şadan Eren sahada değil ama oğlu Sırrı Eren 28 gurup için sahada bire bir çalışmalarını sürdürüyor. Mutlaka Şadan Bey de çalışıyordur.

Güzel kuzum Şadan Eren guruptan çıkarsa, “Ben de Meclis Başkanlığı’na adayım” dese ne olacak?

-Üstadım, Şadan Bey belli ki meclis başkanlığından vazgeçmemiş. Bana öyle geliyor ki, guruptan çıktığı an büyük fotoğrafa bakacak. Şadan bey baktığı büyük fotoğrafta kendisinin güçlü olduğunu görürse, mutlaka meclis başkanlığına aday olacaktır.

O zaman ne olacak Kınalı Kuzum?

-İşte burası sıkıntılı Üstadım, hep birlikte nelerin olacağını göreceğiz... Bir de unutmadan söyleyeyim, benim yaptığım çalışmalarda Erkut Çelebi’nin meclis başkanlığı için 4 kişiye söz verdiğini öğrendim. Bu isimler Hülya Ulusoy, Selçuk İskender, Halis Özgüneş ve Alper Bektaş…

Bu bilgi emin yerden mi güzel kuzum?

-Üstadım, bilgiyi kimden aldığımı bana sorma, ama emin yer diyebilirim yani içerden aldım… Bir de Erkut beyin 400 kişinin üye aidatını yatırdığı söyleniyor. Merakım bu aidatlar yüklü bir para tutuyor, neden yatırılır bu kadar para? Öyle ya niye yatırılıyor?

Ulan ne kuzusun sen yahu seninle iftihar ediyorum, benim dünyalar güzeli Kınalı Kuzum seçime şunun şurasında on gün gibi bir zaman kaldı, aman bir şey atlamayalım.

-Sen bana güven Üstadım, uçanı kaçanı kaçırmam. Sana veda ederken biraz kafamızı dağıtalım ne dersin?

Hayırdır nasıl dağıtacağız Kınalı Kuzum?

-Üstadım bizim meşhur türkümüz var ya;

Ne de güzel baldırın var.

Naylon çorap ister Osman Ağa.
Sabah olsun çarşıya giderim.

Sabahlara dayanamam Osman Ağa.
Yalancısın inanamam Osman Ağa…

İlahi Kınalı Kuzum rahat durmuyorsun!

-Üstadım nasıl rahat durayım? Mahallenin güzel çocukları rahat durmuyorlar ki! Sen boş ver onları kafanı dağıtmaya bak! Hakan Altun’un şarkısı da mahallenin güzel çocuklarına gelsin!

Telefonun başında çaresiz bekliyorum.
Bekliyorum ama çalmayacak biliyorum.
Telefonun başında çaresiz bekliyorum
Bekliyorum ama çalmayacak biliyorum

Yüreğim diyor ki boşuna bekleme
Aramaz gururundan…

Falan filan…

Telefonu bendeniz Kınalı Kuzu’ya çeviriniz, lütfen telefonun başında bekletmeyiniz beni….

Beklettiğinizde sonrasını biliyorsunuz neler olacağını?

Kınalı Kuzum yine celallendin, hadi sana güle güle...

ANIT’A GİTMEMEK EKSİKLİKTİR

FdrtbdFXkAsNvNP

Ünlü sanatçı Zara, Trabzon’da hayranları ile buluştu. Bir otelde düzenlenen gecede Trabzon’un her kesiminden insan vardı. Güzel bir gece oldu, eğlenceli saatler yaşandı. Gecenin en ilginç davetlisi ise Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’ydı... Avcı’nın eşi ile Zara sosyal yardım organizasyonlarında birlikte çalışıyorlarmış. Gecede sahneye çıkan Avcı’nın kısa konuşmasından öğrendik bunu…

Buraya kadar olan bölümde hiçbir sıkıntı yok, olamaz da…

Buraya kadar olan bölümde kimse “Öküzün altında buzak aramaya” da kalkmasın.

Hele de Ali Savaş dayım buzağı aramasın!

Elbette Abdullah Avcı’nın en doğal hakkı böyle sosyal aktivitelere katılmak.

Biz işin bu tarafında değiliz.

Biz işin şu tarafındayız.

Avcı hocanın Zara’ya göstermiş olduğu duyarlılığı Yomra’da yapılan Şampiyonluk Anıtı’nın açılışına katılıp göstermemesiydi.

Ne dersiniz bu yazımızdan sonra hoca belki eksiklik yaptığını anlar da anıtın önünde güzel bir fotoğraf verir, hemi de kupayla…

TARAFTAR DAHA NE YAPSIN?

Abdullah Avcı, "Çıkan oyuncu protesto, giren oyuncu protesto. Maç içinde bana yapın, maçtan sonra takıma yapın. Ama maç anında protesto ile yapamayız" dedi Kasımpaşa maçının ardından.

Eyvallah hocam, taraftarlar ne sizi ne de futbolcuları protesto etmesin!

Ancak hocam taraftarlar da sahada takımlarından, dolayısıyla oynayan oyunculardan güzel futbol bekler.

Bilirsin, futbol arenası her zaman gül bahçesi olmuyor.

Olmasını da beklememelisiniz!

Futbolun fıtratında var protesto ve eleştiri.

Tek çözüm güzel futbol karşılığında alınan güzel sonuçtur.

Yoksa bu gibi hadiselerin yaşanması kaçınılmaz olacaktır.

Bu yeni kadro ile oynanan 15 maçta, ‘şu maçta şöyle oynadık, böyle yaptık’ diyeceğiniz bir maç söyleyin bizlere..

ÇOK KÖTÜSÜN BUNU KABUL ET

Yusuf Yazıcı’dan dolayı hayal kırıklığı yaşıyoruz.

Yazıcı öyle bir değişime ve dönüşüme uğramış ki, böyle oynaması halinde bırakın Trabzonspor’da oynamayı, Süper Lig’de hiçbir takımda forma şansı bulamaz.

Hani dost doğru söyler ama acı söyler ya…

Biz de Yusuf kardeşimize bu perspektiften bakıyoruz.

Yusuf Yazıcı şu haliyle Trabzonspor’da forma şansı bulamaz ama Kırkpınar Güreşleri’nde bulur diye düşünüyorum!

Yazıcı’nın bu performansından acilen kurtulması gerekmektedir.

Onun için önceliği gezmek değil çokça çalışmak olmalıdır.

Yusuf Yazıcı daha iki-üç maçında tribünler tarafından yuhalanıyorsa ‘sezon sonunu zor getirir’ diye düşünüyorum.

Temennimiz elbette böyle olmamasıdır.

TRANSFERLER ÇOK TARTIŞILIYOR

Oynanan kötü futbol ve alınan sonuçlardan dolayı yeni alınan oyuncular tartışılmaya başlandı.

Peşinen söyleyeyim öyle böyle de tartışılmıyor!

Neler neler söyleniyor yapılan transferler için

Akçeli işlerden bile dem vuranlar oluyor.

Cidden bakıyorum yıldız diyebileceğimiz bir oyuncu alınmamış.

Hala ‘Nwakaeme olsaydı bu maçı kazınırdık’ deniyorsa, bir yerlerde büyük kıble kaçıkları yapıldığını düşünüyorum bu konuları dillendirenlerle birlikte.

Kim ne derse desin şampiyon olan takımın kadrosu böyle oluşturulmamalıydı.

Yazık, günah oldu o kadar harcanan dolar ve eurolara…

ATA ÜSKÜDAR’I GEÇİRMEYİNİZ

Mutlaka bunlar konuşuluyordur.

Kazansak lider olacaktık.

Kötü oynamamıza rağmen yine ligin zirvesindeyiz.

Avrupa Kupası’nda gruptan çıkma iddiamız devam ediyor.

Kötü gidişatın sonu güzel olacak.

İleri ki haftalarda takım oturacak daha iyi olacağız.

Uyum sorununu atlattığımızda her şey değişecek.

Tamam da kardeşim…

Ligin dokuzuncu haftası oldu.

Bu kadar hafta geçmesine rağmen hala ortada futbol adına yapılan güzel bir şeyler yok.

Oynanan oyunun bırakın kimseyi tatmin etmesini kimselere umut vermiyor.

Siz hala düzeleceğiz.

Siz hala gelecek haftalarda daha iyi olacağız.

Siz hala uyum sorununu çözeceğinizden bahsede durun.

Bakında “Ata Üsküdar’ı geçirmeyin”

At Üsküdar’ı geçerse o zaman yandı ketan helva olur ki kimse altından kalkamaz.