Kınalı Kuzum’un sahalara dönüşü muhteşem oldu.

Artık hiçbir şey kuzum sayesinde gizli kalmıyor.

Bundan sonra da kalacak gibi değil.

Güzel kuzum dün yine aniden çıka geldi.

Hoş geldin kınalım beklemiyordum seni.

-Hoş gördük Üstadım, geliş sebebim elimdeki bilgi geçerliliğini kaybetmemesi içindir.

Hayırdır ne var dağarcığında?

-Üstadım neler yok ki?

O zaman başla anlatmaya bizler de seni can kulağı ile dinleyelim.

-Üstadım, asıl anlatacağım konuya girmeden önce önceki gün Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafın altına Trabzonspor Asbaşkanı Ertuğrul Doğan’ın yaptığı yorumu seninle konuşalım ne dersin?

Olsun be Kınalı Kuzum konuşalım… Sahi Asbaşkan Ertuğrul Doğan ne yaptı?

-Üstadım, seni bilmem ama ben şöyle bir yorum yapacağım konuya; Asbaşkanlık makamında oturan kişinin sosyal medyasında böyle bir paylaşımda bulunmasını hiç doğru bulmuyorum. Belki doğru bulanlar olur ya da yakıştırmayanlar… Ancak şu bir gerçek ki bu olay; Trabzonspor taraftarlarının eşit olması, kimsenin kulübü kullanmaması için büyük uğraş veren Özkan Sümer’in kemiklerini sızlatmıştır.

Kınalı Kuzum doğru diyorsun da her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, Asbaşkan da demek ki yoğurdu böyle yiyordur.

-Üstadım kafamı yapıyorsun benle? Ne yoğurdundan bahsediyorsun, ilk kez Trabzonspor’da taraftarlar derneklerinden bir tanesine böyle bir yorum yapılıp karşılık veriliyor. Ben bunu asla kabul etmiyorum. Sen ne diyorsun bu fotoğrafa?

Güzel kuzum ben yorumumu daha sonra yapacağım, olay biraz soğusun…

-Üstadım senin bileceğin iş ben yorumumu yapıyorum, şu an adeta akıl tutulması yaşıyorum ya, Asbaşkanlık makamında oturan kişi nasıl oluyor da böyle bir paylaşımın altına “Sıkmayın canınızı” yazıyor. Bu toplumda, bu kamuoyunda farklı algılanmalara sebebiyet vermez mi?

Ne gibi Kınalı Kuzum?

-Üstadım; yarın öbür gün, taraftarlar Doğan’ın lehine başka bir tarafa bağırıp, çağırırsalar kamuoyunda ne derler bağırıp çağıranlar için?

Kınalı Kuzum derin sulara giriyoruz, dikkatli ol.

-Üstadım nereye girersek girelim, istersen mağaraya girelim… Ben doğruları söylemek zorundayım. Ne derler biliyor musunuz, “Doğan’ın paralı askerleri…”

Güzel kuzum bu biraz ağır oldu.

-Üstadım ben olacakları diyorum, pimi çekilmiş bombayı taraftarların kucağına Ertuğrul Doğan bırakmıştır… Herkese açık bir platformda öyle bir mesaj yazılır mı? Yazarsan yorumu da bu olur. O ki taraftarlara katkı vereceksin, böyle ulu orta mı bunlar yazılır konuşulur. Kaldı ki geçmişte taraftarlara katkı yapan, birçok yöneticimiz oldu, bundan sonra da olacaktır.

Adamların günahı ne? Öyle bir paylaşım yaptılar diye, adamları sen neden zor durumda bırakıyorsun veya onları toplumun önüne atıyorsun?

Kınalı Kuzum burada sen haklısın. Ama ben yorumumum sonra yapayım.

-Üstadım şimdi sıkı dur… Gözlerimle gördüğüm bir ziyareti sizlerle paylaşacağım...

Hayırdır güzel kuzum, hasta ziyareti mi nedir bu ziyaretin mahiyeti?

-Üstadım, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde kafama göre takılıp geziniyordum.

Eeee…

-Bir de ne göreyim, eski Asbaşkanlardan Hayrettin Hacısalihoğlu ile eski yöneticilerden İsmail Yavuz idari binadan içeri giriyorlar. Ben durur muyum Üstadım hemen takibe aldım işi…

Kınalı Kuzum ne var bunda ziyaret yapamazlar mı yöneticileri?

-Üstadım yaparlar da bir odada hem de Genel Sekreter Ömer Sağıroğlu’nun odasında üç saat zaman zarfında ne konuşular ne yaparlar?

Güzel kuzum sen de amma da şüphecisin ne var bu işte, çay içmişlerdir sonunu kahveyle bağlayınca sohbet uzamıştır.

-Ey gidi benim saftirik Üstadım, Hayrettin Başkan bir yere gitmişse, anla ki orada bir sorun, bir sıkıntı var ki, onu çözümlemeye ya da tavsiyelerde bulunmaya gitmiştir.

Kınalı Kuzum, keşke perde arkasında nelerin konuşulduğunu almış olsaydın...

-Üstadım onun peşine takılacağım da, bilgi sıcak olduğundan hemen sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum, ‘ziyaret gizli kalmasın’ dedim.

Güzel kuzum ‘Hayrettin Hacısalihoğlu’nun ziyaretinin arkasında veya yanında mutlaka bir şey vardır’ diyorsun benim anladığım kadarıyla ama şunu da göz ardı etme, Özkan Sümer’in ölüm yıldönümü yaklaşıyor. Sümer’i anmak için bir araya gelmişlerdir. Ne malum anma törenini konuşmadıkları?

-O da olabilir Üstadım, ben çok iddialı değilim ‘falan filanı konuştular’ diye, hani geçen ki yazımızda demiştik ya, ‘Mayıs ayında muhtemelen bir olağanüstü genel kurul yapılabilir’ siz her ne kadar bir şey yok deseniz de ben yine de bir şeylerin olduğuna ve konuşulduğuna inanıyorum.

Güzel kuzum doğru olabilir söylediklerin ama yine de sen görüşmenin içeriğini bir araştır. Ayrıca böyle bir bilgiyi bizlerle paylaştığın için sana da teşekkür ediyorum.

-Üstadım işimiz bu, ben araştırmasını yapıyorum, bakalım araştırmamızın sonunda nereye varacağız?

Kınalı Kuzum medya biriminde yine değişiklik oldu. Ne oluyor bu medya biriminde?

-Üstadım Medya İletişim Sorumluluğuna Nuri Bekar’ı getirmişler. Nuri Bekar bana göre doğru bir isimdir. Çalışkan, dürüst, saygılı, mütevazı bir kişiliğe sahiptir… İşini layıkıyla iyi bir şekilde yapar...

Güzel kuzum bana göre de doğru isim ama biliyorsun Trabzonspor’da o birim çok sıkıntılı. Nuri bu işin altından kalkabilir mi?

-Üstadım neden kalmasın Nuri kardeşimiz yıllardır o birimde çalışıyor, sonra İstanbul’dan gelen ekip Nuri’den daha üstün daha bilgili daha yetenekli bir ekip miydi? Hayır… Burada ne olduysa Levent Tan’a oldu. Yalandan yere işinden oldu, az sabredemedi? Az kalemini törpüleyemedi.

Kınalı Kuzum, Levent de işini iyi yapan bir kardeşimizdi ama çizgiyi aştı herhalde? Ne biliyim öyle diyorlar.

-Üstadım, bu aralar çizgiler moda oldu. Biliyorsun, en önemli çizgi kırmızı çizgidir. Bu kırmızı çizgiye basmayacaksın, basarsan yanarsın...

Ne demek istiyorsun güzel kuzum? Birilerine mesaj mı veriyorsun?

-Yok be Üstadım, kırmızı koltuk vardı, bugün kırmızı çizgi moda oldu. Ben uyarı yapıyorum, kırmızı çizgilere dikkat edilsin diye… Ha uyan olur, uymayan olur, bizler uymaya gayret ediyoruz...

Kınalı Kuzum, sen herhalde çizgileri karıştırdın?

-Üstadım, benim bahsettiğim kırmızı çizgi, bisiklet yollarında var olan çizgiler… Bilirsin bisiklet yollarındaki çizgiler rengarenktir.

Neyse Kınalı Kuzum konuları kapatalım ve biz doğru bildiğimiz yoldan ayrılmadan doğru bildiğimizi yamaya devam edelim. Önceliğimiz Trabzon’un ve Trabzonspor’un ali menfaatleri olacaktır… Onun dışındakiler bizler için teferruat olur.

-Eyvallah Üstadım, bizim için gelen ağam giden paşam olur. Biz duruşumuzdan ve çizgimizden asla taviz vermeyeceğiz, kimse de bizden bu konulardan taviz beklemesin.

Güzel kuzum sonuna kadar katılıyorum sana hadi sana güle güle...

KULLANILAN İFADELERİ SAMİMİ BULMUYORUM

Ahmet Ağaoğlu, "Trabzonspor'u uzun süre sonra şampiyon yapmış bir hocanın tartışılmasını, hiçbir şekilde doğru bulmuyorum. Hocamızın oyun sistemi, değişiklikleri medya ve taraftar tarafından eleştirilebilir. Ancak hocamız, asla tartışılamaz. Trabzonspor'u uzun süre sonra şampiyon yapmış bir hocanın tartışılmasını, hiçbir şekilde doğru bulmuyorum” dedi…

Nokta…

Ağaoğlu’nun bu açıklamasını bizler, sizler nasıl okumalı.

Neden ‘nasıl okunmalı’ diyorum biliyor musunuz?

Bakıyorum da Abdullah Avcı’yı en çok eleştiren başkanın kendisi oluyor…

Şimdi diyeceksiniz ki ‘nerede eleştiriyor? biz ağzından bir şey duymadık başkanın’

Doğrudur, başkan kameralar önünde, mikrofonlara karşı Avcı’yı eleştirel mahiyette hiçbir şey konuşmuyor.

Ağaoğlu’nun, kameranın ve mikrofonların olmadığı her yerde Abdullah Avcı’yı acımasızca eleştirdiğini, kulübün içerisindekiler, yönetimde ki bazı yöneticiler, bazı cevreler ve kendisine yakın olan isimlerin hepsi biliyor.

Ya Avcı hakkında konuştuğu videolar ne olacak?

Video iddiaları çarşıda cirit atıyor!

İşin gerçeği ne biliyor musunuz?

Başkan kameralar önünde başka kameralar arkasında bambaşka konuşuyor Abdullah Avcı için...

Öncelikle şuna vurgu yapayım, Başkan Ağaoğlu’nun Avcı için kullandığı bu ifadeleri samimi bulmuyor ve doğru olduğuna asla inanmıyorum…

Neyse deriz ya “Zaman her şeyin ilacıdır” diye…

İşi ve bu konuşmaları gelin zamana bırakalım…

ÖNEMLİ İŞLER YAPILDI

“Her canlı mutlaka ölümü tadacaktır” yazar mezarlık girişlerinde.

Mutlaka günü ve zamanı gelen her canlı bu fani dünyadan ebedi dünyaya göçecektir.

Kıymetli Kardeşim Murat Ak’ın da sevgili Anneciği bu dünyadaki zamanını doldurarak ebedi dünya göç etti.

Murat kardeşime sabırlar, Anneciğimize Allah’tan rahmet diliyorum…

Buradan nereye geleceğim.

Murat kardeşimin yanında olmak için Annesini kaybettiği gecenin sabahında Moloz’da yapılan yeni gasilhaneye gittim.

Çünkü Trabzon’da ki bütün defin işlemleri yeni yapılan gasilhane de yapılmaktadır.

İlk kez gittiğim gasilhane cidden her şeyiyle mükemmel olmuş…

Cenazesi olanların neydi o Bahçecik Camii’nde çektikleri ve yaşadıkları sıkıntılar?

Gasilhanenin yapımında kimin emeği geçmişse hepsine teşekkür ediyoruz.

Trabzon için önemli bir eksikliği gidermiş oldular.

Tabi en büyük teşekkürü Mezarlıklar Daire Başkanı Köksal Saral’a ediyoruz.

Neden Saral’a ediyoruz? Hemen anlatayım…

Hizmete sokulan gasilhaneden tutun da alınan yeni mezarlık yerlerine kadar, buna ilçeleri de dahil edin…hepsinde daire başkanı Köksal Saralın imzasını görürsünüz…Bir realite var oda Köksal Saralın, mezarlıklar daire başkanlığında Büyük Şehir belediyesinin konularla ilgili başardığı müthiş işler var…

Yapılan işlerden ve verilen hizmetlerden dolayı Köksal Saralın nezdinde Tebrik ediyor ve kutluyoruz Büyük Şehir belediyesini…

ÇOK MU TASA ETTİNİZ!

Metin Kara istifa etmiş!

İşi gücü bırakıp, Kara’nın istifasını mı tasa ediyorsunuz!

Etsin istifa ne olacak ki?

Kara’nın istifası Kent Konseyi’nde büyük bir boşluk mu oluşturacak?

Yoooo!

Zaten Kara başkanın Kent Konseyi’nde varlığı ile yokluğu belli değildi…

Yalan mı?

Sadece Kent Konseyi’nde mi varlığı ile yokluğu belli değil Metin Kara başkanın.

Tabi ki hayır?

Hadi gelin hep birlikte bu soracaklarıma cevap arayalım…

Trabzon’da var mı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Metin Kara?

Verdiğiniz cevabı duyar gibiyim, hep birlikte “hayır” diyorsunuz…

Peki Trabzon esnaf ve sanatkarları nezdinde var mı Kara başkan?

Evet bu soruya da gür bir sesle “hayır” diye cevap verdiğinizi duyuyorum…

O zaman Kara, Kent Konseyi’nden istifa etse ne olur etmezse ne olur, demek sorduğum sorulara verilecek en doğru cevap olmaz mı?

Önemli STK’ların yanında önemli isimlerin bulunduğu Kent Konseyi, Kara başkanın istifa dilekçesini hiç bekletmeden hemen uygulamaya sokmalıdır.

Konfederasyon seçiminden dolayı Ankara havasını birkaç aydır soluyan Metin Kara’ya bundan sonra Trabzon’un havası ağır gelir!

Buda mı yalan?