Bir hafta pas geçelim yazmayalım diyoruz ama diyoruz da kalıyoruz..

Neden mi?

Yazmamız için kınalı kuzuma o kadar malzeme geliyor ki?

Ne yapsın kınalı kuzum gelen malzemelere duyarsız mı kalsın?

Bizimki de Rahmetli Orhan Kaynar’ın köşe adı misali gibi hadi “Gel de yazma”

İşimiz bu yazacağız.

Yazdıklarımızdan dolayı birileri alınganlık gösterecekmiş.

Peşinen söyleyeyim, kınalı kuzum için hiç de önemli değil!

Kim ne gösterirse göstersin.

Ama şu da göz ardı edilmesini istemiyoruz.

Yazımızda adı geçen kim ve hangi kurum varsa cevap hakkı her zaman saklıdır.

Diledikleri zaman cevap hakkını kullanabilirler.

Güzel kuzum hoş gelmişsin..

-Hoş gördük üstadım..

Ne var ne yok. Havalar çok güzel gidiyor, senin havan nasıl kınalı kuzum?

-Benim her zaman olduğu gibi havam bomba gibi…

Maşallah güzel kuzum yeter ki senin havan iyi olsun.

-Sağ ol üstadım, senin havanda çok güzel olsun…

Neyse kınalı kuzum hava civa işlerini geçelim, konumuza dönelim.

Kınalım okuyucular böyle geyik muhabbeti yaptık mı bize kızıyorlar, ‘uzatma gamedi’ diyorlar. Çok fazla  uzatıyorsunuz, bende onun için gamedi kısa keselim diyorum.

-Eyvallah üstadım kesiyoruz. Üstadım gelen iddia ve bilgilerde medya birimi fokur fokur kaynıyormuş.

Yine ne oldu kınalı kuzum.

-Üstadım, öyle bir şirket kurulmuş ki medya biriminde isimleri bende kalsın iki kişi var, ikisi olan bitenleri TSYD Başkanı Selçuk  Kılıç’a aktarıyormuş. Selçuk Kılıç’ta, aldığı bilgileri Murat Taşkın’a iletiyormuş.

Yahu kınalı kuzum durup dururken iş çıkarma. Sen rüyamı gördün hayırdır nerden aldın bu bilgileri?

-Üstadım kaynak emin, bende teyit ettirdim. Saman altından su yürütülüyor medya biriminde. Bir kere o birimin çivisi çıkmış, bundan sonra ne biliyim ki çivi tutar?

Kınalı kuzum, anlattıklarından şunu anlıyorum, yani TSYD mi  yön veriyor, Taşkın ve Medya birimine..

-Aynen öyle Üstadım, bak zaman içerisinde ne atraksiyonlar olacak o birimde, sende bilirsin iki kişinin bildiği sır kalmıyor..

Güzel kuzum, Murat Taşkın öyle çetrefilli işlerle işi olmaz, Murat Taşkın’ın kimseden talimat alacak bir yapısı da yoktur. Murat Taşkın sapla sapanı ayıracak kadar bilgisi ve beceriye sahiptir. Murat Taşkın’ı bu işten ayrı tut…  Birde şimdi bize medya biriminde iki isim kim diye sorarlar, isim vermeyince biliyorsun herkesi töhmet altında bırakıyorsun!

-İlahi Üstadım, o iki ismi herhalde sen hariç herkes biliyordur. Yüzünü medya birimine çevirenler kim olduklarını rahat bir şekilde anlarlar…

Kınalı kuzum burada aracı kurum TSYD mi oluyor, sonra o iki isim neden olup bitenleri Murat Taşkın’a değil de TSYD başkanına anlatıyorlar yoksa bizim bilmediğimiz başka bir şey mi var?

-Üstadım belki de Sulçuk Kılıç’ı dışardan bir göreve atamışlardır. Belli olmuyor bu işler. Atansa kimin haberi olacak ki? Dedim ya Medya birimi fokur fokur kaynıyor diye. Merakım kaynayan kazana kimin düşeceğidir?

Güzel kuzum kazara inşallah bizim uşaklar düşmez. Biz medya birimine destek vermeye çalışıyoruz ama bizim uşaklar başka kulvarda koşmaya çalışıyorlar.

-Doğru diyorsun Üstadım. Yapacak bir şey yok güzel bir şarkı vardır. Bak bestecisi ne diyor?

“Denizler durulmaz, dalgalanmadan” Medya biriminin durulması için iyi bir dalgalanması gerek…

Güzel kuzum burayı anladık, diğer konulara geçelim.

-Üstadım sıkı dur, önemli bir şey anlatacağım yazıp yazmaman senin elinde..

Sen söylersin de ben yazmaz mıyım güzel kuzum.

-Anlatıyorum, Trabzonspor’da kriz olarak ne çıkıyorsa, hepsinin altında Abdulkadir Ömür var. Adam mikser olmuş. Son dönemlerde yaşanan futbolcularda ücret iyileştirme olayının tetikleyicisi de Abdulkadir Ömür’dür… Ömür’le Trabzonspor tez elden vedalaşmalıdır…

Kınalı kuzum çok büyük bir iddia bu anlattıkların….

-Üstadım, Trabzonspor’un içerisinde kiminle konuşursan konuş, her konuştuğun benim anlattıklarımı anlatacak sana.. Abdulkadir göründüğü gibi değil. Her hal bu huylarını Burak abisinden almıştır.

Kınalı kuzum yine de öyle deme bizim uşaktır…

-Ey gidi üstadım onu deme, bunu yapma ama bizim uşaklar rahat durmuyor, içerden hançerleniyor Trabzonspor.

Neyse kınalı kuzum bu konuyu da geçelim.

-Üstadım alt yapının başına İhsan Derelioğlu getirildi. Bana göre yapılan doğru bir hamledir. Ancak ben geçenlerde uzaktan alt yapıyı şöyle bir gözlemledim. Derelioğlu, alt yapının peşine gelince, gördüğüm fotoğrafta Hamit Cihan’ın boşa çıktığını gözlemledim. Sen belki bilirsin, Hamit Cihan hangi görevde devam ediyor? Hemen şunu da söyleyeyim, Cihan’ın boşa düşmesi, alt yapıda konuşulanları da beraberinde getirdi.

Ne konuşuluyor ki kınalı kuzum?

-Yahu üstadım, sende beni mi sınıyorsun. Konuşulan Hamit Cihan’ın ne yaptığı? 

Bak benim sevgili kınalı kuzum, daldan dala atlıyorsun..

-Üstadım o zaman şöyle bitiriyorum, TFF de yaşa takılanlarla vedalaşılacakmış, bunun içerisinde Trabzon ofisi de varmış. TFF yönetimi böyle bir karar almış, kısa sürede uygulamaya sokacaklarını söylüyorlar.

Güzel kuzum buna yorum yapmıyorum, hadi vedalaşalım.

-Üstadım bana eyvallah….

 

 

 

BANA GÖRE FAZLA ABARTILIYOR

 

 

Bilmiyorum Bartra’yı bu kadar şişirmeye gerek varmı?

Bartra, “Trabzonspor’a gelmekle çok doğru bir karar verdim” dedi.

Ve ardından, “Neler beklediklerini, ne istedikleri çok iyi derecede anlattılar.”

Ve bundan dolayı Trabzonspor’a gelmeye karar vermiş.

Sahi ben Bartra’nın bu söylediklerine ne yorumu yapayım?

Baksanıza Bartra, Trabzonspor’a gelmesi için nasıl ikna edilmiş ?

Teşekkürü Bartra’yı ikna eden her kimse ona yapmalıyız!

Aldığım bilgilerde Bartra’yı Asbaşkan Ertuğrul Doğan ikna etmiş.

O zaman hep birlikte Doğan’a teşekkür ediyoruz.

Gelelim Bartra kardeşe..

La gardaş geldiğin takım Trabzonspor bu bir…

La gardaş, dünyada eşi benzeri olmayan bir kulübe gelmişsin bu iki…

La gardaş kulübünden almadığın ücretle transfer edilmişsin bu üç…

La gardaş bonuslar ile birlikte yıllık Trabzonspor’a 2 milyon euroya mal oluyorsun bu dört.

La gardaş yabancı oyuncu olduğun için yere göğe sığdırılamayıp, el üstünde tutuluyorsun etti mi bu beş.

Sonuç.

Kitabın ortasından yazalım.

Bir kere sen üst düzey bir oyuncu değilsin.

Bir kere bana göre ikinci üçüncü sınıf bir oyuncusun.

Bir kere senin gibi yüzlerce oyuncu var Türkiye liglerinde top koşturan.

Kısacası tabiri caizse bulunmaz hint kumaşı değilsin.

Dedik ya, tek gerçek İspanyol menşeli olunca, Türk oyuncusundan daha önde tutuluyorsun.

 

 

YETER Kİ GUCCİ’Yİ TUTUN!

 

Yusuf Yazıcı’nın sakatlığından bir şey anladıysam Arap olayım!

Adam transfer edildiğinden beri sakat.

Acaba sakatlığının nedeni Gucci Adem’in Yazıcı’ya uyguladığı antrenman programından dolayımı?

Gucci Adem oyuncusun dolaştırmadığı dere ağzı bırakmadı.

Geçenlerde yaptıkları fotoğraf paylaşımında anladığımız kadarıyla Avrupa’nın bir ülkesinde olduklarını gözlemledik!

Yusuf Yazıcı’nın oynaması için verilmesi gereken karar!

Trabzonspor yönetimi ve teknik heyeti ivedilikle Gucci Adem’i acilen markaj altına almalıdırlar!

Yoksa Gucci Adem oyuncusu Yusuf’a çok daha yeni dere ağızları bulacak ki, bu da Yusuf’un Trabzonspor’a bir şey vermeden sonu olacaktır.

 

EY GİDİ EMİCEM!

 

Emicem maç devam ediyor…

Maçın sonunda inan kaybeden ben olmayacağım.

Şuna inanmalısın ki maçın sonunda kaybeden taraf sen olacaksın…

Benim güzel Emicem..

Rütbeli elbise giymeyi çok seven Emicem…

Tiril tiril Emicem…

Fırıl fırıl Emicem..

Bıdı bıdı Emicem..

Atlayı ver Emicem..

Zıplayı ver emicem…

Ah benim sırma boylu emicem.

Unuttun iki kişinin bildiğinin sır kalmadığını…

Ne oldu şimdi Emicem?

Sorarım sana bundan sonra nasıl ayıklayacaksın pirincin taşını?

Ey gidi emicem, benim minnoş emicem?

Çok eğleneceğiz çok…

Sen beni takipte kal..

Sadece sen mi, elbette ki hayır, senle birlikte küçük kardeşimde beni takip etsin…

Yani takipte kalın!

Küçük kardeşime bir nasihat..

Doktor hikayesi var ya. Haniye adam doktora gitmiş, doktor bakmış adamın ömrü kısa. Adama dönmüş bundan sonra ne yersen ye serbestsin..

Bak benim tipo marka küçük kardeşim oyana buya yalpa atman seni asla kurtarmayacaktır…

Çaresi yok, yaşattıklarını yaşayacaksın…