Artık sevmeyeceğim, pardon yazmayacağım!

Nedir yahu köyün delisi Kınalı Kuzum ile biz miyiz?

Yazıyoruz diye öyle bir bilgi akışı geliyor bizlere ki, telefonumuz susmadığı gibi mail adresimizde patlar duruma geldi.

Bugün Kınalı Kuzum ile biraz çeşitleme yapalım dedik.

Biliyoruz merak içerisindesiniz, acaba bu günkü köşede ne var diye…

Peşinen söyleyelim kimse merak içerisinde olmasın, doğru ve yanlış olan ne varsa hepsini yazacağız.

Kınalı Kuzum ile önceliğimiz ebetteki Trabzon ve Trabzonspor’dur.

Neyse çeşitlememize devam edelim.

Ne var ne yok Kınalı Kuzum?

-İyi be Üstadım, hafta sonu yoğundu… İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geldi şehrimize, birkaç açılış yapmak için kıyıdan köşeden onu takip ettim.

Kınalı Kuzum ne işin var senin siyasette?

-Üstadım ne demek ne işin var? Beni tanımıyor musun konu ne olursa olsun benim için hiç fark etmez.

Doğru diyorsun Kınalı Kuzum, Kayahan söylüyor ya “Seninle her şeye varım ben”

-Ben de seninle her şeye varım Üstadım, neyse devam edelim. Bakın Üstadım ben buradan söyleyip yazdırıyorum.

Neyi Kınalı Kuzum yazdırıyorsun?

-Üstadım, sayın bakanımızın hani bir ara dalgalanma durumları vardı ya! Hatırla, şimdi bakıyorum da o dönem destek vermeyenlerin üçte ikisi hafta sonu Bakan Soylu’nun peşindeydi. Yahu bu görüntüleri görünce gülesim geliyor!

Kınalı Kuzum bu siyaset takma kafana çok, güçlüysen herkes yanındadır, güç senden gittiyse yanında bir-iki kişiyi ancak bulursun.

-Üstadım söylediklerine katılıyorum ama insanlar bu kadar iki yüzlü olamaz, acaba diyorum bakan Süleyman Soylu bunları görmüyor mu? O görmüyorsa danışmanları da mı görmüyor. Bakan Süleyman Soylu’nun etrafında bunları görünce Bakan adına üzülüyorum, nasıl iki yüzlülük yapıyorlar…

Kınalı Kuzum kim bunlar?

-Boş ver Üstadım zamanı gelince yazarız… Zamanı da mutlaka bir gün gelecektir, halbuki büyük fotoğrafa baktığınızda o işaret ettiklerimi çok daha rahat görebilirsiniz.

Güzel kuzum geçelim burayı.

-Geçelim Üstadım, geçen hafta Esnaf ve Sanatkârlar Odası’na gittim, Kara başkanı sordum, dediler ki ‘Kara başkan yok…’ Kara başkan Ankara’da karargâh kurmuş, konfederasyon çalışmaları yapıyormuş.

Güzel kuzum çeşitlemeye devam edelim!

-Üstadım, oradan çıkınca biri iki esnaf ziyareti yaptım, O esnaf ziyareti yaptığım arkadaşlarımızla esnaf odalarını, dolayısıyla Kara başkanı konuştuk, adamlar ne diyor biliyor musun?

Ne diyorlar Kınalı Kuzum?

-Üstadım demeleri o ki, “Trabzon esnafı kan ağlıyor o gitmiş Ankara’da seçim çalışmaları yapıyor! Ankara’da da bizlere verdiği sözlerden veriyormuş!”

Nasıl yani Kınalı Kuzum?

-Üstadım, diyorlar ki “Bize söz verdi ya sorunlarınızı çözeceğim diye, orada da sorun çözecekmiş, hani kireç sökücü var ya, başkan da kireç yerine sorun çözücü bir madde bulmuş herhalde! Habire çözüyor. Soruyoruz Kara başkana, bu zamana kadar esnafın hangi sorununu çözdü? Başkan, ayakkabı bağı çözmesiyle esnaf sorunu çözmeyi karıştırmışa benziyor. Sorun bakalım başkana bağlı ayakkabımı giyiyor?”

Kınalı Kuzum topa yine sert girdin, bana göre pozisyonun faul…

-Üstadım, isterse penaltı olsun, benim için hiç fark etmez. Esnaf anlatıyor ben yazdırıyorum. Oda başkanı olacaksın, esnafın kan ağlayacak, buna karşın sen kalkıp konfederasyon seçimi için Ankara’ya gidip seçim çalışmaları yapacaksın. Ne oluyor burası sana yetmiyor mu? Gerçi Kara başkanın umurunda mı esnafın kan ağlaması, nasılsa işi gücü yok, iş gücü olmadığı için sorumluluğu da yok. Haliyle vergi ve sigortada ödemiyordur, daha neyi düşünecek ki Kara başkan!

Güzel Kuzum senin Metin Kara ile bir alıp veremediğin mi var?

-Ne olacak Üstadım dedik ya bizim için önemli olan Trabzon ve Trabzonspor’dur, kişilerden bana ne. Esnaf ve Sanatkârlar Odası adeta yağma Hasan’ın böreği gibi olmuşta ben oraya dikkat çekmek istiyorum…

Kınalım bir başka konuya geçelim…

-Üstadım, ne alınganlık gösteriyorsun, yalan mı söylediklerim? Esnaf ve Sanatkârlar odası hemen yanı başında, bir gün git izle kim ne yapıyor diye? Neyse konu değiştiriyorum, Trabzonspor’da sanki sular biraz durulmuş gibi. Şu an kulüpte bir sessizlik hakim. Ama şu da unutulmamalıdır fırtınadan önce her zaman bir sessizlik olur, acaba diyorum bu sessizliğin sonu fırtınaya mı dönüşür?

Kınalı Kuzum ne fırtınası olacak? Murat Taşkın yönetim kurulunun danışmanlığına getirildi, diğer birimlere atamalar yapıldı. Kısacası herkes istediğini aldı!

-Üstadım acaba öylemi? Benim yine kuzu kulağıma değişik değişik duyumlar geliyor. Medya biriminde kapı arkalarında isyanlar başlamış!

Etme Kınalı Kuzum ne isyanı orası Yeniçeri Ocağı’mı, orada padişahlık mı vardı?

-Üstadım ben sana diyorum konuyu daha fazla açmak istemiyorum, bana biraz zaman tanı bak neler olacak?

Güzel kuzum, biz medya birimine sahip çıkacağız, orada çalışan çocukların hepsi pırıl pırıl çocuklar, bir ikisi hariç... Hepsi de işin ehli çocuklar, zamanla daha iyi olacaklar… Zaten çürük olanlar da zaman içerisinde ayıklanacaklardır. Belki çürükleri içeride olanlar göremez ama bizler dışardan iyi görüp uyarımızı yaparız…

-Elbette ki Üstadım… Üstadım bir şey daha diyeceğim sana hani ya geçen hafta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ersen Küçük kendisinin sosyal medya hesabından yazmıştı ya “Çakma AK Partili” diye… Herkes bana soruyor kim bu çakma AK Partili?

Sen ne cevap veriyorsun soranlara Kınalı Kuzum?

-Soranlara diyorum ki, bu çakmanın kim olduğunu bilmiyorsanız sizler demek ki Trabzon’da yaşamıyorsunuz…

Doğru diyorsun, çakmayı da bulamıyorsalar vah ki ne vah? Yarın siyasi irade değişsin ilk değişen başkanın söylediği gibi çakma AK Partili olacaktır… Zaten adı üstünde çakma… Adam zamanında en koyu Ecevitçiydi. Sonra devşirme MHPli oldu. Sonrası ise hepimizin malumu…

-Üstadım biliyorum çakma için yazacak çok şeyin var. Biraz sabret bakalım sular bir durulsun… Zamanla Çakma AK Partili mutlaka malzeme verecektir bizlere…

Kınalı Kuzum bundan sonra iki gözümüz, iki kulağımız çakma AK Partilinin üzerinde olacak… Sakın hedef değiştirme, onun nasıl bukalemun olduğunu herkese göstereceğiz… Nasıl iki bakan arasında saklambaç oyunu oynadığını da zamanı gelince ifşa edeceğiz!

-Şimdilik bu kadar yeter Üstadım hadi bana eyvallah...

Güle güle güzel kuzum…

KANDIRIRSIN BİZİ

 

Vay be Abdullah hocadan sonra şimdi de Hamit Altıntop, “Geliştiriyoruz, gelişiyorlar” demeye başladı.

Hadi Abdullah hocayı anladık.

Sana ne oliyi Hamit gardaş?

Yahu gardaşım seni anlamakta zorluk çektik ve çekiyoruz!

Sen nasıl bir futbol adamısın?

Sen Milli Takım’a seçilen oyunculardan bihaber misin?

Sorarım sana Millî Takım’a seçilen, çağrılan, alınan oyuncunun neresini geliştirip gelişmesini sağlayacaksın?

Bu Milli Takım gardaş.

Bizim bildiğimiz anladığımız kadarıyla Milli Takım’a gelen oyuncular mental, fizik, teknik kapasite ve oyun anlayışı olarak hazır olan oyunculardır...

Sahi Hamit gardaşım sen nerede yaşıyorsun?

Sen hangi ülkenin federasyonunda yöneticilik yapıyorsun?

Kısa ve öz…

Milli Takım sana kaldı ya!

Varın gerisini sizler ve hepimiz düşünelim…

NE ALTINTOP’MUŞ?

Şenol Güneş’in Milli Takım’da ipini çeken Altıntop değil miydi?

Şenol Güneş’in Milli Takım’da altını oyanların başını Altıntop çekmiyor muydu?

Şenol Güneş’e karşı futbolcuları ayartıp oynatmayan Altıntop olmadı mı?

Ulan neymiş bu Altıntop, ne vazgeçilmezmiş?

TFF’den herkes gitti, bir o gitmedi!

Şenol Güneş’i yedi bu yetmedi, bir önceki TFF yönetimine gözü dikti sonunda onları da yedi...

Açık ve seçik yazıyorum Mili Takım, Altıntop’un temsil ettiği   zihniyetlerden kurtulmadıktan sonra karşısına hangi ada takımını çıkarırsanız çıkarın hepsine mağlup olur.

DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ ŞEHİRDE KALMASIN MI?

Şenol Güneş’ten açılmışken yine ondan devam edelim.

Neymiş efendim Şenol Güneş uzunca süre Trabzon’da kalmasının nedeni Trabzonspor’u beklemesiymiş.

Neymiş efendim Şenol Güneş gelecek seçimlerde milletvekili adayı olacakmış da ondan şehirde bu kadar uzun süre kalmış ve kalıyor da.

Yapmayın etmeyin hocaya haksızlık etmeyiniz…

Şenol Güneş ne Trabzonspor’u bekliyor ne de siyasete göz kırpıyor.

Belki bilmeyeniniz olabilir, uzun süre kaldığı yer yani Trabzon, hocanın doğup büyüdüğü şehir…

Siz alınganlık göstereceğiniz ya da farklı algılar içerisinde olacağınız diye hoca şehrinde de kalmasın mı?

Benim merak ettiğim tek şey var! Bu zaman içerisinde Şenol hocanın Trabzonspor’u ziyaret edip etmemesidir?

Çünkü Trabzonspor’u ziyaret ettiği bir fotoya rastlamadım hocanın…

RAKAMLAR EYİ Mİ?

KÖŞE-2

Belki gözden kaçırmışsınızdır diye bir hatırlatayım dedim…

Yeni transfer edilen futbolcuların bonservislerine ödenen ücretler ve sözleşmeleri bitene kadar Trabzonspor’dan alacak oldukları transfer bedelleri.

Sizi bilmem ama bana göre eyi para alıyorlar.

Diyeceksiniz ki piyasa böyle…

Piyasa böyle ama bu oyuncuların piyasa üstü oyuncular olmadığını da unutmayınız!

Jens Styrger Larsen – Bedelsiz         (3 milyon 600 bin euro 3 yıl)

Eren Elmalı - 3.6 Milyon Euro         (45 milyon TL 5 yıl)

Marc Bartra - 1.25 Milyon Euro       (6 milyon euro 3 yıl)

Doğucan Haspolat 1.2 Milyon Euro (40 milyon TL 5 yıl)

Enis Bardhi - 3 Milyon Euro             (3,9 milyon euro 3 yıl)

Naci Ünüvar - 150 bin Euro              (7.3 milyon TL 1 yıl)

Trezeguet - 4 Milyon Euro              (6.2 milyon euro 4 yıl)

Montasser Lahtimi - 600 bin Euro     (1 milyon euro 3 yıl)

Umut Bozok - 2 Milyon Euro            (95 milyon TL 3 yıl)

Maxi Gomez - 3 Milyon Euro            (5 milyon 250 bin euro 3 yıl)

Jean-Philippe Gbamin – Kiralık         (1.5 milyon euro 1 yıl)

Yusuf Yazıcı – Kiralık                         (25 milyon tl 1 yıl)