Öncelikle İslam aleminin ve bütün okuyucularımızın Ramazan Bayramını kutluyor ve daha nice bayramlar diliyoruz kınalı kuzum ile birlikte.

Bayram vesilesiyle bayramın ilk günü kınalı kuzum ile birlikte olduk.

Kınalı kuzumla buluşmamızda, “Bak kınalım bugün sohbet edeceksek bayram tadında bu sohbetimizi gerçekleştirelim, kimseyi kırıp dökmeyelim” dedim.

Kınalı kuzumun bu isteğimin karşısında biraz gardı düştüyse de isteğime karşın cevabı ”yapacak olduğumuz sohbetimizde benim de bir şartım var, söyleyeceklerimi noktasına virgülüne dokunmadan yazacaksın” oldu.

Bu kez benim gardım düştü! Gardımın düşmesinin nedeni ise kınalı kuzumun bu sıralar freninin patlak olması ve ne söyleyeceğini önceden kestirmenin mümkün olmaması idi.

Kınalı kuzu bu, ne zaman neyi söyleyeceği belli mi olur?

Gardımın düştüğünü gören kınalı kuzum “Seni söyleyeceklerimle zora sokmam, bak nasıl bayram tadında sohbet edeceğiz” dedi.

Neyse sohbetimize başladık.

Bayramın mübarek olsun kınalı kuzum.

-Sizlerin de mübarek olsun, temennim çok daha nice bayramlara kavuşmanızdır.

Eyvallah benim güzel kuzum. Ne var ne yok?

-İyidir vallahi, baharın gelmesiyle keyfim de yerine geldi, bir de şu yasaklar bir bitse, bir de şu virüs belasından bir kurtulsak keyfim çok daha yerine gelecek.

Kınalı kuzum bu günler de geçer, biraz daha sabır.

-İnşallah geçer, vallahi psikolojim bozuldu,

Yapma benim kınalı kuzum, neye psikolojin bozuldu? Aksine sen bizim psikolojimizi öyle bozdun ki, senin yüzünden Trabzonspor da başkan dahil yöneticiler bize ateş püskürüyor!

-Ne yapmışım da ben bozmuşum, size anlattıklarımın hangisi yalan- yanlıştı? Yazılanların birisine cevap veren oldu mu? Veremezler çünkü hepsi doğru haberlerdi.

Kınalı kuzum senin yüzünden kırk yıllık, beraber top oynadığım arkadaşım Ömer Sağıroğlu ile aram bozuldu, öyle zannediyorum ki adam sallayıp duruyordur bizlere.  Ahmet Ağaoğlu’nun da kafayı taktığı bilgileri geliyor bize!

-Ne o, korktunuz mu? Yoksa çekindiğiniz bir şey mi var? Bakın peşinen söyleyeyim senin arkadaşım dediğin o Ömer Efendi beyi kuzu gözlerimle takip ediyorum, hem de öyle bir takip ediyorum ki, Ömer efendi bey için bazı bilgilere ulaştım, şimdi o bilgileri teyit ediyorum. Teyit ettiğim zaman göreceksiniz senin o arkadaşım dediğin Ömer efendi beyin neler yaptığını!

Allaha aşkına yapma kınalı kuzum, şimdi iş çıkarma! Bırak adam işini yapıyor, sen nedir taktın bu Ömer efendi beye!

-Ben kimseye falan taktığım yok, kimseye de ön yargılı değilim. Efendi beyle de kişisel hiçbir sorunum yoktur, ancak Trabzonspor’da yönetim bazında yaşanan her krizden nemalanan ilk isim kim diye bir araştırın bakalım, karşınıza kim çıkacak? Ben söyleyeyim Ömer Efendi Bey çıkacaktır. Ahhhhh ah, hani derler ya ağzım su dolu konuşamıyorum diye. Benimki de o misal!

Benim güzel kuzum kulüpte başka bir yönetici yok mu da, her defasında Ömer efendi bey deyip, onu anlatıyorsun!

-Var mıdır bilmiyorum! Ha birkaç tanesi var oda kaosa el kaldırmak için. Diğer yöneticiler ne yapar, ne ederler ben bilmiyorum. Ben bir şey yaptıklarını göremiyorum, sen görüyorsan bir şey diyemem buna. Ey gidi Trabzonspor, yönetimsel anlamda dibe vurmuş, ağlayanı yok. Çok ağır konuşacağım amatör takımlarda yöneticilik yapamayacaklar maalesef Trabzonspor’da yönetici olmuşlar!  Koskoca kulüp kimlerin eline kalmış?

Ooooo yine freni patlattın, hani ya bayram muhabbeti yapacaktık, bütün yöneticileri töhmet altında bırakıyorsun. İçlerinde işini layığı ile yapanlar da vardır. Ömer bey de bunlardan birisidir!

-Bayram muhabbeti yapıyoruz ya, ne diyorum, kime sallıyorum? Bak derin konulara girmiyoruz.

Eeee bir de girseydin, Ömer efendi beyden başladın bakalım kimden çıkacaksın?

-O zaman sohbet edip, konuşmayalım, şarkı dinleyelim.

Bu olabilir neyi çalmamı istiyorsun?

-Hani o konuya girme, bu konuyu konuşma diyorsunuz ya, benim için Ali Şandan şu şarkıyı çalarmışınız, tam bana göre” Bu konulara girmeyelim…Olay bitmiştir büyütmeyelim…. Eski günlerin hatırına, iki yabancıya dönüşmeyelim.

İlahi kuzum ya adamı öldürürsün!

-Şunu artık öğrenin, benden kimse için torpil istemeyin. ‘O arkadaşım, o dostum’ bana demeyin, ben görevimi yapıyorum. Trabzonspor’da kim kulübün menfaatlerini değil de, kendisinin ve arkadaşlarının menfaatini ön plana çıkarıp, onları hayata geçiriyorsa, kim kulübü zarara uğratıp, kötü yönetiyorsa, onlarla uğraşmak, onları deşifre etmek benim görevim. Kulüp kimsenin babasının malı değil, kulüp kimsenin oyuncağı da değil. Bunlara asla müsaade etmeyeceğim, bedeli ne olursa olsun

Vay vay kınalı kuzum yine bastın gaza gidiyorsun!

-Aynen öyle, Ağamın oğlu diyorum yanlış anlıyorlar, Başkan da Ağamın oğlunu yanlış anlamış. Benim burada Ağamın oğlu dememde gaye şudur, Ağamın oğlu, yani emicemin oğlu, abimin oğlu, dayımın oğlu, ne biliyim saygı duyduğum bir büyüğümün oğlu. Ne var bunda Ağamın oğlu demekle? Ne diyeyim? Allah Allah dilimin ucuna geldi yutayım yine de söylemeyim!

Bak burada haklısın, biliyorum sen ne niyetle Ağamın oğlunu dediğini!

-Kim kimle ne konuşuyor, kim kim için ne diyor, hepsini biliyorum. Diyeceksiniz ki sen nereden bileceksin? Evet, ben bilmeyeceğim de kim bilecek? Ben yedi yirmi dört saat tesislerde nöbet tutuyorum. Üstelik tuttuğum nöbet yaz- kış devam etmektedir. Kış geldi havalar soğudu nöbet saati düşerse mevzu Trabzonspor olunca hayatta bakmam, nöbetimi Trabzonspor için aslanlar gibi tutarım.

Helal sana kınalı kuzum, adamsın pardon kuzusun, senin hakkını asla ödeyemeyiz, ama yine de uyarmakta fayda var, sohbetimiz bayram tadında olsun lütfen.

-Hayırdır ne oldu? Kimin tavuğuna kış demişim? Ne söylemişim kimin nasırına basmışım? Ömer Efendi beyi takip etmeyeyim mi? Şu an kulübün iki numarası konumunda! Çevresine öyle hava çaka atıyor, istediğine tenzili rütbe veriyor, istediğinin maaşını uçurtma gibi uçuruyor! Gelin de bu adamı takip etmeyin.  O zaman Efendi beyi takip etmeyip, malzemeci Hayati’yi mi takip edeyim malzemeleri ne yapıyor diye? Gerçi konu malzemelerden açılmışken, malzemeler konusunda da anlatacaklarım var, hem de neler var neler?

Yahu kuzum bayram sohbetine dönelim.

-Dönelim de, sahi benden ne anlatmamı istiyorsunuz. Şimdiden söyleyeyim. Yarın kriz çıkmasın. Önümüz kurban bayramı, ben bu sıralar her zaman olduğu gibi sırra kadem basacağım, yani kurban bayramı bitene kadar buralarda yokum. Bakıyorum da millet bana sulanmış, beni kurban etmek için bıçaklarını şimdiden bilemeye başlamışlar!

Aman ha dikkatli ol, peşinde çok kişi var seni kesmek için pusuda bekliyorlar! Kimsenin bulamayacağı, gözlerden uzak bir yere git, seninle çok işimiz var çok…

-Evet, çok işimiz var çok, ne gün yüzü görmemiş bilgiler anlatacağım sizlere. Bir de Aralık ayında yapılacak genel kurulda başkanlık için ismi telaffuz edilenlerin secerelerini toplamaya başladım, peşinen söyleyeyim ismi geçenler için güzel bilgilere ulaşıyorum, bütün bilgiler kitap olacak nitelikte!

Kınalı kuzum hayırdır, genel kurul için çalışmalara başlayanlar mı var?

-Siz uyuklayın, kapalı kapılar ardında sağ gösterip sol vurmaya çalışanların yaptıkları kulislerden herhalde bihabersiniz! Ooooo kimler kimlerle kol kola, kimler kimleri desteklemek için pazarlık yapıyor, kimler kimleri aday çıkarmak için feyk atıyor? Merak etmeyin, bu dedikoduların bu bilgilerin hepsi mevcut bende, ama azıcık bana zaman verin.

Zaman senin kınalı kuzum, ayıp ediyorsun bizden ne istedin de yapmadık biz, kınalım ne dersin sohbetimizi bitirelim mi?

-Eyvallah bitirelim. Sizlere Allahaısmarladık derken, tekrar herkesin bayramını kutluyorum, Allah’a emanet olunuz.

Sen de kınalı kuzum Allaha emanet ol…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.