Her şey yerli yerince duruyor!

Kimsenin bir tarafa gittiği, gideceği de yok.

Şampiyon olan kadroya bakıyoruz sadece Nwakaeme ile Ahmetcan gitmiş.

Buna mukabil 10 oyuncu transfer edilmiş.

Hala daha transferin devam edeceğini söylüyor teknik direktör Abdullah Avcı.

Yani yeni oyuncuların katılımıyla transfer edilen oyuncu 13’ü bulacak gibi!

Demem o ki, borç üstüne borç yükleniyor bütçeye...

Demem o ki rakam giderek büyüyor.

Demem o ki Trabzonspor böyle nereye doğru yol alıyor?

Demem o ki geçen yılki kadro aynen muhafaza edilmiş buna birde 13 futbolcu eklenmiş olacak… Rakamsal olarak kadroda bulunan oyuncu sayısı 40 yakın olacak! 40’a yaklaşan oyuncu kadrosuyla ne yapılması düşünülmektedir?
Sonra bu kadar oyuncunun parası neyle ödenecek?

Neden Abdullah hocaya artık ‘yeter dur’ denilmiyor?

Güzel gazlayan bir taraftarımız var, öyle gaz verip öyle istekler ortaya koyuyorlar ki, ‘bir golcü şart’ diyorlar…

‘Orta alana oyunu çift yönlü oynayacak bir oyuncu alınmalıdır’ diye fetva veriyorlar…

‘Mutlaka kenarlara da takviye yapılmalıdır’ dan da dem vuruyorlar.

Amma her ne hikmetse kimse kulübün borcundan bahsetmiyor?

Bu işin sonunun nereye varacağını da kimsecikler düşünmüyor…

Ne demişler, “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete”

‘İnşallah Trabzonspor’un sonu da böyle olmaz’ diyorum…

SAKATLAR OLSAYDI NE OLACAKTI Kİ?

Galatasaray maçından sonra ne yapıp edip kötü futbolun sebebini sakat olan Uğurcan, Abdülkadir, Hamsik ve Bakasetas’a bağladı sevgli hocamız ve avaneleri…

Peki bu oyuncuların yerine oynayan oyuncuların neleri eksikti yerine oynadıkları oyunculardan?

Uğurcan’ı bir kenara koyalım.

Abdülkadir’in oynadığı maçlara bir göz atınız… Bakın bakalım Ömür oynadığı maçlarda ne kadar katkı koymuştur takımına.

Ya Bakasetas’a ne demeli? Yunanlı oyuncu oyunu durarak ve  ceza sahası üzerinde gelen topa vurmaktan başka takımı adına ne yapmıştır?

Hamsik sizlere ömür, öyle görünüyor ki iflah olmaz bir sakatlık yaşıyor! Ne zaman sahalara döneceği belli değil.

Hadi şimdi yapın bakalım işin muhasebesini, Galatasaray karşısında oynanan kötü futbolun sebebi bu oyuncuların olmaması mıdır?

Bana göre hoca burada kendisini kamufle etmektedir!

Birde olaya şöyle bakalım, bu sezon şimdiye kadar neredeyse sahaya çıkacak on oyuncu transfer edildi.

Adama sormazlar mı? Bu on oyuncu neden alındı?

Öyle ya, kötü oyunu sakat oyuncuların yokluğuna bağlarsanız bizlere de bu soruyu sormak düşer.

Acaba diyorum yeni oyuncular yetersiz midirler!

Trabzonspor’da oynayacak kalibrede değil midirler!

Bu takımda hiç mi sakat…

Bu takımda hiç mi cezalı oyuncu olmayacak?

Yapmayın beyler Trabzonspor’un şampiyon bir kadrosu var ve bu kadroya onun üzerinde oyuncu katılmış. O sakatmış, şu cezalıymış, bunlar kesinlikle mazeret edilmemelidir…

Kim sakat olursa olsun hiç fark etmez her oyuncu Trabzonspor için bir değerdir.

Sonuçta bu oyuncuların transferlerine Avcı onay vermedi mi?

BÖYLE OLUNUZ

İşte bu!

İşte böyle olunuz!

Kötü oynayınca mazeret üretmeden ‘kötü oynadık’ deyiniz.

Derseniz, ne kaybedersiniz?

Kısacası bizlere kötü oyundan sonra Lafontenden masallardan bahsetme!

Bizler de neyin ne olduğunu bilenlerdeniz.

Avcı ilk kez bir maç sonrası “kötü oynadık, oynadığımız oyunu beğenmedim” dedi.

Ne kadar güzel…

Avcı’dan bunu istiyorduk.

Avcı’dan bunu bekliyorduk.

Bu kez hoca kandırıp aldatmadı bizleri!

Bu kez hoca yalın ve doğru konuştu!

Yeni bir sayfa açıldığını düşünüyorum hoca açısından…

Temiz sayfayı okumaya devam diyorum…

BİR SANİYE TUTMAYINIZ!

Eğer ki söylenenler doğru ise;

Eğer ki yönetime müracaat edip ‘verin bonservisi gideyim’ demişse…

Hiç bekletmeden…

Hiç uzatmadan…

Hiç naz etmeden…

Gönderiverin gitsin!

Neyse istediğiniz rakam, o rakamı getirsin Abdül kardeş, getirdikten sonrada bir saniye tutmayınız kulüpte.

Bundan sonra Abdülkadir Ömür’ün Trabzonspor’a verecek hiçbir şeyi kalmamıştır.

Açıkçası Abdülkadir Ömür bu saatten bu dakikadan sonra bordo-mavili kulübe yük olur.

Hem de ne yük?

Sakın ha iadeli taahhütlü göndermeyiniz...

Gidenlerin durumunu görüyorsunuz!

Geri dönmek için ne manevralar yapmaktadırlar?

SIRA GUCCİ’DE

Bir dönemler Metin Korkmaz’dı…

Sonra Matheu Markaroğlu oldu...

Bugünde Adem Cebeci (Gucci)...

Gelen ve giden oyuncuların birkaçında Gucci Adem’in imzası olduğu söyleniyor!

Bal tutan parmağını yalar misali, Adem kardeşimiz de bal tutan parmağını yalıyor.

Çark dönecek.

Gucci kardeşte çarkını döndürmeye çalışıyor!

Kimse de kıskanmasın Gucci çarkını da iyi döndürüveriyor!

Gucci Adem kardeşin çarkı da ne benzer eski Trabzon fuarında dönen eşya piyangosu çarkına!

Gucci’nin çarkının Trabzonspor’da ve Trabzonspor dışında iyi döndüğü de söyleniyor!

Ee kardeşler Gucci gibi çalışın siz de çarkınızı döndürüverin!

Gucci durup dururken tepeden inmedi ya buralara!

Adam her daim koşuyor, koşuşturuyor!

En önemlisi adam Gucci’nin çantasını taşıyor!

Var mı bundan ötesi?

Bakın Gucci’nin sosyal medyasına neler göreceksiniz? Adamın attığı fotolar her şeyi anlatmıyor mu?

O fotolara baktığınızda Gucci Adem’in zirveye çıkmak için ne çileler çekip ne meşakkatli yollardan geçtiğini açık seçik göreceksiniz!

Ne diyelim daha? Helal olsun Gucci Adem’e...

Bu sığ sularda kayığını yüzdürmeyi iyi beceriyor!

Ama öyle ama böyle bir şeklide Trabzonspor’a girip orada beşeri ilişkilerini geliştirip atını koşturmayı da iyi beceriyor!