Yusuf Yazıcı oynadığı futbol ile harikalar yaratıyor Fransa liginde…

Takımı Lille Yazıcı’nın katkılarıyla ligde liderliğe yükseldi.

Takip ettiğimiz kadarıyla Yusuf her alanda kendisini geliştirip, yetiştirmeye çalışıyor.

Kısa sürede epey yol aldığını açık seçik gözlemliyoruz.

Trabzonspor işte böylesine bir futbolcuyla iki yıl önce yol ayrımına gelmişti.

Sizi bilmem ama Yusuf’un yol ayrımına nasıl geldiğini, o yol ayrımına onu kimin iteklediğini ben iyi biliyorum.

Sahi Yusuf Yazıcı’yı Trabzonspor’dan ayrılma noktasında yol ayrımına kim getirmişti?

Cevabınız yok ise, menajerleri sizlerin bir adım uzağında, sorun bakalım Yusuf’un ayrılmasında en etken kim olmuştu?

ÇOK DAHA BEKLENİR!

Yenmeyip te, ya da şöyle diyelim, puan almayıp da ne yapacaktı Ünal Karaman?

Teslim mi olsaydı?

Mağlubiyeti mi kabullenseydi?

Çıkıp oynamasa mıydı?

‘Hadi Fenerbahçe’ye üç puan verelim de, gönülleri olsun’ mu deseydi?

Ne yapsaydı Ünal Karaman?

Takımını sahaya çıkarmasa mıydı?

Soyunma odasında oyuncularına taktik verirken ‘Çıkın sahada lay-lay lom yapın’ mı deseydi?

Ne yapsaydı Karaman?

Fenerbahçe karşısında aldığı bir galibiyetin hele de Trabzonsporlular tarafından bu kadar abartılmasını ben maalesef doğru bulmadım, bulmuyorum…

Fenerbahçe maçından sonra, ne Karaman ne de Göztepe yere göğe sığdırılamadı?

Eğer ki, milletin oynadığı maçlarından umut bekliyorsak!

Eğer ki, milletin hocalarından medet umuyorsak!

Çok daha bekleriz biz Trabzonspor’un şampiyon olmasını…

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR

Sakın ha yapmayın!

Sakın ha karşılaştırmayın!
Sakın ha ‘O daha iyiydi o bunu yaptı, bu şunu yaptı’ algısı yaratmayın!

Hani bir söz vardır ya “Taş yerinde ağırdır” diye…

Hani “Her yiğidin yoğurt yiyişi ayrı ayrıdır” deriz ya!

O nedenle diyorum ki Abdullah Avcı’yla Ünal Karaman’ının teknik direktörlüklerini aynı kefeye koymayınız,

Ünal Karaman Fenerbahçe’yi yenmişmiş de, sırada Abdullah Avcı varmış!

Eeee Avcı Fenerbahçe’yi yenemese ne olacak ki?

Ünal Karaman, Abdullah Avcı’dan daha iyi teknik adamdır, bakın Fenerbahçe üstelik kendi sahasında yendi diye fetvamı verilecek!

Göztepe’nin Fenerbahçe karşısında topa sahip olma yüzdesi, yüzde otuzlar civarındaydı istatistiklere göre.

Böyle bir oyunla Ünal Karaman yendi Fenerbahçe’yi.

Sakın Karaman’ın aldığı galibiyete gölge düşürmeye çalıştığımızı zannetmeyiniz…

Önemli bir galibiyet almıştır.

İnşallah bundan sonra da galibiyet seri devam eder Ünal hocanın.

Ama şu da unutulmamalıdır, alınan bir galibiyet kimsenin tamamdır, bu iyi teknik adamdır ispatı olamaz!

Bir teknik adamın iyi teknik adam olduğunun göstergesi, yıl boyu kendi karnesi ve çalıştırdığı takımların gösterdiği performans ve ligde aldığı sıralamadır.

Gerisi laf-ı güzaftır.

GEREKLİ MÜDAHALE YAPILDI

Entübe olmuştu!

Tekrar hayata tutunması için Acil müdahale ihtiyacı vardı!

Ve işi bilende bir doktora!

Bu başarıldı Trabzonspor’da.

Ahmet Ağaoğlu ve Newton ikilisi tarafından entübe edilen Trabzonspor, İki yöneticisinin büyük gayretleri ve çabaları sonucu takımın başına getirilen işinin ehli olan doktor Abdullah Avcı  ile entübeden çıkartılıp, hayata tutunmayı başardı.

Avcı entübe olan bir takımı hayata döndürmeyi başardı!

Bunun aksini iddia eden var mıdır?

Bugün Trabzonspor zirveye tırmanmışsa!

Bugün Trabzonspor yedi maçlık galibiyet serisi yakalamışsa!

Bugün Trabzonspor aldığı sonuçlarla herkesi mutlu ediyorsa…

Bugün Trabzonspor herkese heyecan ve zevk vermeye başlamışsa.

Bugün Trabzonspor bu ligin ‘Beyi de, babası da benim‘ diyorsa!

Bunda rol oynayan tek aktör vardır, o da Abdullah Avcı’dır.

Başakşehir maçı, bu kadar eksiğe rağmen, Covid belası bir yandan, sakatlar diğer yandan, bir de cezalı Nwakaeme’yi sayarsak, önemli oyuncuların olmadığı bu maçtan Trabzonspor’dan kim galibiyet bekliyordu?

Burada herkes vicdanlı olup doğruyu konuşsun, ben ‘Beraberlik bizim için iyi bir sonuçtur’ diyenlerdendim.

Düşünebiliyor musunuz? Takımın kalecileri yok, kenar bekleri yok, orta alan malumunuz, forvet ise varlığı ile yokluğu belli olmayan oyunculardan kurulu…

İşte böyle bir kadro!
İşte böyle bir on bir, hem de deplasmanda Başakşehir’i mağlup etmeyi başardı.

Onun için bağıra bağıra, çağıra çağıra diyorum ki alınan bu başarı Abdullah Avcının’dır.

Kimseler kendisine bu başarıdan pay çıkarmaya çalışmasın.

Çünkü “Görünen köyün kılavuz istemediğini” Başkan Ağaoğlu da bizler kadar biliyordur.

Zira alınan ve yaşanan bu başarıda Ağaoğlu kendisinin payı olduğu hissiyatına kapılsa var ya, sabah akşam o televizyon benim, şu televizyon senin diye dolaşıp dururdu!

Soruyorum size, kim tutabilirdi Ağaoğlu’nu?

Bazen ”Evdeki hesap çarşıya uymuyor”

Öyle değil mi sevgili Ahmet Ağaoğlu?

VEBALDEN KURTULAMAZ

Ligin en iyi teknik direktörüdür.

Ligin en başarılı hocasıdır.

Kim değildir diyorsa!
Kim abartıyorsunuz diyorsa!

Bilin ki yalan konuşuyordur o.

Bilin ki o diyenlerin futbol ile yakından uzaktan hiçbir alakaları yoktur.

Sezon başı getirilmedi diye şu an “Ahlanıp vahlanmıyor muyuz?

Belki de sezon başı Ağamoğlu masayı yıkmamış olsaydı, Avcı kendisinin kuracak olduğu kadroyla, bu gün Trabzonspor çok daha farklı yerlerde olurmuş olurdu.

Ama olmadı!

Ama Ağamoğlu olmasını istemedi!

Ama Ağamoğlu böyle istedi!

Bu sezon lig kaçarsa, yine bilmenizi isterim ki, bunun tek sorumlusu vardır o da Ağamoğludur.

Suçu, sorumluyu kimse başka bir yerde aramaya kalkmasın.

Dedik ya, lig başlayıp Abdullah Avcı gelene kadarki geçen bölümün ve kötü gidişatın müsebbibi Ağamoğlu’dur.

Ne biliyim ki, Ağamoğlu bu vebalin altından kalkabilsin?

Trabzonspor’da görev yaptığı sürece, yaptıklarını her daim bir bir yüzüne okuyup üfleyeceğiz Ağamoğlu’nun!

ANI OLARAK KALACAKTIR

Eğri oturup doğruyu konuşalım.

Veya abartmadan düşüncelerimizi kitabın ortasından yazalım.

Ağzından kuş kapsaydı da!

Direklerin üzerinde gezseydi de.

Uçan kaleci olsaydı da…

Yüz gol pozisyonu çıkarmış olsaydı da.

Trabzonspor’la olan serüveni bir maçlıktı.

Nitekim de öyle oldu.

Ha bana göre Kağan Moradaoğlu gelecek için umut verdi mi derseniz?

Cevabım elbette ki hayır olur.

Kalede duruşu güven vermiyor…

Topa çıkışları diyeceğim ama o da bir-iki kez çıktı hakeza öyle.

Arkadaşlarıyla diyaloğu yok denecek kadar az.

Ne bileyim eksiği çok…

Bundan sonra tamamlar mı o eksikleri?

Onu da bilemiyorum!

Açıkçası ben Kağan’ın kendisinde kaleci  yetini pek fazla göremedim.

Şunu da diyebilirsiniz!

Henüz 18 yaşında kendisi.

Bende size diyeceğim ki, büyüklerimiz bizlere her zaman ”Olacak çocuk kakasından belli olur” derlerdi.

Kağan, olacak çocuk gibi kalesinde ne yazık ki duramadı.

EYGİDİ AĞAMOĞLU!

Başakşehir maçı sonrası Ağamoğlu mikrofonlar karşısındaydı.

Bir şeyler anlatmak istedi kendince.

Ancak anlatmak istediklerini bir türlü anlatamadı.

Laflarını ağzından çıkarırken evirip kıvırıp öyle çıkarmaya başladı.

Yani, hocasının söylediklerine vurgu yapmaya çalıştı aklınca.

Abdullah Avcı'nın gelişiyle Galatasaray dışında hiçbir maçı kaybetmediklerini hatırlatan Ağaoğlu, "Kazanma alışkanlığı diye sürekli olarak hocanın tekrarladığı bir şey vardı, takım o alışkanlığı çok şükür edindi. Hoca ‘Maç maç bakıyoruz’ dedi, hepimiz maç maç bakıyoruz." ifadelerini kullandı.

Ağamoğlu dedi de dedi…

Ey gidi Ağamoğlu merak ediyorum, Abdullah Avcı’nın söylediklerinin arkasına takılmak sana nasıl bir duygu yaşatıyor?

Mutlaka, söylemlerinle hocaya destek olurken, sıkılıyorsundur!

Mutlaka yüzün de kızarıyordur ama öyle zannediyorum ki, yaşadığın kızarıklığını da taktığın maske örtüyordur!
Belki de kendi kendine “Ben bu duruma nasıl düştüm “diye içinden de hayıf geçiriyorsundur!

Düşersin Ağamoğlu düşersin!

Futbol böyle bir dünya!

Neyin, ne zaman, ne olacağı asla belli değildir bu oyunda?

Neyle karşılaşacağın da!

Dünü yoktur bu oyunun?

Şu egon var ya şu egon,  yedi bitirdi seni Ağamoğlu!

Bir de seni yiyip bitiren, “Her şeyi ben bilirim ,ben yaparım, benim yaptığım doğrudur” lar için takındığın tavır ve havadır!.

Ağamoğlu yaptığın yanlışları, Abdullah Avcı’nın elde ettiği başarı bile örtüp kapatamayacaktır.

Hesap günü hesabını vereceksin,

Bunun başka lamı-cimi olamaz Ağamoğlu.

KARBONAT BEY

Güler misiniz ağlar mısınız?

Komedi filmi gibi ama biraz da acıklı tarafı var bu filmin!

Karbonat Erol mu ?

Yoksa Erol Bulut mu söyledi, tam bilemiyorum.

Arkadaşlarım bana iletti.

Karbonat Erol ya da Erol Bulut Göztepe maçı sonrası “Rakiplerimizin biri BAY, birisi puan aldı” diye konuşmuş!

İlahi karbonat bey!

Ya da doktor Erol bey!

Ya da hoca Erol bey!

Sen Trabzonspor’u kendinize rakip olarak görmüyor musun?

Ahan da bu hafta Trabzon’dasınız!

Trabzonspor’un size değil ama diğer takımlara rakip olduğunu görme mutluluğunu yaşayacaksın.

Sizi ve sizin temsil ettiğiniz kulübü Trabzonlular zaten rakip olarak görmüyor, görmeyecektir de Karbonat Erol bey!

Şunun şurasında Pazara 5 gün aldı.

Azıcık sabret!

Çalıştırdığın takımda son maçın olacak, rakip görmediğin takım sayesinde!

ALMAYIN BİRDAL BEY’İN GÜNAHINI!

Hafta başı Spor İl Müdürü Birdal Öztürk bey için bir yazı kaleme almıştım.

Yazdığıma, yazacağıma bin kere pişman oldum!

Aramayan kalmadı.

Demediğini bırakmayan da!
Arayanlar, bu adama nasıl destek oluyorsun?

Bu adam yazdıklarını hak ediyor mu?

Falan filan bir sürü bir şey söylediler!

Ben onu bunu bilmem!

Adam işini yapıyor!

Ahan geçenlerde millete dağ kayağı yaptırdı!
Daha ne yapacak?

Yok efendim bir zamanlar AK Parti’ye ağır eleştiriler yapıyordu, üstelik AK Partili de değilmiş!

Yok efendim Cumhurbaşkanımıza da vakti zamanı ne eleştiriler ve ne söylemler yapmışmış da!

Ahan da il yönetimi değişti varsa böyle bir durumu müdür beyin, icabına bakıverirler!

Yok efendim Adnan Gül koruyup kolluyormuş kendisini!

Eee o kadar da olsun, nezde serde Çaykaralılık var, sonra adam vuslat otelde Gülü asla yalnız bırakmıyor!

Yok efendim ağzından küfür eksilmiyormuş, yüzüne karşı değil arkasından ediyormuş ettiklerine!

Yapmayın etmeyin efendim, Öztürk efendi beyin günahını almayın, Birdal efendi bey ağzından duayı düşürmez, başını seccadeden kaldırmaz, sizin adam için söylediklerinize bakınız!

Almayın vebalini!

Yok efendim adam ayak kaydırmada bir numaraymış?

Söyleyin bakalım kimin ayağının altına sabun koyup kaydırmış?

Ha dağ kayağını kastediyorsanız ona bir şey diyemem, kendisini kayarken hiç görmedim!

Geldiği göreve oturduğu koltuğa hakkıyla gelmemiş mi!

Ayıptır bu kadar da iftira olmaz!

Var mı kendisi gibi 7-24 çalışan bir başka spor il müdürü teşkilatta?

Tekrar diyorum, boş yere vebal altında kalıp, Birdal efendi beyin günahını almayınız!

Birdal Öztürk Bey, dost, arkadaş canlısıdır!

Cömertliğinden ve eli açıklığından dolayı da fakir-fukara dostudur!

Aslına bakarsanız Birdal beyin görev anlamında çıtayı yükseltmesinin zamanı geldi de geçti bile!

Hemen belirteyim, AK partide il başkanlığı ve yönetimi değişti!

Bakarsınız, yapılan bu değişikliğinden ötürü, Birdal efendi beye, milli piyango gibi bir görev verilir.

Ne dersiniz?

Olur mu, olur?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.