Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kaşüstü Kampüsünde Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Kliniği, Uzm. Dr. Uğur Can Akyol’la birlikte hizmet vermeye başlıyor. Bu alandaki poliklinik ve uygulanacak hiperbarik oksijen tedavisi bölgede bir ilk olma özelliği taşıyor.

Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kaşüstü Kampüsünde Doğu Karadeniz Bölgesinde tek olma özelliği taşıyan Su Altı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Kliniği, Uzm. Dr. Uğur Can Akyol’la hastalara hizmet verecek. Bu alandaki poliklinik ve uygulanacak hiperbarik oksijen tedavisi bölgede bir ilk olma özelliğine sahip. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinden yapılan açıklamada konuyla ilgili şunlar kaydedildi:

HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ (HBOT) NEDİR?

“Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT) bir basınç odasında tümüyle basınç altına alınan hastaya aralıklı olarak % 100 oksijen solutmak suretiyle uygulanan modern ve bilimsel medikal bir tedavi yöntemidir.

BASINÇ ODASI NEDİR ? HBOT NASIL UYGULANIR?

Basınç odası çelikten yapılmış, içerisine hava verilerek basınçlanabilen, içeride bulunan kişilere maske veya hood yardımıyla % 100 oksijen soluma olanağı sağlayan kabinlerdir. Monoplace yada multiplace olarak adlandırılan çeşitleri mevcuttur.HBOT uygulamalarında hastaların büyük çoğunluğu normalde içinde bulunduğumuz atmosferik basıncın 2-2,5 katı basınç altında oksijen solurlar. Basınç odası içinde hastaların rahat bir biçimde oturmaları için koltuklar bulunmaktadır. Sedye üstündeki hastalar yatar vaziyette de tedaviye alınabilirler. HBOT uzman doktor ve tıbbi personel gözetiminde yapılır.

HBOT nasıl etki eder?

HBOT sırasında hastaların plazmasında maksimum düzeyde oksijen çözünür ve dokulara giden oksijen miktarı artar. Hiperbarik oksijen tedavisiyle; plazmada çözünen oksijen miktarı artar.  Hipoksik dokuların oksijenasyonu sağlanır. Anaerobik bakterilerin üremesi durdurulur. Bazı antibiyotikler ile sinerjistik etki sağlanır. Vazokonstriksiyon sayesinde ödem azalır. Karbonmonoksit ve siyanid zehirlenmesinde sitotoksik etkiyi önler.  Yara bölgesindeki lökosit aktivasyonu güçlenir. Yara bölgesinde yeni damar oluşumunu sağlar. Yara bölgesinde konnektif doku oluşumunu uyarır.

HBOT HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR?

Dekompresyon hastalığı, hava ve gaz embolisi, karbon monoksit, siyanid zehirlenmesi, akut duman inhalasyonu, gazlı gangren, yumuşak dokunun nekrotizan enfeksiyonları, crush yaralanmaları, kompartman sendromu ve diğer akut travmatik iskemiler, yara iyileşmesinin geciktiği durumlar, kronik refrakter osteomiyelit, aşırı kan kaybı, radyasyon nekrozları, tutması şüpheli deri flepleri ve greftleri, termal yanıklar, beyin absesi, anoksik ensefalopati, ani işitme kaybı gibi birçok sorunda HBOT tedavi yöntemine başvurulabiliyor.

KİMLERE HBOT UYGULANMAZ?

HBOT riski çok az uygulama alanı oldukça geniş güvenli bir tedavi yöntemidir. Bununla beraber bazı hastalara HBOT uygulanması yaşamlarını tehlikeye sokabilir. HBOT uygulanmaması gereken durumlar şunlardır: Pnömotoraks, akciğer zarı ile akciğer arasına hava girmesi durumudur. Bu hastalara tamamen iyileşmeden HBOT uygulanamaz. HBOT epilepsi nöbet geçirmesini tetikleyebilir. Epilepsisi olanlar ilaçla kontrol altına alındıktan sonra tedaviye alınabilirler. Amfizemli hastalarda CO2 retansyonu varsa pnömotoraks tehlikesi olabilir. Akciğer ameliyatı geçirenler dikkatle değerlendirilir, ameliyat bölgesinde sıkışmış gaz varsa tedaviye alınmazlar Gebeliğin ilk üç ayında uygulanan HBOT bebekte konjenital sorunlara yol açar endişesi vardır. Ancak karbon monoksit zehirlenmesi geçiren gebelere gebeliğin erken aşamalarında uygulanan HBOT sorunlara yol açmadığı bildirilmiştir. Bununla beraber her gebelik olgusunun özellikleri dikkate alınmalıdır.

Kanser hastaları, HBOT kanser hücrelerini çoğaltabileceğini ileri sürenler vardır. Buna mukabil bol oksijenli ortamda kanser hücrelerinin daha az saldırgan ve hatta yok olabileceklerini ayrıca bol oksijenli ortamda kanser hücrelerinin kemoterapiye daha duyarlı olabileceklerinin ileri sürenler vardır. Bazı araştırmacılar oksijen yokluğunun ya da azlığının hücrelerin kanserogenleşmelerine yol açtığını ileri sürerler.

Yüksek tansiyon, astım, KOAH ve şeker hastalığı olanlara da dikkat etmek gerekir. HBOT çok az da olsa tansiyonu arttırabilir. Çok yüksek tansiyonu olanların tansiyonları ilaçla kontrol altında olmalıdır. Akut astımı olan bir hasta risk altında olabilir. Her astım olgusu ayrı ayrı değerlendirilmeli ve astım kontrol altına alındıktan sonra tedaviye alınmalıdır. KOAH’lılarda akciğerlerinde hava hapsi lezyonu varsa risk altındalardır. Şeker hastaları da dikkatle değerlendirilir. HBOT kan şekerini düşürebileceği için uygulamadan önce kan şekeri kontrol edilir, düşükse önlem alınır.

Kalp yetmezliği olanlar risk altındadırlar, ciddi kalp yetmezliği olanlara HBOT uygulanmamalıdır. Kalp pili takılı olanlar HBOT’ne alınacaksa pilin basınca dayanıklı olması gerekmektedir.”