Gerçekten Trabzonspor Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalmayı çok istedi.

Bunu oyuncusu da taraftarı da çok istedi ama galiba bir şeyler eksik kaldı ve hüsran yaşadık.

Oyundan konuşmak gerekirse takımda birçok oyuncu daha önce birlikte maç yapmış oyuncular olmasına rağmen sanki hala zamana ihtiyaçları var havası esiyordu...

Takım içinde hala bir sonraki hamlenin tahmin edilememesinden kaynaklanan pas hataları yaşanıyor..

Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın bu sorunu ilerleyen süreçte çözeceğini düşünsek de bugün uzun süredir beklenen bir hikaye mutlu sona ulaşamadı...

Tek bir gol beklendi, ama gol bir türlü ne yazık ki gelmedi.

Bir gol maçı çözebilirdi... Olmadı, belki de top istemedi. Bir çok sebep sayılabilir ama olmadı...

Maçın havasına değinmek gerekirse, ilk maça göre çok daha istekli ve çok daha saldıran bir takım vardı sahada, burada kendi evinde olmanın etkisi vardı elbette...

Sonuca gelirsek; herkes üzgün. Ülke puanı içinde, kulüp için de çok önemliydi Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalmak.

Taraftar da inanılmaz şekilde zafere ulaşacağımıza inanmıştı.

O hevesin böyle son bulması belki de daha da üzdü.

Ancak Trabzonspor bu psikolojiden erken kurtularak yeni hedeflerine konsantre olmadı. Önünde G.Saray ile başlayacak lig maratonu ve Avrupa Ligi var. Şampiyonlar Ligi’nde yaşanan hüsran Avrupa Ligi’nde ve ligde alınacak başarılı sonuçlar ile unutturulabilir. Bunun için bir an önce bu moralsiz ortamdan kurtulup yolumuza devam etmemiz gerekiyor.