İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisi gibi Trabzonlu olan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile aralarında geçen tartışmalara yönelik açıklamalarda bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yomra Kültür Merkezi açılışı için geldiği Trabzon’da Ramada Otel'de basın toplantısı düzenledi. Basının sorularını yanıtlayan Başkan İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile aralarında cumhurbaşkanlığı yarışının olmadığını söyleyerek Genel Başkanla yarışmak benim ne haddime” dedi. 

Gözden kaçırmayın

Ak Partide görev değişikliği! Görevden alındı Ak Partide görev değişikliği! Görevden alındı


CUMHURBŞAKANLIĞI GÜNDEMİMDE YOK


Başkan İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığının gündeminde olmadığını söyleyerek, “Genel Başkanla yarış benim ne haddime. Böyle bir şey olabilir mi? Benim partimin genel başkanı Türkiye Cumhuriyetinin kurucu partisinin genel başkanı. Çok asil bir görev. Ama bizde şu da var, Genel Başkandan izin alıp şunu söyleyebilir miyim demek yok. Şuanda Türkiye’yi yöneten iktidar böyle hareket ediyor. İnsanlara ne konuşması gerektiğinin metnini verdiğini düşünüyorum. Özgür iradeyle konuşmanın ne yazık ki iktidar partisinde olmadığını düşünüyorum. Genel Başkanımla çok fazla iletişim halinde  olan bir kişiyim. Asla böyle bir yarış olmaz, olamaz. Bugün bizim gündemimizde ne cumhurbaşkanlığı meselesi ne de başka bir mesele, ne de kıymetli mevkidaşım ve yol arkadaşım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’la bir yarış söz konusu. Bizim aramızda yalnızca hizmet yarışı vardır” dedi. 


TRABZON VE FENERBAHÇE ARASINDAKİ GERGİNLİK OLMAMALI 


Trabzonspor ve Fenerbahçe arasındaki husumetin karşılıklı diyalog kurarak giderilmesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, “Trabzonspor ile Fenerbahçe arasındaki gerginlik bence hiç yakışmıyor. Türkiye’de herhangi bir kulübün kavga içinde olması yakışmıyor. Çünkü spor kavga alanı değil. Bundan beslenen yöneticiler, kulüp başkanları, yazarlar olabilir. Ama bundan memnun olan milyonlar asla yoktur. Centilmenliğin, birbiriyle olan yıllara dayalı tatlı rekabetin güzel bir ilişkiye dönüşmesi konusunda en hassas görev hangisiyse ben ona talibim. Ama çatışmanın ve oradaki seviyesiz hakaretlerin asla tarafı olmam. Ama sportmenliğin ve centilmenliğin gerektirdiği her hususta diyalog kurulmasını isterim. İstanbul’un üç önemli kulübünün Türkiye’de en fazla diyalog içinde olması ve iyi ilişki kurması gereken kulüp Trabzonspor’dur. Bir araya gelip bunları konuşmaları lazım. Oturup buradaki husumet nedir diye bunu gidermeleri gerekir. Yakışan da budur. Umarım düzelir” sözlerini kaydetti.


MÜLTECİ SÜRECİ İYİ YÖNETİLEMEDİ


Türkiye’nin en çok konuştuğu konulardan biri olan ve toplumda rahatsızlık yaratmaya başlayan mülteci sorunu ile ilgili sürecin başından beri iyi yönetilemediğini söyleyen İmamoğlu, “ Mülteci konusu bizim için ağır konu. Türkiye için ağır konu. Bu konunun gündem analizini bile yapamıyorsunuz. İyi yönetilemediği takdirde çok büyük risklere ve problemlere gebe. Ne yazık ki Türkiye’nin dış politika sürecinde mülteci sürecinin iyi yönetilememesi nedeniyle biz bugün bu sorunları yaşıyoruz. Sıfır mülteci sorunu mu oldurdu? Hayır. Ama bu şekilde olmazdı. İlk dönemlerde öyle cümleler kuruldu ki neredeyse bütün nüfusunuzla gelin denildi. Yazıktır günahtır. Biz vicdanı çok yüksek bir milletiz. Ama vicdan yönetilebilir olmalıdır. Vicdan karşı tarafa zarar verebilir olmamalıdır. Bu bakımdan yönetilen dış politika sürecinin ülkemize ağır bedellerini ödüyoruz. Türkiye’de sadece Suriyeli göçmen sayısı beş milyon. Verilen rakamlara göre neredeyse 2 milyon çocuk doğdu. En ağır lafları ettiğiniz bir ülkeye en dostça cümleleri bir anda kurabiliyor ve kalkıp ayağına gidebiliyorsunuz. Bu süreç karşımıza başka sorunlar da getirebilir. Bu anlamda mülteci konusunda Suriye’yle oradaki barışın tesisi için uluslararası itibarla o itibarı iyi kullanarak başka ülkelerin de bu sürece olan katkısını sağlamak ve bu bağlamda insanların kendi yurtlarında yaşamalarını sağlayan bir altyapı oluşturulabilir” dedi. 


KİMSENİN ÇOCUĞU BURADA DURMAK İSTEMİYOR


Karadeniz bölgesinin şehircilik anlamında çirkinleştiğini, nüfusun  yaşlanmaya başladığını söyleyen İmamoğlu, “Keşke bu iktidar için Rize ve Trabzon bu kadar önemli olmasaydı. Oy oranı beni ilgilendirmiyor ama doğaya verdikleri zarar, şehirleri çirkinleştirmeleri, Boztepe’deki 60-70 viyadük abidesinden belli. Bana göre o viyadükler bu dönedeki çirkinleştirmelerin simge abidesi olacak. Allah aşkına bu bölgede biz ne üretiyoruz, ne yapıyoruz? Allah’ın bize verdiği doğal güzelliği hoyratça pazarlamanın ve yok etmenin dışında ne yapıyoruz? Bana biri bir örnek versin. Bana ticari anlamda, eğitim anlamında biri örnek versin. Trabzon ve Rize eğitim anlamında ticaret anlamında kaçıncı sırada diye bakın ve üzülün. Ben bu şehre üzülerek bakıyorum. Ne yazık ki Trabzon başta olmak üzere Karadeniz Türkiye’nin en çirkin yapılaşan şehri haline dönüştü. Kıyılarımız ve sahillerimiz deniz dolgusu. Kıyılarımız ya taş yığınları, ya beton ya da çöp yığınlarıyla dolu. Buna neden isyan etmiyor bu toplum. Trabzon’a her geldiğimde bu konulara değinerek sesimi çıkarıyorum. Şuanda Karadeniz nüfusu en hızlı yaşlanan nüfus. Halbuki en genç nüfusu vardı. Sebep hiçbirinizin çocuğu burada durmak istemiyor. Buna üzülmüyor musunuz?” ifadelerini kullandı.


BU SORUYU BAKANLARA DA SORUN


İmamoğlu, Günebakış gazetesi muhabirinin kendisine sorduğu programın masraflarını kendiniz mi karşıladınız sorusuna, “Seyahat konusunda düşkünlüğüm vardır. Burada birçok insan beni tanır. Trabzonspor yöneticisiyken yılda altmış kere Trabzon’a gelmişliğim vardır. Bu soruya tüm şeffaflığımla cevap veriyorum. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yapacağı bu tür çalışmalarda kendi şahsına dönük olanları kendisi karşılar. Bir bölümünde de tabii ki kurumun bir takım lojistik şeyleri vardır. Geçenlerde buna benzer bir konu İstanbul’un çöp firmasına ait bir tekneyi İstanbul’da şahsım için kullandığım ve büyük bir israf yaptığım yazılmıştı. Ben onlara 13 tane uçağın masrafını sorun demiştim. Sorunuza teşekkür ediyorum. Bir dahaki buna benzer basın toplantısında bugünün ve dünün bakanlarına aynı soruyu sormanızı sizden talep ediyorum” şeklinde cevap verdi. 


BAKANLARA CEVAP VERDİ


Trabzonlu olan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile aralarında geçen tartışmalara yönelik açıklamalarda bulunarak, “Ben hiçbir zaman mevzu açmadım. Ama ne zaman benim işime karışan, alanıma müdahil olan ya da işimi engellemeye çalışan birileri olduğu zaman onlara cevabımı vermekten çekinmedim. Bahsettiğiniz kişiler benim muhatabım değildir. Ama kendime zarar veriliyorsa, şehrimin uygulamalarına yönelik sözler söyleniyorsa ya da asabım almayacak, seviyesi düşük hareketlerde bulunuluyorsa ben de rahmetli Özkan Sümer’in zekasıyla onlara cevap veririm. Ama rahmetli Özkan Sümer’in sözlerinden çıkarım yapmak da zeka ister” dedi.