Dedi: İçişleri Bakanlığının İstanbul Büyükşehir Belediyesine alınan terör bağlantılı 557 kişi ile ilgili başlatılan teftişe ‘Adli Sicil Belgesi varsa, güvenlik soruşturması niçin yapılıyor’ biçiminde tepkiler geliyor. Nasıl yorumlarsınız?

Dedim: Türkiye bir yandan demokratik sistemden vazgeçmezken, diğer yanda terörle mücadele ediyor. Terörü belki 40 yıl sonra sınır ötesine sürgün etti. Oralarda bile peşini bırakmıyor. Hal böyle iken devlette işe alınacak kişinin terör bağlantısına bakılması demokrasiye aykırı bulunmamalı. Gözaltına alınan ya da tutuklanan… Ancak davası henüz sonuçlanmayan bir terör sempatizanının Adli Sicil kaydı çıkmaz. Hele adam dağa terörist yollayan bir aracı ise… Dağa para toplayan bir aracı ise… Gençleri toplayıp dağa çıkmalarını tavsiye eden bir terör aracısı ise… Hasta olan dağdaki teröristin tedavisini gizli yürüten bir terörist ise ne olacak? Siz hangi adli sicil kaydından bahsediyorsunuz? Terör şüphesiyle sorgulanan bir kişinin araştırılmasından neden rahatsız olunuyor? Devlet bir yanda eli silahlı teröristlerle mücadele ederken diğer yanda onlara lojistik destek verenleri işe alıp baksın mı?

Dedi: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 1 ay önceki açıklamasına karşın Ekrem İmamoğlu liste istemiş ve bakanlık liste göndermemiş.

Dedim: Bakanlık liste göndermez. Gider listeler, işini yapar. Bu kadar ciddi bir olayı ciddiyetten uzaklaştırmak için çeşitli yollar ararsanız. İçişleri Bakanlığına “Bahsettiğimiz listeyi bize yollar mısınız?” diyerek işi sulandırmaya kalkarsanız... Bu arada ‘terörist işe alınmışsa İçişleri Bakanlığı tam da sizin tavsiyenize uyarak (!) kulaktan tutmaya gelir. Nitekim geldi de… Ama hapse atmak için değil. Hakimlerin önüne çıkartmak için. Bundan neden rahatsızlık duyuluyor? Tam tersine HDP’ye denir ki, ‘Ben ne yapayım? Sizin listeniz hep terör bağlantılı. Bana bağlantısız isimler önerin.’

Dedi: gerçekten HDP, terörle bağlantısız isimler öneremez mi? Böyle bir rezaletin yaşanabileceğini göremediler mi?

Dedim: HDP’nin elinde yetki yok ki. Yani İBB’ye isimleri HDP önermiyor ki!.. HDP’de kim oluyor? Bakın Kandil bu konuda yetkiyi DİAYDER denen bir derneğe vermiş. DİAYDER, doğrudan Apo’nun talimatı ile kurulmuş. Kürdistan kurulduğunda Diyaneti bunlar oluşturacakmış. Hatta Diyanet İşleri Bakanlarını bile şimdiden belirlemişler. Biz tekrar İBB ile ilişkisine dönelim. İBB yetkilileri oturmuş DİAYDER ile işe alım konularında görüşmüş ve anlaşma yapmış. İddianame böyle diyor.

Dedi: Bütün bunlar birer kuru iddiadan ibaret söylemler değil mi?

Dedim: Elbette değil. Birincisi, siyasetin kitabını yazmış… Mücadelenin en soylusunu vermiş ve PKK’yı dağda yenmiş bir İçişleri Bakanı olaya bu kadar basit bakar mı? Elinde somut veriler olmadan hakim karşısına çıkıp “İBB 557 terör bağlantılı ismi işe aldı” der mi? İkincisi, Mehmet İnan isimli işe alınan ve Gassal (cenaze yıkayıcısı) olarak çalışan bir terörist ifadesinde her şeyi anlatıyor. Maaşlarının bir kısmını belli derneklere aktardıklarını… Paraların oralardan ve Kandille iletişim içindeki bir dernekten Kandil’e gittiğini anlatıyor. Beş gassaldan dördü tutuklanıyor. Olay belgeli. Ortada iddianame var.

Dedi: Bunlar düpedüz PKK’lı imamlar yani. İmamlar da artık PKK’lı mı oldu?

Dedim: PKK, bütün Güneydoğu’yu iğfal etti. Kuran kurslarında okuyan çocukları bile dağa çıkarttı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 3 yıl önce başlattığı Karadeniz-Güneydoğu Manevi Kardeşlik Projesi, Güneydoğulu çocukların Trabzon ve Rize’deki Kuran Kurslarında yetişip yeniden Güneydoğu’ya dönmelerini öngörüyor. Bu proje bugün hayatta ve başarılı sonuç veriyor. Yani PKK’nın dağa çıkarttığı çocukların yerine Trabzon ve Rize’de yetişen çocuklar geliyor. Siz hala dağdaki imamdan bahsediyorsunuz. Bu işin artık ne dağı ne bağı kaldı. İBB’ye alınan terör bağlantılı PKK’lılar bile hala savunabiliyorlarsa varın gerisini siz düşünün. ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.’ diye övünenler teferruatta kaybolmuşlardır. İyi ki devlette hala dirayet var. İyi ki  Süleyman Soylu gibi bir İçişleri Bakanı var.