Var mıdır eşi benzeri dünyada bilmiyorum…

Olacağını da zannetmiyorum.

Futbol ile yatan futbol ile kalkan bir şehir.

Üstelik çoluğu çocuğu yaşlısı genci, kadını erkeği, daha doğrusu yediden yetmişe herkes ayaktaydı son 24 saat.

Bizim ve bizden önceki jenerasyon Trabzonspor’un yaşadığı bütün şampiyonluklara tanıklık etmiştir.

Yani hepsini görüp yaşamışızdır.

Ama ben böyle bir şampiyonluğa böylesine şampiyonluk kutlamasına şahit olmadım.

Akyazı stadının tamamı dolu.

Bordo-mavililerin yaşadığı önceki şampiyonluklara ev sahipliği yapan eski adı Avni Aker şimdiki adı Millet bahçesi olan alan tıklım tıklım doluydu. O alana kurulan devasa ekranla binlerce Trabzonsporlu maçı izlerken büyük coşku içerisindeydi.

Ya meydan parkı yani Atatürk Alanı’nın olduğu yer.. İki sahayı dolduracak kadar kalabalıktı.

İnanıyorum ki üç tane stad olsaydı, üçü de bu maçta ful çekerdi…

Benzin, mazota zam gelmiş.

Pazarda sebze meyve el yakıyormuş.

Kasabın yanına etin kilosu 100 tl aşınca yaklaşılmıyormuş..

Elektriğe yine büyük zam gelecekmiş.

Doğalgaz zaten uçmuş gitmiş.

Sorarım size kimin umurunda?

Sorarım size kim takmış bu zamları?

Sorarım size iş aş yokmuş, olmaz olsun. Yeter ki Trabzonspor şampiyon olsun bütün Trabzonlular için…

Böyle bir şehir Trabzon..

Ve bu sezon anasının sütü gibi hak etti şampiyonluğu.

Bana göre 38 yıl sonra bizim için 11 yıl sonra gelen bu şampiyonluk kırk gün kırk gece kutlanmalıdır..

Ve Türkiye’nin her yerinde kutlanmalıdır.

Futbol için bir şey yazmak istemiyorum.

O öyle oynadı bu şöyle yaptı demiyorum.

Çünkü hepimiz için önemli olan şampiyonluktu.

O geldi.

O yaşanırken diğer her şey Trabzonspor için teferruat olarak kalır.

Ve diyorum ki şampiyonlukta kimin emeği varsa hepsini kutluyorum.

Helal olsun sizlere…

Hepimizi büyük sevince boğduğunuz için..

Hepimize çifte bayram yaşattığınız için…