İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz hafta Trabzon’daydı. Başkan İmamoğlu, Gümüşhane eski Belediye Başkanlarından ve Milletvekillerinden merhum Mustafa Canlı’nın vefatının 1. yıldönümünde Gümüşhane’de Canlı adına yaptırılan okulun temelini atmak için gelmişti. Geceyi Trabzon’da geçirince basınla ve partililerle Ramada Otel’de bir araya geldi. Başkan İmamoğlu alışık olduğumuz bir toplantı yapmadı. Sadece kısa bir girizgâh yaptıktan sonra basının sorularını aldı. Toplantıya davet edildiğimiz için biz de katıldık. Daha yakın ve daha sıcak bir toplantı bekliyorduk. Basınla baş başa bir toplantı… Ancak CHP Teşkilat mensuplarının yoğunluğunda bir toplantı oldu. Basın mensupları partililerin aralarında bulabildikleri yerlere oturdu. Sorularını da partililerin içinden ve mikrofonsuz bir ortamda sordu.

Basın toplantısına giderken daha çok bir sohbet ortamı düşünmüştük. Ancak ortam sohbetten uzak sadece soru sorabileceğimiz bir atmosferdeydi. Yine de soru sormak niyetinde değildik. Başkan İmamoğlu’nun HDP ile sıcak ilişkilerinden kahır ekseriyetteki her Trabzonlu gibi biz de rahatsızdık. Lakin aklımızda bir soru yoktu. Başkan İmamoğlu, kısa konuşmasında iki önemli duasından bahsetti. Birincisi, “Allah’ım beni aileme karşı mahcup etme…” İkincisi, “Allah’ım beni manevi olarak beslendiğim Trabzon’a karşı mahcup etme”… Güzel iki dua… Ekrem Başkan hakikaten Trabzon’un maneviyatından etkilenen bir başkan… Özellikle seçim sathı mahallinde İstanbul’daki Trabzon ile Trabzon arasında inanılmaz bir empati oluştu. İmamoğlu, İstanbul’daki Trabzon’un oylarını belki yüzde 90… Belki yüzde 95 oranında aldı. Öyle ki Trabzon tarihte kendi seçimini değil, İstanbul seçimini konuştu…

Ancak seçimden önceki İmamoğlu ile seçimden sonraki İmamoğlu aynı değildi. Ekrem İmamoğlu, seçimden önce Trabzon sosyolojisine aykırı hiçbir icraatta bulunmadı. Seçimden sonra ise HDP’yle sıkı fıkı… HDP ile sımsıcak bir ilişki içinde bir Ekrem İmamoğlu vardı. Hâlbuki Trabzon, HDP’yi PKK’dan ayırmayan ikisinin aynı yapı olduğuna inanan bir yaklaşımdaydı. HDP’ye il teşkilatı bile kurdurtmayan bir vilayetti. Yani, Sayın İmamoğlu’nun duruşu, kendisinin manevi olarak beslendiği Trabzon’un sosyolojisi ile örtüşmüyordu. “Allah’ım beni manevi olarak beslendiğim şehrime ve insanlarına mahcup etme” diye dua ettiğini söyleyince aklımıza bir soru sormak geldi. İmamoğlu’na şu soruyu sorduk: “Sayın Başkan öncelikle Trabzon’a hoş geldiniz. İkinci en büyük duanızın sizi manevi olarak beslediğini söylediğiniz Trabzon’a karşı mahcup olmamak olduğunu ifade ettiniz. Biz Trabzon’dan görüyoruz ki HDP ile çok sıcak ilişkileriniz var. Hâlbuki HDP yasal bile olsa terör örgütünün siyasi uzantısı. Trabzon’un HDP ile ilişkileri ise sıcak değil. Siz de biliyorsunuz ki Trabzon’da teşkilat bile kuramadı. Trabzon’dan beslendiğinizi söylerken bu ilişkinizi Trabzon sosyolojisi iler nasıl bağdaştırıyorsunuz.” 

                                                                               ***

Ekrem Bey kızdı. Salondaki partililer daha çok kızdı. Nitekim, “Kurduğum ve kuracağım ilişkinin derecesini ben bilirim. İnsani ilişki size neden sıcak geldi bilemem” deyince partililer İmamoğlu’na destek, bendenize protesto anlamına gelen alkış tufanı kopardı. Biz ise Sayın İmamoğlu’nun cevaplarından tatmin olmadık. Gelelim cevabın analizine…

                                                                               ***

İmamoğlu diyor ki: “Kurduğum ve kuracağım ilişkinin derecesini ben bilirim, ben planlarım.”

Biz diyoruz ki: “Elbette ki ilişkinizi siz kurarsınız, siz belirlersiniz. Biz de size zaten bu ilişkinin Trabzon sosyolojisi ile ne kadar örtüştüğünü soruyoruz.” sorduk.

İmamoğlu diyor ki: “İnsani bir ilişki size neden sıcak geldi, bilemem.”

Biz diyoruz ki: “Çocukları dağa kaçırılan annelerle ilişki kurmayı ‘şovmenlik’ dağa çocuk yolladığı bilinen HDP’lilerle başkanlarla ilişki kurmayı ‘insani’ olarak yorumlamak Trabzon sosyolojisi ile örtüşmüyor.” Bunu hatırlattık.

İmamoğlu diyor ki: “Kurumsal ilişkilerin tek şartı vardır. Vatanın milletin birlik ve beraberliği, bütünlüğü, 84 milyon insanımızın bir tanesinin bile hukuksuzluğa uğramayacağı bir ülkeye katkı sunmakla alakalı bir şey.”

Biz diyoruz ki; vatanın ve milletin bütünlüğünü savunanlar HDP’liler mi? 84 milyonun bir tanesinin bile hukuksuzluğa uğramamasını savunurken gerçek hukuku çocuklarımızı şehit eden bir terör örgütünün siyasi uzantısıyla mı halledeceksiniz? HDP’nin yasal olması, TBMM’de bulunması başka bir şeydir, meşruiyeti başka şeydir. Ülkenin neredeyse yarısında terörizmin uzantıları oldukları için teşkilatlanmasına izin verilmeyen HDP asla meşru değildir. Yasal olabilir ancak meşruiyeti yoktur. HDP, terörle arasına mesafe koymadıkça… PKK’ya ‘silah bırak’ demedikçe…

Trabzon’a, Rize’ye, Giresun’a şehit gelmeye devam ettikçe kiminle açık veya gizli ittifak yaparsa yapsın, meşrutiyet elde edemeyecektir.

Sayın İmamoğlu… Siz ‘Manevi olarak beslendiğim Trabzon’u mahcup etmem’ dediğiniz için bu soruyu sorduk. Yoksa elbette istediğinizle sıcak, istediğinizle soğuk ilişki kurabilirsiniz. ‘İlişkilerimin Trabzon kentinde milli duyguları olan insanların garibine gitmeyeceğine inanıyorum’ diyorsunuz. Biz ise çok garip ve soğuk karşılandığını… Buna birazda şaşkınlığın ilave olduğunu söylemek istedik. Sorumuzu onun için yönelttik. HDP ile ilişkileriniz Trabzon sosyolojisi ile örtüşmüyor Sayın Başkan… Sadece hatırlatmak istedik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.