Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Ben ANDA arama kurtarma Trabzon İl Başkanı Yunus Ersoy.

ANDA ne zaman kuruldu? Bir Genel merkezini, bir de Trabzon şubeyi konuşalım.

Anda 2017 yılında 5-10 kişilik bir gönüllü gurubuyla Türkmen Dağında yardım yaparken Suriyeli ve Türkmen vatandaşlara orada birkaç gönüllüyle başlayıp 2020 yılında kuruldu. Önce ulusallaşan, tamamen resmi yapısını oluşturan bir dernek. ANDA’nın açılımı Göktürkçe de kan kardeş, kardeşe vefa anlamına geliyor. Aynı zamanda insani yardım ve arama kurtarma faaliyetleri de göstermekteyiz. İnsani yardımlarını Suriye  Fırat Kalkanı bölgesinde, Zeytindalı harekat bölgesinde… Buralardaki çocuklara hem sosyal ve kültürel faaliyetlerde okul statüsünde yardımcı oluyoruz. Aynı zamanda aynı yerlerde biri 300 kişilik biri de 102 kişilik yetimhane kuruluşumuz var. Afrika’da birçok su kuyuları açıyoruz. Arnavutluk’ta, Bosna Hersek’te, Kıbrıs’ta Türkün vefalı elini görmek isteyen her yerde Türk’ün vefalı elini gösteriyoruz.

Yurtiçinde ve yurtdışında bu tür çalışmalarınız devam ediyor. Ancak dikkat çeken bir şey daha var. Zorda kalan ve özelikle de Türkmen Dağı Türk Cumhuriyetleri ya da Afganistan gibi yerlerde mi bulunuyorsunuz? Herhangi bir ırk ve din ayrımı yapmadan dünyanın her yerindeki insanlara yardım taşıyor musunuz?

Aslında amacımız kriterlerimiz değil de söylemek istediğim Türk’ün vefalı elini her yerde göstermekti. Türk’ün vefalı elini ırk ve din ayrımı yapmadan bütün dünya ülkelerine göstermeye çalışıyoruz. Biz de ırk dil, din, renk ayrımı kesinlikle yok.

Bu anlamda çok sayıda yardım kuruluşu var. Bütün bunlar varken ANDA neden kuruldu? Bunlarla birliktelik yapmayarak ayrı bir dernek kurma eylemine neden gidildi?

ANDA aslında arama kurtarmada profesyonelleşmiş ve uzmanlaşmış bir dernek. Diğerlerinden ayıran özelliği 1356 tane gönüllü orduya sahip olan bir dernek olması. Arama kurtarmada hafif arama, ağır arama, deniz araması, dalış araması, dere araması, dağ araması gibi faaliyetleri en üst seviyede akridite olmuş tek derneğiz. Bunun yanında atlı arama kurtarma, drone ordusuyla arama kurtarma gibi birçok faaliyetleri bünyesinde bulunduran bir dernek. Ülkemizin yöneticileri tarafından da üst düzey takdir belgesine layık görülmüşüz.

Yurtiçinde hemen bütün afet olaylarında müdahilsiniz. Aynı şekilde belki yurtdışında da aynı çalışmayı sürdürüyorsunuz. 2021 yılının bir değerlendirmesini yapar mısınız? Yurtiçi ve yurtdışında ne kadar yardım yaptınız?

2020 ve 2021 yılları içerisinde Suriye’ye yaklaşık 40-50 tır insani yardım gönderildi. Aynı zamanda 2020 yılında derneğimizin genel başkanlığının bulunduğu Ankara’da her gün 300 kişilik ihtiyaçlılara yemek dağıtımı da veriliyor. 2020 yılı ülkemiz için birazcık sıkıntılı geçti. Biliyorsunuz ki bizim ülkemizin jeolojik şartları dolayısıyla birçok felaketler oldu. Yangınlar, sel gibi bir sürü felaketler oldu. AFAD bu alarmları İçişleri Bakanlığıyla beraber çaldığı zaman biz hepsinde olduk. Yangınlarda, sellerde oradaydık. Sinop olayı bizim için çok acı bir olaydı. Rize olayı keza öyle. Ülkemizin birçok yerinde olan yangınlar… Bunların hepsinde büyük bir gönüllü ordusuyla beraber görev yaptık. Zor şartlarda çalıştık 2021 yılı zor geçti.

Bu bağlamda siz de aynı zamanda bir dalgıçsınız. Gittiğiniz arama kurtarma çalışmalarınızdan bir hikayenizi anlatabilir misiniz?

2020 yılının başlarında şöyle bir olay yaşamıştık. Trabzon Yalıncak sahilinde bir boğulma olayı olmuştu. Aynı anda Beşirli’de de olmuştu. Sahil Güvenliğin Zodyak botlarla her iki tarafa yetişme şansı zordu. Bizim onlarla olan diyaloglarımızda oraya yetişmemiz gerektiğini söylediler. Gittiğimizde çocuk henüz boğulmamıştı. Ölmeden müdahale ettik ve onu kurtardık. Bunun yanında aynı tarihlerde eks olanları da çıkarttık. Yakın zamanda üç-dört ay öncesinde yat limanında bulunan bir tekne motor arızası yüzünden açığa doğru sürüklendi. Biz de bizim gönüllü teknelerimizle beraber oraya gidip olaya müdahale ettik. Müdahalede makinelerin stop etmesinin nedeni pervaneye sarılan hayattı. Dalış yapıp halatları kesip, pervaneleri çalıştırıp geri dönmesini sağladık. Böyle birçok boğulma olayına henüz basına yansımadan, Sahil Güvenliğe yansımadan müdahalelerimiz çok oldu.

Şunu mu demek istiyorsunuz? ANDA Trabzon’da boğulma ve benzeri olaylarda olay yerine en erken ulaşan bir ekibe sahip.

Türkiye genelinde her yerde böyle.

Trabzon’da böyle bir olay yaşandığı takdirde vatandaşlar sizi arayabilir mi?

Tabi ki arayabilirler. Müdahale şansımız çok yüksek. Özellikle de denizde.

Diğerlerinden daha erken mi ulaşıyorsunuz?

Denizde bizim sürat teknelerimiz var. Sürat teknelerimizle beraber oraya müdahalemiz daha kolay oluyor.

Her an biri bulunuyor mu? Nöbetçi bir elemanınız oluyor mu?

Bizi arayan kişi ANDA’yı aradığında telefon bana düşer. AFAD alarm verdiği zaman da genel merkeze düşer. Genle merkez de hemen bize bilgi verir. Yani bu tür afetlerde sel, deniz, boğulma, dere felaketleri, toprak kayması, deprem gibi felaketlerde ilk alarma AFAD’a gider. AFAD’tan alarm da bize döner.

AFAD sizin üzerinizden çalışıyor yani. Siz bir anlamda AFAD ile sürekli irtibat halinde olan akreditasyonlu bir kuruluşsunuz. Trabzon’da kaç elemanla çalışıyorsunuz?

Beş profesyonel elemanımız var. Gönüllü sayımız 25-30 dolaylarında. Bunların çoğu kurumlarda çalışan, işi gücü olan insanlar olduğu için bunları bölebiliyoruz. Olaylara en az 10-15 kişilik ekiplerle müdahale edebiliyoruz.

Gönüllüler size ulaşmak isterlerse onları nasıl yönlendirirsiniz?

Sosyal medya hesaplarımızın hepsinde telefonlarımız var. Full aktif çalışıyor sosyal medya hesaplarımız. Buradaki telefon numaralarından bize ulaşma şansları yüksek.

Teşekkür ederim.