Has Parti 2009 yılında Saadet Partisinden ayrılan Numan Kurtulmuş’un Genel başkanlığında bir ekip tarafından kuruldu. Teşkilatlarının genel ekseriyetini milli görüş ekolünde yetişmiş, 28 Şubat darbecilerinin zulmünü yaşamış, eğitimli, muhafazakar ve idealist insanlar oluşturmuştu.

İlk bakıldığında iktidarda bulunan AK Parti ile aralarında parti programı ve Türkiye için yapmayı vadettikleri arasında büyük farklılık yok gibiydi. Seçmen de haklı olarak birbirleriyle aynı siyasi geçmişe, benzer düşüncelere sahip iki partinin neden ayrı ayrı siyaset yaptığını merak ediyor “AK Parti varken neden Has Partiye oy verelim” sorusunu soruyordu.

Başta Numan Kurtulmuş ve arkadaşları vatandaş tarafından sorulan bu ve buna benzer sorulara şu tür cevaplar veriyordu. Biz mevcut AK Parti kadroları gibi kamu kaynaklarını talan etmeyeceğiz. yolsuzluğa, adam kayırmaya, haksız zenginleşemeye, liyakatsizliğe izin vermeyeceğiz. “Harun gibi gelip Karun gibi olmayacağız” Bu ifadeler Has Partili her yöneticinin ilkesi gibi olmuştu.

Zaman içinde Has Parti siyasi varlığını devam ettirmeyerek kapandı. Numan Kurtulmuş AK Partiye geçti, partide ve hükümetlerde görevler aldı. Kendisi ile birlikte Has Partide siyaset yapan birçok kişi de zaman içerisinde AK Parti’de kendine yer buldu. Dinamik yapısı ve toplum ortalaması ile devamlı entegre olmuş AK Parti teşkilatları bu birleşmeleri çok fazla istemiyor olsa da kabul etmek durumunda kalmıştı. Bu birleşme en çok sağ muhafazakar seçmeni memnun etmişti. Çünkü Has Parti’de genel olarak siyaset yapan insanlar kullandıkları söylemlerle güven veren bir duruş sergilemişlerdi. AK Partide teşkilatlarında son zamanlarda meydana gelen bir çok olumsuz algının bu birleşme ile son bulacağını ve partiye yeni bir sinerjinin hakim olacağını düşünüyorlardı.

 

Has Parti’nin Trabzon’da bulunan ki ile AK Parti teşkilatlarının bütünleşmesi de çok ta kolay olmadı . Bu yaklaşık 10 yılı aşkın bir süre sürdü. Has Parti kökenli bir çok insan Ak Parti’de il başkanlığı , milletvekilliği , belediye başkanlıklarına aday adayı oldularsa da aday olarak seçmenin ya da parti delegesinin önüne konulmadılar. Öne çıkamadılar.

 

Has Parti Trabzon kurucuları ile AK Partili teşkilatların yolu tam olarak AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun yönetiminde kesişti. Has Partililerin önemli isimleri yakını bu yönetimde önemli görevlere getirildi. Bu durum ilk başlarda Ak Parti’nin mayasını teşkil eden muhafazakar camia ve özellikle Trabzon STK’larında övgü ile karşılandı. Muhafazakar camia ve STK’lar Has Parti’den gelen isimlerin kamu kaynakları, haksız zenginleşme, adam kayırma, rüşvet, ihaleler konusunda hassas olacağını düşünüyorlar ve bu teşkilatlanmayı destekliyorlardı. Parti kuruluş ruhuna dönecekti.

Has Parti’den gelen kurucuların AK Parti’de önemli görevlere getirilmesinin ardından yaklaşık bir yıl gibi bir süre geçti. Trabzon’da bu kadroların neler yaptığını merak edip izleyen insanlar yaşadıkları hayal kırıklıklarını dost meclislerinde dile getirir oldular.

Bu kadroların, kendileri ile hiçbir ideolojik geçmişi ve hassasiyeti paylaşmadığını bilen Büyükşehir Belediye Başkanı ile ne zamandır ilginç girift ilişkiler içine girdikleri, bu yakınlaşmanın asıl nedeni merak edilirken, Has Parti’de savundukları değerlere ne kadar zıt konuma düştüklerini olabilirler mi?

Bu ilişkiyi AK Parti gibi büyük bir camiada sırf iki tarafın ekseriyetinin de aynı ilçenin insanı olması gibi bölgesel aidiyetle açıklamaya çalışmak sığ bir düşünce olsa gerek. Zorluoğlu ile ortak hiçbir geçmişe sahip olamayan bu insanların, muhalefetteyken Ak Parti’ye yönelik; yolsuzluk, adam kayırma, liyakatsizlik, sebepsiz zenginleşme, kibir kulelerinden halka bakma gibi eleştirileri bağlamında, aşağıda ki sorulara verecekleri cevapları gerçekten merak ediyoruz.

Her yerde övgüler dizdiğiniz Büyükşehir Belediye Başkanını, sebebini anlayamadığımız bir şekilde koruma gayretinizin sebebi nedir? Size getirilen haksız alım işlerini muhatabına sormak yerine kendinizce meşru sebepler üretmeniz ilkelerinizle örtüşüyor mu?

Büyükşehir Belediye Başkanı başörtülü daire başkanlarını ve özellikle 28 Şubat mağdurlarını görevden alıp sürgüne yollarken siz sustunuz. Alkol alıp kamu aracı ile kaza yapan daire başkanları konusunda kulaklarınızı kapatıyorsunuz. Belediye’nin her noktasında hiçbir kamu tecrübesi olmayan bu şehrin gerçeklerinden habersiz başka şehirlerden insanlar doldurulurken bunları görmezden geliyorsunuz. Belli ki liyakati artık önemsemiyorsunuz.

Belediye, kendi imkanları ile çok az paraya mal edeceği video çekimlerine, organizasyonlara, dergi dizgilerine ve diğerlerine milyonlar ödüyor. Bu paralar kime ve hangi şirketlere ödeniyor diye sormuyorsunuz.

Murat Zorluoğlu, belediyeyi demir yumrukla, dar bir klikle idare ediyor, ‘hakkıdır’ diyorsunuz. Şehrin insanı şehrin belediye başkanına ulaşmak için korumaları ,özel kalem memurlarını, kartlı şifreli kapıları geçip başkana ulaşamıyor dendiğinde susuyorsunuz.

Zorluoğlu, belediye şirketlerinin yönetimlerine ilgili ilgisiz bir çok kişi doldurup, siftahsız dükkan kapatan esnafın ödediği tabela vergisi ile yüzbinlerce lira huzur hakkı adı altında para ödüyor. ‘Kim bu parayı alanlar? Kimin parasını kime ödüyorsun’ diye de sormuyor. ‘Duymadım görmedim, bana ne’ diyorsunuz.

Bunca siyah pasat marka araç, renkli camlı, belediye önünde sıra sıra beklerken… Bu araçlar kime tahsisli? Bu araçları bu insanlara kim verdi, bu insanlar ne iş yapıyor da bu araçlar bunlara tahsis edilmiş? Bunların yakıtını bakımını kim öder diye sormuyorsunuz.

Ey Has Parti’de işçinin emeği, alın terinin kutsallığından bahseden siyasetçiler!.. AK Parti’de Trabzon’u siz yönetiyorsunuz. Sizin yönettiğiniz şehirde sırf Yomra Belediyesi meclis üyesini eleştirdi diye bir belediye çalışanı” devlet büyüklerine hakaretten” üstelik babası ölüm döşeğindeyken Murat Zorluoğlu tarafından tazminatsız bir şekilde işten atıldı. Aynı Murat Zorluoğlu uyuşturucu bulundurmak ve içmek sucundan sorgulanan birini çocuklara spor öğretilen bir birimde çalıştırmaya devam ettiriyor. Üstelik polis tutanağı ve Savcılık yazısına rağmen. Bunları da bilmediğinizi mi söyleyeceksiniz?

TİSKİ’nin, Trabzon insanına yaşattığı perişanlıkları, TİSKİ yüzünden partiden istifaları, milletvekillerinin sahanda karşılaştığı TİSKİ şikayetlerini sağır sultan duydu siz duymadınız mı?

21 F maddesinden ihalesiz, doğrudan teminle milyonlar kimlere veriliyor? Trabzonlu müteahhitler dünyayı imar ederken ,Trabzon’da ki alt yapı ve üst yapı işleri ihalesiz şehir dışından gelen müteahhitlere verilmesinde nasıl bir kamu yararı var merak etmiyor musunuz. ?

Kısaca sorulacak ve cevap alması gereken yüzlerce soru var. Görünen o ki, muhalefette ki söylemle iktidarda ki eylemleriniz taban tabana birbirine zıt. Size umut bağlayan Trabzon muhafazakar camiasının hayal kırıklığı oldunuz. Bu hayal kırıklığı Trabzon’a anlatmaya devam edeceğiz.