Her televizyona çöreklenen, parsel parsel televizyonları kapan sözde futbol yorumcularını anlamak zor değil de Trabzon’un yerel basını ve de ulusal medyada güya Trabzonspor adına konuşanları anlamak imkansız!!! Efendim, benim izlediğim maçta Trabzonspor lehine iki net penaltı ile Nwakaeme’nin önüne düşen topla kaleci ile karşı karşıya kalmasına ramak kala hakemin uydurduğu faul pozisyonu var! Eee, sonrası mı? Bana ne sonrasından?

Yok Fenerbahçe çok iyi oynamış, yok Uğurcan farkı önlemiş, yok şöyle yok böyle… Kardeşim bunlara itiraz eden var mı? Yok! Peki ya Trabzonspor’un verilmeyen iki penaltısı ile net gol pozisyonuna faul çalınması yaşanmadı mı? Fenerbahçe’nin taktiği iyi idi de, Uğurcan bu ülkenin en iyi kalecisi değil mi? Gol yemesin diye oynamıyor mu? Avrupa’nın elit kalecileri arasında gösterilmiyor mu? Daha ne? Trabzonspor’un taktiği de kalecisinin iyi olması…

Ama özellikle Trabzon yerel basını teknik taktik yorumlaması yapmıyor mu? Ört ki ölem!!! Yahu benim 2 penaltım gitmiş, bir golüm heba olmuş bundan sonrasının yorumu mu olur? Hele Nwakaeme’nin pozisyonunda belki de rakip 10 kişi kalacaktı! Maçın ilk yarısı da bitmemişti! Millet ne kadar bilgili olduğunu göstermek için teknik, taktik yazıları yazıyor ki her halde futbolu bilgisayar oyunu sanıyorlar!

Yani Trabzonspor bundan önceki son 7 maçını nasıl kazanmış, hiç ona bakıyor musunuz? Ne taktiği, ne tekniği? Trabzonspor yine aynı oyunu oynamaya çalıştı. İyi oynamadığını ama, iyi sonuçlar aldığını her hafta bu köşede yazmadım mı? Bu defa hakeme tosladı! Fenerbahçe iyi oynamış… Atamamış, bana ne? Şutları auta gitmemiş, benim kalecim kurtarmış. Bir anlık hatanın sonucu olmayacak pozisyonda da gol yemiş... Hiç maçlarda hata olmuyor mu?

Sahi hakemin maçın hemen başında Ekuban’ın ilk faulüne sarı kart gösterip, Sosa’nın biraz sonraki daha sert faulünü de es geçtiği hatırlatayım mı? Serdar Aziz’in yine aynı pozisyonda sarı kart görmemesini? Ki o Serdar ikinci devre sarı kart gördü! Başka ne istiyorsunuz?

Yoksa elbette Fenerbahçe’nin kadrosu değil Trabzonspor, hemen her kulüpten daha geniş ve kaliteli… Ama kazanmak için futbol oyunu gerekiyor, “masa başı oyunu” değil… Bunu bir kenara bırakıp, hala taktik, teknik, falan filan anlatmak hikayedir, hikaye…

DURDURDULAR!

3 hafta önce “Durdururlar mı” diye biz yazı yazmıştım! Bugünkü tabloyu orada açık seçik ifade etmiştim. Belli ki kimse dikkate almamış! Ama burası Türkiye’dir, böyle komplo teorilerini değil, gerçek komploları hesaba katmalısınız. Şike olayı yaşandı bu ülkede… Kimse ders almamış. Sanki o yaşananlar olmamış gibi davranıyor millet… Değil… Şike hala devam ediyor.

Evet, Trabzonspor’a bu ligde biçilen rol bu kadarmış… Daha ilerisi yok! Yayıncı kuruluş dünyanın parasını akıtıyor. Televizyonlarda sadece maç yayınları ve yorumları ile izleniyor. Gazetelerin spor köşeleri daha çok okunuyor. Reyting, tiraj ve de “oy avcılığıİstanbul’un 3 hacimlisi içindir! İstanbul’un iki ayrı ilçesine bile aynı maçla ilgili ayrı maç yorumları yazıldığını gördüm zamanında…

Bu nedenle bu lig Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a göre oynanıyor. Oyunun kuralı bu… Bundan sonra değişmesini beklemeyin. Sizleri uyardım: “Durdururlar mı?” dedim ve durdurdular… Oyun mu? Ne oyunu? Trabzonspor zaten iyi futbol oynamıyordu ama, hocanın büyük katkısı ile maçları kazanıyordu. Nitekim iyi kötü bir şablon da geliştirmişti. Ama “Buraya kadar!” dediler… Daha ilerisi yok… Siz de beklemeyin!

AVCI’YI, SERKAN’I VE TUNA’YI HEMEN SATTIK!

Trabzonspor taraftarları, ya da öyle görünenler trol değillerse tuhaf… Hem de çok tuhaf… Abdullah Avcı’yı bir çırpıda sattık! Adam düne kadar yere göğe konulamıyordu. Şimdi “İş bilmez, taktik beceremez, takım idare edemez!” moduna soktuk. Peki ya Serkan Asan?Köyüne dön çocuk” diyorlar! Niye? Orta sahada top kaptırdığı için… Hadi be… Kim hata yapmıyor ki? Hele otelinde Fenerbahçe’yi ağırlayan Trabzonspor eski asbaşkanı Erol Tuna’ya yapılanlar? Erol Tuna ne yapacaktı? Fenerbahçe kafilesine “Gelmeyin!” mi diyecekti. Erol Tuna’nın Koç Grubu’nun en elit bayilerinden olduğunu bilmeyen mi var? Ne yani Fenerbahçe formalı balon asmış oteline… “Nasıl yaparmış?” Trabzonspor gittiği İstanbul’da kaldığı otellerde forması direğe asılmıyor mu? Bu takımın Abdullah Avcı’ya da ihtiyacı var, Serkan Asan’a da, Erol Tuna gibi işadamlarına da… Üstelik Tuna bu pandemi sürecinde otelini açık tutarak onca kişiye de iş veriyor. Tuna onu eleştirenlerden fazla Trabzonsporlu’dur. Eleştiri için başka konu arayın!

HAKEMİ ÖP HAKEMİ!

Hiç gülesim yoktu yahu… Fenerbahçe’nin Çaykaralı teknik adamı Erol Bulut maçtan sonra yaptığı açıklamada “ Futbolcularımı gözlerinden öpüyorum” demiş! Bana göre yanlış yapıyor! Değil futbolcularını, hakemi öpse daha iyi olur… Hem orta hakemi hem, VAR’daki Cüneyt Çakır’ı… Nerelerinden öper onu ise bilemem!!! Çünkü maçı Fenerbahçe’ye onlar kazandırdı da…

BUNLAR HEP AĞLAK!

Turkısh Euroligeagu’de haftanın maçında Anadolu Efes, Fenerbahçe’yi dağıttı. Adeta sürklase etti. Tam 32 sayı fark yaptı ki bu son yollarda pek rastlanan bir skor değil. Çünkü Fenerbahçe basketbol takımı son 10 maçını da kazanarak büyük ivme yakalamış ve Efes maçına kadar ligin en iyisi konumunda idi.

Maçı televizyondan izledim. Spiker İsmail Şenol ile yorumcu İhsan Bayülken her zaman olduğu gibi hep Fenerbahçe’ye yonttular. Fener’in her sayılarında hop oturup hop kalktılar, Efes’in üstün oyunu karşısında ise dut yemiş bülbüle döndüler. İki Türk ekibinin maçında taraf tuttular… Çok üzüldüler çok…

Bitmedi. FBTV’de de maçı yorumlayan ve Trabzon asıllı Murat Murathanoğlu yaptığı yorumda olaya tüy dikti! Efendim maçın son 24 saniyesinde Efes hücumunda koç Ergin Ataman, oyuncularına sayı atmamaları için direktif verirken Murathanoğlu bunu inanılmaz bir şekilde yorumladı:

Ataman Fenerbahçe’yi iyice ezmek istedi. Son 24 saniyede hücum kullandırmamasını da centilmenlik olarak değerlendirmem!” Yoruma bak, yoruma… Ataman’ı sev ya da sevme ama, adam daha ne yapsın? Ne istiyorsun? Yani, iki ve üç sayı daha mı atmasını istersin, yoksa “Yeter, artık daha atmayın. Rakibi daha fazla ezmeyin” demesini mi? Mağlubiyetten bile “mağduriyet” çıkarmak her halde buna denir.

Ayrıca Trabzonlu olup da başka kulüpleri tutanların neden bu kadar gıcık olduklarını çok merak ediyorum doğrusu…

“NE HABER SAHTE”

Bizim meşhur şoför Burhan’ı (Bektaş) Trabzon’da tanımayan yoktur. Hatta ülkede de hatırı sayılır ünü vardır! Bunu da önce Usta Oteli müdürü Şenol Eyüboğlu, sonra da Erman Toroğlu’na borçludur. Çünkü bu ikili Burhan’ın birçok hikayesini biraz da ilave ile ülkeye naklen anlatmışlardır!

Bizim Burhan, olayları biraz abartılı anlatır. Rahmetli babası küçükken ağabeyi Prof.Dr. Osman Bektaş için “ Bu Osman var ya… Bu büyüyünce şoför olacak!” demiş. Kendisi için de “ Burhan da profesör!…” diye de ilave etmiş. Her ne kadar olay tersine işlemişse de Burhan bundan pek rahatsız değil…

Dedik ya Burhan’ın abartı san’atı üst perdeden seyreder. Usta Oteli’in müşterilerini taşımakta ünlü Burhan, Arap turistlerden biri ile sürekli öteye beriye gidince iyice samimi olurlar. Burhan’ın hemen her şeyini kavrayan Arap turist de Burhan’dan aşağı kalmaz. Hatta bir gün Usta Oteli’nin kapısından içeriyi süzerken ve Burhan’ı görünce “ Ne haber, sahte!!!…” diye seslenir! Ancak “Sahte”nin manasını biliyor mu, bilmiyor mu orası meçhul… Ama Burhan’ın bunu dert ettiği yok. Onun için reklamın kötüsü olmaz. Biz de buna katkı verdik işte… Hayırlı işler Burhancığım!!! Reklamın bol olsun.

MEDYA SOYTARISI!

Bu adam koskoca bir gazetenin uzun yıllar genel müdürlüğünü “tarafsızlık” adına yapmış biri… Şimdilere başka türlü takılıyor. Hele maç yazıları ve yorumları yok mu? Adam içindekini dışa da vurmuş. Yani Fenerbahçe taraftarı olmayanlara açıkça “Beni okumayın!” diyor. Ya da sadece “Fenerbahçeliler okusun…” Ülkenin en büyük gazetelerinden birinin yazarının haline ve gazetenin tavrına bakın! Ben gazeteciliği bu mevkutede öğrendim! Bizim zamanımızda soytarılık yoktu, gazetecilik vardı. Böyle bir forma ile yazan adamın ciddiyetine kim inanır? Aynı medya soytarısı birkaç hafta önce de “ Benim için Fenerbahçe şampiyon olmayacaksa Galatasaray ya da Beşiktaş olsun. Diğerlerinin önemi yok” da demişti! Adam ayırımcılığa resmen devam ediyor ve hesap soran da yok! Diyeceksiniz ki bu ülkede kim kimden hesap soruyor ki? Eh, haklısınız… Boşuna çene yoruyoruz.

ULUÇ BİLE GAZA GETİREMEDİ!

Fanatik Galatasaraylı Hınçal Uluç, Trabzonspor-Fenerbahçe maçı öncesi Trabzonspor’u gaza getirmek için olmadık atraksiyonlar yaptı ama, yetmedi! Trabzonspor’un ve teknik direktörü Abdullah Avcı’nın şişirildiğini, asıl sınavın Fenerbahçe karşısında verileceğini yazdı ve söyledi. Bunu Fenerbahçe’yi favori gördüğü için değil, Trabzonspor’un galibiyeti ile Galatasaray’ın arayı açması için yaptığını herkes anladı. Ama hakemin rezalet yönetimi dışında, Trabzonspor’un da pek iyi oynayamadığını tahmin edemedi. Avcı’yı ve Trabzonspor’u hayli iteledi ama olmadı!

FORVET SIKINTILI!

İkidir yazıyorum: Trabzonspor’un hücum hattı bayağı sıkıntılı… Nwakaeme’nin ne zaman oynayacağı belli değil. Futbol şov oyunudur ama bunu zamanında yapacaksın! Ekuban koşumlarından kurtulmuş deli tay gibi, bir öteye, bir beriye gidip geliyor ama, takım oyununda yok. Djaniny aynı Ekuban gibi… Bu 3 oyuncu iyi olmayınca gol atmak hayli zorlaşıyor. Zaten bunlarla da bu sezon çok gol atamadı Trabzonspor… Geriden gelen Bakasetas için henüz erken diyorum. Trabzonspor’un bu forvetle sezon sonuna kadar işi zor.

BOUPENDZA’YI GÖRDÜNÜZ MÜ?

A.Hatayspor’un 300 bin dolarlık oyuncusu Aaron Boupendza’yi iki hafta önce yazmış ve onu eleştirenleri ben eleştirmiştim! Boupendza’nın kişisel oynadığını, takım oyunundan habersiz olduğunu, şov yaptığını, rakibi alaya aldığını yazıp söyleyen ukalalar vardı. Ben de 17 maçta 17 gol atan bir oyuncunun biraz “şımarma lüksü” bulunduğunu yazarak, bu oyuncunun milyonlarca dolarlık transferi cebine koyduğunu ifade etmiştim. Rus takımı H.Rostov bu oyuncu için kulübüne 8.5 milyon dolar verdi. Sanırım araya Fenerbahçe girince transfer şimdilik olmadı. Ama bizim futbol yorumcularının da bir halt bilmedikleri ortaya çıktı. Bu arada A.Hatayspor’da yardımcı hocalık yapan eski Beşiktaşlı Gökhan Zan’ın bu oyuncuyu ısrarla isteyip aldırdığını da hatırlatalım. Zan’ın “ Eğer tutmazsa 300 bin doları ben cebimden vereceğim” dediğini de… Her halde birileri de bundan ders alır! Yani aracılara para “kaptırmadan” veya “yedirmeden” transfer yapmaktan… Yalnız müşterisi hazırken satılsa bence iyi olurdu. Çünkü aynı performansı göstereceğinin garantisi yok! Mal değerli iken satılmalı...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.