Bu nasıl bir profesyonellik?

Kimse kusura kalmasın da bu nasıl bir cahillik?

Masaya oturunca profesyonelim diyeceksiniz!

Saha dışı yaşantına gelince hava-caka yapmak için koy verip gideceksiniz!

Olacak şey değil!

Her şey güzel gidiyor derken!

İşler rayına girdi diye umut ederken!

Şimdi gelin uğraşı verin Covid virüsü belasıyla!

Böylesine trajikomik bir durum olabilir mi?

Futbolcuya verilen izni öyle zannediyorum ki, bizim futbolcular “Saldım çayıra Mevla’m kayıra” olarak algılamaktalar!

Ve izin günlerini öyle kullanmaktalar!

Kendisine bakan, kendisini Covid virüsünden koruyup kollayan futbolcularımızı ise tenzih ediyorum.

Malumunuz, önce Serkan Asan ile başlayan Covid virüsü sürecinin son durağı kaleci Uğurcan oldu!

Temennimiz bir başka oyuncumuzun bu illet hastalığa yakalanmamasıdır tabi ki…

Kulübün içerisine o getirdi, bu getirdiye bakmadan, bundan sonraki süreçte önemli tedbirler alınmalıdır.

Gerekirse, bekar olan futbolcular kulüpte yatıp kalkmalıdırlar.

Allah korusun, çok daha fazla oyuncuya bulaşabilirdi.

Yine de buna şükredelim demekten başka yapacak bir şeyimiz maalesef yok.

SÜRMEN’E GEÇMİŞ OLSUN

Yüreği pırıl pırıldır.

Gönlü herkesi içerisine alacak kadar geniştir.

Kimine göre güzel bir dosttur.

Kimine göre kardeş kadar yakındır insana.

Kimilerine göre ise can arkadaş gibidir.

Bir başka birisiyle, bir dilim ekmeğini paylaşacak kadar da hoşgörülüdür.

Oldukça, paylaşımcıdır…

Yardım severdir.

İnsana dokunmayı seven bir kişiliği ve yapısı vardır.

Canını yaksanız bile, kimseyi kırmayacak, kimseyi incitmeyecek kadar alçak gönüllü, naif ve naziktir.

Kimden mi bahsediyorum?

Hepimizin sevdiği, dedim ya kimi zaman hepimizin kardeşi kimi zaman hepimizin ağabeyi olan Ayhan Sürmen’den…

Yüreği güzel Ayhan Sürmen kardeşim geçtiğimiz hafta,  o pırıl pırıl kalbinde yaşadığı sorundan dolayı, baypass ameliyatı oldu.

Ayhan kardeşimizin sorun yaşayan o güzel kalbine, hemşerimiz daha doğrusu içimizden birisi gibi olan Prof. Dr. Ergun Demirsoy, o sihirli parmaklarıyla dokunup, Sürmen’i tekrar eski sağlığına kavuşturdu.

Yeri gelmişken birazda Prof. Dr. Ergun Demirsoy’dan bahsetmek istiyorum…

Trabzon’dan gidip kim kapısını çalmışsa!

Kendisine  kim telefonla ulaşmışsa, hiçbir zaman ego yapmadan mutlaka arayanlara karşılık vermiştir veriyordur da.

Zira böyle olmasından dolayı da kendisi Trabzon’da halk arasında çok konuşulup çok sevilmekte…

Kalbiyle sorun yaşayanların çoğuyla Demirsoy’un yolu ama öyle ama böyle bir yerde kesişmektedir.

Ve diyorum ki, iyi ki Trabzonlu olarak böyle bir doktora sahibiz, bundan dolayı da mutlu ve gururluyuz…

Ayhan Sürmen de kendisini doğru bir adrese teslim edip, sağlığına kavuşmasının mutluluğunu yaşarken, diğer yanda ise çok yakın arkadaşının kendisinin doktoru olmasının da gururunu yaşamaktadır.

Çok çok geçmiş olsun sevgili kardeşim.

En kısa sürede seni tekrara aramızda görmek dileğiyle.

Unutma, Trabzon’un ve Trabzonlular’ın sana çok ihtiyacı var.

DİĞERLERİ EVLAT DEĞİL Mİ?

Bakasetas, Yunus Mallı, Berat Özdemir’in imza töreninde Ahmet Ağaoğlu konuştu….

Ağaoğlu konuşmasında “Trabzonspor üç evlat kazandı” demişti.

Buraya kadar verilen fotoğrafta yapılan konuşmalarda bir sorun yok.

Sorun nerede biliyor musunuz?

Sorun, Ağaoğlu’nun isabetli yani nokta atışı yapılan transferlerde, kameraların karşısına çıkıp konuşmasındadır.

Ben defalarca yazdım

Her yazışımda da sordum.

Ağamoğlu dedim, Diabate’nin  transferinde rakamların aşağı-yukarı oynanmasının açıklamasını yapar mısın?

Afobe transferinde neler yaşandı bunu açıklar mısın?

Menajerlere kanka-manka muhabbetlerini nasıl yorumlarsın?

Daha bir sürü sormuştum Ağamoğluna.

Ne yazık ki bırakın beni ilgilendirmesini, bütün camiayı ilgilendiren bu sorulara Ağamoğlu bir tek cevap vermedi.

Ya da veremedi?

Ya da vermek istemiyor?

Evet Ağamoğlu, hani kimseye sormadan iyi paralarla aldığın Diabate nerede?

Hani Stiven Plaza?

Kaçarı kucarı yok, ama bugün ama yarın, bunları mutlaka açıklamak zorundasın Ağamoğlu!

Fotoğraf verip gurur duymak istiyorsan, bu yaptığın transferlere sahip çıkacaksın!

Sorarım zatıalinize, diğer yapılan transferler Trabzonspor’un evlatları değil midir?

Bırak futbolcular arasında ayrım kayrım yapmayı!

Anlam taşıyan bir sözdür “Senden şefaat beklemiyorum, bari mezarımdan taş çalma”

Bilmem anlatabildim mi?

Bilmem taşı gediğine koyabildim mi?

AHAN SİZE GELİR KAPISI

Trabzonspor’un neden olmasın?

Neden Trabzonspor almasın?

Varlıbaş AVM ihaleyle satışa çıkarılacakmış.

160 milyon muhammen bedelle ihale edilecekmiş.

Ahan Trbazonspor’a gelir sağlayacak gelir getirecek bir bina.

İsterseniz kolej yapın.

İsterseniz otel yapın.

İsterseniz Trabzonspor üniversitesine çevirin.

Ne yaparsanız yapın, neye çevirirseniz çevirin eninde sonunda Trabzonspor buradan önemli bir gelir kaynağı sağlayacaktır o binayı alması halinde.

Ha nasıl alır?

Onun da mutlaka bir çözümü olur ve bulunur.

On yıl vade ile alınabilir?

Vade daha da yukarlara çekilebilir.

Nasılsa ihaleye çıkaracak olan kurum Halkbankası…

Gelin de şimdi aramayın Berat Albayrak’ı?

Çok ararsınız Albayrak’ı sorunları çözmek, parayı bulmak ve el atması için ama maalesef bulamayacaksınız.

Unutmayın “kaçan balık büyük olur”

 O KADAR ÇIRPINMANA GEREK YOKTU!

Nereden gelir bu sevginiz?

Nasıl karşılıklı bir sevgidir bu?

Adam ile selamlaşmak için bu kadar yıpranmanın, bu kadar paralanmamın bir sebebi mucibi olması gerek!

Adam kaçarcasına gidiyor, Ağaoğlu adamı yakalamak için peşinden koşarcasına gidiyor.

Kulüpler Birliği toplantısında, Ali Koç herkes ile selamlaşıp, Ahmet Ağaoğlu’nu pas geçiyor.

Koç’un, Ağaoğlu’nu pas geçmesi , kasıtlı ya da kasıtlı olmayabilir.

Ben işin şurasındayım.

Sen evet Ağamoğlu sen.

Koç ile arkadaşlığın olabilir!

Koç ile dostluğun da…

Koç ile iş ortaklığı da  yapabilirsin, bu en doğal hakkındır!

Ama unutma Koç Fenerbahçe’nin başkanıysa, sen de Trabzonspor’un başkanısın.

Sen Türk futbolunda devrim yapıp, ilkleri gerçekleştiren bir camianın başkanısın.

Sen oralarda hepimizi temsil etmektesin.

Ali Koç’a bir selam vermek için o kadar çırpınmak istiyorsan ki, öyle yaptığın gözüküyor o görüntülerde, o zaman Trabzonspor başkanlığını bırakacaksın.

Koç’un peşinden koşup selam vermek için sadece Ahmet Ağaoğlu olarak bunu yapabilirsin.

Buna da kimsenin bir şey deme hakkı olmaz, olamaz.

Ey gidi Ağamoğlu, Trabzonspor gibi bir markayı, kendin için iliklerine kadar kullanıyorsun ya, sizi takdir etmek gerekir!

Ve sana helal olsun diyorum!

Ya ya ya, şa şa şa Ağamoğlu çok yaşa…!

ÖNEMLİ OLAN PUAN CETVELİ

Abdullah Avcı’yla çıta epey yükseldi!

Taraftarların yüzde doksanı şampiyonluktan söz eder duruma geldi.

Daha şimdiden şampiyonluk türkülerini hazırlamaya başladılar bile…

Ben buna dereyi görmeden paçayı sıvamak diyorum.

Neden mi?

Çünkü eldeki bu kadroyla!

Çünkü bu kadro yapısıyla!

Çünkü bu kadro derinliğiyle!

Çünkü bu kadro yeterliliğiyle!

Şimdiden türkü yazmak, şimdiden hedefe kilitlenmek zor diyorum…

Dua edelim ki, fazla sakat ve cezalı vermeden bu kadro yapısını koruyup, lig sonuna kadar gidelim.

Baksanıza, yaşanan covid virüsü ve sakatlıklar nedeniyle, teknik heyet dahil hepimiz şimdiden kara kara düşünmeye başladık bile.

Önemli olan, bu zor şartlarda lig zirvesinde yarışın içerisinde olmaktır.

Sezon sonunda  Trabzonspor’un puan cetvelinin neresinde ligi  bitireceğine odaklanmamız lazım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.