“İyiye giden yol, çok güç görünüyorsa da bulunabilecek bir yoldur.”

Spinoza

Haftanın Açıklaması

“Futbolda iletişim çok önemli. Futbolda karşınızdaki kişiyle konuşabilmek ne istediğini bilmek ve ne düşündüğünü anlamak çok önemli… Biz de zaten hem aynı dili konuşuyoruz Hugo’yla hem de birlikte zaman geçirdikten sonra artık ne düşündüğümüzü daha iyi anlayabiliyoruz. Artık nerede olmamız gerektiğini, nerede durmamız gerektiğini konuşmadan da anlayabiliyoruz. Özel bir şey yapmadık belki ama zaman içinde oturan ve şimdi daha da sağlamlaşan bir ilişkimiz oldu ”

Edgar Ie (Trabzonsporlu Futbolcu)

Biri uzak, diğeri yakın iki transfer

Paylaşılmayan iki oyuncu konusunda Abdullah Avcı bizzat devreye girip, oyuncuları Trabzonspor’a kazandırmak istiyor. Kim bu oyuncular? Başakşehir’den ayrılmayı kafasına koyan Edin Visca ile Fortuna Düsseldorf’la sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Kenan Karaman. Bu iki oyuncunun takıma katılmasından büyük verim alacağını düşünüyor Abdullah Hoca. Bordo-mavili takımın hücumda bu kadar etkisiz olduğu bir dönemde sonuca tesir edecek iki oyuncunun Trabzonspor’a kazandırılması çok doğru bir hamle olarak görülüyor. Nitekim Abdullah Hoca eski öğrencisi Edin Visca için Başakşehir Başkanı ve yakın dostu Göksel Gümüşdağ’la da temasa geçti. Visca’nın Trabzonspor’a gelmesi konusunda kendisinden yana zaten bir sorunu yok. Buna karşın Fenerbahçe ve Galatasaray’ın da Visca için devrede olması, bu transferin önündeki en büyük engel. Doğal olarak sözleşmesi devam eden oyuncu için Başakşehir tıpkı İrfancan’da olduğu gibi ciddi bir bonservis geliri elde etmek isteyecek. Bu konuda Göksel Gümüşdağ’ın isteyeceği rekabet ortamı da zaten kendiliğinden hazır. Bu nedenle transferin bitirilmesi konusunda Trabzonspor ve Abdullah Avcı’nın işinin kolay olmayacağı malum.

Gelelim Kenan Karaman konusuna. Milli oyuncunun İtalya’dan ve 3 büyüklerden teklif aldığını sağır sultan bile biliyor. Bir bakıma tercih yapacak Kenan Karaman. Trabzonspor’un bu noktada en büyük avantajı oyuncunun Giresunlu oluşu. Başka bir yazımla Karadeniz çocuğu ve Trabzon’a bu bağlamda çok yakın. Her şeye karşın bu transferin kolay olmadığını da yazmalıyım. Benim düşüncem Edin Visca ne kadar Trabzonspor’a yakınsa Kenan Karaman da o kadar uzak. Bu iki oyuncunun transferi gerçekleşmesi halinde ne olur onu da yazayım. Mükemmel bir Trabzonspor’un temel taşları atılmış olur. Tabi eldeki önemli oyuncuların kalması ve 3-4 takviyeyle birlikte. Bu arada Uğurcan’ın gideceğini biliyoruz, buna belki bir oyuncu eklenir ve takımın çatısı korunur.

       

Yine bir Trabzonlu..

Bilindiği gibi lig heyecanı ve yarışı bir yandan devam ederken, diğer yandan transfer çalışmaları sürüyor. Bu bağlamda Trabzonspor Bursaspor’un milli yıldızı Batuhan Kör için nabız yoklamaya başladı. Batuhan bu sezon Bursaspor’da yıldızını parlatan oyuculardan biri. Bu nedenle Galatasaray’ın da gündeminde. Yeşil-beyazlı ekipte kanat forvet gibi oynasa da asıl yeri santrafor bölgesi. Bir bakıma tam da Trabzonspor’un istediği, ihtiyaç duyduğu oyuncu.. Gel gelelim sözleşmesi devam ettiği için Bursaspor oyuncu için doğal olarak bonservis ücreti istiyor. Bu rakam ise bir milyon Euro ve ikinci satıştan yüzde 25 pay. Akla yatkın bir alışveriş gibi görülüyor. Çünkü bu düzey bir oyuncuyu transfer etmek için daha uygun bir rakam bulmak kolay değil.

Peki, Batuhan Kör Trabzonspor’a gelir mi? Bu konuda bordo-mavili takımın ciddi bir avantajı var. Çünkü Batuhan Kör Trabzonlu. Hatta Trabzon’a olan sevdasını formasına da işlemiş ve 61 numaralı forma ile mücadele ediyor. Her iki ayağını da kullanan Batuhan Kör’ün öğretmen olan babası da Trabzonspor’a gitmesine sıcak bakıyor. Bu sezon bir alt ligde Lig ve Kupa olmak üzere 31 maçta forma giyen ve kanat oynarken 11 gol atıp, bir asist yapan Batuhan’ı yeni sezonda Trabzonspor’da izlemeye yakınız desek yanlış olmaz.

11 günde 4 maç; zorlu trafik

Hedef bir basamak yukarı çıkmak… Bu konuda ele geçen fırsatlar kullanılamadı. Bu doğru. Ancak şimdi zorlu bir fikstür var önünde bordo-mavili takımın. 11 günde 4 zorlu maç oynayacak Trabzonspor. Akyazı’da Hatayspor ve Karagümrük maçları, deplasmanda Galatasaray ve Göztepe maçları. Her biri deve dişi gibi takımlar. Kağıt üzerinde zorlu maçlar. Trabzonspor bu periyotta, bir galibiyet serisi oluşturursa, ligde arzuladığı bir basamak yukarı isteği konusunda önemle adımlar atmış olur. Bir maçı fazla olsa da Galatasaray’la arasında 4 puan fark var bordo-mavili takımın. Ancak hemen yazalım Galatasaray’la da 6 puanlık bir maçı bulunuyor. Bordo-mavili takım bu seride başarılı işler yapabilirse, hedefi kolaylar. Burada güvendiği oyuncular Bakasetas, Djaniny, Nwakaeme ve Ekuban’ın performans olarak yukarı çıkması ve hücum organizasyonlarının etkili olması şart. Trabzonspor’un yapacak gücü ve kalitesi var mı, sorusunun yanıtı bana göre evet. Hatırlayın, Trabzonspor bu ligin lideri ve en iyi top oynayan takımı Beşiktaş’ı deplasmanda yenme başarısını göstermişti.

İstatistikler ne diyor?

İstatistiklere bakarak oyunu okumak ne kadar doğru bilinmez ama bazı istatistikler sonuçlara varma konusunda rehber oluşturur. Şimdi onlardan bazılarına bakalım. Trabzonspor son 10 yılın en gaz gol yediği sezonunu yaşıyor. Ligin de Galatasaray’da birlikte en az gol yiyen (31) takımı. Bunu aklımızın bir köşesine yerleştirelim. Gelelim ikinci istatistiğe Trabzonspor 2016-17 sezonundan sonra en az gol attığı sezonu yaşıyor. O sezon 38 gol kaybeden Fırtına, bu sezon 40 gole imza attı. Oysa bordo-mavili takım geçen sezon tam 74 gol atmayı başarmıştı. Doğal olarak son haftalarda dalgalanan istatistiklerin biri 3 maçta atılan sadece bir gol ve 8 haftada kaybedilen 14 puan. Şimdi okumalarımız yapalım. Abdullah Avcı geldiğinde ne demişti; “Önce savunma yapmayı öğreneceğiz” Başarıldı mı? Evet… İstatistikler gösteriyor zaten. Ancak savunma kurgusunda oluşan organizasyon ofansif konuda oluşmadı. Nwakaeme ve Ekuban’ın formsuzluğu,  Djaniny’nin hedef santrafor olma konusundaki sıkıntısı, orta alandan Bakasetas dışında katkı gelmemesi, hücum yollarında sıkıntıyı oluşturdu. Buradan çıkaracağımız sonuç net. Bordo-mavili takım santrafor transferi yapmalı. Üstelik bir tane de değil. İki etkili santrafora ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. Bu arada Abdullah Avcı’nın da hücum organizasyonları konusunda daha etkin bir çalışma içine girmesi şart.

 Ömür göz hapsinde

Abdülkadır Ömür’ün dönüş hazırlığının başladığı kamuoyuna yansıdı. Nitekim önümüzdeki hafta takım antrenmanlarına katılacağı bilgisi de elimize ulaştı. Bundan doğal olarak mutluluk duyduk. Ancak… Tam burada bir uyarı yapma zorunluluğumuz doğdu. Abdülkadir Ömür’ün Galatasaray maçında sahada olması bekleniyormuş! İşte orada durmak lazım... Abdüş ne zaman tam sağlığına kavuşmadan dönse, yeni bir sakatlık sorunuyla uğraşmaz zorunda kalıyor. Bu nedenle Abdülkadir Ömür için kesinlikle acele edilmemesi gerekiyor. Öncelikle kendisi, sonra teknik direktör Abdullah Avcı ve nihayet camianın geri dönüş yönünde sabırlı olması şart. Aksi halde, hem Trabzonspor, hem de Türk futbolu için önemli bir değer olan Abdülkadir Ömür’den yararlanmak mümkün olmaz. O talihsiz sakatlığı yaşamamış olsa, şimdi Abdülkadir Ömür için neler yazacağımızı tahmin edersiniz sanırım. Ömür’e İngiltere’den teklif,  Fransa’dan teklif yazıları. Bu arada onu da ekleyelim, Chelsea hala Abdülkadir Ömür’ü göz hapsinde tutuyor.

Sol bekte rekabet

Bordo-mavili takımın teknik direktörü Abdullah Avcı sol kanat savunucusu Marlon konusunda hala net bir karar vermedi. Doğal olarak sezon sonunu bekliyor. Ancak hemen belirtelim, bu kararın alınmasında oyuncunun performansı yanında iki milyon Euro’luk satın alma opsiyonunun da etken olduğunu belirtmek gerekir.  Başka bir yazımla, Marlon’un bonservisi için iki milyon Euro’yu gözden çıkarmak akılcı bir hamle mi? İşte bu bağlamda Trabzonspor sağ bek bölgesine oyuncu aradığı gibi bir yandan sol bek bölgesine de oyuncu arayışını sürdürüyor. Bu konuda atılan adımlar bordo-mavili kulübü Umut Meraş pazarlığına kadar götürdü. Bilindiği gibi Umut Meraş 1.3 milyon Euro bonservis bedeliyle Fransa 2. Lig takımı Le Havre’a gitmişti. Şimdi bir yıllık sözleşmesi kaldı. Ayrıca Aynı takımda birlikte forma giydiği Ertuğrul Ersoy’un Türkiye’ye dönmesi onun yalnız kalmasına neden oldu. Bu nedenle Trabzonspor’dan gelen teklife sıcak bakıyor. Bu transferin önündeki tek engel ise bonservis konusu. Ancak sözleşmesinin bitimine bir yıl kala oyuncuların bonservis bedellerinin düştüğü de bilinen bir gerçek. Hatta devre arasında transfer pazarlığı yapmaya başlıyor bu tür oyuncular. Bir bakıma oyuncunun isteği Trabzonspor’un elini güçlendiren bir faktör…  

Peki, Trabzonspor’da başarılı olur mu? Bu konuda en küçük bir kuşkum yok. A Milli Takım’ın sol arkada bence ilk oyuncusu olan Umut Meraş Trabzonspor’da da aynı başarılı performansı gösterecektir. Marlon kalırsa ne olur, diyenlere yanıtım, mükemmel bir rekabet ve sonunda kazanan Trabzonspor olur.

Golcüler mi, kaleciler mi?

Hani yanıtı bulunmayan bir soru vardır; “Tavuk mu yumurtadan çıkıyor, yumurta mı tavuktan” diye. Trabzonspor’un gol kısırlığının ardında bu sorunun bir benzerini ortaya koyabiliriz. “Trabzonspor’un golcüleri mi son vuruşta yetersiz, yoksa rakip kaleciler mi etkili.” Ben bu soruya her ikisi de yanıtı veririm. Kayserispor maçında Doğan Alemdar 10 kurtarışla maçın yıldızı oldu. Çaykur Rize maçında Gökkan Akkan’ın cezası nedeniyle olmadığı maçta kaleyi alan Tarık Çetin tam 7 kurtarışla maçın oyuncusu oldu. Bir başka yazımla kaleciler kesinlikle etkili. Şimdi bir de Trabzonspor forvetlerine bakalım. Evet, Ç.Rize maçında Nwakaeme ve Ekuban yoktu ama geriye doğru 8 maçı baktığımızda en golcü isim bir forvet oyuncusu değil, devre arasında takıma katılan Bakasetas. 8 maçta Yunan oyuncu 3 gol atarken, santraforlar Djaniny ve Ekuban 2’şer gol attı. Üstelik Ekuban attığı iki golü aynı takıma karşı Ankaragücü maçında attı. Buradan çıkaracağımız sonuç net, yani tartışmaya açık değil. Bordo mavili takımın kesinlikte topu üç direğin içine gönderecek kaliteli bir hatta iki golcüye ihtiyacı var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.