Kızılyıldız galibiyeti sonrası Trabzonspor, G.Antep maçında alacağı galibiyetle bu güzel havasını sürdürmek, ayrıca Milli araya daha da moralli girmek istiyordu.

Ancak Trabzonspor, maçın başında iki pozisyonda da oyuncularının hamle hataları sonucu iki golü yedi ve maç hiç de tahmin edilmeyen bir şekilde başlamış oldu.

Tabi ki sahanda oynarken daha ilk 10 dakikada 2-0 geriye düştükten sonra geri dönüş kolay olmaz ama Trabzonspor bu tabloda oyunu tamamen G.Antep yarı alanına yıktı. Bunda G.Antep’in geri çekilmesi değil, Trabzonspor’un müthiş baskı ile rakip kaleye yüklenmesi etkili oldu. Bunun ardından pozisyonlar geldi. Bakasetas’ın şutları, biri şanssız şekilde direkten döndü. Hamsik’in organizasyonu, Siopis’in de müthiş çalışkanlığı ile orta alan hakimiyetini kuran Trabzonspor, önce Trezeguet ile golü buldu ardından hep gol aradı. Bunun sonucu Trezeguet’in yaptığı ortada rakip oyuncunun elle müdahalesi ile kazanılan penaltıyı Bakasetas ile gole çeviren Trabzonspor, kötü başlayan maça yeniden geri döndü.

Maçın ikinci yarısında ise Trabzonspor tempolu oyundan daha kontrollü bir oyuna geçti. Orta sahada çok yorulan Siopis ve tüm takımı yöneten Hamsik’in de çıkması Trabzonspor’un iyi giden oyun düzenini ister istemez etkiledi. Tabi ki Abdullah hoca yorulan ve temposu düşen bu iki ismi de alması gerekiyordu. Yine de Trabzonspor son dakikaya kadar maçı kovaladı ve bu isteğinin, arzusunun hakkını son dakikada Bartra’nın golü ile aldı.

Trabzonspor adına son dakika golü ile gelen galibiyet ile Milli araya girmek tabi ki pozitif bir tablo. Yoğun maç temposunda Trabzonspor’un yıpranarak çıktı ama bu Milli ara bu açıdan biraz nefes olacak takıma.

Trabzonspor 2-0 geriye düştükten sonra maçı kazanarak gerçekten ‘şampiyon burada’ dedirtti. Tabi ki eksikler yine var. İlk yarıdaki baskıcı futbolun oyunun geneline yayılması kadar artık Trabzonspor’un kolay gol yiyen takım kimliğinden kurtulması gerekiyor. Abdullah hocanın takımları her zaman gol yer ve bunu hoca yine çözecektir.