Tedbirler en üst seviyede alınmalı

Türk-Eğitim Sen Şube Başkanı Dilber, okullarda alınması gereken tedbirleri sıraladı

08 Eylül 2021 Çarşamba 16:49
Tedbirler en üst seviyede alınmalı

Türk-Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Coşkun Dilber yüz yüze eğitime geçilmesinin ardından okullarda görülen eksikliklerle ilgili basın açıklamasında bulundu. Dilber, Öğrenci sayılarındaki yoğunluktan, okullardaki temizlik görevlisi çalışanlarının azlığından ve okullardaki öğretmen açığından dolayı yaşanan olumsuzlukların giderilmesi gerektiğini söyleyerek, “Yeni eğitim-öğretim yılında en dikkat edilecek konuların başında okullarda salgının yayılımını önlemek, tam zamanlı yüz yüze eğitimi sürdürebilmek için tedbirlerin en üst düzeyde alınmasıdır” dedi.

TENEFFÜSLER UZAMALI, DERSLER KISALMALI

Dilber, yeni eğitim döneminde en çok dikkat edilmesi gereken konunun tedbirlerin en üst seviyede alınması gerektiğini söyleyerek, “Yeni eğitim-öğretim yılında en dikkat edilecek konuların başında okullarda salgının yayılımını önlemek, tam zamanlı yüz yüze eğitimi sürdürebilmek için tedbirlerin en üst düzeyde alınmasıdır. Bunun için; Okullarımıza ek bütçe tahsis edilmeli; bu bütçeyle okulların maske, temizlik malzemeleri vb. ihtiyaçları eksiksiz olarak karşılanmalı, teknolojik alt yapı vb. eksiklikler giderilmeli, aşırı kalabalığın önlenmesi için gereken yerlerde, ek derslikler tahsis edilmelidir.  Okullarda hizmetli personel eksiği ivedilikle kapatılmalıdır. Ekim ayından önce bu personeller göreve başlamalı ve sayısal olarak da artırılmalıdırlar. Teneffüs süreleri uzatılmalı, ders süreleri 10 dakika azaltılarak, 30 dakika, özellikle ana sınıfları/okul öncesinde bu süre 40 dakikayı kesinlikle aşmamalıdır. Nitekim, anketimizde de katılımcıların %66,8’i ders süresinin 30 dakika olması gerektiğini ifade etmiştir.  Öğretmen açığı olan okullara ivedi şekilde atamalar gerçekleştirilmeli, tahsis edilecek bütçenin bir kısmı öğretmen atamalarına ayrılmalıdır. Sınıflardaki öğrenci sayıları ek derslikler tahsis edilerek azaltılmalıdır. Ayrıca her eğitim bölgesine mobil sağlık ekibi tahsis edilerek hem okullarımızda sağlık tedbirlerinin hem de öğrencilerin hem de eğitim çalışanları ve paydaşlarının covid-19 takipleri yapılmalıdır. Bu tedbirler tam zamanlı yüz yüz yüze eğitimi sürdürülmesi açısından çok önemlidir” diyerek yapılması gerekenleri sıraladı.

60 BİN YENİ ATAMA YAPILMALI

Özelikle pandemi döneminde sınıfların ikiye ayrılması gerektiği ve bu nedenle de oluşan öğretmen açığının kapanması için bir an önce yeni atamalar yapılması gerektiğini kaydeden Dilber, “Öğretmen atamaları pandemi döneminin en büyük sorunlarındandır. Yüz yüze eğitime geçtiğimiz ve telafi eğitimlerine ihtiyaç duyduğumuz 6 Eylül tarihinden itibaren öğretmenlerin sınıflarda eksiksiz olarak yer alması, öğretmen açığı olan bir okulun kalmaması önceliğimiz olmalıdır. Bu noktada norm kadro açığının 109 bin 616 olduğu, ücretli öğretmen sayısının 69 bin 326’ya ulaştığı, atama bekleyen öğretmenlerin sayısının 500 bini aştığı ve yoğun bir telafi programına başlanacağı göz önüne alındığında, acilen en az 60 bin yeni atama yapılmalıdır.Okullar yüz yüze eğitimle açılırken; ilçe emri verilmediği için aynı il içinde ailesinden ayrı yaşayan öğretmenlerimizin büyük bir mağduriyet yaşadığını belirtmek istiyoruz. Bu durum aile bütünlüğünü bozmakta, eşler arasında sorunlara yol açmaktadır. Bakınız; il emrine atanan öğretmenlerin özürlerinin bulunduğu ilçelere atanacaklarının duyurusu yapıldı. Ama yıllarca ilçe emri verilmediği için mağdur olan il içi özür grubu ne yazık ki görmezden geliniyor. Bu mağduriyete son verilmeli, Bakanlık 50 kilometre ve 3 yıl şartı üzerinden ilçe emri hakkı vererek aileleri birleştirmelidir” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM ÇALIŞANLARINA DAYATILAN PCR TESTİ UYGULAMASI NEYE HİZMET EDİYOR?

Dilber, eğitim çalışanlarına dayatılan PCR testi uygulamasının neye hizmet etmeye çalıştığını anlamlandıramadığı belirterek, “Covid-19’ uygulama rehberine bakıldığında, okullardaki uygulamanın farklı olduğu görülüyor. Bunu anlamlandırmakta güçlük çekmekteyiz. Sanki okul içi bulaş ile okul dışı bulaş ayrı tutulmuş ve okul içi bulaşta eğitim devam ederken okul dışı bulaşta karantina durumu oluşturulmuştur. Bulaşın okul içi veya okul dışı olduğunu anlamak mümkün değildir. Bu algoritma yeniden düzenlenmelidir. Aşıda gönüllülük esastır. Sendika olarak aşıyı teşvik etmekteyiz. Ancak özellikle eğitim çalışanlarına dayatılan haftada 2 PCR testi uygulamasının neye hizmet ettiğini anlamış değiliz. Zira aşılanma oranı tek dozda %90’nın çift doz da %80’nin üzerinde olan eğitim camiasının bu yolla sürekli gündemde tutulması doğru değildir. Bu durum, kahir ekseriyeti aşı olan halkımız nezdinde eğitim çalışanların karşı yanlış bir algı oluşturmaktadır. Öte yandan bu durum pek çok farklı alanlarda da yeni tartışmalar oluşturacaktır. Kamu da hangi grubun ne kadar aşılama oranı olduğu gibi ya da okula öğrenci gönderen velilerin ne kadarının aşı olup olmadığı, maça giden güvenlik görevlilerinden ne kadarının aşı olduğu, vb… bunların PCR testi verip vermediği gibi pek çok yeni tartışma alanı açacaktır. Tüm bu hususlar göz önüne alınarak aşıda gönüllük esası sürdürülmeli, eğitimcileri test kuyruklarında bekleterek okuldan koparan ve hak etmedikleri bir algı ile karşı karşıya kalmalarına sebep olan bu uygulamadan vazgeçilmelidir. Eğitim camiası için adalet halen birinci önceliktir. Yapılan uygulamalar, hakkaniyet ilkelerine uygun olmalı, taşra teşkilatı eğitim dışı unsurların müdahalesinden kurtarılmalıdır. Kurumlar devlet dairelerinden yönetilmelidir. Devlet daireleri, daire dışında alınan kararların uygula veya icra yeri olmamalıdır” sözlerini kullandı.



 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.