Trabzonspor’u Trabzonspor yapan isim ve değerlerden birisiydi Özkan Sümer…

Her fani gibi o da ölümü tattı.

Ve o da bu dünyadaki görevini tamamlayıp, zamanı vakti geldi ebedi dünyaya göç etti.

Sümer’e Allah’tan rahmet diliyorum.

Allah mekânını cennet eylesin.

Yaşadığımız Covid-19 salgınından dolayı da, Sümer’in cenaze törenine şehir dışından doğal olarak da pek katılım olmadı.

Zira cenaze törenleri sınırlı insan sayısıyla gerçekleşiyor.

Her şeye rağmen gözlerimiz Sümer’in cenaze töreninde Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nu aradı.

Ağaoğlu’nun cenaze törenine katılmadığını öğrendik.

Neden katılmadığını bir türlü öğrenemedik.

Sorduk soruşturduk, kimsenin bir şey bildiği yoktu!

‘Kendi kendimize, belki de başkan takımla Hatay’a gitmiştir, ya bundan, ya da ulaşım sorunundan dolayı Sümer’in cenazesine katılmamıştır’ dedik.

Ahhhh ah!

Keşke bizler yanılmış olsaydık!

Ahhh ah!

Keşke beynimizde geçen düşünceler gibi her şey gelişebilseydi!

Hani ya gazetecilik refleksi vardır ya, bu işte bir kıble kaçığı var diyerek, işin peşini bırakmadık!

Başkan Ağaoğlu’nun Sümer’in cenazesine neden katılmadığını öğrenecektik, bunun başka lamı-cimi yoktu.

Bu, camia ve bizler gibi herkes için çok önemliydi!

Ne demek Trabzonspor’un başkanının cenaze törenine katılmaması?

Düşünebiliyor musunuz cenaze sahibi cenazede yoktu!

Bu kabul edilecek bir şey mi?

Bu olacak şey mi?

Ha çok çok geçerli önemli bir mazereti olur, buna tabi ki eyvallah deriz!

Ama bizlere ulaşan öyle mazerette kimselerden duymadık.

İsyanımız bunadır.

İsyanımız, Türk futbolunda, İstanbul hegemonyasına başkaldıran ve isyan bayrağını açan Sümer’in cenazesine katılmayan başkanadır!

Öyle ya,  kulüpte önemli görevlerde bulurmuş, ismi Trabzonspor’la özdeşleşmiş, Türk futbolunda simge olmuş, Özkan Sümer’in cenazesine Trabzonspor’un başkanı katılmamış!

Biliyorum, merak ediyorsunuzdur konunun nereye varacağını?

Neyse gamedi fazla uzatmayayım!

Haliyle görevi bir süredir ayrı kaldığımız kınalı kuzumuza devrettik.

Ahmet Ağaoğlu’nun maçın oynanacağı gün özel uçakla Hatay’a uçtuğu bilgisine ulaştık.

Ha burada da kınalı kuzumuzu devreye sokmak zorunda kaldığımızı da hemen belirtelim!

Yeri gelmişken kuzumuza da bu vesileyle teşekkür ediyorum, bu önemli bilgiye ulaşıp, bize aktardığı için… 

Ağam Trabzon yerine yanlışlıkla Hatay’a uçmuştu!

Belki de ağamda hata yoktur ne dersiniz? Belki de pilotaj hatası yapılmıştır!

Ahhhh Ahmet Ağaoğlu ah!

Bundan sonra sana ne yazayım?

Freni mi patlatayım?
Kantarın topuzunu mu kaçırayım?
Siz söyleyin Allaha aşkına ne yapayım?
Camia ve Türk futbolunun önemli ismi Özkan Sümer vefat etmiş, törende olması gerekenleri bir kenara bırakıyorum, sen arkadaş sen, orada olması gereken makamın sahibi olan sen, camiayı temsil eden sen, neredeydin? Neden cenaze törenine katılmadın?

Ne güzel işte, özel uçak tutmuşsun, tuttuğun o uçağın dümenini Trabzon’a kırdırsaydın ya, ne kaybederdin?

Ev sahipliği yapman gereken cenazede, olmamanı bizlere, kamuoyuna camiaya nasıl anlatacaksın?

Hangi mazereti bizlere sunacaksın?

Maç bir insan yaşamından…

Maç Türk ve Trabzon futboluna ismini cismini altın harflerle yazdıran Özkan Sümer’den daha önemli miydi?

Cenaze töreni saat 14.00’deydi, cenaze töreninde ev sahipliği yapıp sonrasında Hatay’a uçsaydın, bir yerin mi eksik kalırdı ağam?

Olmadı!

Yapamadın!

Ve burada da sahada, kasada, masada, transferlerde sınıfta kaldığın gibi geçmemek üzere sınıfta kaldın!

Tez zamanda bu büyük camia seni silkeleyip üzerinden acilen atmalıdır.

Yasın ve üzüntünün paylaşıldığı bir yerde sen olmuyorsan, bundan sonrasında kulübün başında da olmana gerek yoktur sevgili Ağam!

ALLAHUNDAN BULASUN

Geçen gün sosyal medyada gezinirken, gözüme bir görüntü ilişti.

Görüntü de Ahmet Ağaoğlu vardı.

Ağaoğlu’na yapılan transferlerle ilgili soru yöneltilmiş, Ağaoğlu da kendisine yöneltilen sorulara cevap verirken, her zamanki tavrı ve tarzını ortaya koyarak, transferlerde yaptığı yanlışları verdiği espritüel cevaplarla geçiştirmeye çalışmış!

Ağaoğlu, transferlerle ilgili, “Kadıköy’de kurulan Salı pazarından girmiş, Trabzon’da batan geminin malları için kurulan işporta pazarından çıkmış”

Kısacası Ağaoğlu topu taca atmış, taçtan almış kornere atmış, oradan almış topu auta atmış.

Falan filan.

Zira topu hiçbir zaman saha içerisinde tutmaya çalıştığını görmedik ki Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun, topu çevirip evirmesine şaşıralım!

Çünkü kendisi de biliyor ki, yaptığı transferlerin elle tutulur bir tarafı olmadığını, dolayısıyla savunulur bir tarafı da kalmadığını!

İşin ilginç tarafı neydi biliyor musunuz?

Ağaoğlu’nun konuşmasında görüntüde olanlara bakıyorum, görüntüde olan arkadaşlarda benim gibi Ağaoğlu’nun ağzından konuyla ilgili ciddi ciddi bir şeylerin çıkacağını zannediyordular!

Neredeeee?

Ağaoğlu, her zaman sergilediği duruşunu sergiliyordu!

Ağaoğlu, kendisine soru sorup cevap bekleyenlere şu türküyle cevap veriyordu; “Koyverdun gittun beni Allahun’dan bulasun oy Allahın’dan bulasun. Kimse almasun seni kimse almasun seni yine bana kalasun. Kimse almasun seni kimse almasun seni yine bana kalasun.”

Yaaa Ali Savaş dayım!

Ağaoğlu’nun verdiği cevap karşısında nasıl gevşemişsin!

Ne yazık ki dayım o an ağlanacak haline, gülmeye çalışıyorsun!

Gerçi gülmekte sana yakışmıyor değil!

Ahmet Ağaoğlu’na teşekkür etmeliydin, senin için daha ne yapsın?

Ağaoğlu’nu öyle pür dikkat dinliyordun ki, Ağaoğlu’nun söyledikleri karşısında sende koyverdun gittin dayım…Allahun’dan bulasun…

TAŞ DÜŞSÜN!

O kadar hakkı yenildi ki!

O kadar haksızlığa uğradı ki!

O kadar hakem hatalarından mağdur oldu ki!

Ne şampiyonlukları elinden çalındı?

Ne kupalar kaybedildi?

Yine de suçlu Trabzonspor oluyor!

Fenerbahçe Gaziantep ile oynuyor Fener kaybediyor, maç sonrası Fenerbahçe hocası Trabzonspor’a verilen penaltıyı konuşuyor.

Galatasaray başkanı basın toplantısı yapıyor, basın toplantısında ne yapıp edip konuyu Trabzonspor’a getiriyor!

La arkadaş Trabzonspor’dan istediğiniz nedir?

Nedir Trabzonspor’la derdiniz?

Neden yatıp kalkıp Trabzonspor dersiniz?

Trabzonspor kadar taş düşsün başınıza.

He mi de göktaşı!

Her sezon hakemler tarafından biçilip doğranmasına rağmen, size göre hakemlerin Trabzonspor’u kayırdığını belirtiyorsunuz.

Yuh olsun sizlere.

Siz hangi ülkenin hangi liginde oynuyorsunuz?

Haksızlığa uğrayan.

Elinden kupaları çalınan…

Elinden hakemler yüzünden şampiyonluğu giden, sizlerin oynadığı ligin takımı olan Trabzonspor’dur.

Gözünüze dizinize dursun.

Hakemler daha ne kadar kayıracak sizi?

DOĞRU İSİMDİ

Babamın oğlu değil.

Yakın akrabalığım da yok!

Selam sabahım derseniz hiç olmamıştır!

Bırakın merhabalaşmamızı, yakınlaşmamızı bir tarafa, canlı canlı adamı hiç görmüşlüğümde yoktur.

Neden bunları yazdım?

Şahsım, sezon başında isminin Trabzonspor’la anılmaya başlanıldığı andan itibaren, evet teknik direktör olarak doğru adrestir Abdullah Avcı demiştim.

Ben bunları yazıp söylerken, şehrin yüzde doksan dokuzu neredeyse benim söylemlerime karşın saf tutmuştular.

Abdullah Avcı adeta istenmeyen adam ilan edilmişti o zamanlar.

Nihayetinde Avcı olmamıştı.

Neden olmadığını önceki yazılarımda dile getirmiştim.

Sonrası herkesin malumu…

Newton’la yaşanan kötü bir süreç, sonrasında Newton’la yol ayrımına gelinerek Abdullah avcıyla el sıkışılıp, Avcı göreve getirilmişti.

Ve bu gün Trabzonspor’un geldiği durum ortada, üstelik bu kadroyla!

Ne oldu şimdi nereye gelindi?

Ben hariç, artık herkes Abdullah Avcı diyor!

Futbolda doğru birdir.

O nedenle ben her zaman Abdullah Avcı demiştim.

Dememin nedeni Avcı doğru isim olduğu içindi.

Yine demem o ki, Abdullah Avcı Trabzonspor’a son dönemlerde teknik adam olarak gelen en iyi teknik adamdır.

Bunun aksini kimse bana anlatamaz.

Kulübeye baktığınız zaman, Trabzonspor kulübesinin teknik adam bazında dolu olduğunu açık ve net bir şekilde görebilmektesiniz.

Buda tabi ki saha içi saha dışı herkese güven vermektedir.

Birde Avcı’nın elinde istediği kadro olabilse var ya!

İYİ YOLDA

Çok büyültecek bir şey değil.

Büyütmenize gerekte yok.

Yapılması gerekeni yaptı Abdullah hoca.

Hatay deplasmanından geldikten sonra, futbolcularını alıp, hocaların hocası ve aynı zamanda kendi hocası da olan Özkan Sümer’in mezarını ziyaret ettiler.

Bir başka teknik adamda olsa Abdullah Avcı’nın yaptığı mezar ziyaretini  yapacağına inanıyorum.

Avcı, Trabzonspor teknik direktörü olduktan sonra,  Trabzon’a geldiğin günden beri neler yaptığını, kimleri ziyaret ettiğini, nelere dokunduğunu bir bir irdeleyin bakın karşınıza neler çıkacak?

Abdullah Avcı teknik adamlık farkındalığını adamlıkta da göstermektedir.

Helal olsun.

İşinin hakkını vererek yapıyor.

Şehrin dokusunu iyi ezberleyip iyi bildiği için kısa sürede Trabzonlu ve Trabzonsporluların gönlünde taht kurmayı başardı.

ZAMANI VAR

Tamam, Trabzonspor kazanıyor!

Tamam, Trabzonspor en azından kaybetmiyor!

Tamam, gidişat iyi!

Amma velakin Trabzonspor iyi oynamadan kazanıyor ve kaybetmiyor.

Gerçi buda başarıdır.

Gerçi bunu da başarmak önemlidir.

Futbolda önemli olanda kaybetmemek değil midir?

Şuan Abdullah Avcı takımıyla bunu başarmaktadır.

Avcı elindeki kadroya sihirli dokunuşlar yapmaktadır.

Yaptığı bu dokunuşlarda takıma katkı olarak dönmektedir.

Eğer ki, Avcı yaptığı bu dokunuşlarla ara transfere kadar az kayıpsız gidebilirse, o zaman işte zevk ve tat veren bir Trabzonspor izleyebiliriz.

İşte o zaman Abdullah Avcı’ya yapılacak eleştiri varsa onu yapabiliriz.

Şimdi sadece yapılanları ve yaşananları izlemekle süreci götürmeliyiz.

KURT’A TEŞEKKÜRLER

Amasya Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü hemşerimiz Ahmet Kurt'tan hem övgü hem de sitem dolu bir mesaj aldık.

Öncelikle Kurt’a teşekkür ediyorum, şahsımın yazdığı yazıdan dolayı göstermiş olduğu duyarlılığa.

Birkaç gün önce Trabzonspor’un oynadığı karşılaşma ilgili, yazdığım maç yazısında, yazımın başlığı “Yetimhane takımı gibiydi”

İl Müdürümüz Ahmet Kurt’un alınganlığı da yazımın başlığındaki yetimhane sözüne olmuştu.

Bir keren şunu belirteyim.

Benim bu konulardaki hassasiyetimi en yakınımdaki kişiler iyi bilir.

Hele yetimhane konusundaki duyarlılığımı asla birisiyle tartışmam.

Ben o yazımın başlığını, bizim çocukluk yıllarımızdan beynimizde kalan bir söylemden dolayı olmuştur.

Arka bahçesinde küçümsemek, dışlamak, hor görmek gibi niyet olamaz, olmamıştır da.

Ahmet müdürüme de zira telefon ile bunun böyle olduğunu anlatmışımdır.

Eğer bir sürçü lisan ettiysek, eğer bir yanlış anlaşılmaya mahal verdiysek özür diliyorum.

Ve Ahmet müdürüme bu hassas konundan dolayı bizleri uyardığı için de ayrıca teşekkür ediyorum

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.