Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden biri İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın Bingöl’de şehit ağabeyine yönelik kullandığı ağır küfrün yurt çapında yarattığı infialdi. Bingöl’de şehit ağabeyinin boğazını sıkarak bacısına sinkaf eden Türkkan’a İYİ Parti sahip çıktı. Ancak şehit aileleri ve toplumda oluşan infial daha farklıydı. AK Parti ve Hükümet çevreleri Türkkan’ın siyasi hayatının noktalanmasından yana tavır belirlerken CHP de İYİ Parti gibi Türkkan’a sahip çıktı. AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, küfürbaz vekilin sözlerini “şehit ailelerine HDP’liler bile böyle ağır dil kullanmadı” şeklinde yorumlarken Milletvekili Bahar Ayvazoğlu, “Al liderini vur vekiline! Bu pişkinlikle yakında Lütfü Türkkan için özür beklerler.” dedi. Hakkında fezleke hazırlanarak TBMM’ye gönderilen Türkkan’a Trabzon’daki şehit aileleri de tepki gösterdi. Şehit Aileleri Genel Başkan Yardımcısı Necati Selvitop, Şalpazarı’nda şehit babasının anıtı önünde yaptığı açıklamada, Türkkan’ı her alanda protesto edeceklerini açıkladı. Trabzon Emniyet Şehit Aileleri Dernek Başkanı Songül Erdem de konuyla ilgili yaptığı açıklamada bu küfrün sadece Bingöl’deki şehit ağabeyine değil, şehit ağabeyi gibi düşünen sağduyulu millete yapıldığını söyledi. Songül Erdem, “Lütfü Türkkan gibi düşünceye sahip insanlar ne meclisi ne de insanların vekili olmayı hak etmiyor” dedi.

Türkkan olayına Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinde de tepki vardı. Şalpazarı Belediye Başkanı Refik Kurukız, Türkkan’ın o mecliste oturamayacağını ve hatta soyadını değiştirmesi gerektiğini söyledi. Kurukız, “Türkkan, soyadını alçak olarak değiştirmelidir.” dedi.

Öte yandan İYİ Parti’nin, küfürbaz Milletvekili Lütfü Türkkan’a sahip çıkması bir yana parti içinde herkesin aynı düşünmediği ortaya çıktı. Olayın hemen ardından konuyla ilgili açıklama yapan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, parti olarak hatayı görmezden gelmeyeceklerini belirterek “Milletimize karşı sorumluluk ne gerektiriyorsa onu yerine getireceğiz” açıklaması yapmıştı. Ağıralioğlu’nun bu açıklamaları kamuoyunda geniş yankı ve merak uyandırırken ertesi gün açıklama yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in küfürbaz vekil Lütfü Türkkan’a sahip çıkıp şehit ailesini suçlaması küfür olayının İYİ Parti’yi de ayrıştırdığını ortaya çıkardı. Ağıralioğlu’nun ‘Milletimize karşı sorumluluk ne gerektiriyorsa onu yerine getireceğiz’ sözlerine karşı Meral Akşener millete karşı değil Lütfü Türkkan’a karşı daha önemli sorumlulukları olduğunu gösteren bir tavır sergiledi. Böylece İYİ Parti bu krizi milletin istediği biçimde değil Lütfü Türkan’ın istediği biçimde çözme sürecine girdi. Ancak küfür olayı artık İYİ Partinin sorunu olmaktan çıkıp hukukun ve TBMM’nin sorunu haline geldi. Dolayısıyla konunun tartışması bundan böyle devam edecek gibi görünüyor.

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri ise Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun Atatürk Köşkü ile ilgili yaptığı açıklamalardı. Başkan Zorluoğlu, Atatürk Köşkü’nde yeni bir restorasyona hazırlanıyor. Ancak bu restorasyon öncesi ilginç bir açıklama yaptı. Geçmiş dönemi açık biçimde suçlayan Zorluoğlu, Demirören Haber Ajansına bakın konuyla ilgili neler dedi: “Daha önce yapılan uygunsuz restorasyon ve onarım köşkü kat kat boyalı hale getirmiş. Biz köşkü aslına uygun bilimsel yöntemlerle onaracağız. 7 yıl önce kapsamlı restorasyondan geçilmesine rağmen köşkün dış cephe sıvaları çatladı, duvar boyaları kabardı, mermerleri karardı, mobilyalar da dökülmeye başladı. İçerdekiler mobilyalar da aynı şekilde.. O mobilyalar nerden gelmiş bilmiyorum. Bir kısmının uzaktan yakından orayla alakası yok. Sanki yıllar içinde birileri getirmiş, her tarafına bir şey asmış gibi. Biz bilimsel değeri olan komisyon kurduk. Kurulan komisyonca hazırlanan ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onayından geçen restorasyon projesiyle köşkü yeniden tadilata alacağız. Hem içini ve hem dışını aslına uygun şekilde bilimsel yöntemlerle onaracağız. Hem de bir başka ekiple içindeki eşyaları tek tek ele alacağız. İlgili olmayanları ayıracağız. İlgisiz olanları uzaklaştıracağız. İlgili olanları da onaracağız.”

Zorluoğlu’nun ‘köşkteki mobilyalar değiştirildi. Mobilyaların orayla uzaktan yakından alakası yok’ biçimindeki sözleri daha sonra inkar edilse de Trabzon’da bomba etkisi yarattı. Ortada Atatürk’ün kullandığı eşyaların çalındığı gibi son derece ciddi bir iddia var. Zorluoğlu ayrıca kendinden önceki yönetimi de ağır bir dille suçlayarak yanlış tadilat yapıldığını savundu. Buradaki en önemli olay Zorluoğlu’nun bunları söylerken kendisine bilimsel rapor verildiğini ve bu iddiaları bu bilimsel rapor çerçevesinde ortaya attığını iddia etmesi.. Bakalım bu işin altından neler çıkacak? Çok büyük bir parayla restore edileceğini anladık da, kayıp eşya iddiaları ile neyin amaçlandığını anlayamadık.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.