Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden biri Değirmendere’de dere yatağına yapılması planlanan terminal ile ilgili 7 İl Başkanının Büyükşehir’e son kez çağrı yapması ve AK Parti İl Başkanının bu eleştirileri yatırım düşmanlığı olarak yorumlamasıydı.

Trabzon’daki sivil toplum kuruluşları, üniversitelerdeki bilim dünyası ve kanaat önderlerinin çağrılarının hiçbiri Büyükşehir Belediyesini Değirmendere’de dere yatağına terminal yapmaktan vazgeçiremedi. Bütün bu çağrılara Cumhur İttifakının dışında kalan 7 siyasi partinin il başkanı da katıldı. İl Başkanları Değirmendere’deki terminal alanında yaptıkları ortak açıklamada Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nu samimi olmaya çağırdı. Günebakış Gazetesi ortak deklarasyonun bu çağrısını aynı başlıkla ‘samimi ol Zorluoğlu’ manşetiyle duyurdu.

Cumhur İttifakı dışındaki 7 İl Başkanı Zorluoğlu’nu neden samimi olmaya davet etti? Zorluoğlu samimiyet içermeyen nasıl bir tutum içine girmişti? İl Başkanlarının bu ortak deklarasyonunda bu sorunun cevabı şu ifadelerle yer aldı: “Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’un başkanlığında yapılan ‘Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Planı’ toplantısına Sayın Zorluoğlu siz de katılmıştınız. Sizin de katıldığınız o toplantıda aralarında Trabzon’un da olduğu 6 il için heyelan ve sel riski bulunan bölgelerdeki yapılara izin yasağı getirildi. Sizin de bulunduğunuz toplantıda getirilen bu izin yasağına rağmen Değirmendere heyelan ve sel riski bölgesinde değil mi de siz hala orada terminal yapmakta diretiyorsunuz?” Yani Zorluoğlu’nun samimiyete davet edildiği keyfiyet kendisinin de içinde bulunduğu toplantıda alınan kararlara en başta kendisinin muhalefet etmesiydi. İl Başkanları Murat Zorluoğlu’nu bu bağlamda samimiyete davet etti.

***

Değirmendere’de dere yatağına yapılan terminal meselesi bu noktada sona ermedi. 7 İl Başkanının açıklamasına karşı AK Parti İl Başkanı Sezgin mumcu zehir zemberek bir açıklamayla cevap verdi. Mumcu, Dere yatağına terminal yapılmasına yönelik eleştirileri yatırım düşmanlığı olarak nitelendirdi. Mumcu’nun bu çıkışına Sadet Partisi İl Başkanı Cevat Kurt ve Demokrat Parti İl Başkanı Akar’dan cevap gecikmedi. Akar Mumcu’yu ‘siyasi hafızadan yoksun ve bilinçsiz’ olarak niteli ve ‘sen git doktorluğunu yap’ dedi. Saadet Partisi İl Başkanı Kurt ise Mumcu’nun söylemine üzüldüğünü belirterek ‘Trabzon’un ve Trabzon halkının menfaatlerini savunmak ne zamandan beri yatırım düşmanlığı oldu. İlla da düşman ve hain arıyorsanız bu şehrin geleceğini ilgilendiren konularda siyasi ikbal için yanlışlara sesini çıkarmayanlardır’ cevabını verdi.

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri ise değişen içme suyu imalatında ortaya çıkan HİDROFOR kriziydi. Büyükşehir yetersiz kadrolarla ve belki işi yeterince bilmeyen müteahhitlerle yola çıkmıştı. Yollar kazılmış, caddeler sokaklar çamurdan ve tozdan geçilmiyor. Boruların üzerine beton dökülmüş ve belki arızalara ulaşılamıyor. Bütün bunların hepsi bir yana kimsenin beklemediği bir kriz doğdu. HİDROFOR krizi. Dağlık bir yapıya sahip olan Trabzon’da hem yüksek binaların yüksek katlarına hem şehrin yüksek kesimlerine içme suyu ulaştırılamıyor. Sorunu ilk olarak gündeme iyi bir teknokrat olduğuna inandığımız Davut Çakıroğlu getirdi. HİDROFOR sorununu ilk kez Çakıroğlu’ndan duyduk. Çakıroğlu, olayın üzerine gidince Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu “önemi yok 40 binada HİDROFOR ihtiyacı doğabilir” diyerek krizi küçümsedi. Daha sonra şehrin yüksek kesimlerinde krizin devam ettiğini ve HİDROFOR krizinin çok ciddi boyuta ulaştığı görüldü. Nitekim Çakıroğlu bu kez olayın o kadar ciddi ve vahim olduğunu ifade etmek için “HİDROFOR krizi sandıkta çözülür” ifadesini kulandı.

“Hidrofor krizi sandıkta çözülür” ne demekti? Kentin önemli bir bölümünü HİDROFOR kullanmaya mecbur eden Büyükşehir Belediyesinden önümüzdeki dönemde halkın bunun hesabını soracağı anlamına gelmekteydi. Çakıroğlu’nun bu söyleminden bir adım da biz ileri giderek ilave yapalım. ‘HİDROFOR krizi AK Parti’ye seçim kaybettirebilir’ Şimdi gelelim işin kaynağına. Yani neden HİDROFOR krizine düşüldüğüne. Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı O. Fevzi Gümrükçüoğlu altyapının parasını ve projelerini hazır bırakıp gitti. Yani yeni başkana “AB fonlarından sağlanan 27 milyon Euro para hazır, iyi bir ekip kur ve alt yapıyı yenile” dedi. Bizimkisi ne yaptı biliyor musunuz? Aldığımız bilgiye göre AB raporunda öngörülen ithal boruyu iptal etmiş. İthal boru yerine yerli boru kullanmayı öngörmüş. 27 milyon Euro’luk ihaleyi 17 milyona indirmiş. Geri kalan 10 milyon Euro ne oldu diye soruyorsunuz. O para başka bir vilayete gitti. Yani bizimkisi 27 milyon Euro’yu kullanamadı. AB fonlarının öngördüğü ithal boru yerine yerli boru kullanarak ihaleyi tamamladı. Uzmanlar boruların sağlamlığı kadar çaplarının da yetersiz olduğunu ileri sürüyor. Ancak bu konu teknik bir konu olduğu için şimdilik yorum yapamıyoruz. Gelecek günlerde HİDROFOR krizinin neden kaynaklandığını işi bilenlerin ağzından kaydederek kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi sürdüreceğiz.

***

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Trabzon ziyaretiydi. Merhum Mustafa Canlı’nın vefatının birinci yıl dönümü için bölgeye gelen İmamoğlu Trabzon’da basının önüne çıktı. Gazeteciler İmamoğlu’na hemen her alanda sorular yöneltti. Bu soruların içinde önemsediğimiz üç bölüm vardı. Birincisi günebakış adına sorulan HDP ile sıcak ilişkileriydi. İkincisi Yunan Olimpiyakos Kulübü Başkanının İstanbul’daki edepsiz söylemiydi. Üçüncüsü ise Boztepe’nin bağrına saplanan iki hançer (iki tünel) meselesiydi. İmamoğlu Boztepe’yi delerek yol yapan teknik akıla üslubu ve adabı içinde çok güzel sözler söyledi. İmamoğlu, “5 bin yılık Trabzon tarihinin simgesi olan Boztepe’yi geliyor bir aklı evvel diyor ki ‘ben seni deleceğim.’ Böyle bir şey olabilir mi? Boztepe bir simge. İşte bu tablo canımızı yakıyor.” İmamoğlu’nun tarif ettiği ancak isim vermediği bu aklı evvel kim? ‘Boztepe’nin delinme işlemi eski Bakan ve bu işlerin uzmanı diye sunulan Cahit Turhan Beyefendi döneminde yapıldı. Onun talimatıyla mı delindi yoksa yol müteahhitleri projeyi çizdi bakan da itiraz edemedi’ böylemi ayrıntıyı bilmiyoruz. İmamoğlu’nun ‘Boztepe’yi delerek Trabzon’un canını acıttılar söylemine katılıyoruz. Ancak HDP ve Olimpiyakos Başkanı konusundaki söylemlerini ayrıca yorumlayacağız. Zira Ekrem Bey’den farklı bakıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.