Geçtiğimiz hafta Trabzon’da en önemli gündem maddelerinden birisi Yatırım Adası ile ilgili başlayan yeni tartışmaydı. Vali İsmail Ustaoğlu Başkanlığında bir araya gelen Milletvekilleri Yatırım Adası ile ilgili değerlendirme toplantısı yaptı. Yatırım Adası ile ilgili öncekinden daha farklı bir sunumun ortaya çıktığı belirtilirken konuyla ilgili açıklamayı Milletvekili Salih Cora’dan aldık. Yeni değerlendirme sırasında ortaya farklı farklı fikirler çıktığını kaydeden Cora, “Bu projenin şehrimize kazandırılması noktasında hem irademiz hem de kararlılığımız devem etmektedir” dedi.

Gerek Milletvekili Cora’nın gerekse diğer milletvekillerinin proje ile ilgili kararlılığından şüphe etmiyoruz. Ancak milletvekillerimizin kararlılığının ya da iradesinin bu yatırımı sonuçlandıracağı noktasında ciddi tereddütlerimiz var. Zira Trabzonlu Bakanımız Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın bu projeye mesafe koyduğunu düşünüyoruz. Daha önce Kalkınma Bakanlığı yapan Bakan Faruk Özlü döneminde Türkiye’nin mega projelerinden biri olarak nitelendirilen Trabzon Yatırım Adası, aradan geçen sürede beklenen aşamayı sağlayamadı.

Trabzon kamuoyuna Günebakış olarak şunu söylüyoruz; Yatırım Adası ile ilgili ciddi sorunlar söz konusu. Kaydettiğimiz bu hususlardan fazla olarak şimdilik bir şey yazmıyoruz. Ancak önümüzdeki süreçte yaşanan olumsuz gelişmelerle ilgili kamuoyunu bilgilendirecek ve kent hassasiyeti çerçevesinde tepkimizi sergileyeceğiz.

                                                           ***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri Şalpazarı Belediye Başkanı Refik Kurukız’ın Kuzey Irak’ta bir siyasi parti için üretilen reklam-promosyon şapkalarını yaktırmasıydı. Arkasına zabıtaları takıp fabrika basan Şalpazarı Belediye Başkanı kendini hem hakim hem savcı hem polis yerine koyarak bir işletmenin (fabrikanın) dokunulmazlık hakkını çiğneyerek ürettiği şapkaları fabrikadan dışarı çıkarıp sokakta yakması Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Başkan Kurukız’ı hangi ulusal medya destekledi bilmiyoruz ancak karşılaştığımız bütün haber kanalları Kurukız’ın yanlış yaptığını yazdı. Kurukız milliyetçilik adına sergilediği bu eylemiyle ve bugün Türkiye’de karşılığı olamayan anlayışıyla ne kazandı bilmiyoruz. Ancak AK Partiye, Trabzon’a ve Şalpazarı’na zarar verdiğini söyleyebiliriz. Belki de en büyük zararı fabrikasını basarak kendisini toplumun önüne attığı Şalpazarlı hemşehrisi Ömer Özdemir’e vermiştir.

Trabzon ne yazık ki benzer hadise ile ilk kez karşılaşmıyor. Geçtiğimiz yıl da Uzungöl’de hatıra fotoğrafı çektirmek isteyen Kuzey Irak’lı bir grup turist bir provokasyon sonucu saldırıya uğramıştı. Daha garibi Uzungöl’deki olayda jandarma turistleri bir de gözaltına almıştı. Neyse ki Şalpazarı’nda ihracatçı fabrika sahibi Ömer Özdemir gözaltına alınmadı. Konuyla ilgili ilerleyen günlerde de yorumlarımız olacak. Ancak geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesinin Şalpazarı’ndaki bu olay olduğunu kaydediyoruz. 

                                                           ***

Geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmelerden bir diğeri ise fındıkta yaşanan yeni oyunlara ilişkin haberimizdi. “Fındıkta neler oluyor?” başlığıyla duyurduğumuz haberde yeni oyunlara dikkat çektik. Zira TMO’nun 2021 ürünü fındık alım fiyatları üreticiyi mağdur eden bir noktaya geldi. Üretici ürününü TMO’ya götürüyor, ancak TMO yetkilileri çeşitli gerekçeler öne sürerek ürünü almıyor. Üreticiyi adeta tüccarın kucağına itiyor. TMO’nun fındık üreticilerinin büyük bölümünü geri çevirdiğini söyleyen bir üretici, “ ne yazık ki ürünümüzü ucuz fiyata tüccara vermek zorunda kalıyoruz. Daha vahimi ise tüccar bizden aldığı fındığı TMO’ya satıyor. Şaşırdık kaldık” yorumunu yaptı.

                                                            ***

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddelerinden birisi de Büyükşehir Belediyesinin Değirmendere’de dere yatağına yapmayı planladığı terminal ile ilgili yeni gelişmeydi. 10 STK Başkanı bir araya gelerek Büyükşehir’i bir kez daha uyardı. Oda Başkanları bilimin sesini hatırlatarak Başkan Zorluoğlu’nu dere yatağına terminal yapmaktan vazgeçirmeye çağırdı. Açıklamada şu görüşler sıralandı:

1-Başkan Zorlşuoğlu kesinlikle ortak aklı reddeden bir yönetim tarzı sergiliyor.

2-Zorluoğlu STK’larla buluşmasını “dostlar alışverişte görsün” çerçevesinde yürütüyor.

3-Değirmendere’de dere yatağına yapılan terminal ne kadar önlem alınırsa alınsın birinci derece risk alanındadır. Orası o binayı kaldıramaz.

4-Zorluoğlu, ‘Dere yatağı değil dere kenarı’ diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışıyor. Orası dere kenarı değil dere yatağıdır.

Bütün bu açıklamalardan sonra Zorluoğlu’nun fikrinde bir değişim olacağını düşünmüyoruz. Zira sokakta dolaşan iddialar Zorluoğlu mevcut terminal yerini muhtemelen birilerine çoktan söz verdiği yönünde!..  Dolayısıyla vazgeçmesi mümkün değil. Tüm şehir bir yana Zorluoğlu bir yana… Bunun adı siyaset olamaz. Başka bir adı olmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.