Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi hiç şüphesiz Boğaziçi Üniversitesinin LGBT Kulübü öğrencilerinin okul bahçesinde Kabe üzerinden yaptıkları provokasyondu. Olay ilk etapta 4-5 sapkın üniversite öğrencisinin eylemi gibi gözükse de gerek öğrencilerin grup adına açıklamaları gerekse verdikleri mesajlar, olayın sıradan bir öğrenci eyleminin çok ötesinde olduğunu gösteriyor. Öğrencilerin DHKP-C ve PKK sempatizanı olmaları ise hareketin farklı mahfillerden planladığını ortaya seriyor.

Boğaziçi Üniversitesinde arkadaşlarının derhal serbest bırakılmasını isteyen, polisin kampüsü terk etmesini savunan, atanan Rektör’ün istifasını isteyen 4-5 sapkın öğrencinin bu beklentileri ile Kabe fotoğrafının ne alakası var? Bu çocuklar Kabe fotoğrafının üzerine Şahmeran temalı figür ve LGBT bayrağı asarak neyi amaçladılar? Neden başka bir sembol değil de bu eylemlerini Kabe üzerinden sergilediler. Hiç şüphesiz buradaki hedef LGBT’yi lanetleyen Kuran-ı Kerim’e karşı İslam’ın kitabı ve Müslümanların kıblesidir. Bir diğer ifadeyle kıbleye yönelik hakarete davettir. Mesele, 4 sapkın çocuğun insanımızın inançlarını kötü emellerine alet etmesinin de ötesindedir. Arkalarındakilerle birlikte GEZİ türü yeni bir eylem peşinde olduklarını düşünmek doğal bir iradedir.

Gelelim olayın ikinci boyutuna… Kınamalara baktığımızda Bakanlar Diyanet, Meclis Başkanı, YÖK gibi kamu kurumlarıyla karşılaşıyoruz. Allah aşkına onlarca STK’ya ne oldu? Bu neyin sessizliği? Diyanet’in YÖK’ün veya Meclis’in tepkisinin toplumdaki karşılığı ile STK’ların çıkışı aynı şey midir? STK’ların üzerine serpilen ölü toprağı nedendir? Yoksa AK Parti iktidarıyla hepsi amacına ulaşmış!.. Koltuksa koltuk kapmış!.. Paraysa para kazanmış ve meseleleri kapanmış mıdır!.. Bakalım bu sessizlik ne kadar daha devam edecek!

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi AK Parti İl Başkanlığı ve Ortahisar İlçe Başkanlığında gerçekleştirilen devir-teslim töreniydi. Devir teslim töreni ile birlikte yeni yönetimin oluşmasında yeni bir yöntem geliştirildiği de ilan edildi. Buna göre AK Parti sokaktan başvuru alacak ve yöneticilerini bu başvurular üzerinden oluşturacakmış. Bunun adı yeni başkanın elinin kolunun bağlanmasıdır. Kentin en iyilerini, en layıklarını ve hepsinden önemlisi çalışabileceği insanları seçme hakkına sahip olması gereken bir Başkan’a “Al sana 30 tane yönetici” demek bundan sonrası için kaos oluşturmaktır. Cumhurbaşkanı’nın belirlediği milletvekilleri olarak kendileri teşkilatı ne kadar önemsiyorsa… Parti tabanını ne kadar ciddiye alıyorlarsa, Genel Merkez’in belirleyip atayacağı yönetici de İl Başkanı’nı o kadar ciddiye alacaktır. Siz şimdi bu anlayışla oluşturulacak yönetimin bırakın kent sorunlarıyla ilgilenmesini kendi içinde oluşturacakları sorunları izleyin. Hep beraber izleyelim. Garip olanı ise bu yöntemi il başkanlığından gelen Rize Milletvekili Muhammed Avcı’nın da savunuyor olması.

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündem maddesi KTÜ Çocuk Hastanesinin daha önce ilan edildiği 2021 yılı sonunda bitmeyecek olmasıydı. Zira KTÜ’ye bu bağlamda sadece 63 milyon ödenek gönderildi. Üniversite yönetimi Çocuk Hastanesini bitirmek için 20 milyon istemişti. Ancak 7.5 milyon lira gönderildi. Bu vaziyette hastanenin bitirilmesi 2023 sonuna ertelendi. günebakış gazetesi olarak diyoruz ki; bu mesele sağlık meselesidir. Bu mesele çocuk sağılığı meselesidir. Bu mesele bölgenin tüm ailelerini ve çocuklarını ilgilendirmektedir. Mesele artık KTÜ yönetiminin meselesi değildir. Mesele artık siyasetin meselesidir. Milletvekillerimiz bu olaya müdahale etmeli… Gerekirse sorunu İl Kongresine gelecek olan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a anlatmalı ve bölgenin tek çocuk hastanesi daha önce ilan edildiği gibi 2021 yılı sonunda mutlaka tamamlanmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.