Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) seçimleri, Perşembe günü yapıldı. Tek adaylı(!) seçimi, Sayın Mehmet Büyükekşi kazandı. Sayın Başkandan dileğim ve beklentim; Türk futbolu içine düşmüş olduğu durumdan bir an önce kurtarmasıdır. Çünkü Türk futbolu birkaç yıldır çok kötü yönetiliyor. Kemal Ulusu, Şenes Erzik, Haluk Ulusoy döneminde yapılanlar üzerine yürüyor her şey. Tedavi yok, hep pansuman… Ulusal Takımımız Dünya Kupasında yok üstelik Uluslar Ligi C Kategorisinde, Ümit Milli Takımdan A Milli takıma oyuncu veremiyoruz. Kulüp takımları, Avrupa Kupalarında bahar aylarını göremiyor, hiçbir hakemimiz Katar’da yapılacak, Dünya Kupasında yok, naklen yayın gelirleri ve ligin marka değeri düştü. Sayın Büyükekşi umarım pansuman yapmak yerine, kangren olmuş bölgeyi keser atar.

 Seçim sonrası yapmış olduğu teşekkür konuşmasında da bunun sinyallerini verdi zaten Sayın Başkan. Sorunların çözümü için, tüm kurulların istifasını istedi ki, en doğrusu da seçilen başkanın kendi ekibi ile çalışmasıdır.  İstifasını sunan ilk kurul Temsilciler Kurulu olmuş. Temsilciler Kurulu Başkanı Sayın Dr. Abdurrahman Arıcı aynı zamanda Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği (T.F.F.H.G.D) başkanı. Bu görevi 2012 yılından beri yürütüyor. Geçtiğimiz Eylül ayında yapılan TFFHGD ‘nin 13.Olağan Genel Kurulunda bir kez daha seçildi ama… Sayın Arıcı,4 Eylül günü yapılan kongrede, Merkez Hakem Kurulu Talimatı’na ( 29/4 Yaş Hesaplaması Maddesi), Türk Medeni Kanunu’na (65. Madde) ve hem de başkanı olduğu derneğin tüzüğüne aykırı olarak (10/3 ve 10/6) aday olmuş ve USÜLSÜZ şekilde kazanmıştı. Bu konu, halen yargı aşamasında… İşin ilginç yanı Sayın Arıcı’nın birbiri ile taban taban zıt iki kurulun başkanlığını yapması. TFFHGD Hakemlerin Sendikası. Yani Abdurrahman Bey sendika başkanı. Temsilciler Kurulunda ise işveren… Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Bir insan hem işveren, hem sendika başkanı nasıl olabilir? Ufak bir parantez daha açayım; Sayın Arıcı’nın kızı Buse Arıcı hanımefendi de TFF Dış İlişkiler Kurulu üyesi idi.  Buse hanımın sosyal medya hesaplarındaki bazı fotoğraflarının takım formalı olması, tarafsızlığa ne kadar uyar bilemiyorum…

Umarım Sayın Mehmet Büyülekşi kurullarını belirlerken tarafsızlık, hakkaniyet ve liyakat ilkelerine göre hareket eder.  Hak eden kurullarda olur. Her devrin adamı olanlar, hem işveren hem de sendika başkanlığına soyunanlar ve bunu yaparken de kanun, talimat, tüzük tanımayanlardan Türk Futbolu’ndan temizlenir…