Vay benim fındıkçı onbaşım.

Ne oldu sana korku dağları mı sardı?

Almışsın yanına Hacivat ile Karagöz’ünü, başlamışsın oyana-buyana sallamaya!

Bak ne diyor Hasan Yılmaz

Kara Koyun güderim
Eski nesil
Yar yanına giderim
Çoktan beri görünmüyon
Tatilden mi şekerim
O yana da bu yana da salla
Evir çevir gıvır çevir salla
Salla salla salla titret
Ne kadar sallarsan salla da benim olacan sonunda
Halıya basma lan

Ah benim Fındıkçı onbaşım!

Ulan düzenbazlık, yalancılık, kaypaklık, kahpelik nasıl senin ruhuna işlemiş?

O küçük beyninle, o minnacık aklınla. o kasası büyük vücudunu çekmeyen beyninle, yoldaşın Karagöz’ün her zaman yazdığı senaryolardan birisini sahneye koyup ,takma bir isimle, birilerini aratıp ”Abi yakışıyor mu sana milletin ekmeği ile niye oynuyorsun “dedirterek güya ön kesmeye çalışıyorsun!

La habu yaptığın yakışıyor mu senin gibi fındıkçı onbaşısı bir müdüre?

Sorarım sana! Sen kimsin, senin kalibren nedir ki ekmeğinle oynayalım?

La iki kelimeyi bir araya getirip konuşamayan onbaşım, sorarım sana! Biz kimin ekmeği ile oynamışız?

Oynama konusunda kusura kalma da kimse senin eline su dökemez! Hele hainlik konusunda onbaşım yaptıkların, dokuz sütuna manşet olur, nasıl hainlikler yaptığını yazmaya kalksam var ya!!!

La fındıkçı, “Ali okula koş” yaz deseler yazamayacak kadar mesleki yeterlilikten uzak yanında çanta diye taşıdığın o Karagöz ve Hacivat var ya onlara kimse iş vermezken o iki zatın yüzlerine kimse bakmazken bizzat şahsım o iki omurgasıza ekmek vermiştir!

La fındıkçı onbaşım, belki bunları anlatmamışlardır sana, sor o zatlara bakalım ne diyecekler konuyla ilgili sana?

La yine durup dururken kaşındın Fındıkçı onbaşım!

Ne güzel sulh yapmıştık!

Bir de gitme zamanın çoktan geldi de geçti bile! Bana göre şartları daha zorlama.

Benim tavsiyem sana bundan sonra yok olmaya yüz tutan “Kalaycılık” mesleğini icra etmendir.

Kalaycılıkta yakışmaz değil sana!

Neyse devam edelim Hasan Yılmaz’ı dinlemeye devam:
Karpuz bıçaklanır mı
Suyu saçaklanır mı
Gözün çıksın dönbekçi fındıkçı onbaşısı
Lan sazcı kucaklanır mı
O yana da bu yana da salla
Evir çevir gıvır çevir salla
Salla salla salla titret olmadı
Ne kadar sallarsan salla da benim olacan sonunda
Al Boşa

La dönbekçi fındıkçı onbaşısı!

Leyleği havada gördün!

Bak demedi deme!

O havada gördüğün leylek bir gün gelir düşer!
Yine merdiven altına düşersin.

Gerçi merdiven altına düşmen de an meselesi!

Devam ediyoruz Hasan Yılmaz’a
Adım çıktı 9’a İnmez oldu 8’e
Gözlerime iyi bak Allah korusun
Fındıkçım benziyom mu kerize
O yana da bu yana da salla
Evir çevir gıvır çevir salla
Salla salla salla titret kasayı dağıtma lan
Ne kadar sallarsan salla da benim olacan sonunda
Ah Allah döndüm…

Bitti…

Son söz fındıkçı onsbaşım!

Yalandan yere lagara lugara yapıp da  suyu bulandırmaya çalışma!

Senin ciğer pareni iyi biliriz.

Kader ağlarını senin ve yanındaki karagöz ile Hacivat için nasıl ördüyse, onu yaşayacaksınız!

Kaderden kurtuluş yok onbaşım!

SÜRMEN’İN DUYARLILIĞI

Ayhan Sürmen her konuda mükemmel bir milliyetçidir.

Hayatının olmazsa olmazları vatan toprak bayrak ve sonra tabi ki Trabzon ve Trabzonspor’dur.

Sürmene Trabzon ve Trabzonspor dendi mi her şey onun için  stabil bir hal alır!

Dün sosyal medya hesabından Erol Mütercimler ile ilgili paylaşım yaptı.

Mütercimler’in özel bir kanalda Fenerbahçe için2011 YILI  ŞİKE ŞAMPİYONLUĞUNU FETÖ KUMPASI’dır, TÜRKİYEDEKİ BÜTÜN ÖZEL İNSANLAR FENERBAHÇELİDİR"

Erol Mütercimler’in bu söylemine Ayhan Sürmen haklı olarak sosyal medya hesabından tepkisini koyarak bütün Trabzon ve Trabzonsporlular’ı Erol beyi kınamaya davet etti!

Erol beye sormak lazım, özel insan demekle neyi anlatmak istedi?

Özel insan nasıl bir kişiliktir, nasıl bir karakterdir?

Ha özel insan demekle şike yapanları kastediyorsa, elbette Erol beye diyecek bir sözümüz olamaz!

Doğrudur, ben de Erol beye katılıyorum, şike yapanlar cidden özel insanlardır!

Ayan Sürmen’in göstermiş olduğu duyarlılığa bütün Trabzonsporlular destekleyip katılmalıdırlar.

Duyarlılığı için Sürmen’i kutluyoruz.

KİTABIN ORTASINDAN YAZDI!

Osman Necip Sevinç, takdir edip, saygı ve sevgi duyduğum  şehrimiz için önemli bir şahsiyettir.

Sevinç zaman zaman sosyal medya hesabından kamuoyunu ilgilendiren güzel paylaşımlar yapar.

Kendisinin sıkı takipçilerinden birisiyim.

Sevinç’in yazdıklarından feyz aldığımız zamanlar da olmuştur, olmaktadır da…

Osman Necip Sevinç bana göre kitabın ortasından konuşup kitabın ortasından yazan bir büyüğümüzdür.

Bana göre şehrimizin akil insanlarından birisidir.

Dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı gördüm.

Bu paylaşım, sizi bilmem ama Benim dikkatimi çekti, bundan dolayı da sizlerle paylaşmak istedim.

İşte Sevinç’in yaptığı paylaşım.

Sevgili Cumhurbaşkanım..

Arada bir size buradan yazarım… Sürçülisan edersem, affola.

Bize gönderdiğiniz devlet memuru Büyük Şehir Başkanını, size kim önerdi ise, onun üstüne bir çizik atınız..

Normal memur mesaisine uygun çalışırken , halkından kopuk, yolda izde görmek şansına çok az insanın nail olduğu bu başkanımız; Özünde iyi bir insan..

Ancak bir belediye başkanlığının gereklerinden, hizmetlerinden, halk memnuniyetini kazanmaktan...oldukca uzak.Parti onun sayesinde yerel yönetimde kar gibi eriyor.Ama sizin şahsınıza olan sevgi nedeniyle, sesimiz gür çıkmıyor..

Haa, Başkan bir de yerel basını Günebakış gazetesi haricinde iyi bağlamış!!! Tam 3 aydır hemen hemen her gün merkezde 3 mahalle ile köylerin bir kısmında sular programsız kesilip, sonra geliyor.

Bir özür bile dilemez hemşerilerinden.

Yollar kazılır kazılır, kapatılmaz. Kapatılan ise sonra gene kazılır.

Aylardır şehir merkezi sanki bombalanmış gibi..

Taşradan getirdiği ekibi de, halkı umursamaz bir tavırda..

Hani kendiniz yetersiz olursunuz da, ekibinizi iyi seçersiniz..Nerdee.!

Trabzonluya, Karadeniz’e yabancı insanlar..

Huylarını bilmeyen teknik olmayan birçok eleman.

Bu durumları size aktaran mutlaka vardır, yoksa gizliyorlar mı?

Biz, bir evvelki başkandan gördük ki, Cumartesi, Pazar dahil günde 16-18 saat çalışmadan Trabzon’da hizmete yetişemezsiniz.!

Ya şimdi.!!!

Bugün yine sular kesik, yollar toz bulutu, çamur bol. İhaleler davetiye ağırlıklı..

Ben inanmam ama dedikodular kulaklarımıza tek muhalif gazetede manşetten geliyor… Yine tekraren söylüyorum… Başkan insani özellikleri ile halka açılamasa da veya gururundan! açılmasa da, kötüdür demem. Ama vali olabilir, bakan olabilir, ancak belediye başkanı olarak Trabzon’a gelmiş en yetersiz başkan unvanına doğru gidiyor…

Bir anket yaparsanız, görülecektir zaten.

Bir doku uyuşmazlığı var..

Benim ailem 160 senedir bu şehrin merkezinde oturuyor.

Şehrin hafızası kişiler ile bir konuşulsun…

Neticeye göre Sn. Başkan aydınlatılsın, eski yapılanları sahipleneceğine kendi özgün projeleri ile halkın içinden şehrini idare etmesi sağlansın..

Başkanımız sosyal medyadan ulaştığı birkaç bin kişiyi ki çoğu Z kuşağı, halkın sesi sanıyor.

Geride 750 bin kişi var Sn. Cumhurbaşkanım.

Biz onun nezdinde de olsa, Trabzon ili lâyık olduğu hizmetlere ulaşsın istiyoruz.

Verdiğimiz oy hizmete dönsün istiyoruz…

Ve bir şey daha bekliyoruz.

Bir dahaki aday, Trabzon’da en az 30 senedir yerleşik düzendeki hemşerilerimizden olsun.

En azından ben, yanında mühendis-mimar ağırlıklı Trabzonlular olan ve kendi de bu şehirde uzun müddet yaşayan, şehrin hafızasını bilen dinamik ve kendini kanıtlamış bir başkan bekliyorum. Saygılarımla.

 

AHMET AĞAOĞLU KONUŞTU!

Başkan Ağaoğlu, "Türkiye'de hiçbir kulübün başaramadığı biçimde transferlerini sezon öncesi yapabilen, hazırlık kampına tam kadro başlamak isteyen bir Trabzonspor'a evrildik” dedi.

Ağaoğlu böyle dedi.

Bizde Ağaoğlu’na şöyle diyoruz.

Beyaz giyme toz olur
Siyah giyme söz olur
Gel beraber gezelim
Muradımız tez olur
Salına da salına da gel, haydi Yavrum
Dön dolaş yine bana gel

Gel beraber gezelim
Muradımız tez olur
Salına da salına da gel, haydi yavrum
Dön dolaş yine bana gel

Ahmet Ağaoğlu “'Trabzonspor var ise her zaman umut vardır' sözünü ilke edinen ben ve yönetim kurulundaki arkadaşlarım, çok zorlu süreçlerden geçerek bugünlere geldik. Artık her sene başarıya koşan, yarışın içerisinde olan, mücadeleden asla vazgeçmeyen bir Trabzonspor var. Ekonomisiyle, kurumsal yapısıyla profesyonelce yönetilen bir Trabzonspor var. Altyapısıyla üreten, ürettiğini A takımında oynatarak değerli hale getiren ve yüksek bonservis bedelleriyle satan bir Trabzonspor var" dedi.

Ağaoğlu böyle dedi.

Bizlerde Ağaoğlu’na şöyle diyoruz.

Beyaz giyme tanırlar
Seni yolcu sanırlar
Zaten bende talih yok
Seni benden alırlar
Salına da salına da gel, haydi yavrum
Dön dolaş yine bana gel

Zaten bende talih yok
Seni benden alırlar
Salına da salına da gel, haydi yavrum

Ağaoğlu, "Teknik Direktörümüz Abdullah Avcı ile İzleme Komitesi'nin önerileri doğrultusunda Bruno Peres, Gervinho ve Marek Hamsik gibi değerli isimleri kadromuza dahil ettik. Eksik olan bölgelere de gerekli takviyeleri yaparak yeni sezona güçlü bir şekilde 'Merhaba' demek istiyoruz. Tabii ki bu güçlülüğün en önemli ayağı siz değerli taraftarlarımızsınız. İnşallah yeni sezonda belli bir oranda maçların seyircili oynanmasına izin verilir ve yeniden eski günlerdeki gibi takımımızın gücüne güç katarsınız." Dedi.

Ağaoğlu böyle dedi.

Bizde Ağağoğlu’na şöyle diyoruz.

Alçak ceviz dalları
Sıva beyaz kolları
Yar nereden geleyim
Hep sarmışlar yolları
Salına da salına da gel, haydi yavrum
Dön dolaş yine bana gel

Yar nerden geleyim
Hep sarmışlar yolları
Salına da salına da gel, haydi yavrum
Dön dolaş yine bana gel
Salına da salına da gel, haydi yavrum
Dön dolaş yine bana gel

USTA ZAMANI GELİNCE ANLATACAKTIR

Zaman her şeyin ilacıdır derler.

Zaman haklıyı haksızı gösterir derler.

Zaman hakkı teslim eder derler.

Zaman doğru yanlışı gösterir derler.

O nedenle ben de diyorum ki, zaman şoför ve otomobilciler odasının üyeleri için neler yaptığını gösterecektir. 

Biraz sabır kurban!

Ben yine de başkan Usta ve yönetiminin yaptığı iki üç hamleden bahsetmek istiyorum.

Değişim dediler.

Tam değişim yapılması düşünülürken, dünyayı saran Covid-19 belası ister istemez şoför esnafını da vurdu.

Hem de belinden vurdu!

Bundan dolayı da araç değişimi büyükşehir belediyesi ve oda arasında yapılan istişarelerle askıya alındı.

Yine de araçlarını değiştiren olmaktadır.

Ama burada bir şeyin altını çizmek istiyorum; Başkan Usta’nın o esnada nasıl mücadele verdiğini iyi bilenlerdenim.

Diyorlar ki; kredi için uğraşmadılar.

Nasıl uğraşmadılar?

Nasıl hamle yapmadılar?

Bizzat Başkan Ömer Hakan Usta o dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile yaptığı görüşmeler sonucu şoför esnafının kredi alması yönünde önemli mesafe kat etmişti.

Hatta sona bile gelinmişti.

Ama Bakan Albayrak o esnada görevden ayrılınca her şey ters düz oldu.

Usta şoför esnafının sorunlarını çözmek için bir diğer bakanımız olan Süleyman Soylu’ya yaşanan sorunları aktardı.

Yani demem  o ki;

Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Öyle birileri gibi ‘Koltukta oturayım koltuğun zevkini sefasını süreyim’ demedi.

Dört yıl hangi sorunlarla uğraştığını!

Hangi sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını!

Neleri çözdüğünü!

Hangi projeleri hayata geçirdiğini!

Şoför esnafı için neler yaptığını, dediğim gibi zamanı gelince,  başta üyeleri olmak üzere kamuoyuyla paylaşacaktır.

Biraz daha sabır kurbanlar!

Şunun şurasında bir şey kalmadı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.