FETÖ Amerika tarafından kullanılan örgüt.Bu vatan ne A partisinin ne B partisinindir. Bu vatan hepimizindir. Partiler evet belki bir noktada iktidara gelmek içindir. Fakat iç politika ile dış politikayı birbirinden ayırmak gerekir.

15 Temmuz gecesi bir kalkışma olduğunu, bir darbe girişimi yaşandığını nasıl öğrendiniz?

abdorgutfeto

Osman SEZGİN:

Önce darbe kelimesi benim için ne anlam ifade ediyor. Değinmek istiyorum. Bizim aile geçmişten bu yana aktif olarak siyaset içinde yer almış ve her zaman sağ görüşü temsil etmiştir. 73 yaşındayım, bütün darbeleri gördüm. Menderes asıldığında da çok ağlamıştım. O zamanlar ilkokul öğrencisiydim. Babam da esnaftı… İlkokul öğretmenim İbrahim Vecdi Aksakal vardı. Sonradan milletvekili oldu… Benim iki oğlum iki kızım var. 1997 yılında başörtüsünden dolayı kızımı Atatürk Üniversitesinden attılar. Fizik Bölümü, son sınıf öğrencisiydi. Daha da gidemedi zaten. Yine 97 yılıydı, küçük kızım da o yıl üniversiteye başlayacaktı. Bu sıkıntılardan dolayı o da gidemedi. 28 Şubat Dönemi’nde biz o sıkıntıları çok yaşadık. Kızımı eğitim için Almanya’ya gönderecektim, olmadı…

TÜRKAV’dan Trabzon'da fetih yürüyüşü! TÜRKAV’dan Trabzon'da fetih yürüyüşü!

Özetle anlayacağınız Türkiye’de çekilen sıkıntıların çoğunu yaşadık ve gördük. Milli Görüş içerisinde de yer aldım. Siyaset yaptım. 28 Şubat Dönemi’nden sonra Recep Tayyip Erdoğan’a destek verdik… 15 Temmuz gecesi ben evdeydim. İşim bitince doğru eve giderim. Eve gittiğimde de haber kanallarını, tartışma programlarını çok izlerim. Televizyon kanallarının birinde yayınlanan boğazdaki asker görüntüsü hemen 1960, 1980 ihtilallerini çağrıştırdı. Bir hanım bir de ben varım evde. Hanım içeride Kuran-ı Kerim okuyordu. Hanıma seslendim! “Herhalde darbe oluyor” dedim. Ne olup, bitiyor derken, kalktım pijamalarımı çıkarıp, üstümü giydim. Sonra birkaç arkadaşa telefon ettim… Hemen aklıma TRT geldi. Çünkü çağrışım yaptı. Açtım, sarışın bir bayan bildiri okuyordu.

Dedim “Tamam”…

İlk nereye gittiniz? Osman SEZGİN: Sayın Cumhurbaşkanımız da vatandaşları meydanlara davet edince kalktık, Yomra’nın merkezine geldik. Baya bir kalabalık vardı. Bazı arkadaşlar, Trabzon’a gidebilmek için Araklı tarafından gelen araçlara binmeye çalışıyorlardı. Hatta, “Nereye gidiyorsunuz? Burayı da bırakmayın!” dedim… Sonra, biz belediyenin önüne gittik. Siz nasıl yaralandınız?

Osman SEZGİN: Herkes belediyenin önünde toplanmıştı. Çok kalabalıktı. Silah sesleri geldi. Tabii bunun öncesinde birtakım olaylar olmuş. Ben görmedim.

Silah seslerinin ardından koluma bir mermi isabet etti. Halen şu an kolumda, alamadılar. Bir arkadaşın gözüne kurşun isabet etti. Sanırım 5-6 kişi yaralandı… Vuruldum ama ilk etapta kim vurdu, niye vurdu, hiçbir şey bilmiyorum. Bir arkadaş beni arabasıyla hastaneye götürdü. Kurşun kemiğe saplanmış. 10 gün hastanede yattım. Bize ateş açan kişinin de o gece polislere, hükümete hakaret ettiği söylendi…

Tarihteki darbelere şahitlik ettiğinizden bahsettiniz. Aradan geçen zaman zarfında darbeler hep eleştirildi. Demokrasiye zarar verdiği ifade edildi. Darbe girişimi olduğunu öğrendiğinizde ne hissettiniz? Osman SEZGİN: 17-25 Aralık sürecini takıp ediyordum. MİT TIR’ları, Gezi Olayları, FETÖ, yaşananlar…

Bu darbenin farklı bir darbe olduğunu anlamıştık.

95 yılıydı sanırım. Kızım Erzurum Üniversitesini kazandığında bana telefon açtılar. “Bizim yurtlara verin.” diye. Kızımı FETÖ’nün yurtlarına vermedim. Gittim devletin yurduna verdim. 28 Şubat olunca, kızım başını açmadığı için zaten okuldan attılar... Çok enteresan bir olay yaşamıştım. Kızımı okula ilk kayıt ettirmeye gittiğimde peşime biri kadın biri erkek iki kişi düştü. Yolda beni durdurdular. Bu anlattıklarım Kop Dağı’nın aşağısında oluyor.

Arabayla ilgili bir şeyler söylediler, tam hatırlamıyorum. O arada kızımla ilgili de soru sordular. “Okula kayıt mı ettireceksiniz?” falan diye. Neyse gittik, kızımı kayıt ettirdik. Dönüyoruz, Gümüşhane yolundayız. Bu defa polis durdurdu beni. “Şu arkanızdaki beyden şikâyetçi misiniz?” dedi. Baktım arkamdaki araçta yine aynı adam. O zaman tabii bu olanları pek ciddiye almıyorsunuz. Şu an çok net eminim ki benim çocuğu takip ettiler. Bunların ne olduğunu herkes biliyor.

FETÖ’nün uluslararası bir proje olduğu ortaya çıktı… Türkiye ne zaman atağa kalksa birileri harekete geçiyor. NATO’ya göre Türkiye tek başına bırakılacak bir ülke değil. Hemen müdahale ediyorlar. Adnan Menderes döneminde de bu böyleydi. Turgut Özal döneminde de. İç politikada; hükümet muhalefet arasında tabii ki tartışmalar olabilir ama dış müdahale kabul edilemez. 70’li yıllarda bir bürokrasi algısı vardı. Askeri bürokrasi, sivil bürokrasi, hatta bazı partilerde bile parti bürokrasisi vardı… Türkiye büyük mesafeler kat etti. Dış mihraklar baktılar olacak gibi değil bu ilerlemeyi durdurmanın yolunu aradılar.

En son da bu darbeyi desteklediler. MİT TIR’larında denediler, Gezi Olayları’nda denediler. Şu anda da ekonomiyi deniyorlar. 15 Temmuz gecesi ülkenin birliğine ve bütünlüğüne yönelik gerçekleştirilen bu girişim, bu tehlike sizce geçti mi? Osman SEZGİN: Ben halen FETÖ tehlikesinin tamamen geçtiğine inanmıyorum.

Birçoğunun kendini gizlediğine inanıyorum… Yine Cumhurbaşkanının bunlarla mücadele ederken bir dönem tek başına kaldığına inanıyorum… Hâkimi, savcısı, öğretmeni, polisi devletin kademelerindeydi. Devletin imkânlarını kullanıp; insanları, Meclis’i, köprüyü, emniyeti bombalayacaksın. Diğer darbelerde bu olmadı. Ben buna darbe de demiyorum. Çünkü bunun amacı iş savaş çıkarmaktı. Ben böyle bir şey görmedim.

Hâlâ bunu anlamayan insanlar var. Darbe girişimi başarılı olsaydı, Türkiye bugün ne durumda olurdu? Osman SEZGİN: Bu darbe gerçekleşse Suriye’den, Irak’tan beter olacaktık. Şu an bile siyaseten ülkeyi zayıf düşürmeye uğra- şıyorlar. Siyasette parçalanmışlık olursa bundan faydalanacak olanlar bellidir. Bu yüzden Özal döneminden bu yana benim savunduğum şey başkanlık sistemi. Şimdi tam oturmuş mu? Değil. Ha ne olur? En azından bundan sonra gelen iktidarlar güçlü olur. Kararları çabuk alırlar. Bu işler biraz da bizim zamanında alamadığımız kararlar yüzünden olmuştur. 15 Temmuz gecesi siz sokağa niçin çıktınız? Osman SEZGİN: Düşünüyorum Ankara’da İstanbul’da olsam yine çıkar mıydım? Evet, yine çıkardım. Tabii Trabzon’da böyle bir şey yaşayacağımızı beklemiyorduk. Öte yandan bütün olaylar İstanbul ve Ankara’da yaşandı. Fakat Türkiye’nin dört bir yanından insanların sokağa çıkması darbecilerin gözünü korkuttu. Meydanlarda vatandaşların olması onları yıldırdı… Hep bahsettim ya yerli ve milli bizi idare eden insanları bu ülkede ya astılar, ya öldürdüler ya da bir şekilde yok ettiler. Şunu her zaman söylerim. Güçlü bir toplum yapısı varsa dışarıdan yapılan müdahaleler her zaman atlatılır. Fakat başaramayınca bu defa içimizdeki hainler, menfaatçiler aklınıza ne gelirse siz söyleyin, bu defa onların eliyle yapmaya kalkıştılar. Bu insanları makamla, mevki ile satın alıyorlar…

Biz zamanında çok kitap okurduk. Şimdi yeni gençliğe bakıyorum. Evet, kendini çok iyi yetiştirmiş gençler var, yok demiyorum ama daha çok okumamız lazım. Geçmişini bilmeyen geleceğini çizemez… Bir kitapta okumuş- tum. Bir bilim adamı diyor ki: “ben Türklere hayret ediyorum. Birçok olay yaşanıyor ve son anda ayağa kalkıyorlar.”… Türk milleti gerçekten böyle. Son anda ayağa kalkar. Daha önce bir şeylerin farkına varsalar da; iç siyasette, şurada, burada heba ediyorlar. Bizim bir inancımız var. Vatan olmadan ne şeref olur, ne namus olur, ne haysiyet olur, ne de birlik olur. Hiçbir şey olmaz. Onu için vatan vatan vatan... 15 Temmuz gecesi gerek hükümetin gerekse vatandaşın sergilediği duruşu nasıl değerlendiriyorsunuz? Osman SEZGİN: Bu ülkeden çok cumhurbaşkanı geldi geçti. Düşünün, bir Cumhurbaşkanı çıkıyor ve vatandaşı demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyor. Ve insanlar bu davet üzerine sokağa çıkıyorlar.

Bunun sebebi sadece Cumhurbaşkanının şahsı mı? Evet, belki onun da etkisi vardır, ama önemli olan burada liderlik vasfı devreye giriyor. Geçmişte, dünyada bunun örneklerini gördük. Bazı liderler, tarihi değiştirmiştir. Liderlik çok önemlidir. İnsanlar sokağa çıktı çünkü insanlar inandı. Halktan kopuk hiçbir lider ayakta duramaz. Bunu Irak’ta da gördük. Suriye’de de gördük. Böyle bir liderin de topluma faydası olmaz zaten. Buradan bütün siyasi partilere sesleniyorum! Söz konusu Türkiye olduğu zaman dışarıya karşı birlik olsunlar. Yazıktır bu memlekete. Gen- çliğe sesleniyorum! Demiyorum ki A partisi, B partisi, C partisi olsun. Gidin istediğiniz yerde siyaset yapın. Ama milli konularda ayakta kalmamız lazım. Son olarak neler söylemek istersiniz? Osman SEZGİN: Bu milletin iç siyasetteki kısır döngüleri artık bırakması lazım.

fetoorgut

FETÖ çıkmış dini duyguları kullanmış.

Bu öyle basit bir şey değil Amerika tarafından kullanılan örgüt.

Belki bu olaylar yaşandı ama Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki dirayeti sayesinde milletin ferasetinin ne kadar önemli olduğunu gördük. Böyle insanlar her zaman olacaktır. Gençliğe şunu yine söylemek istiyorum. Çok okusunlar, çok dinlesinler. Vatanına sahip çıksınlar. Bu vatan ne A partisinin ne B partisinindir. Bu vatan hepimizindir. Partiler evet belki bir noktada iktidara gelmek içindir.

Fakat iç politika ile dış politikayı birbirinden ayırmak gerekir.