Dünyamız sanayi Devrimi, Fransız ihtilali, 1929 krizi ve 1970’lı yılların sonlarında yaşanan post-fordist üretim ilişkilerinin devamında bugün pandemi sürecinden sonra post-pandemist bir değişim yaşıyor. Bu değişimin üretim zincirinden tüketime kadar tüm insanlığı yeni bir başlangıcın eşiğine getirdiği aşikâr… Pandemi süreci insanlık için bölüşmenin ne kadar önemli bir erdem olduğunu yeniden keşfetmemize yardımcı olduğu gibi ilaca ve gıdaya ulaşamayan milyarlarca insanın yaşadığı sıkıntıların insanlığın post-modern dönemde ne kadar yalnız ve bencil olabileceğini bizlere gösterdi.

İnsanlığın günümüzde yaşadığı refahı tarihin hiçbir döneminde hiçbir millet yaşamadı. İyi kötü her şeye ulaşma şansımız olduğu bu dönemde belki de en büyük eksiğimiz kaybettiğimiz değerlerdi. Özellikle gelişmiş batılı ülkelerin ilaç ve gıda sıkıntısı yaşayan ülkelere kayıtsızlığını şaşkınlıkla izledik.  Fakir ülkeler kendi kaderine terkedildi.

Oysa, insanlık tarihinin yaşadığı büyük sorunlarda önceliğimiz tüm insanlar için açlığı önlemek ve sağlık imkanlarıyla buluşturmak olmalıydı. Bunu sadece kendi imkanları ölçüsünde Türkiye yerine getirdi.

Bu millet, Allah’ın insanlığa verdiği kadim yükün farkında olmayı her daim bilen bir millettir.  Zor dönemden geçiyor olmamıza rağmen aşısını ve ilacını dünyanın yoksulları ile paylaşmayı bildi. Yine mazlum mağdur kim varsa imkân ölçüsünde onlarla birlikte oldu. Peki bunu nasıl yaptı?

Bu milletin genetiğinde var olan yardımlaşma duygusunun Başkan Recep Tayyip Erdoğan’da vücut bulması pandemi sürecinde insanlığın bir şansıydı. Biz değil hepimiz sloganı ile elini tüm mazlumlara uzatma ferasetini göstermiş olması tüm dünyanın eksikliğini çektiği bir liderlik göstergesiydi.

Başkan Erdoğan’ın Türkiye ve dünya mazlumları için bir şans olduğunu pandemi süreci bize net olarak gösterdi. Ülkede eksiklerimiz yok mu? Elbette var ama sahip olduklarımızı inkâr edebilir miyiz?  Bugün ekonomik olarak birtakım sorunlar yaşıyoruz evet bunu kabul edelim. Lakin dünyanın en gelişmiş ülkelerinde dahi post-pandemik süreçte üretim ve lojistik zincirinin kırıldığını düşünürsek bizim yaşadıklarımızın dünyada yaşananlardan farklı olmadığını göreceğiz.

Siz birilerinin kopardığı fırtınalara bakmayınız. Başkan Erdoğan 2023 seçimlerinin yine açık ara kazananı olacaktır. Türk insanı basiret ve feraset sahibidir. Sandığa gittiğinde elinde kilere bakacak ve yeniden Erdoğan diyecektir. Buna inanınız. Çektiği ekonomik sıkıntıyı ülkenin geleceğine ve onuruna tercih etmeyecektir.