"Trabzon’a altın rafineri tesisi yakışır"

22 Mart 2021 Pazartesi 13:08
"Trabzon’a altın rafineri tesisi yakışır"

Karadeniz Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Alp, altın madenciliğinde Türkiye’nin son yıllarda bir patlama gösterdiğini belirterek geçtiğimiz yıl 42 ton olan altın üretiminin önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde 90-100 tonlara ulaşacağını söyledi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Alp, 2001 yılında İzmir Bergama’da ilk altın madeni açıldıktan sonra Türkiye’de şuanda 18 tane altın maden işletmesinin faaliyet gösterdiğini hatırlattı. Alp "Bu tesisler yılda 42 ton altın üretimi gerçekleştiriyor. 1995’de altın borsası kuruldu. 2002’de İstanbul altın rafinerisi kurulmuş. Altın madenciliğiyle ilgili olarak önemli bir duruma gelmeye başladık. Dünyaa altın üretiminde 12 sırada yer alıyoruz ama kat edecek bir hayli daha yolumuz var" dedi.

"Aldığımız altınları işleyerek ihraç ediyoruz"
Dünyanın yılda 4 Bin 500 ton altın tüketimi bulunduğunu belirten Alp, "Yüzde 60 mücevherat, yüzde 15’i altın para, yüzde 12'si elektronik eşyalarda, yüzde 5 dişçilik yüzde 8’de diğer alanlar olmak üzere bu tüketim değişiyor. Ana kullanım alanı ise mücevherat olarak kullanılıyor. Türkiye’ye baktığımız zaman 392 ton altın yılda ithal ediyor. Bu altının 316 tonunu yılda yurt dışına ihraç ediyor. Bunu işledikten sonra değerini arttırarak satıyor. 76 tonu ise iç piyasa alıyor. Türkiye mücevherat sektöründe de ön plana çıkmaya başlayan bir ülke durumunda. Türkiye’nin kendi içinde tükettiği altın 76 ton ürettiği alt ise 42 ton aradaki boşluğu yakalamamız gerekiyor. Ticaret açığını kapatmalıyız" şeklinde konuştu.

"Altın madenciliği konusundaki Türkiye’de son teknoloji kullanılıyor"
Alp, altın madenciliği konusunda son yıllarda önemli adımlar atıldığını ifade ederek şunları söyledi:
"Altın madenciliği konusundaki Türkiye’de son teknoloji kullanılıyor. 18 işletmenin yanında 13 tane bekleyen hazır işletme var. CED alıp işletmeye başlayacak. 3-4 yıl içerisinde 45-50 işletmenin aktif olarak faaliyet göstermesini bekliyoruz. Önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde 90-100 tonları konuşan ve bu üretimlere ulaşmış bir ülke haline geleceğiz. 724 tane ise arama ruhsatı için baş vuran var. Bunların 672 tanesi yerli şirket. Başvuru yapan şirketlerin işletme izinlerini alması durumunda yüzde 80 yerli, yüzde 20 yabancı sermaye olmuş olacak. Biz altın madenciliğinde teknolojiyi transfer ettik ve böyle bir kültür oluşmuş oldu. Başvuru yapan şirketlerin bayan ettikleri rezervler 960 ton eskiden 1983’den önce rezervimiz yoktu. Şuanda 960 ton belirlenmiş ve ispat edilmiş rezerv var. Bunun 640 tonu yerli şirketler 320 tonu ise yabancı şirketlerin beyan ettikleri altın madenleri var."

"Karadeniz Bölgesine ve Trabzon’a altın rafineri tesisi yakışır"
Alınan ruhsatların yüzde 25’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. İbrahim Alp, "Bölge olarak önemli bir yerdeyiz. Türkiye de dünyada önemli bir yere doğru gidiyor. Trabzon'un kendi bölgesinden çıkacak altın madenlerini işletebilir olması gerekiyor. Türkiye’de 4 tane rafineri var. Trabzon'a da bir rafineri yakışır. Sarraf ve mücevherat üretiminin olduğu hurda altınların tekrar rafine edilmesinde sağlayacağını düşündüğümüzde ileriye doğru gelişmek istiyorsa bir altın rafineri tesisinin Trabzon kurulmasının gerekli olduğunun yatırımcı kuruluşların buna destek vermesi gerektiğini, hattı üniversitenin bunun içinde olması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.