Avcı nihayetinde bizim dediğimize geldi, Gaziantep maçından sonra “Kazanamıyorsan kaybetmeyeceksin. Hedefe adım adım yürüyoruz” dedi.

Yani Abdullah Avcı burada doğru olanı söyledi…

Öyle maçlar vardır ki, rakibi mağlup etmek için ne kadar hamle yaparsanız yapın bir türlü gol atamazsınız veya maçı çeviremezsiniz. Baktınız ki olmuyor, bu kez gelecek haftalarda oynanacak müsabakalar için moral ve motivasyonunuzu düşünerek, kaybetmemeye oynayacaksınız.

Antep maçı da bu maçlardan birisiydi.

O nedenle Avcı hocanın söylemini değerli buluyorum.

O nedenle kim ne eleştiri yaparsa yapsın hiçbir değeri olmuyor.

DOĞRU SÖZE NE DENİR

SUÇLARI BAŞARILI OLMAK MI?

Sizi bilmem ama ben suçluları buldum!

Kim mi suçlular?

Abdullah Avcı ile futbolcular!

Avcıyla futbolcuların suçları nemi?

En yakın rakibiyle puan farkını 13’e çıkarmaları.

Eğer ki puan farkı bu kadar olmasaydı…

Eğer ki puan farkı şu an kafa kafaya gelmiş olsaydı.

Antep’te alınan beraberlik oynanan futbol bu kadar eleştirilecek miydi?

Doğrudur Trabzonspor kötü oynuyor.

Doğrudur Trabzonspor bu zamana kadar oynadığı maçlar içerisinde belki iki üç maç iyi oynadı veya futbol olarak beklentilere cevap verdi diyebiliriz.

Amma velakin bu takım şampiyon oldu arkadaşlar şampiyon.

Sizler ise hala “öküzün altında buzağı” aramaya çalışıyorsunuz.

Dediğim gibi başta yönetim kurulu olmak üzere teknik heyet ve futbolcuların suçu bu kadar açık puan farkıyla şampiyon olmak mı?

Ya da 38 yıllık şampiyonluk özlemini bitirmek.

Yapmayın Allah aşkına…

Şu lig bir bitsin, şunun şurasında 6 maç var…

İşte o zaman eteğinizdeki taşlarınızı dökersiniz.

İşte o zaman hesap kitap defteri açılır, sonrasında kitabın hesabı görülür.

SUÇLARI BAŞARILI OLMAK MI

NEŞTER ADAM GİBİ VURULMALI

Neşteri vuracaksanız adam gibi vurulmalı…

Ya Hamit Cihan’ı tam yetkilendirip işine gücüne müdahil olmayıp, istediği hocayla çalışma imkanını sağlayacaksınız.

Veya Hamit Cihan’la yol ayrımına geleceksiniz. Yol ayrımına gideceğinizin dedikodusunun kokusu ise İstanbul’dan geliyor, o zaman gamedi fazla uzatmadan son noktayı koyacaksınız.

Bunun başka lamı cimi yok!

Her geçen gün alt yapı irtifa kaybediyor.

Liyakatsiz… Onun adamı, şundan torpilli, o mutlaka olmalı, hocalarla devam edilecekse ki, şu anki tabloda bunlar görülüyor. Çok daha beklenir lalağan durağındaki alt yapıdan oyuncu gelsin…

Az daha unutuyordum. Liyakatsizi, onun bunun adamını bir kenara bıraktık mesleği mimar olan hocalık yapıyor alt yapıda…

Böyle bir sisteme Hamit Cihan ne yapsın?

Bu görüntüdeki alt yapıya Hamit Cihan’ı değil, cihanı alemi getirseniz de alt yapıyı kime teslim etseniz de alt yapıda değişen hiçbir şey olmaz…

Diyorum ki alt yapı yeniden ters düz edilmelidir.

Diyorum ki, alt yapıda liyakatli hocalar görev yapmalıdır.

Diyorum ki alt yapıya torpil eli uzatılmamalıdır.

Diyorum ki alt yapıda görev yapacak hocaların heyecanı üst düzeyde olup yaptığı işe sevgi ve saygı olacak.

Diyorum ki, alt yapı üzerinden yönetim kurulu elini çekmelidir, alt yapı üzerinde sadece sorumlu yöneticinin eli olmalıdır.

Diyorum ki, alt yapı sorumlusu kim ise alt yapı tamamen ona teslim edilmelidir.

NEŞTER ADAM GİBİ

ŞANS VERİLSE NE OLUR?

Nwakaeme kötü oynadığı için çok eleştiri alıyor.

Transferinden dolayı belki kafası karışıktır.

Belki işin içerisinde başka şeyler vardır.

Ben onu bunu bilmem.

O ki Nwakaeme’nin durumu bu noktada, sözleşmesinde “Dinlendirilmeyecek kenarda oturtulmayacak” gibi bir madde mi var?

Nwakaeme kötü…

Vişça kötü oynuyor.

E be hocam oynatsana Kouassi’yi!

Kouassi’ye şans verip oynatmayacaktın, adama sormazlar mı neden transfer ettin bu oyuncuyu?

Kouassi’yi izlediğimiz kadarıyla, kötü oynayan Nwakaeme’nin ve Vişça’nın yerine oynatıldığında çok daha katkı yapar Trabzonspor.

Neden şans verilmez?

Neden oynatılmaz bilmiyorum.

Tabi ki kararı veren ve verecek olan sizsiniz.

 ŞANS VERİLSE NE OLUR

FUTBOL BÖYLE BİR OYUN

Sırası değil ama yine de yazmalıyım.

Gelecek sezon Yunus Mallı ve Koita gibi oyuncular kadroda düşünülmüyorsalar ki, bana göre düşünülmüyorlardır.

Abdullah Avcı’dan kadroda kalmaları için kredi limitleri fazlaysa ona bir şey diyemem!

Sorarım sevgili hocamız Abdullah Avcı’ya, elinizde bir sürü genç oyuncu var.

Hepsi bildiğimiz kadarıyla gelecek vadeden oyuncular.

Hepsi Trabzonspor’un yarınlarını kurtaracak oyuncular.

Bildiğim kadarıyla bu düşüncede oyuncu havuzuna dahil oldular.

Bildiğim kadarıyla Trabzonspor’un geleceği bu oyuncularla formatlanacak.

Evet hocam, Yunus Mallı ve Koita’ya verdiğiniz şansı bu oyunculara neden vermezsiniz?

Hani ya yüzünüz sürekli alt yapıya, alt yapıdan gelen ve gelecek vadeden oyunculara dönük olacaktı!

FUTBOL BÖYLE BİR OYUN

FUTBOL ZEMİNİ KAYGANDIR

Abdullah Avcı’dan açılmışken yine ondan devam etmek istiyorum.

Puan cetveline bakıldığı zaman ‘Avcı başarısızdır’ diyen olabilir mi?

Peki Trabzonspor’un Abdullah hocayla yaşadığı ilkleri kim inkar edebilir?

Bir gerçek var o da Abdullah Avcı’yla Trabzonspor tarihinde yaşadığı bütün rekorları egale etti.

Düşünebiliyor musunuz 38 yıl sonra gelen şampiyonluk var Abdullah Avcı’yla.

Daha dün gibi hatırlayın Abdulkadir Parmak’ın kadro dışı kalma olayında oylanan hocaya bizler sahip çıkarken, kimsecikler etrafta görünmüyordu, kimseler de gıkını çıkarmıyordu.

Bizler Trabzonspor’un başarıyı yakalaması için, hocanın teknik adam yapılması için sürdürdüğümüz mücadele, yazdığımız yazılar hala gazetenin arşivindedir.

Hoca bu kadar başarılıyken, kendisine öyle acımasız yorumlar yapılıyor ki, demek ki gelecek sezon en ufak bir başarısızlıkta başta kendisini oylatanlar olmak üzere birçok taraftarın kellesini istemesi kaçınılmaz olacaktır.

Fotoğraf bunu gösteriyor.

Sonrasında Abdullah hocanın yaptırdığı Koita, Yunus Mallı gibi oyuncuların transferlerinin masaya yatırılması ise işin finali olacaktır.

Futbol zemini kaygandır.

O zeminde durmak çok zordur.

Sürekli başarılı olmak zorundasınız.

Aksi takdirde her daim hedefte ilk siz olursunuz.

Bunu neden yazdım biliyor musunuz?

Futbolda dünün olmadığını yaşananlardan bir kez daha gördüğüm için…

DERS ALINMALI

Şu adamlara bir bakın!

O adamlara öyle bir bakın ki, baktığınızda yemin billah ders alıp ders çıkarın

Beşiktaş’ın Alanyaspor ile oynadığı maçta tribünlerini gördünüz mü?

Tıklım tıklımdı… 

Beşiktaş’ın puan cetvelindeki durumuna bakın 6. sırada 50 puanı var.

Fenerbahçe’ye bakalım.

Galatasaray maçını oynuyor Şükrü Saracoğlu’nda oturacak yer yok.

Bir de Fenerbahçe’nin puan cetvelindeki durumuna bakalım.

Puan cetvelinde 3. sırada 59 puanı var.

Fenerbahçe Trabzonspor’dan 13 puan geride.

Beşiktaş ise 22 puan.

Buradan nereye geleceğim.

Adamların ligdeki durumları böyle iç acıcı olmamasına rağmen, taraftarları bütün maçlarına büyük ilgi gösterip büyük coşku yaşıyor

Yani işin keyfini çıkarıyorlar.

Yani o anki mutluluğu birlikte paylaşıp birlikte yaşıyorlar.

Yani takımlarına ligdeki durumları ne olursa olsun sahip çıkıp destek oluyorlar.

Şampiyon olsalar da olmasalar da.

Yenseler de yenilseler de…

“Biz sizinleyiz” diyorlar.

“Siz bizimsiniz” diyorlar.

Yahu gardaş siz bizimkiler, sizlere sesleniyorum, sahi sizlere ne oluyor?

Adamlar ligde bu durumdayken, her halde görüyorsunuzdur, takımları için neler neler yapıyorlar?

Siz ise başta teknik adam olmak üzere futbolcular dahil hepsini yaka paça edip tukaka yapıyorsunuz.

Vesselam, büyük takımız ama büyük camia olamamışız herhalde…

ŞAŞIRIYORUZ BU OLMAMALI!

Biz mi yanıldık!

Yoksa Visca buydu da biz mi abarttık?

Yoksa sistem oyuncusu olduğundan dolayı sistemsizlikten dolayı mı bekleneni veremiyor, anlamadık gitti.

Ne demiştik Visca için?

“Nwakaeme’den çok daha katkı sağlar Trabzonspor’a…”

Gelinen noktada, Visca geldiğinde önemli katkı koymuştu, hatta hatırladığım kadarıyla 5 gol de atmıştı.

Sonrası Visca için “hazan yaprağı” gibi oldu!

Adeta sahada dökülen bir Visca izliyoruz şuan.

Nedendir esbabı mucidi acep bunun?

YENİ Mİ ÖĞRENDİ?

İnşallah böyle devam eder.

Edeceğini de umuyorum.

Hüseyin Türkmen daha iki maç öncesine kadar “istenmeyen adam” ilan edilmişti.

Hüseyin’e şans verildiği maçlara bakın, tribünlerden gelen baskı yüzünden çocuk neredeyse futbolu bırakma durumuna gelmişti.

Bugün ise herkes kendisinden övgüyle söz ediyor.

Ne oldu?

Hüseyin futbolu yeni mi öğrendi.

Ne oldu?

Önceki Hüseyin’in yerine bir başka Hüseyin mi klonlandı.

Yapılması gereken mi?

Destek olmak!

Yapılması gereken mi?

Sabretmek!

Yapılması gereken mi?

Sahiplenmek!

Yapılması gereken mi?

İnanmak!

Bunların dışında kalanlar ise teferruat olur.